logo

Hristiyan


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

Hristiyan kelimesi köken olarak Yunancada “İsa” anlamına gelen “khristianos” kelimesi, yani “O’nun yolundan gidenler” anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Hristiyan sözcüğü, “Mesih’e inananlar” “Mesih’in yolundan gidenler” anlamına da gelir.[1] İbranicesi “Maşiah”dir, yağlanmış anlamını ifade eder.

İncillerde “Hristiyan”, “Hristiyanlık” gibi terimler yer almaz. Bu terimler, ilk defa Hz. İsa (AS)’dan yirmi-otuz sene sonra Antakya’da kullanılmıştır. (Resullerin işleri, XI, 26). İnciller daha çok, Hz. İsa (AS)’a ağırlık vermektedirler ve onun bir tür hayat hikayesi durumundadırlar.

Hristiyanlık, aslında tek tanrı anlayışını esas alan bir dindir. İncillerde ve diğer yazılarda bu hükmü doğrulayacak ifadeler vardır, Allah’ın birliğinden söz edilmektedir. (Yuhanna, V, 44). Fakat yine aynı metinlerde bir kısım ifadeler, mecazi deyimler, daha sonraları bir üçleme (teslis) anlayışına yol açmıştır. Bunda, İncil yazarları ile Hz. İsa (AS) arasındaki zaman aralığının rolü vardır.

Kur’an-ı Kerim’de Hristiyan için “Nasrani”, Hristiyanlar için de “Nasara” kelimeleri kullanılmıştır (Ali İmran, 3/67; Bakara, 2/62, 111, 113, 135, 140; Maide, 5/14, 18, 51, 69, 82; Tevbe, 9/30; Hacc, 22/17).[2]

Bugünkü Hıristiyanlığın Kabul Ettiği Başlıca Esaslar:

  1. İnsanlar günahkar olarak doğar. Çünkü ilk insan Hazret-i Adem, Allah’ın sözünü tutmamış ve onun için Cennet’ten koğulmuştur.
  2. Hazret-i Adem’den sonra gelen bütün insanlar bu günahı taşırlar.
  3. Hazret-i İsa, insanları bu günahtan kurtarmak için, dünyaya gelmiş olan Allah’ın oğludur.
  4. Cenab-ı Hak, insanların günahını affettirmek için, kendi oğlunu haça gerdirmiştir.
  5. Dünya, bir çile yeridir. Dünyada zevk ve safa yasaktır. İnsanlar çile çekmek ve ibadet etmek için yaratılmıştır.
  6. İnsanlar, doğrudan doğruya, Allah ile temas edemezler. Allah’tan bir şey isteyemezler. Ancak rahipler, insanların yerine, Allah’a yalvarabilirler ve onların günahını affedebilirler.
  7. Hıristiyanlığın başında Papa bulunur. Papa günahsızdır. Onun her yaptığı iş doğrudur.
  8. İnsanlarda ruh ve vücud ayrıdır. İnsanın ruhunu ancak papazlar temizler. Vücud ise, daima günahkar kalan bir çirkin et parçasından ibarettir.[3]

[1] http://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/hristiyanlik-281

[2] http://m.sorularlaislamiyet.com/index.php?oku=181412

[3] http://www.turkcebilgi.com/h%C4%B1ristiyan

 

Share
505 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...