logo

Hz. Aişe’nin Otoritesi ve Güçlü Muhalefeti


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Hz. Aişe uzun ömründe bizzat siyasete girmiş bazen devlet başkanını kıyasıya savunmuş, bazen devletin tepe noktasındaki şahsa muhalefet etmiş bazen de bu muhalefeti savaşa kadar gitmiştir.

Hz. Ömer Dönemindeki tutumu

Hz. Aişe: “Senden sonra devlet başkanlığını kime bırakacağını belirle” diye babasına açıkça bir teklifte bulunur. Babasından olumlu cevap alınca açıkça fikrini beyan ederek “Bu hususta senden sonra en uygun kişi Ömer’dir.” der.

Hz. Ömer ile Hz. Aişe’nin İslami hassasiyet noktasında birbirlerine yakın oldukları düşünülebilir.  Hz. Aişe açıkca Hz. Ömer’in hilafetini desteklemektedir.

Hz. Osman Dönemindeki tutumu

Hz. Aişe, Hz. Osman’ın uygulamış olduğu bir takım politikaları Hz. Peygamber(s.a.v.)’den sapma olarak görür ve bunu Hz. Osman’ın yüzüne karşı söyler.

Hz. Aişe’nin Hz. Osman’a olan siyası muhalefetini, genç ve liyakatsiz kişilere idari görevler vermesi ve Hz. Osman’ın bazı kimseleri dövdürmesi şeklinde sıralayabiliriz.

Hz. Osman, yönetiminin son günlerinde bir gurup isyancı tarafından İslam Devletinin başkenti Medine kuşatılmış vaziyette idi.

Hz. Aişe, isyancıları filen desteklemese de onlara mani olabilecek bir konumda olmasına rağmen onlara engel olmamıştır.

Hz. Osman’ın öldürülmesinin açıkca telaffuz edildiği Medine’de aktif bir muhalefet yapmasına rağmen Hz. Aişe onun hiçbir zaman kanlı bir darbe ile devrilmesini istememiştir.

Hz. Ali Dönemindeki tutumu

Hz. Ali’nin halife olduğunu işitince Hz. Aişe’nin: “Ali ‘nin başımıza gelmesine hakkı yoktur. Medine ye gitmiyorum, çünkü orada yönetim Ali ‘nin elindedir. ” şeklindeki Hz. Ali’yi tanımadığını ifade eden bu sözler, onun bey’at etmeyip muhalefet edeceğinin ilk sinyalleridir.

Hz. Aişe, Hz. Ali ‘ye karşı cepheyi genişleterek mektuplarla muhalefetine destek aramıştır. Küfe valisi Ebu Musa el-Eş’ari’ye Hz. Osman ‘ın suçsuz yere öldürüldüğü şeklindeki yazmış olduğu ifadeleri de Hz. Ali’yi devirmekten daha ziyade suçluların yakalanmasına dair mesajdır.

Hz. Osman’a karşı sert politikasını eleştiren Hz. Aişe, Hz. Ali’ye daha da sert politika izlemiştir.

Hz. Osman’ın kanını taleple yola çıkan Hz. Aişe’nin esas amacı savaş değil barıştı.

Cemel(36/656) vakıasında taraftarlarını bir ordu komutanı gibi sevk ve idare eden Hz. Aişe ve taraftarları neticede ağır bir yenilgi alırlar.

Hz. Aişe’nin Cemel savaşından sonra siyasette aktif rol almadığını ve evine çekildiğini görmekteyiz.

Hz. Muaviye Dönemindeki tutumu

Fakat zaman zaman Hz. Muaviye’nin bazı yanlış politikalarını eleştirmiştir. [1]

[1] http://ktp.isam.org.tr/pdfdrg/D01342%5C2000_3/2000_3_DEMIRELHR2.pdf

Share
183 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultan Vahdettin Kaçtı mı Kaçırıldı mı?

    21 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İstanbul 13 Kasım 1918 de işgal edilmiş. 6 Ekim 1923’te ise işgal kuvvetleri İstanbul’u terk etmiş. Sultan Vahdettin ise 17 Kasım 1922 yılında İstanbul’dan kaçmış? Sultan Vahdettin’in kaçtığı tarihe bakıyoruz İstanbul’da işgalci İngiliz kuvvetlerinin hakimiyeti var. Sultan Vahdettin İngiliz gemisi ile kaçmış. İngilizler Sultan Vahdettin’e dost mu düşman mı? Eğer İngilizler Sultan Vahdettin’e dost ise Sultan Vahdettin niçin İngiltere’ye, Londra’ya gitmedi de Malta Adası’na ve en sonunda İtalya’ya gitti? Eğer İngilizler S...
  • Hiç Kimse Vazgeçilmez Değil, Peygamberler Hariç

    20 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Hiç kimsenin vezgeçilmez olmadığını lise döneminde çok erken bir zamanda fark eden bir kişiyim. Teneffüste özellikle alt sınıflardaki öğrenci arkadaşlar ödevlerini yaptırmak ve soru sormak için etrafımı bir petek gibi sararlardı. Lise döneminde bizim okulda neredeyse ödevini yapmadığım bir öğrenci yoktur. Bu durumdan dolayı nefsime bir gurur gelmişti; “ben mezun olursam bu öğrenciler ödevlerini nasıl yapacaklar” diye merak ediyordum. Lise 1989 yılında bitti. Öğrencilerin benden sonra ödevlerini nasıl yapacaklarını takip etmeye b...
  • Münafık kafirden eşeddir (daha şiddetli, daha zararlı, daha beter)

    19 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Münafık, kafirden eşeddir, daha zararlıdır. Münafıklar, dostlar dairesinde sokulup ifsat ederler. Bir kafir insanlığa zarar vermeden insanlar içinde geçinip gidebilir, ama kalbinde nifak olan bir münafık, akrebin, sokmadan ve zehirlemeden lezzet alması gibi insanlar arasında özellikle de Müslümanlar içinde fesat ve nifak çıkartmaktan zevk duyar bir haşeredir. Münafık: İçinden gerçek anlamda iman etmemiş olup, dışından Müslüman görünen kimse, asli manasını değiştirmeden dilimize geçmiş olan münafık kelimesi İslam toplumu içinde -çeş...
  • Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık

    16 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Ar...