logo

reklam

Hopa Dağı Tünelini Açmayın!!!


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegâne Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Geçen haftalarda yazdığım yazılarda Artvin Bürokrasisi hakkında yazı yazmıştım ve sanki arı kovanına çomak sokmuş gibi şikayeti olanlar şikayetlerini ilettiler. Aslında bu durumun üzerine durmak gerekir ancak diğer konulara zaman kalmadığı için mecburen son vermek zorunda kaldım. Lakin yine altını çize, çize söylemekte fayda var. Artvin’de bazı kurumlardaki bürokratlar siyasetçileri zor duruma sokuyor. İşin zor tarafı artık çalışmayan vekillere halk sırf gönül verdiği siyasi partiden aday olmuş diye oy vermek zorunda kalmayacak. Çünkü başkanlık seçimi ve milletvekilliği seçimi farklı seçimle seçileceği için, çalışmayan vekilleri de cezalandıracak. Gerçi Artvin bu konuda çok şanslı iki dönemdir insan üstü bir gayretle ve neredeyse her hafta en az iki gün Artvin’de bulunan bir vekilimiz var. Muhalefet partisinin Artvin’de ikamet etmediği gibi temelsiz nedenle eleştirdiği “Kışla” kendi Vekillerinden daha çok Artvin’e geliyor. Artvin’de bulunuyor. Artvinli ile olan gönül birliğini her fırsatta belli ediyor.

Gelelim bu yazımın asıl konusuna. Geçen haftalarda yazılarımda D.S.i’yi eleştirdim. Ancak değerli D.S.İ bölge müdür yardımcısı Turan Karagöz ile konuştuktan sonra, biraz ağır eleştirdiğim kanaati edindim. Dört yılı aşkın çalıştığım kurumda çok iyi ve gönül bağı dahi dava bağımın olduğu adam gibi “Adamlar vardır.” Bunlardan birisi de Turan Karagöz’dür. Önceki yazılarımda yaptığım eleştiri kuruma aittir. Beni devamlı okuyan okurlarım bilir. “Asla kişisel eleştiri yapmam” Ancak son zamanlarda Artvin gündeminde olan ve herkes tarafınfan konuşulan Fabrika deresi ıslahında coğrafi şartlar nedeniyle ve kamulaştırma sorunu olduğundan dere yatağı dar olmuştur. Bu konuyu yazmazsam vicdanım rahat olmayacak. rezil yollar gibi Artvin’de fabrika deresine yapılan dere ıslahı da canlar alacak. “Evet” farkındayım. “yıllık debi gibi ölçümlerinde yapıldığını bilerek” bir şey söylemek istiyorum. Evet, belki dere ıslahı tabandan yüksek olabilir ancak; yapılan imalatta genişlik sorunu olduğunu düşünüyorum. Açıklamamı yaparken de herkesin anlaması için anlaşıla bilir bir dilde yazacağım. Çünkü; küresel ısınma sonucunda mevsimsel yağışlarda artış gözlemlendi bu da sel olmasına neden olur. Olası sel olayıyla beraber dere yatağında bulunan kayaların ve ağaç parçalarının o genişlikte olan dere yatağını tıkatacağından eminim. İsterseniz bu yazımı bir yerlerde saklayın ilerleyen yıllarda Artvin’de fabrika deresinde ileri derecede risk faktörü ve hatta ölümle sonuçlanabilecek “facialar” olacaktır. Bunu görmek için medyum olmaya gerek yok. Bütün aksilikler ve eksiklikler aynı noktada buluşunca, sonuç kaçınılmazdır.

Artık yollardan bahis etmekten iğreniyorum. Tıksırıyorum ve dahi utanıyorum. Çünkü bu kadar mı duyarsız olunur. Gerçi aldığım kulis bilgilerinden Artvin Valisi ve Milletvekilleri durumdan çok rahatsızlarmış hatta sık, sık karayolları bölge müdürüne bu rahatsızlıklarını dile getiriyorlarmış. Zaten aklıselim birisi siyasileri sorumlu tutamaz. Çünkü; siyasiler yatırımın gelmesi için çabalar ve ilimizde çok şükür yatırım sorunu yok. Ancak uygulamada sorun var. Uygulamada ki sorunun en büyük müsebbibi de Trabzon lobisidir. Özellikle, karayolları bölge müdürlüğünün Trabzon’da oluşu ve ilimizde bulunan şubenin yetersizliği sonucunda yolların akıbeti bu haldedir. Dün yine genç kardeşimiz daha hayatının ilk baharından kendi sorumluluğunu yerine getirmeyen üç, beş kişinin iş takip etmemesi nedeniyle vefat etti. Ancak burada bir başka gözle görünmeyen sorunda ortaya çıktı. Gelişen sanayi ile beraber ve Orta Asya ülkelerine artan ihracatla birlikte “Sarp Sınır Kapısı” yetersiz kalıyor. Uzun süre sıra beklemek zorunda kalan “TIR” sürücüleri Artvin, Ardahan, Posof güzergâhını kullanıyor. Türkgözü sınır kapısının yoğun olmaması belki de bir hafta beklemek zorunda kalacak sürücülerin; bu yolu hatta Artvin, Erzurum, Ağrı yolunu kullanmasına da neden oluyor. Belki de çok radikal bir fikirdir ancak bu yolda Ağır ticari araç trafiğine 22 ile 07 arasında izin verilmesi gerekir. Evet yolların standarttın altında olması da sebeptir ancak son zamanlarda ki kazaların nedeni artan “TIR” trafiğidir. Görünen o ki Hopa dağı Tüneli bitince bu yoğunluk iki hatta üç katına çıkacaktır. Siz o zaman görün curcunayı….

