logo

Herkes Onu Konuştu, Şimdi O Konuştu

Eski Orman  Bakanı Hasan Ekinci’den Artvin gündemini sarsacak açıklamalar.

hasanekinci (2)

Ekinci;  “AK Parti Benim Yaptığım Eserleri sahipleniyor!”

Eski Orman Bakanı Hasan Ekinci,  Gazeteci Tolga Gül’e açıklamalarda bulundu. Ekinci, MHP Artvin Milletvekili Adayı Muhammed Altunal’ın konuk olduğu Çay TV programı ve seçimlerde bir adaya destek verip vermediğine ilişkin kamuoyundaki tartışılan konulara cevap verdi. Kendi döneminde yapılan hizmetlerden bahseden Ekinci, AK Parti’nin, kendi döneminde Artvin’de yaptığı yatırımlara ve barajlara sahip çıktığını, bunun üzerine Artvin yeni yatırım yapmadığını ifade etti. MHP adayı Muhammet Altunal’a destek verdiği yönünde kamuoyundaki tartışmalara da açıklık getiren Ekinci, “ Ben 40 yıldır siyasi çizgimi bozmadım. Ben toplumun tüm siyasi görüşlerinden oy almış bir isimim. Çeyrek asıl vekil seçilmiş bir kişiyim. Benim partiler üzeri bir pozisyonum var. Herhangi bir adaya destek olmam sözkonusu değildir. Beni arayıp ‘Senin Yeğenine Sahip Çıkıyoruz’ diyenlere ‘Hayır ona oy vermeyin’ şeklinde bir şey söylemem mümkün değildir. Bunun yanısıra birini arayıp da Muhammet Altunal’a oy verin dememde sözkosunu olamaz. Ben tüm adaylara eşit mesafedeyim. AKP’nin memleketi iyi idare edemediğini görüyorum. AKP’ye oy vermeyin de hangi partiye oy vermek istiyorsanız o partiye oy verin, diyorum” şeklinde konuştu.

Eski Orman Bakanı Hasan Ekinci, Tolga Gül ile yaptığı röportajda önemli konulara açıklık getirdi. Kendisinin partiler üstü bir konumu olduğunu ifade eden Ekinci, röportajı;

Sayın Bakanım tüm Artvin sizi konuşuyor. Bir kesim sizin son katıldığınız Çay TV’deki programa ilişkin olarak programa katılarak MHP’nin adayı Muhammet Altunal’ı desteklediğinizi, bir kesim ise programa katıldığınızı ancak Altunal’a destek vermediğinizi konuşuyor. Sayın Bakanım biz bununla ve sizin siyasete bakışınızla ilgili röportaj gerçekleştirmek istiyoruz. Kabul ettiğiniz için teşekkürler. Hasan Ekinci’nin 7 Haziran seçimlerine ilişkin Artvin siyasetine bakışı nedir? Herhangi bir adaya destek veriyor musunuz?

