logo

reklam

Haydi El Ele Yeni Bir Seçime


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Koalisyon görüşmelerinden bekledik bir sonuç diye ancak nafile bir çaba olduğunu bile bile. Hepimiz emindik ki bu görüşmelerden bir sonuç çıkmayacak idi. Nihayetinde de AK Parti-CHP görüşmelerinden olumlu bir sonuç çıkmadı. Kaldı elde AK Parti-MHP görüşmeleri. Şundan da eminiz ki bu görüşmelerden de olumlu bir sonuç çıkmayacak. Belki Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevi usulen Davutoğlu’ndan alacak ve başka liderlere verecek. Kuvvetle ihtimal CHP liderine görevi verebilir. Ama oradan da bir sonuç çıkmayacağını düşünüyorum.

AK Parti koalisyon görüşmelerini mümkün mertebe uzatmaya çalışıyordu. Açıkçası topu orta sahada çevirerek sürenin dolmasını istiyordu. Seçim gecesinden beri bu görüşü benimseyen AK Parti burada şuana kadar istediğini almış durumda. Diğer partilerin durumuna ise birazdan bakacağız.

Ben koalisyon görüşmelerinden ümitli olsam da sonuç çıkmayacağını gayet iyi biliyordum. Zira AK Parti’nin kaybedecek hiçbir şeyi olmadığı için riske girerek oylarını arttırma yoluna gideceği aşikardı. 7 Haziran seçimi gecesinde MHP lideri Bahçeli çok büyük bir yanlışa imza atmıştı. Açıkça hükümet kurma görüşmelerine dahil olmayacağını ve yeni bir erken seçim istediğini deklere etti. Bu siyasi açıdan seçmene yapılmış en büyük yanlış idi. Seçmen anlaşın ve hükümet kurun mesajı vermişti. Bu mesaj MHP lideri tarafından alınmadı ve MHP Lideri her türlü sistemi tıkadı. AK Parti’yi eleştirdi ancak AK Parti’nin elindeki kozu almak yerine AK Parti’ye yeni bir koz verdi. Şimdi bir soru soruyorum. AK Parti erken seçimde en fazla kaç milletvekili kaybedebilir ki. Sizin düşüncenizi bilemiyorum fakat benim bu soruya yanıtım kaybetse kaybetse 20 vekil kaybeder, cevabı olur. Ama 20 vekil kazanması durumunda ise tek başına iktidar sürecine devam eder. Süreçte hep birlikte göreceğiz. Seçmenin tavrını ve yeni mesajını da erken seçimde göreceğiz. Son on günde sürpriz bir gelişme yaşanmaz ise Kasım’da erken seçim var. Her şey sil baştan olacak.

MHP kurnazca hareket etmedi

Dedik ya MHP, AK Parti’nin kozunu elinden alabilirdi. Hatta CHP ve HDP’yi de inanılmaz bir şekilde köşeye sıkıştırabilirdi. AK Parti’nin başından beri planı yeniden erken seçime gitmekti. Kaybedeceği bir şey olmayan AK Parti, daha doğrusu Erdoğan, erken seçimin kurucusu olduğu partiye yarayabilme ihtimali üzerine oyunu kurdu. Garip olan bu oyunun diğer partiler tarafından görülememiş olması. CHP ve HDP kamuoyuna açıklama yaparak hiçbir ön şart sunmadan AK Parti ile hükümet kurabileceklerini ilk geceden açıklayabilirlerdi. MHP’de aynısını yaparak AK Parti’yi köşeye sıkıştırabilirdi. Bu durumda seçmen tarafından AK Parti, oyun bozan olarak görülecek ve seçmenin mesajını algılamayan parti konumuna gelecekti. Ama sürekli şartlar sunan, anlaşmak için maddeler açıklayan partiler bir nevi AK Parti’nin oyununun güçlenmesini sağladılar. O zaman şu konumda AK Parti’yi bu partiler seçim meydanlarında “Erdoğan istemedi bizde bu yüzden kuramadık” eleştirisini nasıl yapacaklar? Hadi yaptılar seçmeni buna nasıl inandıracaklar? Ön şart sunan ve de baştan anlaşmam diyenler bu durumda seçmene ne anlatacaklar? Bunu açıkçası merak ediyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki, AK Parti’nin burada suçu yok mu? Evet var ancak bu oyunda AK Parti’nin değirmenine su taşıyanları nasıl izah edebiliriz?

