logo

Hür Yezid


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Hz. Hüseyin’i şehit eden meşhur bir Yezid vardır. Bu Yezid’i herkes tanır. Fakat aynı olaylarda rol alan başka bir Yezid daha var ki çoğu onu bilmez. Bu kişi Hür Yezid’dir.  Yezid nefsine mağlup olup Hz.Hüseyin’i şehit ederken, Hür Yezid nefsine mağlup olmayarak, ismine layık şekilde nefsine karşı hür kalarak, Emevi ordusu komutanlarından birisi iken Hz. Hüseyin’in safına geçmiş ve şehit olmuştur.

Yezid, Ebu Süfyan’ın torunu ve Emevi İmparatorluğunun kurucusu Muaviye’nin oğlu’dur. Emevi’nin 2.hanedanıdır.( 1.Yezit) Kerbela katili olmasıyla meşhurdur.

Yezid ,Peygamberimizin torunlarından, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da ölümüne neden olup, Hz. Muhammed’in ailesinden geride kalanlara da büyük eziyetler yapmıştır.

Hz. Hüseyin’in (ra) şehit edilmesi ve Kerbela Faciasından sorumlu tutulduğu için İslam dünyasının büyük tepkisine sebebiyet vermiştir.

Yezid, döneminde gerçekleşen bu acı olay, gerek Müslümanlar ve gerekse ilim dünyasında çok büyük üzüntülere sebep oldu. Çok büyük tepki aldı. Sadece Şiilerin değil, Sünniler bile Yezid isminden özellikle kaçındı. Kendi çocuklarına Ali, Hasan ve Hüseyin ismini çok fazla sayıda vermelerine rağmen, Yezid ismini kullanmaktan imtina ettiler.

Muaviye, Hz. Hüseyin ve ailesine iyi davranması için oğlu Yezid’e vasiyette bulunmuştu. Hz. Hüseyin’in şehit edildiğini duyduğunda çok üzüldüğü ve kendisini şehit ettiren vali Ubeydullah’a lanet getirdiği ve ağladığı nakledilmektedir. Hz. Hüseyin’in şehit edilmesi için, Yezid’in emir vermediğini ileri sürenler olduğu gibi, valisini her yönden desteklediğini ileri sürenler de olmuştur. [1]

Hür Yezid

Hür , Muaviye oğlu Yezid tarafında – Hz.Hüseyin’in ordusuna karşı galip gelerek- , ya onun bozuk,çürümüş düzenini  sağlama ya da Hz Hüseyin ve tüm efradını öldürmekle görevlendirilmiş, Hz Peygamber (S.A.V.)’in torunu ile karşı karşıya gelen Ömer ibn Saad’ın ordusunun yüksek rütbeli kumandanlarından birinin adıdır.[2]

9 Muharrem 61 (9 Ekim 680) günü Hz. Hüseyin üzerine yürümek için hazırlık yapan Ömer b. Sa’d, Temim ve Hemdan birliklerinin başına Hür b. Yezid’i getirdi. Hz. Hüseyin’e karşı savaşmak istemeyen Hür, Ömer b. Sa’d ı saldırı planından vazgeçirmeye çalıştıysa da başaramadı. Hz. Hüseyin’in savaş başlamadan önce yaptığı konuşma üzerine onun saflarına geçti ve yaptıklarından dolayı özür diledi; daha sonra da kahramanca vuruşarak şehid düştü .[3]

Ne mutlu nefsine mağlup olmayan HÜR’lere.

[1] http://makalem.uzerine.com/index.jsp?objid=5838

[2] http://www.aliseriati.com/kitaplar.php?Makale_id=161&Kat_id=11

[3] http://www.tdvislamansiklopedisi.org/dia/pdf/c18/c180296.pdf

Share
411 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...