logo

Hülya Avşar’ın “..erkek çalışsın, kadın evde çocuklarını kendi büyütsün..” sözleri hakkında düşüncelerim


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Özet: “Bir erkek çocuğunun oyuncak silahla oynamasına karşı kız çocuğunun oyuncak bebekle oynaması ne kadar kız çocuğunun fıtratına uygunsa Hülya Avşar’ın bu sözleri de o kadar bayanların fıtratına uygundur. ….. Şu muasır medeniyet seviyesine çıkmış sanatçılar Hülya Avşar’ın bu sözlerinize niçin bu kadar tepki gösterdiler bir türlü anlayamadım. Bunların kafasında nasıl bir çağdaşlık var acaba? ……Sanatçılar bu konuda Hülya Avşar’ı niçin bu kadar şiddetli ve alaycı tarzda eleştiriyorlar? Bence bayan sanatçılar Hülya Avşar gibi düşünürse, muasır medeniyet seviyesi denilen şey kadınları bu kadar sömüremeyecek de ondan.”

Hülya Avşar; “Kadın çalışsın, ayrı konu, evine para getirsin, ayrı konu, ihtiyacı varsa yapsın, ama ben şeyciyim, erkek çalışsın, kadın evde çocuklarını kendi büyütsün, yemeğini yapsın, kocasını karşılasın. …Erkek egemenliği diyorum, erkek baskısı demiyorum, erkek üstünlüğü demiyorum, erkek egemenliği güzel bir duygu gibi geliyor bana, ”[1] sözlerini söyleyince sanat dünyasından tepkiler aldı.

İlk tepkiyi ropörtaj sırasında Mehmet Aslantuğ şöyle gösterdi

“Üretime girmesi lazım kadının, muasır medeniyet seviyesi başka türlü olmuyor.” [2] Mehmet Aslantuğ’un  kadının üretime katılması lazım sözleri sosyal medyada Hülya Avşar’a bir ders verme şeklinde yorumlandı.[3]

Daha sonra bazı sanatçıların Hülya Avşar’a tepkileri şöyle;

-Deniz Akkaya;“Cahil geldi cahil gidecek”

-Hande Ataizi;“Aaa Hülya Avşar evde mi oturuyormuş, ha ha”,

-Hakan Akkaya;“iyice saçmalamaya başladı”,

-Nevşin Mengü; “cehaletin iktidarı”,

– Nilgün Bengün “Hülya bir kadın olarak niye erkek  tarafında hayatın acaba” [4]

Şu muasır medeniyet seviyesine çıkmış sanatçılar Hülya Avşar’ın bu sözlerinize niçin bu kadar tepki gösterdiler bir türlü anlayamadım. Bunların kafasında nasıl bir çağdaşlık var acaba?

Hülya Avşar da bu tepkilere karşı “Ben söylediğim şeylerin her zaman arkasındayım”. “Kafama göre, ya da hiçbir şeyi düşünmeden, ya da yaşamadan, tecrübe etmeden, asla söylemem”[5] diyor.

Oysa Hülya Avşar’ın “erkek çalışsın, kadın evde çocuklarını kendi büyütsün, yemeğini yapsın, kocasını karşılasın” sözleri toplumumuzun örf ve adetlerine uygun, insanımızın yüzde sekseninin olumlu karşılayacağı sözlerdir.

Bu sözler kadının fıtratına da uygundur. Bir erkek çocuğunun oyuncak silahla oynamasına karşı kız çocuğunun oyuncak bebekle oynaması ne kadar kız çocuğunun fıtratına uygunsa Hülya Avşar’ın bu sözleri de o kadar bayanların fıtratına uygundur.

Hülya Avşar “erkek çalışsın, kadın evde çocuklarını kendi büyütsün, yemeğini yapsın, kocasını karşılasın” sözlerini niçin söylüyor? Elbette ki yukarıda sözlerini naklettiğimiz şekilde Hülya Avşar bu sözlerini yaşamadan, tecrübe etmeden söylemiyor.

Hülya Avşar nasıl bir yorucu tempo ile çalışma hayatı yaşadığını şöyle ifade ediyor;

“Ama nasıl çalışmaktı, biliyor musunuz? Gece sahneye çıkıyordum, iki saat uykuyla sete gidip film çekiyordum. Öğleden sonra televizyona gidip Hülya Show’u çekiyor, varsa eğer dizi film setine gidiyordum. Oradan oraya giderken arabada ne kadar uyuyorsam oydu; böyle yoğun çalışıyordum.” [6]

Evet çok çalışmış, pes etmemiş, başarmış, zirveyi yakalamış. Buna rağmen “erkek çalışsın, kadın evde çocuklarını kendi büyütsün, yemeğini yapsın, kocasını karşılasın” diyor. Kadının nazik vücut ve ruhunun zor işler için uygun olmadığını, bu yükleri bir erkeğin omuzlaması gerektiğini ifade ediyor.  Bir bayanın bu sözleri ifade etmesinden daha doğal ne olabilir.