Bence öteden beri kilit parti MHP idi. MHP ya AK Partili koalisyona direk girecek yada dışarıdan destekleyecek idi. İpleri eline geçirerek bunu yapacak idi. Bu durumda AK Parti ‘Hayır kurmam’ deseydi de o zaman seçim meydanlarında bunun hesabını soracaktı. Şimdi MHP bu hesabı soramaz durumdadır. Gelelim MHP’nin yapabileceği diğer konuya. MHP kesinlikle CHP ile HDP’i köşeye sıkıştırmalıydı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, MHP’ye her türlü yetkiyi vermiş durumdaydı. Başbakanlığı dahi verdi. MHP lideri belki o koalisyona girmeyi kabul etmekle hata yapabilirdi ama koalisyona güven oyu vererek destek olarak her iki parti arasında seçimdeki yakınlaşmayı daha doğrusu seçim öncesindeki ittifakı gözler önüne serebilirdi. İplerde kendi elinde olurdu ve CHP’nin tabanını HDP ile ittifak yapması noktasında karşı karşıya getirebilirdi. Bu hükümetin de fazla uzun sürmeyeceği aşikar olduğuna göre MHP süreçten güçlenerek çıkardı. İlk etapta MHP tabanı belki tepki gösterse de MHP, seçmenin mesajına göre hareket ettiğini belirterek seçim meydanlarında ülkenin AK Parti’den kurtulması gerekli söyleminin arkasında durduğunu izah edebilirdi. MHP bence siyaseti okuyamadı ve erken seçimde elindeki kozlarını kaybetmiş oldu.

Şimdi 3 partiye ve bu partiyi destekleyenlere soruyorum, ülkeyi hükümetsiz bırakmanın ve yeniden seçime gitmenin faturasını kim ödeyecek? Bunu süreç tabi ki gösterecek ancak anketler gösteriyor ki, AK Parti’nin oylarında bir düşüş yok. Bütün bunlara karşı her ne kadar “Erdoğan hain planlarını ortaya koydu” deseniz dahi seçmen bunu algılamayabilir. Hatta seçmen, “Biz size hükümet kurma yetkisi verdik. Hatta hükümete gir yetkisi de verdik. Siz girmediniz” diyebilir. Böylesi bir ortamda erken seçimde benzer bir tablo bile çıksa süreçten AK Parti kazançlı çıkacaktır.

Ya ülke kazançlı çıkar mı? Bunu da göreceğiz.

Etiketler:
Share
434 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Berta (Ortaköy) için yapılması gereken birkaç şey

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Geçen hafta Cuma günü milletvekili aday adaylarımızdan Sayın Akay Tekin Bey ve Hilmi Yazıcı Bey ile birlikte önce Ardanuç Geçitli Köyü muhtarı Hakan Öztürk’ü, sonra da Berta’yı (Ortaköy) ziyaret ettik. Berta 750 haneli ve yaklaşık 3000 nüfusu olan bir yer. Berta Nerdeyse küçük bir ilçe. Berta’da bankamatik olup olmadığını sordum, yok dediler. Sadece bir posta telgraf acentesi olduğunu söylediler. Bence Berta’da bir banka şubesi ile birlikte bir bankamatik olmalı. Yakın zaman önce Artvin AK Parti merkez ilçe başkanı seçilen Be...
  • Ordinaryüs Profesör, dışarıda sıradan unvan iken ülkemizde hocalar hocası olarak görülmüş

    12 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Yurt dışında profesör unvanı alıp Türkiye’ye gelen akademisyenlerin adında görülmesiyle, taşıdığı "sıradan" anlamı (ordinary: sıradan), "aşmış" anlamına evrilmiştir. Aslında Avrupa’da vasıfsız profesörler için eskiden kullanılan, ayni "yardımcı doçent" örneğinde olduğu gibi bir ast unvanıdır. Ama karizmasının da etkisiyle, yurt dışında profesör unvanı alıp Türkiye’ye gelen akademisyenlerin adında görülmesiyle, taşıdığı "sıradan" anlamı (ordinary: siradan), "aşmış" anlamına evrilmiştir. Türkiye, "ordinaryüs" kelimesinin olumlu anlam...
  • Ben Cumhurbaşkanının Yerinde Olsam Ekonomi Kurmaylarını Hemen Görevden Alırım

    11 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Yazdığım yazılarda genellikle ekonomik rakamlar ve halkın ekonomisine ilişkin önemli uyarılarda bulunduğumu bilirsiniz. Hükümetin dikkat etmesi gereken en önemli işlerden birinin ekonomiyi çizgiden çıkarmamak olduğunu ifade etmiştim. Görünen o ki yakın gelecekte ülkemizi ciddi bir ekonomik kriz bekliyor ve hükümetin tüm dikkatini bu işe vermesi şart gibi görünüyor. Türkiye pek çok yönüyle kuşatma altında. Bir takım dış güçler içerideki odakları da kullanarak ülkemize sürekli oyunlar oynayarak ülkemizdeki yöneticileri kıskaca almaya çalışmakt...
  • Sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) kucak açmalıyız

    11 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiyse biz de Washington'u Kızılderililerin başkenti ilan ederiz. Biz de sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) ev sahipliği yapmalıyız. Belki bu düşündüklerimiz ABD için küçük bir tehdit olarak değerlendirilebilir. Sinek küçük ama mide bulandırıcı derler. ABD’nin midesi bulanınca ayağının altındaki halıyı daha rahat çekeriz ve onu tökezletebiliriz. Şimdi Barbar Avrupa ve Amerikalıların Kızılderili soykırımına biraz değinebiliriz. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı ...