logo

Hıyar


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

 

A-Kavram

Arapça’da hayırlı anlamında kullanılan hıyar kelimesi Türçe’de sebzenin (salatalık) dışında argo olarak kullanılır. “Hıyar” kelimesinin argo anlamları; “kaba saba,görgüsüz,budala” dır.[1]

Hıyar kelimesinin İslam Hukuku’nda iki farklı anlamı var;

1.Hayırlı Anlamında: Sözlükte “iyi, hayırlı, işe yarar, üstün” gibi anlamlara gelen ve kıyas dışı yapıda bir ism-i tafdil olan hayr kelimesinin çoğuludur. Hadis terminolojisinde ravinin güvenilir bir kimse olduğunu ifade eder. [2]

2.Seçme Hakkı Anlamında: Hayr kökünden türetilen ve “iki şeyden daha iyi olanı seçmek” anlamına gelen muhayyerlik Arapça hıyar kelimesinin Türkçe’deki karşılığıdır. Fıkıh terimi olarak, tanınan seçim hakkına göre hıyarü’ş-şart ve hıyarü’r-rü’ye gibi tamlamalar içinde kullanılmakla birlikte borçlar hukuku bağlamında muhayyerlik için “anlaşmaya veya şer‘i bir gerekçeye dayanarak taraflardan birinin veya her ikisinin akdi onama yahut feshetme şıklarından birini (tayin muhayyerliğinde birkaç mebi‘den birini) seçme hakkına sahip olması” şeklinde genel bir tanım verilebilir.[3]

B-Muhayyerlik (Hıyar) Çeşitleri

Hıyar-ı şart (Şart Muhayyerliği) : Şart muhayyerliği tarafların, şart koşarak belli bir müddet içerisinde, yapmış oldukları akdi geçerli kılıp kılmamaları hususunda muhayyer olmalarıdır.

Hıyar-ı rüyet (Görme Muhayyerliği) : Bir kimse, görmediği bir mahal üzerine akid yaptığı zaman, mahalli görüp haline yeter derecede vakıf olduğunda muhayyerdir, dilerse akdi fesheder, dilerse geçerli kılar. Buna görme muhayyerliği denir.

Hıyar-ı tayin (Tayin Muhayyerliği): Çarşı ve pazarda misli bulunmayan mallara kıyemi mallar denir. Benzeri bulunsa bile aralarında aşırı fiyat farkı bulunan malları da kıyemiye dahil etmek gerekir. Çarşı ve pazarda misli bulunan mallar da misli mallardır. Kıyemi mallardan iki veya üç tanesinin ayrı ayrı fiyatları söylenerek bunlardan ya müşterinin dilediğini alması veya bayiin dilediğini vermesi şeklindeki akidden doğan muhayyerliğe tayin muhayyerliği denir.

Hıyar-ı vasıf (Vasıf Muhayyerliği): Belli bir vasıf için satın alınan malda aranan vasıf bulunmayacak olsa müşteri muhayyer olur. Dilerse mebii olduğu gibi reddeder, dilerse aldığı fiyata akdi geçerli kılar.

Hıyar-ı gabn (Aldanma Muhayyerliği): Tarafların birinin aldatması suretiyle aşırı şekilde pahalıya satma ya da çok ucuza satın alma halinde aldatılan taraf, dilerse alışverişi feshettirebilir.

Hıyar’ı nakid (Nakid Muhayyerliği): Tarafların muayyen bir vakte kadar semen ödenmediği takdirde aralarındaki akdin hükümsüz olması şartıyla yaptıkları bey’ akdinden ortaya çıkan muhayyerliktir.[4]

Hıyar-ı tağyir (değiştirme muhayyerliği): Alış-veriş akdini yapan taraflardan birinin; diğeri tarafından aldatılarak gabn-i fahiş (= hile ve fazla fiyat) ile satmasından veya satın almasından dolayı, bu satış işlemini feshetmek hususunda muhayyer olması demektir.

Hıyar-ı tefrik (ayırma muhayyerliği): Zevcenin (= karının) ayrılmak hususunda muhayyer olması, yani: Bazı sebeplerden dolayı, kocası ile arasında bulunan nikahı ortadan kaldırıp kaldırmamakta muhtar (= muhayyer ve serbest) bulunması demektir.

