logo

Hatun


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Kağanın karısının unvanı hatundur. [1]

Hatun, Hunlar’dan itibaren İslâm öncesi Türk devletlerinde hükümdar zevcesinin resmî unvanı olarak kullanılmıştır. Eski Türk devletlerinde hatunlar devlet işlerinde söz sahibiydiler ve protokolde yerleri vardı. Aralarında Mete’nin eşi gibi devlet siyasetine yön verenler bulunduğu kadar naibe olarak devleti idare edenler, hatta devlet başkanlığı yapanlar da vardı. Bunun örneklerini Göktürkler’de ve Uygurlar’da görmek mümkündür. Müstakbel hakanların anneleri olmaları sebebiyle ilk hatunun Türk aslından gelmesine dikkat edilirdi.[2]

Şölenlere, kurultaylara askerî ve idari yüksek görevliler, boy beyleri ve halkın ileri gelenlerinin yanında hükümdarların eşi olan hatunlar da katılmışlardır.

Herhangi bir buyruk yazıldığı zaman, buyruğun uygulanması için hatunun da imzası gerekiyordu, hatunun imzası eksikse o buyruğa boyun eğilmezdi.

Türkler devlet yönetiminde eşit ve âdil bir düzen benimsemişler, kurdukları devletlerde bu adaletli yaklaşımı korumuşlardır.

Devlet yönetiminde kadınlar da en az erkekler kadar söz sahibi olmuştur.

İlk Türk devletlerinde hatun (katun) unvanı verilen kağan eşleri;

-Kağanlar gibi töreye uygun olarak hatunluk tahtına otururlardı.

-Kurultaya katılarak kararlarda oy kullanır ve elçileri kabul ederlerdi.

Hakan, yabancı ülke elçilerini tek başına kabul etmezdi. Elçiler, hakanın sağda, hatunun solda oturduğu devlet kurulunda, huzura kabul edilirdi.[3]

-Kağan ölürse tahta geçecek tigin küçük ise hatun, devleti oğlu adına yönetebilirdi.

-Kağanlar gibi sarayı ve askerleri bulunan hatunlar, eşlerinin yanında savaşa katılırlardı.[4]

Eski Türk geleneklerinin kuvvetli tesirinde bulunan Karahanlılar’da hakandan sonra söz sahibi olan kişi hatundu.

Tuğrul Bey eşi Altuncan Hatun’un sözünü dinler, kararlarında onun fikrini de alırdı.

Harizmşahlar’da da “terken” denilen sultan hanımlarının nüfuz ve kudreti büyüktü.

Timurlular’da hatun yerine daha çok, sonradan Hindistan ve Pakistan’a da geçen “begüm” unvanı kullanılmıştır. Aynı şekilde “bîbî” de yüksek mevkideki kadınlara verilen bir unvandı.[5]

[1]http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/ad_halk_hukuku/ad_halk_hukuku.htm

[2] http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=160499

[3]http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/ad_halk_hukuku/ad_halk_hukuku.htm

[4] http://oktaycaliskan.tumblr.com/post/105865764770/ilk-t%C3%BCrk-devletlerinde-hatun-katun-unvan%C4%B1

[5] http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=160499

 

Share
392 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar

    18 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölge...
  • Artvin’de Otobüs Keyfi Yaşanıyor

    14 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Şehirleri şehir yapan unsurların başında hiç kuşku yok ki şehir içi taşımacılıkta otobüslerin kullanılmasıdır. 90’lı yılların sonuna kadar Artvin şehir içi taşımacılıkta alternatife sahip bir ildi. Hatta şehir içi dolmuş hatları yok iken bile Artvin’de şehir içi taşımacılık konusunda halkın taşınması işlemi otobüsler ile yapılırdı. 90’lı yılların başında şehir içi dolmuşların devreye girmesi ile birlikte şehir içi taşımacılıkta Artvin’de iki alternatif var idi. Biri belediye otobüsleri, diğeri ise şehir içi dolmuşlardı. Dr. Emin Özgün’ün başkan...
  • Artvin’deki Köpek Saldırısı Görüntülerin Ulusal Yansıması

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Pazar günü ulusal medyaya bildiğiniz üzere bir görüntü yansıdı. Maalesef hepimizin içini acıtan bu görüntüler ilimizin de kötü reklamı oldu. Konuyla ilgili olarak dün yazdığım yazımda değerlendirmelerde bulunmuştum ve konuyla ilgili olarak yapılanları anlatmıştım. Bugün ki yazımda bu görüntülerin ulusal yansıması, Artvin ile ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltilmesi ve yapılanlara ilişkin bilgiler aktaracağım. Bunları yapmadan önce de köpeklerin sahibi ile yaptığım görüşmeyi de sizlere aktarmak istiyorum. Nihayetinde bizler gazetec...
  • Yerel Medyaya Sahip Çıkıyor musunuz?

    07 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Evet, iğneyi kendimize batırdık birazda çuvaldızı Artvin halkına batıralım ve önemli bir konuyu bugün ki yazımızda ele alalım. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı tarafından yapılan bir açıklama ve tespitten bahsedeceğim bugün ki yazımda. Önemli tespitleri içeriyor. Hani, her birinizin başı sıkıştığında ya da tanıtılmak istediğinde veya şirketlerinin açılışlarını halka duyurmak için zaman zaman ihtiyaç duyduğu, en çok da Artvin’in sorunlarının gündeme getirilmesi noktasında dert yandığı o yerel medya var ya onun sorunlarında...