logo

Hayırlı Günler ve Hayırlı Akşamlar…


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH…

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’a hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Yoğunluğu falan, filan bahane etmeyeceğim. Hiç de yoğun değildim. Sadece durumu analiz edebilmek için ve isabetli yorumlar yapabilmek için yazımı son zamana kadar beklettim. Şimdi Analiz zamanı…

Televizyon kanallarında, yazılı basında ve sosyal medya ve de internet sitelerinde son haftaya kadar bir ankettir sormayın gitsin! Evet, mi çıkacak, hayır mı? Aslında sorunun cevabını Sayın Kılıçdaroğlu biliyor ama kendine dahi ikrar edemiyor. Beyler, bayanlar 16 Nisandan sonra Evet’li günler bizi bekliyor. Hadi hayırlısı… Hem de öyle, böyle değil haa! %52 ile %56 bandında çıkacak! Peki, neden evet çıkar?

Öncelikle “hayır” cephesinin inandırıcı bir çalışma yapmamasından kaynaklanıyor. İlk aylarda kararsız seçmeni bırakın, hayır tercihinde bulunmak isteyen yurttaşların sayısı fazlaydı ama Ak parti’nin ve Mhp’nin çalışması ve dahi Cumhurbaşkanımızın performansı sonucunda artık “Evet” çıkacağından neredeyse herkes emin, “hayır” cephesinin elindeki argümanlar 1920 li yıllarda kaldı bir adım ileri gidemedi. Bazı durumlar ve fikirler vardır, herkes tarafından bilinir ama kimse ikrar etmez. İşte chp’nin ayağına takılı olan bu fikirleri ve durumlarıdır. Artık tarih kitaplarında bir devrin kapanacağı yazacak, hadi hayırlısı….

Hadi hayırlısı, 16 Nisandan sonra en çok da üzüleceğim konu; sol kesimin ağzına çok yakışmış olan ve bir nebze olsun bende umudu uyandıran “hayırlı günler ve hayırlı akşamlar” lafını artık duymayacağımdır. Ancak bende fırsat buldukça o arkadaşlarıma “hayırlı günler ve hayırlı akşamlar” diyeceğim. Onlara unutturmamak için…

Eee Sıddık “hayır” neden oy kaybına uğradı. Vallahi sayın Kılıçdaroğlu hiçbir çalışma yapmasaydı hatta hayırcı zümre sokaklara dahi inmeseydi, bu referandumun sonucu “hayır” olurdu ancak yapılan çalışmalarda geleceğe dair hiçbir vaat olmadığından savaş kaybedildi. Hadi alın elinize bir  “hayır” broşürünü içinde geleceğe dair en ufak bir çalışma ya da fikir var mı? kardeşim yok; Diktatörlük gelecek… yok saltanat gelecek… yok kahve kapatacak… yok okul kapanacak… eee kim inanır? Ya da bu milletin zeka seviyesini hala anlayamadınız sanırım. Yoksa siz aziz nesin’e mi inandınız? Yazık…

Gelelim Artvin de ki tahminime merkez ilçe sınırlarında hayır çıkacak. Bundan neredeyse eminim. Ak parti il ve ilçe teşkilatı son derece yoğun çalışmasıyla ve özellikle Milletvekili Sayın Kışla’nın bütün köy ve mahalleleri dolaşması sayesinde bu fark kapandı kapanacak, ancak bazı kurumların tutumu ve özellikle sol seçmenin il merkezinde yoğunluğu nedeniyle hayır oyunun önde olması normaldir. Lakin il genelinde evet ile hayır dengede olacaktır. Hatta %50 ile tam ortadan bile bölüne bilir. Son üç gün çok iki gün çok önemli…

Aslında konuşulacak çok şey var ama biz yine zamanını bekleyelim. Bu ülke de zaten meyve veren ağaç taşlanır ona alıştık da ancak bazı kesimler meyve vermeyen ağacı hala suluyor, onu anlayamadık. Oysa meyvesiz ağacı kereste için yetiştirirler, bizdeki bazı kesim ki; hala durumun dahi farkında değiller, o kuru ağacın meyve vereceğini sanıyorlar, işte Artvin’de merkezde hayır çıkmasının nedenlerinden biri de bu olacaktır. Bir de bazı kesim var ki aman ALLAH’ım tam bir fiyasko, tam bir vahamet onlara zaten ben yazana kadar şimdiden millet tepki vermeye başladı, yakında siz de duyarsınız. Özellikle ak parti teşkilatına sesleniyorum. Bunlar yamyam insanlar, partili gibi görünüp partiye zarar verenler, Artık bu gerçeği görelim. Gelin merkez sağ hastalığı olan Adam harcama politikasını bir kenara bırakalım. Yoksa sonuç 7 Haziran gibi olacaktır, demedi demeyin…

hadi hayırlısıyla….

Share
468 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...