logo

İçişleri Bakanı Soylu Artvin’de Muhtarlar ve Halkla Buluştu

İçişleri Bakanı Soylu 16 Nisan referandum öncesi partisinin çalışmalarına destek vermek üzere Artvin’e gelen Süleyman Soylu; “onlar millete güvenmedikleri için tek adam diyorlar” dedi.

Bakan Soylu Artvin’e geldiğinde Ahmet Nihat Gökyiğit Kültür Merkezi’nde Artvin Halk Oyunları ekibinin gösterisi ile karşılandı. Bakan Soylu Halk oyunları ekibine teşekkür ederek fotoğraf çekilmeyi de ihmal etmedi.

“İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’un Artvin Muhtarları ve Halkımızla Buluşması” konulu program için Artvin’e gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Artvin Çoruh Üniversitesi Ahmet Nihat Gökyiğit Kültür Merkezi’nde vatandaşlarla buluştu.

Programın açılış konuşmasını AK Parti İl Başkanı Av. Erkan Balta yaptı.

Balta, “Sayın bakanımız Türkiye’de terörün belası olmuş bir bakan. Bakanımız çalışkanlığı ile cesareti ile Türkiye’de her birimiz için ayrı bir dayanak oldu her birimiz için. Sayın bakanımızın Artvin’e vakit ayırdığı için teşekkür ediyorum” dedi.

16 Nisan’ın ülkemiz için gerçekten çok önemli bir dönüm noktası olduğu kaydeden Balta, “Biz istiyoruz ki artık 16 Nisan’da 61 Anayasasının prangalarını milletin iradesi ile kıralım istiyoruz. Şu koalisyon belasından kurtaralım ve ülkemiz bedel ödemesin.

Ülkemiz açısından bugün mevcut sistemi savunan yok. Bu sisten iyidir diyen bir tane CHP’li yok. Onların da bir tane önerileri yok. Onlarla birlikte Hayır cephesinde yer alanları anlamakta gerçekten zorlanıyoruz. Ülkemiz açısından bugün mevcut sistemi savunan da yok” diye konuşmasını sonlandırdı.

AK Parti İl Başkanı Av. Erkan Balta’nın açılış konuşmasının ardından Ak Parti Milletvekili Dr. İsrafil Kışla’nın konuşması ile program devam etti.

Kışla konuşmasında şu ifadelere değindi: “ PKK’ya kandili zindan eden bakanımız burada görmekten mutluluk duyduk. Biz sizlerle guru duyuyoruz. Çok önemli bir referandumun arifesindeyiz. 16 Nisan bir dönüm noktası yeni bir dönemin başlangıcı. Aslında Cumhuriyet tarihinin önemli devrim ve reform niteliğindeki bir dönemindeyiz. CHP’de altı tane ok var. Bu altı okun bir tanesi devrimcilik, bir tanesi halkçılık fakat bu devrimcilik nasıl devrimcilik? Hiçbir yeniliğin yanında durmazlar destekçisi olmazlar! Yahu devrimci iseniz yeniliğe sahip çıkacaksınız. Bence bu altı oktan devrimciliği çıkartmaları lazım. Çünkü bunlar devrimci falan değil. Bunlar yenilikçe değil! Bunlar adeta statükocu. Bir diğeri de Halkçılık ilkesi. Yahu bu nasıl Halkçılık hem vesayetten yanadalar ondan beslendiler. Halkçılar ama halkın takdiri ile iktidara hiç gelemediler. Ve halkla beraber siyaset yapamadılar.

Şimdi geçmişe bakın hep bu darbeler geçmişte bu ülkeye hep çok şey kaybettirmiştir. Hep iktidarlara karşı darbe yapılmıştır. Eğer o günün Cumhurbaşkanları darbecilerin yanında yer almasaydılar hiçbir güç darbe yapamazdı. Maalesef geçmişte Cumhurbaşkanları darbelere karşı direnmemişlerdir. Ama 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımıza direnmiş halkın yanında yer almıştır. Ve darbe önlenmiştir.

Arkadaşlar sizin dediğiniz olacak, siz yetkili olacaksınız. Değerli kardeşlerim 16 Nisan’da size güveniyoruz bu sizin seçiminizdir bu fırsatlar bir daha önünüze gelmez. Milletimiz hangi kararı verdirirse başımızın üstünde yeri vardır diyoruz. Allah 16 Nisan’da bayram etmeyi nasip etsin inşallah.”

Kışla’nın konuşmasının ardından Bakan Soylu alkışlar eşliğinde kürsüye çıktı.