Hasan Ekinci, çeyrek asır Artvin’de sadece Doğru Yol Partililerin yada Adalet Partililerin oyunu almamış. Orada CHP’lilerin, MHP’lilerin ve diğer siyasi görüşe mensup insanların oyunu almış birisi. Benim partiler üstü bir konumum var. Çıkıp da şu adayı destekliyorum yada bu adayı destekliyorum şekline bir ifadem olabilir mi? Muhammet Altunal için Şavşat’tan ve diğer ilçelerden arayanlar oluyor. Bana ‘Ne yapacağız?’ şeklinde soruyorlar. Ben şöyle diyorum: Benim yerim belli. Ben Demokrat Partiliyim. Bakın adaylara, inceleyin, kim iyi hizmet edeceğine inanıyorsanız ona oy verin. Ama benim partim Demokrat Partidir. Ben çizgimi bozmadım ve bozmayacağım. Bizim partimiz nadasta gibi. Lider değiştiremedik, toplumun önüne güçlü bir liderle falan çıkamadık, bu nedenle nadastayız. Yokuz biz. Ne mi yapacaksınız? AKP’ye oy vermeyin de kime oy verirseniz verin diyorum. Doğrusunu söyleyeyim, böyle konuşuyorum. Bana diyorlar ki, yeğeniniz var, içlerinde en iyisi doğrusu bu diyorlar. Bizde ona oy vereceğiz diyorlar. Bütün ilçelerden arayanlardan bana bunu söyleyenler var. Ben şimdi onlara ‘Hayır vermeyin mi’ diyeceğim. Bunu demem. Ben şimdi partiler üstü bir konumum var. Geçmişte bana oy vermiş olan CHP’lilere ne diyebilirim. CHP’ye oy vermeyin mi diyeyim. Bana her dönem 9 Bin CHP’li rey verirdi. Ben şimdi onlara ne diyebilirim. CHP’ye oy vermeyin de şuna verin mi diyeyim. Bunu yapabilir miyim. Veya diğer partiler için ne diyebilirim. MHP’lilerin çoğu bana oy verirlerdi. Şimdi ben nasıl diyeyim ki kalkın şu partiye veya bu adaya oy verin? hasanekinci (1)Bana kırılmazlar mı? Ben olsam onların yerinde kırılırım. Bana yakışan nedir, biliyor musunuz? Benim çizgim belli ve ben 40 yıldır çizgimi bozmadım. Ben çizgimi bozsaydım başka partilerden gider aday olurdum. Bana MHP’den de başka partilerden de bugünde, dün de teklifler yapıldı. Tayyip Bey’de aynı şeyleri söyledi. Bakan iken de Turgut Özal’da teklif etti. Dediler ki; “Size Artvin’de büyük bir sevgi var. Efendim sizi aday yapmak istiyoruz.” Benim böyle bir şeye tenezzül etmem mümkün müdür? Ben yapılan tekliflere rağmen çizgimi hiç kırmadım. Böyle bir çizgisi ve tutumu olan bir kişi olarak Artvin’de halk bu derece bu yüzden seviyor. Ben kendimi bir yere veya bir partiye kendimi satmadım. Şimdi böylesine bir durumda bana yakışır mı bir adaya destek vermek. Bunu ben diyebilir miyim? Yarın bunlar senin önüne çıkar. Benim partiler üstü bir konumum var. Herkes benden o TV programına çıkıp ‘Efendim şu adaya destek olun, bu adaya destek olun” diyebilir miyim. Yakışır mıydı? Bunu Muhammet kabul eder miydi? O bile kabul etmezdi. Edemezdi. Neden? Abi sizin ağırlığınıza zarar verir, der. Ha şunu görüyorum. Artvin’de Muhammet şuanda birinci parti konumunda. MHP demiyorum. Muhammet diyorum.

Neden?

Neden mi? Şimdi beni Şavşat’tan, Hopa’dan, Arhavi’den, Yusufeli’nden arıyorlar. Efendim diyorlar ki, “Muhammet birinci çıkacak galiba. Biz ne yapalım?”. Ona oy vereceklerde benden onay bekliyorlar. Bazıları da arıyor, “Yeğenin peşindeyiz bak!”. Aynen bunu söylüyorlar. Geçen dönemde İsrafil Kışla, teyzemin oğlu olduğunu söylemişti. Ben o dönem bir şey demedim, yok diye. Ama şunu söyleyeyim, Muhammet’in vefat etmiş olan Annesi’nin benimle akrabalığı var ve Muhammet benim akrabamdır. Akdağlar köyü var, benim annemin yakın akrabasıdır Muhammet’in rahmetli annesi. Muhammet’in tutar tarafı var, ama İsrafil, teyzemin oğludur dedi, hiç alakası yok ama yalanlamadım. Şimdi Artvin’de benim konumum hiçbir partide yok. Çeyrek asır milletvekili seçilmişim ve her kesimden oy almışım. İki milletvekili çıkaran yerde çeyrek asır milletvekili seçilen var mı? 2002’de Doğru Yol Partisi barajın altında kaldığında Artvin’de birinci parti kim? Artvin Merkez’de yüzde 25 küsür ile biz. Şavşat’ta yüzde 35 DYP,  yüzde 27 CHP, yüzde 18 AKP’ydi. Benim orda pozisyonum bu.