Aslında bu yazımda Artvin’e sosyal anlamda belediyeciliği getiren ve her fırsatta proje üreten Ak Parti belediyeciliğini konu edinecektim. Hani not verecek bir konumda olsaydım. “Yıldızlı pekiyi” verirdim. Her hafta sosyal etkinlikler, düğün, cenaze demeden katılmayı ihmal etmemekler. Hani bizim kuşağın çizgi kahramanları vardı. İşte Sayın Mehmet Kocatepe’de sanki çizgi filmlerden çıkmış insan üstü bir enerjiyle hepsine yetiyor ve yetişiyor. Hadi size de Kocatepe’nin bizzat kendinden duyduğum bir müjdeli haber verelim. Bu yıl yapılması planlanan Türkiye Boğa Güreşleri Şampiyonası ALLAH nasip ederse seneye “Dünya Boğa Güreşleri Şampiyonası” halini alıp bu şampiyonaya bundan böyle her yıl Artvin ev sahipliği yapacaktır.

Yine kendime verdiğim sayfa kota sayısının doldurdum. Yazacak o kadar konu var ki; hangisini yazsam diye düşünmekten yazımı bitiremiyorum. İnanın bana Dünya’da bu kadar vatan haini ve onlara rağmen vatanını çok seven vatan severlerin olduğu başka bir ülke daha yoktur. Her şeye rağmen “Güzel Günler Göreceğiz.” Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Share
841 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?
#

Hopa Dağı Tünelini Açmayın!!!” için 1 yorum

  1. Yüksel USTABAŞ : diyor ki:

    Sn. DALKILIÇ. Artvin de yapılan dere ıslahı projelerin çoğu (belkide hepsi) nde uygulama hatası vardır. Sadece fabrika Deresi değil. Sen gitti bir de hopa koyoncular köyünde gör. Kontrol mühendisleri müteahhitlere laf geçiremiyor. Müteahhit firmalar işi en kolay şekilde yapıyorlar. Anlamadığım SEN HEM DSİ yi ÖPÜYORUM. Hemde yapılan bu çıkınca alemine yapılan dere yatakları ndan bahsediyorsun. ARTVİN de

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) kucak açmalıyız

    11 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiyse biz de Washington'u Kızılderililerin başkenti ilan ederiz. Biz de sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) ev sahipliği yapmalıyız. Belki bu düşündüklerimiz ABD için küçük bir tehdit olarak değerlendirilebilir. Sinek küçük ama mide bulandırıcı derler. ABD’nin midesi bulanınca ayağının altındaki halıyı daha rahat çekeriz ve onu tökezletebiliriz. Şimdi Barbar Avrupa ve Amerikalıların Kızılderili soykırımına biraz değinebiliriz. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı ...
  • Milletvekili Kışla’dan Artvin’e Bir Büyük Hizmet Daha

    10 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Hatırlarsanız değerli okurlarım yaklaşık 5 ay önce yazdığım bir yazı gündeme getirdiğim müthiş bir yatırım haberi vardı. Artvin’i Şavşat-Ardanuç ve Ardahan’a bağlayan Varyant Yolun altından bir tünel yapılacağını ve bu tünel ile birlikte Varyant Yolun alt kodlara indirilerek çok rahatlıkla geçileceğini söylemiştim. O günlerde henüz plan aşamasında olan bu projeye ilişkin olarak da AK Parti Artvin Milletvekili Dr. İsrafil Kışla’nın yoğun olarak çalıştığını ve bu hizmeti kazandıracağını söylemiştim. Ve aradan 5 ay gibi kısa bir zaman geçti...
  • Küçük İsrail devleti koca Arap alemini nasıl mağlup ediyor?

    10 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Bediüzaman Said Nursi, İsrail devletinin devamının gerekçesini dini ve milli hislerden beslenmesi olarak  gösteriyor. İslam aleminin çaresizliği ise, iman zaafından ve İslam’a kafi derece sarılamamanın bir neticesidir. İslam alemi samimi bir şekilde ittifak kurabilse, İsrail’in o bölgede barınması mümkün olamazdı. Yahudiler tarih boyunca hep yersiz ve yurtsuz kalıp her kavimden şiddetli tokatlar yemişlerdir; en yakın örneği Alman Hitleridir. Kaderin cilvesi ki tarihte bu zalim ve alçaklara şefkat sinesini açan hep Osmanlı gibi İsla...
  • Başarı ve Başarısızlığın Nedenleri

    08 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    İnsan başarılı olmak ister, ama bunun için ne kadar tedbirlidir Osmanlının yıkılışından sonra ümmet hep başarılı olmaya susamıştır. Adaletten medeniyetin her alanına kadar örnek topluluklardı Müslümanlar. Sömürülmek-sömürmek fakirlik Müslümanların kitabında yoktu Afganistan dan Kabe ye kadar hiçbir İslam beldesi mahzun değildi “Allah size yardım ederse artık hiç kimse sizi yenemez! Ama ya O sizi terk ederse kim size yardım edebilir! O halde Müminler Allah’a güvensinler!’’ (Ali İmran S.160) Düşman neyi yaparsa siz ondan dah...