“Erkeğin gücü önemli, erkek öyle hissetmeli bence kendini, kadınlar öyle erkek istiyor, tabi her kadından bahsetmiyorum canım. Niye erkeğim olsun istiyor kadın sence ? Bence bir baba evinden çıktıktan sonra, onu saracak bir erkek istiyor, yani sığınılacak bir yer arıyor. Ne kadar doğru bir duygu bilmiyorum. Ben severim öyle erkeği.”[7]

Hülya Avşar Mehmet Aslantuğ’un söylediğine uygun olarak aslında üretme katılmış bir bayan. Üretime katılmış ama emeğinin karşılığını alabilmiş mi? Hayır. Hülya Avşar üretime katılmasına rağmen emeğinin karşılığını alamadığını şu sözlerle ifade ediyor;

 “Bu işte para kazanan tek taraf vardı, o da yapımcı. 26 seneye yakın bir sinema hayatım var. Toplasanız üç ya da beş filmden para almışımdır. O da söylenmeye değmeyecek miktarlar.”[8]

Herhalde muasır medeniyet seviyesi bu olmamalıydı.

Bu nedenle Hülya Avşar başka işlere yönelmiş. Bu yönelişini şöyle ifade ediyor;

“Sinema yaparken yavaş yavaş sahne hayatını devreye sokup oradan da televizyona el atmayı baştan planlamıştım…Bir şeyi yaparken bir yandan öbürünü devreye soktum, öbürünü yaparken başka bir şey devreye soktum. Bu da tabii sinemayı ister istemez azaltmayı beraberinde getirdi.” [9]

Eğer sorumlulukları paylaşan bir erkek olsaydı, Hülya Avşar kendisini bu kadar yoğun tempoda bir yaşamın içinde bulmayacaktı.

Sanatçılar bu konuda Hülya Avşar’ı niçin bu kadar şiddetli ve alaycı tarzda eleştiriyorlar? Bence herkes bayan sanatçılar Hülya Avşar gibi düşünürse, muasır medeniyet seviyesi denilen şey kadınları bu kadar sömüremeyecek de ondan.

[1] https://www.youtube.com/watch?v=MDbBeqAdv04

[2] https://www.youtube.com/watch?v=MDbBeqAdv04

[3] https://www.youtube.com/watch?v=GRGUTliD8RA

[4] https://www.youtube.com/watch?v=0vaIqbhGtjo

[5] https://www.youtube.com/watch?v=0vaIqbhGtjo

[6] Mithat Alam Film Merkezi Söyleşi, Panel ve Sunum Yıllığı 2009, s.274

[7] https://www.youtube.com/watch?v=GRGUTliD8RA

[8] Mithat Alam Film Merkezi Söyleşi, Panel ve Sunum Yıllığı 2009, s.262

[9] Mithat Alam Film Merkezi Söyleşi, Panel ve Sunum Yıllığı 2009, s.262

Share
260 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvin’in Üç Güzel Adamı

    20 Nisan 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Türkiye genelinde yedi güzel adamı biliyoruz. Artvin özelindeki üç güzel adamı da ben söyleyeceğim. 1.İbrahim İnce 2.Oğushan Pehlivan 3.Salih Cömert   İbrahim ince: Eğitim Bir Sen Artvin Şubesi Başkanı Oğushan Pehlivan: Artvin Belediyesinde Şube Müdürü Salih Cömert: Kredi Yurtlar Kurumu Artvin Erkek Öğrenci Yurdu Müdürü Üçü de devlet memuru. Üçü de güzel ahlaklı, üçü de güler yüzlü. Üçü de çalmaz çırpmaz. Mahallenin Ömerlerinin tükendiği bir ortamda size üç tane mahallenin  Ömeri. İşte Artvin’ teredd...
  • Her İki Milletvekilinin de Artık Başka İsimlere Şans Tanımaları Güzel Olur

    20 Nisan 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir siyasi sürprize daha imza atarak MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin ‘26 Ağustos’ta erken seçim yapalım’ teklifine olumlu yanıt vererek seçimleri daha da erken bir tarihe aldı. Bu tarih 24 Haziran 2018 oldu. Açık söylemek gerekirse seçimlerin erken bir tarihte olması doğru bir gelişmedir. Ülkemiz her alanda bir sıkışıklığa gitmişti. Gerek bu sıkışıklığı aşmak gerekse de son referandumda halkın verdiği kararı biran evvel uygulamaya koymak adına erken bir seçim gerekliydi. Birçok belirsizliği ortadan kaldırmas...
  • Her Parti Her Parti İle İttifak Yapabilir

    19 Nisan 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Hiç kimse diğerini dinsizlikle, hainlikle suçlayamaz. 65 gün sonra Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri var. Başkanlık sistemi partileri seçim öncesi ittifaklara mecbur etti. Parti sayısı sınırlı. Mecburen bloklaşma olacak ve mecburen ittifaklar olacak. Bütün partiler legal (hukuki) partilerdir, siyasi anlayışı farklı olsa da bütün partilerin tabanı çok büyük oranda müslümandır. Bütün partiler birbirleri ile ittifak yapabilir. Sen niye şu parti ile ittifak yaptın diye hiç kimse birbirini dinsizlikle, hainlikle suçlayamaz. ...
  • Şeker Yemezsek Ne Olur?

    18 Nisan 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Şeker insanlar için vazgeçilmez bir besindir. Doğal olarak meyve ve sebzelerde bulunan şekere fiziksel sağlığımız için ihtiyacımız var. Özellikle zihinsel faaliyetlerin yürütülmesi ve iyi bir ruh hâli için olmazsa olmaz. Şeker yaşamsal bir maddedir. Hiçbir hücre şekersiz yapamaz. Hiçbir hücre enerji kaynağı şekerden yoksun kaldığında görevini yerine getiremez.  Üretmesi gereken enerjiyi üretemez, içindeki küçük organcıkların çalışmasını düzenleyemez. Beyin hücreleri söz konusu olduğundaysa şekere ihtiyaç daha bir yaşamsal, daha bir önemlidir...