Partiler üstü bir pozisyon, o yüzdendi.

hasanekinci (3)Tabi canım, tabi, tabi, tabiiiii. Şimdi ben sana söyleyeyim, orada kendisine İsrafil’e, kızdım ona. Ben ona dedim ki; bak  şu belediyeleri ben açtım, sen bunları kapatmaya göz yummayacaktın. De ki, burası hudut bir yerdir, turizme gayret ediyor ki yarın turizmde gelişmiş il olalım. Efendim göç veriyor, hele Yusufeli barajın altında kalacak. Sen orada beldeleri kapattırıyorsun. Bunlar yanlıştır. İki, ben bu İsrafil’e ne dedim biliyor musun? İsrafil, bak canım Artvin’in tek büyük noksanı bir o kaldı benim için, havaalanıdır. Artvin’e hava alanı yapılması için ben ulaştırma bakanlığında, oradan devlet planlamada, yüksek planlamadan, bakanlar kurulu kararı olarak devletin bütçesine soktum. Ne için soktum? Efendim Gürcistan bizim komşumuz, efendim değişir, pasaport işi var kolay değil. Rize ne alaka yav. Şavşat nerede, Ardanuç nerede, Artvin nerede?  O Rize’nin havaalanıdır. Devletin her ilde hava alanı projesi var, devletin kararı bu. Efendim Hakkari’nin Yüksekovası’nda hava alanı olacak, benim Artvin’de olmayacak. Ben bunu devlet planlamada, yüksek planlamadan çıkarttım ve valiye de havaalanı ihalesi çıkması için ödeneğini de Kütahya’dan aktarttım. Valilikte de var proje olarak. Artvin Ciritdüzü Stol Havalimanı Devlet planlamasına, yatırım planlamasına, yıllık planlamasına giren bir işti. Dönemin valisine Havaalanı ihalesi yapılması için emri verdirdim ve projelerini biran önce gereken çalışmaları yapın. Bak canım kardeşim bu Artvin için hayatidir. Artvin’in geleceği barajlardan sonra havaalanıdır. Eğer barajlar yapılmasaydı dereden geçiyordu, yol düzgündü, tırlar da geçiyordu, turist de gelirdi. Ama şimdi yamaç yolu oldu. Bu yamaç yolunda herkes bakıyor havaalanı var mı? Biz gidemeyiz, dönüyor gidiyor. Ben bunu söyledim İsrafil’e. Eğer sen bunu realize edemezsen bana söyle dedim, Tayyip beyin bana borcu var, dedim,  Ben ona 20 bin dönüm arazi verdim, İstanbul’un suyunu ben hallettim, Tayyip bey yapmadı onu. Onun için bana borcu var, ben söylerim yaptırırım, dedim.

Tayyip Erdoğan’ın bana borcu vardır. İstanbul’un su meselesini ben çözdüm, o başkan iken.

Tayyip Beyin bana borcu var, ben ona 20 bin dönüm arazı verdim. İstanbul’un suyunu ben hallettim, ama o Artvin havalimanı konusunda hiç ilgilenmedi. Şimdide konuşuyor ki efendim Rize-Artvin havaalanı yapıyoruz. Ya ne alakası var! Rize zaten Trabzon’a yakın, hava alanına ihtiyacımı var? Ama olsun Rize’de de. O Rize havaalanıdır. Bizim Artvin’in hava alanı olursa Artvin gelişir, üniversitesinde gelişir. Fakülteleri artar öğrencide gelir. Artvin’e Hava alanı Şart. O kadar Basit.