Soylu, Mevcut sistemin baba ile oğlunu birbirine düşürdüğünü belirten Bakan Soylu, “Artık çift başlılığı ortadan kaldırmak, koalisyon korkusunu bitirmek istiyoruz. Bu bir rejim meselesi değildir. Türkiye’nin rejimi bellidir. Rejimimiz, bayrağımız, devletimiz bellidir. Bu bir millet meselesidir. 16 Nisan geleceğimiz için önemlidir” dedi.

Merhamet, şefkat ve iyilik medeniyetinin neler ortaya koyabileceğinden ürkenler Türkiye’yi kuşatmaya, ülkemizi etkisiz ve yönetilemez hale getirmeye çalışıyorlar şeklinde açıklamada bulunan Soylu, “AK Parti ve MHP’nin belli bir noktada uzlaştığını ve milletin önünde bir anayasa değişikliği teklifi ile geldiğini hatırlatan Soylu, “İnşallah milletimiz 16 Nisan’da bunu takdir edecektir” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin yaklaşık her 10 yılda bir darbelere maruz kaldığına işaret eden Soylu, 15 Temmuz’un da bunlardan biri olduğunu vurguladı. Türkiye’deki siyasetin halk arasında söylendiği gibi sürekli havale geçirdiğini belirten Soylu, “1960’ta 583, 2016’da 11 bin dolar kişi başına gelir seviyesindeki Türkiye’de de darbe oluyor. Sadece darbe olmakla kalmıyor arada yaşanan hadiseler de yeknesaklık gösteriyor. Hiçbir darbe ekonomik sıkıntı sebebiyle gelmiyor” dedi.

Aynı dönemde enflasyonun da tek haneye düşürüldüğünü anlatan Soylu, şöyle devam etti:

“IMF boyunduruğu atılmış ve içinde 3. boğaz köprüsü olan, ipek yolunun şahikası olarak nitelendirebileceğimiz 3. havalimanı ve yine Türkiye’nin özellikle cumhuriyet tarihinin en önemli yatırım açısından bağımsızlık projesi olan Kanal İstanbul ve 100 milyar dolarlık yatırım paketi… Her darbe kendi anayasası ve kendi siyasi anlayışını dayatıyor. 61 ve 82 anayasaları tam olarak böyledir. Hatta 61 anayasası bu ülkeye özgürlükçü anayasa diye yutturulmuştur.”

Bakan Soylu, konuşmasının devamında; “Bir taraftan terörizmle bizi terbiye etmek istediler. Bir taraftan anarşizmle tebriye etmek istediler, ekonomik krizlerle tebriye etmek istediler bir taraftan da bizi başbakanları asarak terbiye etmek istediler. Bu ülkenin sahibi biziz dediler. Bu ülkenin sahibi biziz dediler. Gecelik yüzde 50 Bin 500 faizlerle bizi terbiye etmek istediler. 60 darbesi, 71 muhtırası, 80 darbesi ile bizi terbiye etmek istediler. Bir annenin iki evladını, biri sağcı biri solcu diye birbirine düşürerek, bir birine pusu kurdurup vurdurtarak bizi terbiye etmek istediler. Bizi mezheplerimiz üzerinden terbiye etmek istediler. Bizi etnik kökenlerimiz üzerinden terbiye etmek istediler. Bizi kıyafetlerimiz üzerinden terbiye etmek istediler. Başı açık başı örtülü diye bizi farklılıklarımız üzerinden ayrıştırarak terbiye etmek istediler. Bizi seçtiğimiz adamlara şu medyanın sürekli iftira atarak, hakaret ederek, sizin seçtiklerinizi istediğimiz noktaya getirebiliriz bize gözdağı vererek bizi terbiye etmek istediler.

