logo

Hodlular Sonuna Kadar “Mücadeleye Devam” Dedi

Artvin Merkez Aşağı ve Yukarı Hod köylüleri, toplamda 7 bin 500 hektarlık alanı maden şirketi tarafından, Açık alan Siyanürlü Altın madenciliği projesine karşı ne yapmaları gerektiği konusunda bir araya gelerek toplantı yaptılar.

Aşağı Yukarı Hod köyü Derneği lokalinde toplanan köylüler, Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Av. Bedrettin Kalın Yeşil Artvin Derneği Başkan Yardımcısı Nursal Bülbül ve dava avukatlarından Av. Muhammed Altunal’dan  önümüzdeki süreçte neler yapılabileceği hususunda bilgi aldı.

Toplantıya iki köy muhtarı ve hiçbir azanın katılmaması dikkatlerden kaçmadı. 325 maden ruhsatıyla adeta tüm yaşam alanı satılmış Artvin için olumsuz bir tablo oluşturacağı uyarısı yapan Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan; “ HOD’a ilk bilirkişi heyetinin geldiği gün Hod’daydık. 2 hafta sonra yeniden Hod halkıyla Hod’a buluştuk. Bu üçüncü bululmamız. Türkiye adeta yanıyor. İnsanlar nefes alamaz hale geldi. Artvin’de sıcağı da serini de aynı anda yaşayabiliyoruz.  Böyle bir muhteşem doğada yaşayan bizleri maalesef büyük tehlikeler bekliyor. 325 maden ruhsatıyla adeta her yanımız,  yaşam alanlarımız işgal edilmiş durumda.  Yeşil Artvin Derneği Cerattepe’de çeyrek asırdır direniyor.  Yeşil Artvin Derneği bir sembol çatı, isim.  Bu derneğin çatısı, tavanı, tabanı,  her şeyi Artvin halkının ta kendisidir. Onun için bugün 25 yılın mücadelesini konuşurken örnekler sunabiliyoruz. Biz hiç ayrışmadık. Kimseye sen osun sen busun, sen şundansın, bundansın demedik. Sadece bir şey söyledik. Sen Artvin’sin, Sen Artvinlisin. Evimiz, Artvin,  Mezarımız, geçmişiz, geleceğimiz Artvin. Başka Artvin’de olmadığına göre  bu dava  hepimizin asli davasıdır. Bu anlayış ile demokratik ve  hukuki mücadeleler verdik. Vermeye de devam ediyoruz. Benim burada dikkatimi çeken şudur; İki büyük köyün, tehlike altında olan, varoluş yok oluş kaderini konuştuğumuz böyle bir toplantıda  iki muhtarda yok ağzaları da yok. Bunu anlamada zorlanıyorum. Bu durum madencilerin lehinedir, Bu durum Hod’un ve dolayısıyla Artvin’in aleyhinedir. Üç kuruşluk menfaat karşılığı,  yada başka şekilde onlara inanarak, köye ve köylüye karşı  madencilerin yanında durmak bira anlamda görevi kötüye kullanmaktır. Madencilerin işini kolaylaştırmak, hatta onunla birlikte çalışmak için kimse kimseyi muhtar seçmez. Burada Aşağı ve Yukarı Hod’un kaderi konuşuluyor ve muhtarlar yoksa benim diyecek sözüm de yok geçen hafta köye geldiğimizde Aşağı Hod köyü muhtarı gelmedi, bir yere gi5tmiş, Yukarı Hod Köyü muhtarı geldi. Ona söyleyeceğimizi söyledik. O da gelmedi.

Bakın siz burada endişe ile ne olacağız diye konuşurken  bu madenin asıl yüklenici şirketinin sahipleri göbek atıyor. Hod madeni öve öve bitiremiyorlar. Ellerini ovuşturuyorlar. Kimin madeniyle seviniyorlar. Yani çıkacak maden Milli varlık olarak da çıkmıyor. Yabancı ülkeye gidiyor. Bu maden yasası milli değildir. Sömürge yasasıdır. Yüzde 98’i çıkaran şirkete aittir. İstihdamı da çok azdır. Ama doğaya verdiği katliam tahribat ise korkunç boyutlarda ve telafisi imkansız şekilde olup, asla düzeltme, ıslah yapmadan de çekip gidecekler” dedi.

Burada Açık Alan Siyanürlü Maden İşletme Projesidir!