Ben bunu da gerçekleştirmişim vilayete de emir verilmiş. Ödeneği de verilmiş takip et bunları dedim İsrafil’e. Sen bunlarla ilgilenme, gel benim yaptırdığım yatırımlara sahip çık. Ondan sonrada benim yaptırdığım barajlara sen çık sahip çık. Var mı öyle bir şey. Ben 20 yıl önce Artvin’de yolsuz susuz, elektriksiz köy bırakmadım. Boş laflar ediyorlar. Ardanuç’ta açık ceza eviymiş biz Ardanuç’la övünüyoruz ki Ardanuç’un Şavşat’ın ceza evleri boş övünüyor sen oraya açık ceza evi yaptırıyorsun. Bunu nasıl kabul edeyim. İdamla yargılanmış mahkûm gelecek ondan sonra esnaf para kazanacak. Hadi canım gülerler adama. Bunu Diyarbakır’da yapmak istediler kıyamet koptu. İsrafil’in yanlışları bunlar, bir şey yaptıkları yok. Baktım fasa fiso yok hiç bişe yok.

Yusufeli sular altında kalmasın diye Deriner Barajı’nı öne çektirdim

Artvin’de benim üç hedefim vardı, birincisi barajlar şehri,  Ben Derineri neden öne aldırdım. Yusufeli su altında kalmasın diye. Sayın Demirel, dedi ki “Hasan önce İspir sonra Yusufeli olacak. Sonra Deriner olur. Yusufeli kalkacak” dedim ki ben o vebala girmem. Derineri yapalım dedim ısrar edince açtı DSİ Genel Müdürüne telefon; “ Ya Hasan’ı ikna edemiyorum, bir defada tersini yapalım” dedi. Türkiye’de tersine yapılan Borçka, Artvin ve Maradit barajlarıdır, en son onlar yapılır idi. Niçin yaptım Yusufeli sular altında kalmasın diye. O meydanda verdiğim sözü yerine getiriyim diye ısrar ettim. Bakın bizim belde yaptığımız yerleri kapattılar. Sahip çıkamadı. O konuda direnmesi lazımdı ve kapattırmamalıydı. Bu belediyeler kapanmış ya kanunla diyor. Ben ne yaptım biliyor musunuz, Murgul Bakır Fabrikası bizim Süleyman Hatinoğlu önerge vermiş, Diyor ki önergede, “Murgul, fabrikası kapanacak kapanmayacak mı, işçi alınacak mı alınmayacak mı”. Ben nerden bileyim Süleyman Hatinoğlu oranın yönetim kurulu üyesiymiş. Meğer karar alınmış ki Murgul bakır fabrikası kapanacak, işçide alınmayacak. Bir gün meclise hasanekinci (4)gittim baktım ki Enerji Bakanı konuştu bu önergeye karşı.  Artvin Bakır Fabrikası kapanacaktır, kapanan yerde de işçi alınması söz konusu değildir. Ben bunu duyunca şaşırdım kaldım. Doğu Enerji Bakanlığı’na gittim. Enerji Bakanına dedim ki, “ Sen bir şey söyledin, Murgul bakır fabrikası kapanacak, dedin. Bana sordun mu dedim bunları söylerken, şimdi şuradan arayacaksın, Karadeniz Bakırlar Genel Müdürünü Murgul Bakır Fabrikası Kapatılmayacak, 250’de işçi alınacaktır. Bunu söylemeden gitmem buradan dedim. Adam öyle kıvrandı, mıvrandı,  neredeyse yakasına sarılıyordum. Açtı telefonu, Murgul bakır fabrikası kapanmayacak, 250 işçinin alınmasıyla ilgili ilan ver. İşte otorite siyaset bu yoksa onun bunun güdümüyle milletvekili yapılmaz. Benden sonra neden milletvekili tutmuyor, çünkü genel işte ferdi işte gücümü Artvin için kullandım. Şimdikiler kullanmıyorlar.

Artvin’e iş, aş ve ekmek kapıları açtık, şimdi ne yapıyorlar?

Bakanım ben bunları çözüp güzel bir haber yapıyorum izin veriyor musunuz?

