logo

Hukukçu Hanım Sahabiler


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

1.İslam’da Kadın Eğitimi

Peygamber Efendimiz kadınların eğitimine büyük önem vermiştir. Kadınlar mescide geliyor, hadisleri dinliyorlardı. Umumi toplantılara katılır ve bayram namazlarında da hazır bulunurlardı. Hz. Peygamber bayram hutbesini erkeklerin saflarına irad ettikten sonra, kadınların saflarına geçer, onlara da talim ederdi. Ancak hanımlar her zaman mescidde hazır bulunmadıkları için bir sahabi kadın Hz. Peygamber’e gelerek; “Ya Rasulüllah, erkekler geliyor, senin sözünü dinliyorlar. Bizim için de bir gün tahsis et. O günde gelelim, Allah’ın sana öğrettiklerini bize öğret” dedi. Hz. Peygamber de onlara haftada bir gün ve yer tahsis ederek orada toplanmalarını söyledi, belirlenen günde onların eğitim ve öğretimleri ile meşgul oldu. İslam özellikle Hz. Peygamber’in ailelerine mahrem meseleleri tebliğ etme görevini yüklemişti. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Evlerinizde okunup duran Allah’ın ayetlerini ve hikmeti hatırlatın ve nakledin” (el-Ahzab, 33/34). Sahabe hanımlarının haya ve utanması dini konuları sorup öğrenmelerine bir engel değildi. [1]

2.Hz. Aişe Validemiz’in İlmi Kariyeri

Peygamber Efendimiz’in bizzat yetiştirdiği bu hanım alimlerin yani ezvacı tahiratın içinde ilme düşkünlüğü ile bilinenlerin en önde geleni Hz. Aişe validemizdir. O ilk tahsilini baba ocağında babası Hz. Ebu Bekir’den almıştı. Okuma ve yazmayı çok iyi biliyordu. Sonra Resulullah’ın evine gelin giden Hz. Aişe, O’na hem sevgili hem de O’nun en iyi talebelerinden biri oldu. Bizzat Peygamber Efendimiz’in kutlu atmosferinde yetişti.

İlim öğrenmede en büyük imkanlarından biri de onun oda kapısının Mescid-i Nebevi’ye açılıyor olmasıydı. Bu sayede validemiz, Peygamber Efendimiz’e yöneltilen soru ve cevapları ve Peygamber Efendimiz’in tüm sohbetlerini dinleme imkanı buluyordu. Bilmediği bir mesele duyduğunda onu iyice anlayıncaya kadar da sormaya devam ediyordu.

O, iyi öğreniyor ve iyi öğretiyordu. Peygamber Efendimiz zamanında kadınların eğitimiyle yakından ilgilenmişti. Hatta öğrencilerinin dörtte biri kadınlardan oluşmuştu.

Hz. Aişe validemizin sosyo-kültürel yönü çok kuvvetli idi. Anlama kapasitesi çok yüksek ve hafızası da çok kuvvetli idi. Peygamber Efendimiz hayatta iken Kur’an’ı ve sünneti çok iyi öğrenmiş ve Peygamber Efendimiz’e birçok konuda sorular sormuş olması onun ilminin temellerini oluşturmuştur.

Hz. Aişe validemiz aynı zamanda Kur’an’ı tefsir edenlerden biriydi. Özellikle Medine’de inmiş ayetlerin iniş sebeplerini ve neye delalet ettiklerini ve onlardan nasıl ve ne gibi hükümlerin çıkarılacağını çok iyi biliyordu.

Hz. Aişe validemizin tabiblik yönü de vardı. Bu konuda Urve Hazretleri şöyle demiştir: “Fıkıh, tıp ve şiir ilminde Hz. Aişe’den ileri bir kadın görmedim.”

Arapçayı çok güzel kullanan validemiz ayrıca açık ve yalın anlatım tarzı ve hitap ettiği kişiye en uygun tebliği yapması nedeniyle konuştuğu kişiler üzerinde etkili olmuştur. Örneğin; Bir gün Muaviye, Ziyed‘a sorar “Hitabet yeteneği en güçlü kimdir?” Ziyad, Hz. Hz. Aişe olduğunu söyleyerek ekler “Onun kapatmak isteyip de kapattığı bir konuyu asla açamadım. Onun açmak isteyip de açtığı konuyu asla kapatamadım.”