Hod Maden davsı avukatlarından Av. Muahmmed Altunal, dava açma süreci geçmek üzereyken son anda yetişerek sava açıldığını ve bu dava sayesinde bugün hukuki sürecin işlediğine dikkat çekti.  Altunal, “ Hod Maden projesi gerçekten Hod diye bir yeri bırakmayacak büyüklükte bir proje. Haritada görüldüğü gibi 7 bin 500 hektar alan. Az önce neşe ablamızın dediği gibi gördüğünüz her yer madencilerin. Bilirkişi heyetiyle gittiğimizde sondaj yapılan yerleri dolaştık. Böylesine muhteşem saklı bir cennet olabilir mi? Artvin’in her yeri saklı cennet. Hod Havzası en az Macahel Havzası kadar kıymetli. Orada Hakime ve bilirkişi heyetine söyledim. Dedim ki, Hod’u dünyaya kapatın. Kendi kendisini yaşatmaya ve Allah’ın yarattığı doğal seleksiyon devam eder. keşif esnasında yoğun bir yağış oldu. Orman içinden akan dere köpük köpük, en ufak bir bulanma yok. Bu nasıl bir doğa, bu nasıl bir orijinalliktir. İnsanın Allah’a şükretmemesi nankörlüktür. Burası kutsal emanet kadar değerli, her açıdan değerli.

Burada yapılacak olan tek proje açık alan siyanür havuzlarıyla dünyada gelişmiş ülkelerde yasaklanmış olan siyanürlü altın işletmeciliğidir. Avrupa’da, Amerika, Da Kanada’da siyanürlü altın işletmeciliği yasaklandı. Ama Türkiye’nin her yerinde siyanürlü altın üretimine yasak yok. Aksine destek var, teşvik var.  Buradaki suyu da maden şirketi alıyor. Yani sizin tüm yaşam enstrümanlarınız elinizden alınıyor. Sonra kendiliğinizden göç etmek zorunda kalacaksınız. Evet, Bu projelerin içinde ne yazık ki insan yok, köy, canlı yaşam, flora, fauna yok. Ne var, maden şirketi buradan ne kadar para kazanacak? Bir tek bunun rakamları var!

Bakın Hod’da müthiş bir klima var. Müthiş bir iklim var. Akdeniz iklimi var. Burada yetişen zeytin’in tadı  Ege’de yetişen zeytinden daha farklı ve lezzetlidir. Hangi ürünü toprakla buluşturursanız onu bin milsi geriye veren bereketli toprağı var. Avukat Metehan Özkan sizin hemşehriniz ve bu davanın avukatlarındandır. Yani Hod’da çok önemli insanlar yetişmiş Avukatı, hakimi, savcısı, işadamı, bürokratı, vekili çıkmış. Türkiye genelinde 34 bin Hodlu yaşıyor. Bu çok önemli bir avantajdır. Mücadele için çok büyük bir artı ve güçtür. Birlik olursa ve siz buna inanırsanız, bu davanın sonucunda inanın çok güzel kararlar da çıkabilir.  İnanmak demek kazanmanın yarısıdır.

Artvinliler Çok Büyük Bir Mücadele Veriyor!

Artvin çeyrek asırdır hep birlikte tüm Artvin köylerinde ilçelerinde, merkezinde Türkiye genelinde yurt dışındaki Artvinlilerin destekleriyle destansı bir mücadele veriyor. Artvin’de 325 maden ruhsatı verilmiş. Bu hepimizi ilgilendiriyor. Bugün Hodluyu, yarın Hezorluyu, Yusufeliliyi, tüm Artvin halkını ilgilendiriyor.  Hiç kimse bana ne diyemez. Bir de Artvin’in çocukları evladı olarak kayıtsız kalmadık, kalmayacağız. Demokratik ve hukuki mücadelemiz sonuna kadar devam edecek” dedi.

Maden Şirketi İstimlak Yapmaz!

Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Bedrettin kalın, yapılan konuşmalara sonuna kadar hak verdiğini ve onayladığını belirterek bazı eklemelerde bulundu.  Av. Kalın; “Maden şirketlerinin bir çok özelliği var. Bunlardan birisi söz konusu alana girmek için örneğin bir köy ise muhtarıyla ileri gelenleriyle iyi ilişkiler kurar. Vaatler verir.

Neşe Hanım söyledi. Bunlar pek istimlâk yapmazlar. Damar’da yaşanılan örnekler var. Geçen hafta söylemiştim. Bir evin içine kocaman taşlar düşmüştü o eve verdikleri para arsası da dahil 48 bin TL. O para ile nereye gideceksiniz? Başarılı olmanın tek yolu birlik ver beraberliktir. Bu mücadelenin lokomotifi Hod Derneği olacak. Muhtarlar resmi dairelerle çalışıyorlar.  Ama STK’lar bu işi en iyi şekilde yapar. Yeşil Artvin Derneği bunun çok önemli bir örneğidir. Biz bir şey yapamayız deyip teslim olmak bu mücadeleyi en başından kaybetmek demektir” dedi.

Yeşil Artvin derneği başkan yardımcısı Nursal Bülbül, Hod halkının  bu gerçeği görerek,  birlik ve beraberlik içinde mücadele edeceğini ve bugün tehlikeyi net olarak göremeyen bazı kimselerin de bu nu görerek köyüne, gelmişine geçmişine sahip çıkacağını söyledi.

Toplantı karşılıklı soru cevap biçiminde sona erdi.

Etiketler: » »
Share
1026 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?