logo

Hayra vesile oldu! 


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Türkiye’de büyük sermaye, endüstri ülkeleri hesabına, bu pazarı kontrol altında tutmak ve burasının üretim ekonomisine geçişini önlemekle vazifeli distribütörlerin etrafında dönmektedir. Yok eğer “hayır, böyle değil” deniyorsa, maruf “Büyük” sermaye sahiplerinin, uçak, silah ve motor üretimi gibi stratejik alanlarda neden olmadıklarının anlamlı bir cevabı olmalıdır. Dolayısıyla Nuri Killigil, Şakir Zümre, Nuri Demirağ gibi silah ve uçak üretimine girmiş yerel ve Makina Kimya Endüstrisi’nin Kırıkkale Silah Fabrikası müdürünün vukuatı millet nazarında büyük tepkiye sebep oldu!..
Bu devlet ne yapıyor, bu hainleri nasıl tespit edemiyor?.. Kime güveneceğiz?.. gibi sohbet konuları da evlerde ve kahvelerde gündemin en önemli konusu olmaya devam ediyor.

Bence, bu olay hayra vesile olacak!..

Cumhuriyet’in en büyük hatası, Osmanlı’ya son yüzyılında musallat olan hastalıklarını tevarüs etmesiydi. Osmanlı’nın son yüz yılındaki alt bürokrasisi çoğunlukla cahil, hırsız, zalim ve tembeldi. Üst bürokrasisi ise dış devletlerin ya istihbarat ya mason locaları başta olmak üzere çeşitli STK’larının kontrolündeydi.

Sadrazamı da, bakanı da, diplomatı da mason localarında tespit edilirdi. Bu yapı Cumhuriyet’te de devam etti. Özellikle 1950-2000 arasında devlet bürokrasisine mason locaları hâkimdiler.

2005’lerden itibaren bu yapı kırıldı; ancak bu sefer de başka yapılar (PDY) ortaya çıktı…

Devlet şimdi de bunlarla uğraşıyor!..

Başa çıkabilir mi?.. Çıkar, çıkar!.. Ama bu kesin çözüm değil!.. Sistem değişmedikçe, birini yok edersin, bir başkası çıkar!..

O halde ne yapmak lazım?

Başta Adalet, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma… Gibi kurumların personelini “belirli eğitim kurumlarında yetiştireceksin. Bu okullarda yetişenlerin iki önemli damarı olacak: Milli ve Dini!

Bu iki damardan biri eksik olursa, olmuyor: Milli damarı olmayan dindarları da gördük, dini damarı olmayan millileri (!) de gördük!

Bakın ABD’ye, bakın İngiltere’ye, bakın İsrail’e, bakın Almanya’ya, bakın Rusya’ya… Önemli kurumlarında çalışanların mutlaka bu iki damarının çok güçlü olduğunu göreceksiniz!..

Hastanede, postanede, belediyede, markette, lokanta da… normal vatandaşlar çalışıp, evlerine ekmek götürürler!..

Milletvekili-seçmen bazında bir devletin üst bürokrasisi tesis edilirse, yüzlerce müdürden ancak birini yakalayabilir ve vay hain vay!.. hayıflanmalarıyla işi geçiştirir, sonra da unutursunuz!..

Başkanlık sisteminin diğer iyi bir tarafı da, bu milletvekili-seçmen bandını işlevsiz hale getirme özelliğidir.

Devletin çağa uyumlu, güçlü ve kuvvetli bir hale gelmesini istiyorsak; yasa ve yönetmeliklerinden işe başlamalı, zihniyet değişimi de eğitim yoluyla bir an önce hayata hâkim hale getirilmelidir.

GÜNEŞ- MEHMET ÇELİK

Etiketler:
Share
535 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...