Hz. Aişe validemizin hadislere vukufiyeti de fevkalade idi. Peygamber Efendimiz’in sünnetini en iyi kavrayan ve en iyi öğretenlerden biriydi. Rivayet ettiği toplam 2210 hadis-i şerif ile en çok hadis rivayet eden (müksirun) 7 sahabinin arasına girmiştir.

Hz. Aişe validemizin fıkıh bilgisi de çok derindi. Ashabın büyükleri feraize (miras bölüşümüne dair payları içeren ilim) dair meselelerde ona danışmışlardır. Tabiin devrinde birçok hukukçu onun yüksek seviyedeki fıkıh bilgisinden faydalanmak için onunla ilmi istişarelerde bulunmuştur. Birçok alimin hatasını düzeltmiş ve birçok hadisinde mükemmel bir tarzda izahlarını yapmıştır. Hz. Ömer ve Hz. Osman zamanlarında fetvalar da vermiştir. Hatta Hz. Ömer ve Hz. Osman sünnetle alakalı bazı sorular için Hz. Aişe validemize elçiler bile göndermişlerdir. Onun ilmi derinliğini Peygamber Efendimiz’in şu sözleri çok iyi anlatıyor: “Peygamber hanımları da dahil eğer ümmetimin kadınlarının ilmi Hz. Aişe’nin ilmiyle kıyas edilecek olsa Hz. Aişe’nin ilmi daha fazladır.” Sahabeden Ebu Musa el-Eş’ari anlatıyor: “Allah Resulü’nün arkadaşları olarak ne zaman bir hadisi anlamada problem yaşasak hemen Hz. Aişe’ye sorardık. Kendisi bize o konuda mutlaka bir bilgi sunardı.” Mekke’nin alimi olan Ata b. Rebah, Hz. Aişe validemizin ilmine olan hayranlığını “O, insanların en fakihi, en alimi, görüşü en güzel olanıdır” sözleriyle dile getirmiştir.

Kendisine getirilen bir problemi hemen bir hadisle veya teville hallediveriyordu. Hatta bazı yanlış anlaşılan hadisleri düzeltmiş veya eksik rivayet edilen hadisleri tamamlamış ve böylece bize dini tam anlayabilmemiz noktasında çok büyük bir hizmette bulunmuştur.[2]

3.Hukukçu Hanım Sahabilerin İsimleri

İbn Hazm sahabe devrinde yetişen hanım fakih ve hukukçular olarak şu isimleri zikretmektedir: Ümmü Seleme, Ümmü Habibe, Hafsa binti Ömer, Hz. Fatıma, Fatıma binti Kays, Esma binti Ebi Bekr, Havla binti Tüveyt, Ümmü Şerik, Sehle binti Süheyl, Ümmü Eymen, Atike binti Zeyd, Ümmü’d-Derda, Zeyneb binti Ümmü Seleme ve Ümmü Yusuf. İslam tarihinde çeşitli alanlarda büyük hizmet ve yararlılıklar göstermiş müslüman kadınların sayısı az değildir. Tefsir, Hadis Fıkıh, Tasavvuf, Şiir, Hüsnühat, güzel sanatlar, çeşitli hayır işleri vb. İslam kadınının ilgi alanları olmuştur.[3]

4.Sonraki Dönemlerde Kadın Alimler

Bu kutlu neslin ardından pek çok kadın alim yetişmiştir. Kitabet ve şiir alanında Uleyye binti Mehdi, Aişe binti Ahmet el-Kurtubiyye, Villade binti Halife el-Müstekfi, tıp alanında göz hastalıklarını tedavi etmekle meşhur Beni Eved kabilesinden Tabibe Zeynep, Ümmü’l-Hasen binti’l-Kadi Ebi Cafer et-Tancali ki meşhur bir tabiptir. Hadis alanında Kerime el-Merveziye, Seyyide Nefise binti Muhammed. (Bu ve daha pek çok kadın alim için A’lamu’n-Nisa adlı esere bakılabilir.)

