logo

Hukuk ilminin Kurucusu İmam Şafii, geliştirenler ise Müslüman Türk Müctehidleri (hukukçuları) dir.


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

“İslamdan evvel Hukuk ilminin mevcut olmadığını işitmekten büyük bir hayrete düşmeyiniz. Tekrar -ediyorum’ Hukuk ilmi islamdan evvel mevcut değildi. Çinlilerin, Babillilerin, Hinduların, Yunanlıların ve Romalıların ve diğerlerinin ancak kanunları vardı, fakat hattıhareket kaidelerinin üstünde mücerred bir hukuk ilimleri yoktu. Bu hukuk ilmi, kanunun kaynakları, hukukun-felsefesi, teşri metodları tefsir, tatbik vesaire gibi meseleleri ele alır. Dünyada böyle bir mevzu üzerine, yazılmış en eski eser, mücerred Hukuk ilminin vazıı imam Şafinin Hukukun Kökleri (Usul’ül Fıkh) tesmiye ettiği (Risale) adlı eseridir; ona göre bu ilim, kökleri teşkil ettiği halde Kanun Kaideleri dalları (füruu) teşkil eder. Eskiler yalnız dallara (fürua) maliktiler; Müslümanlar yalnız fürua malik olmakla kalmadılar, (usulü) kökleri düşünenler de evvela onlar olmuş oldu. Müslümanlarda Usul’ül Fıkıh tarihini tetkik ederken müessisi imam Şafii’den sonra bu ilmin tekamül ve inkişafını Türklere borçlu olduğunu görmekle hayretlere düştüm: Maturidi, Cassas er Razi, Dabusi, Serahsi, Ebu’l Yusr Pezdavi, Ebu’l Usr Pazdavi, Alauddin Semerkandi hemen hepsi Orta Asya menşe’li yani Türk idiler. Eski Türkler dünyanın hiç bir yerinde, ne Romalılarda, ne Çinlilerde ve ne de diğer milletlerde mevcut olmayan bir Hukuk ilmini icad etmek kabiliyetini gösterdiklerine göre öyle ümit edilir ki yeni Türkler, mazilerinin mirasını tetkik ve onların kıymetini takdir ettikten sonra diğerlerinden iktibas ve onları takip yerine, başkalarına yeniden şerefli bazı şeyler vermeği ve onlara rehber olmağı bileceklerdir.” [1]

[1] HAMİDULLAH, Muhammed, İslam’ın Hukuk İlmine Yardımları, s.7, Milliyetçiler Derneği Neşriyatı, İstanbul 1958

Share
101 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İRTİFAK HAKLARI

    10 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.KAVRAM VE TANIM İrtifak sözlükte “bir şeye dayanmak, ondan faydalanmak” anlamına gelir. İrtifak hakları, sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma veya her ikisine birden sahip olma yetkisini veren sınırlı bir ayni haktır. 2.İRTİFAK HAKLARININ FARKLI TASNİFLERİ 2.1. İrtifak Hakkından Yararlanma Yetkisinin Kapsamı Açısından A-Tam Yararlanma İrtifakı İrtifak haklarından intifa hakkı hak sahibine eşyadan tam yararlanma yetkisi verir. B-Sınırlı Yararlanma irtifakı İntifa dışındaki irtifak...
  • MUTLAK HAKLAR

    09 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    M 1.Tanım Mutlak, kayıt altına alınamayan, kendisine bir sınır biçilemeyen demektir. Sahibine maddi ve manevi olmayan mallar ile kişiler üzerinde geniş yetkiler veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklardır. Mülkiyet hakkı, telif hakkı, ayni haklar, intifa hakkı, velayet ve vesayet hakları mutlak haklara örnektir. Bu hakları herkesin ihlal etmesi mümkündür, bu yüzden herkese karşı ileri sürülebilir. Herkes mutlak haklara uymak ve saygı göstermekle yükümlüdür. Mutlak haklar, hukuk düzeninin belirlediği sınırlar içinde kalmak sure...
  • Özel Hakların Sınıflandırılması

    08 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.Niteliklerine Göre Özel Haklar 1.1.Mutlak Haklar Sahibine maddi ve manevi olmayan mallar ile kişiler üzerinde geniş yetkiler veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklardır. Mülkiyet hakkı, telif hakkı, ayni haklar, intifa hakkı, velayet ve vesayet hakları mutlak haklara örnektir. Bu hakları herkesin ihlal etmesi mümkündür, bu yüzden herkese karşı ileri sürülebilir. Herkes mutlak haklara uymak ve saygı göstermekle yükümlüdür. Mutlak haklar, hukuk düzeninin belirlediği sınırlar içinde kalmak suretiyle hakkın sahibi tarafından ...
  • NİTELİKLERİ BAKIMINDAN HUKUK KURALLARI

    06 Aralık 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Nitelikleri bakımından hukuk kurallarının çeşitleri şunlardır: Emredici hukuk kuralları Tamamlayıcı hukuk kuralları Yorumlayıcı hukuk kuralları Tanımlayıcı hukuk kuralları 1.Emredici hukuk kuralları 1.1.Tanım Kesin bir emir veya yasak içeren, aksinin kararlaştırılması mümkün olmayan kurallardır. Kesinlikle uyulması gereken hukuk kurallarıdır. Bu kurallara uyulması mutlak surette zorunlu olduğundan âmir kaideler veya mecburi kaideler , eski ifadesiyle ahkâm-ı âmire denilmiştir. 1.2.Özellikleri Bireyl...