Şehir hastaneleri yapılıyor. 3.Boğaz köprüsü yapılıyor. Daha anlatıyım 3. Havalimanı, Dünya’nın en gözde havalimanı, batıyla doğuyu bir araya getirebilecek, Türkiye’yi batı ile doğu arasında merkez yapabilecek neredeyse Türkiye’nin modern İpek Yolu şahikası olabilecek bir havalimanı. 3.Boğaz köprüsü Asya ile Avrupa arasını sadece köprü ile değil demiryolu ile de bağlayabilecek. Gelecek nesillerimize hem de gelecek bütün nesillerimize emanet edebileceğimiz, miras bırakabileceğimiz en önemli yatırımlardan. Bir taraftan Marmaray, bir taraftan Avrasya Tüneli, bir taraftan Osman Gazi Köprüsü, bir taraftan Türkiye’nin enerji hamlelerinin hepsi adım adım, barajlar, yollar, bölünmüş yollar, Türkiye kalkınma ve büyüme seferberliği içerisindeydi. Bizim sevincimizi kursağımızda bıraktılar. Tam 4 yıldır Gezi olayları ile 17-25 Aralık darbesi ile, 6-7 Ekim olayları ile, ardından 15 Temmuz’un o meşhun, o kötü darbesi ile karşı karşıya kaldık. 3 bin dolarlardan 11 bin dolarlara geldik, 11 bin doları ancak muhafaza edebilen, etrafımızdaki ateş çemberi ile 11 bin doları ancak muhafaza edebilen bir Türkiye noktasında kaldık. Şunu söylemek istiyorum: Görüyorsunuz bir gün olsa bir gün sonrayı maalesef darbeler yüzünden, kaoslar yüzünden hesap edemediğimiz, beklemediğimiz, içeriden dışarıdan Türkiye’nin ilerlemesini engellemek için ortaya konan bir anlayış ile karşı karşıyayız. Şunu söyleyeyim, yorulduk artık. Arkamıza dönüp bakmaktan hep beraber yorulduk artık. Acaba bir Başbakan idam edilecek mi diye beklemekten yorulduk artık. Yorulduk, yeni bir 15 Temmuz ne zaman gelecek diye yorulduk artık. Adımlarımızı bize kısa attırmaya çalışıyorlar. Biz bütün Dünya’ya haykırıyoruz, biz kısa adım atan bir ülke değiliz ve olmayacağız. Biz büyük adım atacağız inşallah. Biz kimin tahtında oturduğumuzu biliyoruz. Biz nerede yaşadığımızı biliyoruz. Biz Ertuğrul Gazi’nin, Osman Gazi’nin, Orhan Gazi’nin tahtında oturuyoruz. Biz nasıl bir memlekette yaşadığımızı biliyoruz. Biz Adalet, merhamet ve şevkat memleketinde yaşıyoruz. Biz Doğu-Batı ülkelerine benzemeyiz. Anasını, babasını yaşlanınca huzur evine gönderen, geçmişini, tarihini unutan, insanlığını unutan insanlara benzemeyiz. Biz Anadolu medeniyetinin insanlarıyız.

7 Haziran’da nasıl ellerini ovuşturdular? Türkiye 14 yıldır tek başına iktidar ha, haydi şimdi kur bakalım tek başına iktidarı gör dediler. Tek başına iktidardan sonra bu ülkeyi ne kadar koalisyonlarla sürdüreceksin. Bize dediler ki, enayiler yapın 3.Boğaz Köprüsünü almasını biliriz. Yüksek faiz ile alırız. Yap 3.Havalimanını almasını biliriz faizlerle. Yapın yapın şehir hastanelerini yapın, bakın nasıl zimmetimize geçiririz. 14 yıl öncesinde olduğu gibi nasıl zimmetimize geçiririz. Nasıl çökertiriz diye 7 Haziran’da ellerini ovuşturdular. Sadece onlar mı, hayır, birileri daha var. Musluklardan kan akıtarak oy verirseniz sizi öldürürüz diye birileri var ya. Hani pusula gönderipte o PKK’nın sözde partisinin temsilcileri var ya, evlerine pusula gönderirip gereğini yapacağız diyen birileri var ya, hani tehdit ile şantajla, yalanla, dolanla, birilerinin de saz çaldırmasıyla yüzde onu aştıktan sonra ne havaya girdiler. Hani birisi ne söyledi TC’yi tükürüğümüzle boğacağız, diye söylemişti, hatırlıyor musunuz? Çok da siz kendinizi zorlamayın gereğini yaptık biz. 4 duvarın içerisinde kodeste neyle uğraşacak ise uğraşsın. Bu milleti tanımıyor, o bu ülkenin kardeşliğini tanımıyor. O zannediyor ki bu ülkede birileri beni fişeklerse, desteklerse istediğimi söylerim, yanıma kar kalır, zannediyordu. Bu ülkenin evlatları bu ülkeye ihanet edenin yanına bırakmaz, bırakmaz” diye konuştu.

16 Nisan’da böylesine bir dönüm noktasındayız diyen Soylu, “16 Nisan’dan sonra vereceğimiz Evet oyları ile ülkemizi teslim almaya çalışanlara bir daha gelemeyecek kadar büyük ders vereceğiz. Bu yüzden bizim kararımız net oyumuz Evet, diyoruz. ” diyerek konuşmasını tamamladı.

Etiketler: » » » »
Share
852 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?