Hafız b. Asakir, kendi hocaları arasında seksen küsur kadın muhaddis sayar. Ayrıca, İmam Şafii, Buhari, İbn Hallikan ve İbn Hibban gibi alimlerin kadın müderrisleri de olmuştur. Bu müderriselerin çoğu, fakih, edip ve meşhur alimlerdir. [4]

[1] http://www.sevde.de/islam_Ans/K/kadin.htm

[2] http://www.burhandergisi.com/misafir-yazar/1080-mueslueman-kadin-ve-lm.html

[3] http://www.sevde.de/islam_Ans/K/kadin.htm

[4] http://hikmet.net/islamda-kadinin-egitim-ve-ogretimi/

Share
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sünnilikte Halife eleştirilebilir fakat Şiilikte İmam eleştirilemez

    25 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Sünnilikte Hilafet Görüşü Halifelik, beşeri bir makamdır, ilahi bir makam değildir. Varlık sebebi, İslâm dinini beşere/insanlara uygulamak ve insanlar arasında yaymaktır. Halifelik, nübüvvetten kesinlikle ayrı ve farklıdır. Nübüvvet ve risalet makamı halifelik makamından farklıdır. Nübüvvet ilahi bir makamdır. Allah bu makamı dilediğine verir. Halifelik ise beşeri bir makamdır. Müslümanlar bu makama getirmek için diledikleri kimselere biat ederler. Müslümanlar aralarında diledikleri kimseleri başlarına halife yaparlar. Şiilik...
  • İslami Yönetime muhalefet İslam’a muhalefet değildir

    24 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Muhalefetin bugünkü anlamı Arapçada “muhalefet” olarak değil “muaraza” olarak ifade edilmektedir. Güncel dilimizde muhalefet dediğimiz şey aslında muarazadır. Muhalefet kelimesinin asli anlamı görüş ayrılığıdır. Bu da İslam’da normal karşılanan husustur. Allah’a muhalefet asla onaylanmaz. Ancak Allah’ın sözünün anlaşılması esnasında yaşanan görüş ayrılıklarına dönük bir vurgu yoktur. Hz. Ömer evliliği kolaylaştırmak, erkeklerin yükünü hafifletmek gibi çeşitli nedenlerle evlenilecek kadına verilecek mihrin miktarını 400 dirhemle ...
  • Artvin Belediyesi’nden Hayırsız Ada köpek katliamının günahını affettirecek bir icraat

    24 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      "Hayvan Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi" Artvin Belediyesi sona yaklaşan bu projesini sosyal medya hesabından paylaşmış. Artvin adına sevindirici bir icraat. Artvin ölçülerine göre büyük bir proje. Bu projenin oy kaygısıyla yapıldığını düşünmüyorum, tamamen insani bir proje. Maalesef tarihimizde köpek katliamları var. İstanbul köpekleri ilk toplu sürgünlerinden birini 19. yy’ın ilk çeyreğinde İkinci Mahmud zamanında yaşamış. Hükümdar İstanbul'da ne kadar köpek varsa yakalanıp adaya gönderilmesini buyurunca birkaç gün boyu...
  • Ahmet Sinan Öztürk yüzündeki tebessümü yollara da yansıtmış

    23 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Şavşat Belediye Başkanı Ahmet Sinan Öztürk Şavşat çevre yolunu hizmete açmış. İşte Şavşat çevre yolundan bir görüntü; Çevre yolunun açılması Şavşat’ın şehir içi trafiğini çok hafifletmiş. Şehir içindeki sıkışıklık, stres gitmiş. Ferahlık ve huzur gelmiş. Belediye Başkanının yüzündeki nezih ifade ve tebessüm, Şavşat’ın cadde ve sokaklarına da yansımış. İşte yüzündeki tebessümden yollara yansıyan tebessümlere örnek fotoğraflar; ...