Hıyar-ı büluğ(Büluğ Muhayyerliği); Baliğ olarak, velayet altından kurtulan bir şahsın, hakkındaki nikahı kabul veya feshettirebilmek selahiyeti, muhayyerliği demektir. Buna, hıyar-ı idrak de denir.[5]

Hıyar-ı Meclis (Meclis Muhayyerliği): Alıcı ile satıcının akid yaptıktan sonra bir arada kaldıkları müddetçe yaptıkları alış verişi bozmak hususunda serbesttirler. Bu Şafii mezhebine göredir. Hanefi mezhebine göre Hiyar El-Meclis yoktur. Ancak akidde şart koşulursa, yani akid yapılırken: “Bu mecliste kaldığımız sürece, akdi bozmağa yetkimiz vardır” şeklinde bir şart koşulursa Hiyar El-Meclis vardır. [6]

[1] http://www.dilforum.com/forum/archive/index.php/t-25850.html

[2] http://www.islamansiklopedisi.info/

[3] http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=310025&idno2=c310020

[4] İslam Hukukunda Akidler, Orhan Çeker, s.83-93, A.H.İ. Vayıncılık, 2006

[5] http://fatihltfaydin.tr.gg/-Fikih-Terimleri-H-_-i.htm

[6] http://fikih.ihya.org/islam-fikhi/hiyar-muhayyer-olmak.html

 

Share
1069 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Muhtarların Görev, Yetki ve Sorumluluklarını Biliyor muyuz?

    22 Ekim 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Perşembe günü Türkiye’de Muhtarlar Günü kutlandı. Kutlamalar dolayısıyla Artvin Valisi Ömer Doğanay, muhtarlara bir de yemek verdi. Yemeğe bende katıldım. Muhtar değilim ama basın mensubu olarak bu yemekte yer aldım. Valimiz ile aslında sık sık özel sohbetlerde bir araya gelmemize rağmen bir türlü haberlere katılamıyordum, bu sefer katılalım dedik. İyi de yapmışız. Gerçekten sıra dışı bir Valimiz var. Valimiz tam bir devlet adamı. Devlet ciddiyetini her yerde korumanın yanı sıra devletin şevkatlı elini de gösteren bir kişilik. Ken...
  • Marksizmin Ekolleri (Mezhepleri)

    21 Ekim 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet: *Marksizm, bilimsel sosyalizm ve komünizmin kurucusu Karl Marx'ın ve Friedrich Engels'in çalışmalarından çıkarılan insanlığın özgürleşmesiyle ilgili bir düşünce sistemi ve ideoloji. *Leninizm işçi sınıfını odak noktası olarak kabul eder. *Maoizm’de Çinde işçi sınıfı olmadığı için köylüler işçi sınıfı yerine konmuştur. *Cheizm’de İşçi ve köylü sınıfı birlikte hareket eder. *Marksizm’in bu ideolojileri İslamdaki mezheplere benziyor. İslam bir tane olduğuna göre mezhepler niye var diyenler, Marksizmdeki bu farklı ideolojileri ...
  • İki Röportajla İSME Dosyasını Kapatıyorum

    19 Ekim 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bildiğiniz üzere Bodrum’da düzenlenen Madencilik ve Çevre Sempozyumu’nda düzenlenen Madencilik ve Çevre Sempozyumu (İSME 2017) de gerçekleştirdiğimiz röportajlardan bir bölümünü yayımlamıştım. Şimdi son iki röportajla İSME 2017 dosyasını kapatıyorum. Bu röportajlardan biri alanında ülkemizin aranılan akademisyenlerin Prof. Dr. Hürriyet Akdaş hocanın açıklamalarını içeriyor. Bir diğeri ise ise iş dünyasından iki röportajı içeriyor. Yine her zaman olduğu gibi yorumsuz bir biçimde sizlere aktarıyorum. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim G...
  • Öküz Mehmet Paşa

    19 Ekim 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      “Bir Nalbant Çocuğu Başbakan Oluyor” 17. asır kıymetli devlet adamlarından Öküz Mehmet Paşa, Sultan I. Ahmet Han'ın vezirlerinden ve damatlarındandır. “Vezir” ve “Damat" Mehmet Paşa olarak da bilinir. Sultan I. Ahmet ve II. Osman dönemlerinde, ilkinde iki yıl, ikincisinde on bir ay olmak üzere iki defa “Sadrazamlık” makamına getirilmiştir. Hakkında “edip ve vakur, vezir-i sahib-i şu’ur” denmiştir. 1621 senesinde vefat etmiştir. Asıl lakabı “Oğuz” olmasına rağmen eski yazıdaki kef ve kaf harflerinin karıştırılmasından dolayı muha...