Tabii ki yapabilirsin. Şunları da eklemek istiyorum. Beni arayanların hepsi de Muhammet Altunel’in benim yakınım olduğunu biliyorlar. Doğrudur benim yakınımdır, akıllıdır, iyi çocuktur, yapar. “Bizde zaten ona rey veriyoruz ama sizden de duymak istiyoruz” diyorlar.  Ben 12 – 13 bin Artvinliyi devlette işe koydum. Zamanın da benim işe koyduğum adamlar bakıyorum şimdi ya genel müdür ya genel müdür mavini ya müsteşar olmuş. O 12 bin kişi şimdi eder 40 bin insan olmuş. Hepsi el açmış dua ediyor. “Allah senden razı olsun”, diyorlar. “Biz senin sayende bu yerlere geldik çocuklarımızı okuttuk” diyorlar. Ben göreve gelir gelmez istihdamı artırayım diye 3 tane fabrika yaptım. Arhavi de Çimento fabrikasının temeli attım ve yaptım halada devam ediyor.  Ardanuç’ta, Şavşat’ta kesretse fabrikası açtık sonra özelleşti.  Ne için? Orada yaşayan vatandaşlarımıza iş kapısı olsun, çalışsınlar ekmeklerini memleketlerinde kazansınlar diye.  Bir kalemde çay fabrikalarımıza 3 bin kişi aldık. Artvin’de göçü durdurmamız için elimizden geleni yaptık. Bundan dolayı Artvin’de Hasan Ekinci marka haline gelmişse Hasan Ekinci’de Artvin’i marka haline getirmiştir. Her hafta toplantılarda veya gezdiğim illerde Orman Bakanı Artvin Milletvekili Hasan Ekinci diye basında her yerde yer alırdı. Buda Artvin’le Hasan Ekinci özdeşleşmişti.  Görev süresince Artvin’i iyi temsil ettik, iyi hizmet ettik. Genel ve ferdi hizmet ettik. Artvin 62. Sırada geri kalmış ildi. Ben % 20’lere çektim bunu.  Artvin meydanın da dedim ki eğer hükümet olursak Artvin’i kalkınmada birinci derece il yapacağız.  Sonra Sayın Beyefendi Demirel’e dedim ki Artvin’de böyle böyle, Artvin’i kalkınmada birinci sırada iller arasına alalım. Dedi ki; “Hasan Hopa, Arhavi kalkınmış Karadeniz’de birinci derecede kalkınma da il yok, doğuda Erzurum’da bile yok nasıl yaparız”. “O zaman Hopa ile Arhavi’yi yapmayalım geriye kalan merkez ve ilçeleri yapalım” dedi. Bende “ Olmaz efendim, o zaman ayrımcılık olur derler ki Hasan Ekinci Hopa ile Arhavi’yi kalkınmada birinci derecede il kapsamına almadı siyaseten de o bölgenin gelişmesi açısından da yanlış olur” dedim. Öyle yaptık. Artvin’i birinci derecede kalkınma da il yaptığın zaman ne oluyor biliyor musunuz? Yatırımlarda ona göre para alıyor ona göre hizmet geliyor. Yakın zamanda bir kitap yazacağım bütün siyasi sırlarımı onda yazacağım geleceğe başka türlü ışık tutamayız.

Efendim çok teşekkür ediyoruz. İyi günler diliyoruz.

Ben teşekkür ediyorum. Başarılar diliyorum” şeklinde gerçekleştirildi.

Share
4713 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?
#

Herkes Onu Konuştu, Şimdi O Konuştu” için 2 Yorum

  1. Özden guven : diyor ki:

    Yaş yetmiş iş bitmiş diye bir tabir var.bu arada partiler üstü olduğunu idda ederken Ak partiye oy vermeyin derken neyin üstü oluyor? Yada neyin altı?

  2. Ömer dursun : diyor ki:

    Hasan babanın ölüsü senin dirine kat kat bedeldir özden güven