logo

Harp bir hiledir, ama kime karşı?


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Özet: İç düşmanlarla, dış düşmanlar gibi savaşılmaz. Dış düşmanlar esir edilebilir ve malları da ganimettir. Ama iç düşmanların dokunulmazlığı vardır, ne esir edilebilir ne de malları ganimet sayılabilir. İç düşmanlarla harp olmayacağına göre onlara karşı bir hileye başvurmak da söz konusu olamaz.

I.Hadis-İ Şerifin Muhtelif Manaları

Birinci manası: “Savaş hiledir” hadisinin manası şudur: ‘Savaşı yapan için en emniyetli maksadı da en mükemmel şekilde gerçekleştirecek olan savaş, karşı karşıya gelerek yapılan savaş değil, harp hile ve taktiklerini kullanarak yapılan savaştır. Çünkü karşı karşıya gelmek tehlikelidir. Halbuki hile ve taktik yoluyla yapılan savaşta tehlikesizce zafer elde etmek vardır.’[1]

İkinci manası: Amr’dan rivayet olunduğuna göre kendisi Cabir’i (R.A.) şöyle derken işitmiş; “Rasulullah (A.S.M.)“Harb hiledir” buyurdu.[2]

Hadis-i şerife şöyle mana vermek icabeder: “Savaş bir defa hile yapmaktan ibarettir” Bunu yapabilen, harbi zaferle sona erdirir. İkinci bir hileye ihtiyaç kalmaz. “Hud’a” şeklinde kullanıldığı zaman “hile” anlamında bir isim olur. Bu takdirde hadis “Harbin en önemli tarafı ve rüknü düşmana hile ve oyun yapmaktır” anlamına gelir.

Ancak ulema, verilen ahdi boz­manın vebalini ve ahde riayet etmenin lüzum ve önemini belirten hadisleri göz önüne alarak “ahd ve eman” bozmamak şartıyla harpte düşmana karşı hile yapmanın caiz olduğunu ittifakla kabul etmişlerdir.

Hanefi ulemasından İmam Muhammed bu mevzuda şunları söylüyor:

Burada mücahidin savaş anında kendisiyle savaştığı kimseyi aldatabileceğine ve bunun ihanet olmadığına delil vardır.

Bazı alimler, bu sözün zahirini alarak savaş durumunda yalana izin verildiğini söylemişler ve Rasulullah (A.S.M.)’in Ebu Hüreyre’den nakledilen: “Yalan ancak üç yerde caiz olur: tki kişinin arasını barıştırmada, savaşta ve bir kimsenin hanımının gönlünü almasında”Hadisini de buna delil olarak göstermişlerdir.

Lakin mezhebimiz odur ki, hadis-i şerifte kastedilen, mahza yalan değil, tevriye yapmak ve üstü kapalı söz söylemektir. Bunun benzeri, İbrahim (A.S.)’in üç yalan söylediğini belirten hadistir. Bundan maksat onun üç yerde üstü kapalı söz söylediğidir. Çünkü Peygamberler, mahza yalan söylemekten ma’sumdurlar.

Hz. Ömer “üstü kapalı söz söylemede (tevriye yapmada) yalandan kurtuluş vardır,” demiştir.

İmam Muhammed (Rahimehullah) kitabın metninde bu sözü şöyle açıklar:

Kişinin kendisiyle savaştığı kimseye, zahirin hilafına bir şey söyleme­sidir ki, hakikatte, ona açıkladığı şeyin hilafını gizlemesidir.

Hz. Ali’nin, Hendek günü kendisiyle mübareze yaptığı Amr b. Abdu Udde’ye yaptığı gibi Hz. Ali (R.A.) ona: “Hani, kimsenin sana yardım et­meyeceğine dair bana garanti vermiştin? Peki, sana şu yardım edecekler kimlerdir?” demişti. Amr, kendisine bu söylenenleri garipser gibi arkasına bakınca, Hz. Ali, birden iki ayağına vurup ikisini de kesmişti.

II.Hariçteki cihad başka, dahildeki cihad başkadır

Bazı kimselerin dahili ve harici cihadı karıştırdıklarını görüyoruz. Halbuki bu zamanda dahil ve hariçteki cihad-ı maneviye çok farklıdır.

“Hariçteki cihad başka, dahildeki cihad başkadır.” (Emirdağ Lahikası)

“Harici tecavüze karşı kuvvetle mukabele edilir.” (Emirdağ Lahikası)

Vatanımızın dışındaki düşmanlardan dinimize, vatanımıza, milletimize, mukaddesatımıza herhangi bir tecavüz olursa, ona bütün kuvvetimizle karşı çıkarız. Ölsek şehid, kalsak gazi oluruz.

Dahildeyse öyle değildir. Dahildeki hareket müsbet bir şekilde manevi tahribata karşı manevi ihlas sırrıyla hareket etmektir. Dahilde hareket menfice olmaz! [3]

“Harici tecavüze karşı kuvvetle mukabele edilir. Çünkü düşmanın malı, çoluk çocuğu ganimet hükmüne geçer. Dahilde ise öyle değildir. Dahildeki hareket, müsbet bir şekilde manevi tahribata karşı manevi, ihlas sırrıyla hareket etmektir.” (Emirdağ Lahikası)

III. İslam ülkesindeki dinsizlerin dokunulmazlığı vardır.

Bu hususu Bediüzzaman şöyle ifade etmektedir;

“Cihad, dini de olsa, kafirlerin çoluk çocuklarının vaziyetleri aynıdır. Ganimet olabilir; Müslümanlar, onları kendi malikiyetine dahil edebilir. Fakat İslâm dairesinde birisi dinsiz olsa, çoluk çocuğuna hiçbir cihetle temellük edilmez, hukukuna müdahale edilmez. Çünkü o masumlar, İslâmiyet rabıtasıyla dinsiz pederine değil, belki İslamiyetle ve cemaat-i İslâmiye ile bağlıdır. Fakat, kafirin çocukları, gerçi ehl-i necattırlar; fakat hukukta, hayatta pederlerine tâbi ve alakadar olmasından, cihad harbinde o masumlar memluk ve esir olabilirler.”[4]

[1] http://www.islamahlaki.com/default.asp?kat_no=1728

[2] http://www.ilimdunyasi.com/suneni-ebu-davud/harpte-hile-yapmak/?imode

[3] https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/manevi-cihad

[4] http://www.sorularlarisale.com/index.php?s=modules/kulliyat&risale=828

Share
241 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Teşkilatların değişmesi değil, milletin cebinin para görmesi gerekir

    18 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan partiye zarar verdiklerini düşündüğü kibirli ve çıkarcı kimseleri partiden uzaklaştırmak istiyor. Bu elbette erdemli ve ideal bir davranıştır. Fakat aslında maalesef toplumumuz hem kibir hem de çıkarcı insanları bir şekilde benimsemiş ve içselleştirmiştir. Bu söylediğimi destekleyen iki önemli atasözü var. El öpmekle dudak aşınmaz (Bu kibirli insanların varlığına bir tahammül anlamı içerir) Bal tutan parmağını yalar (Bu da bazı insanların yolsuzluk yapmasına t...
  • Cerattepe’yi Gezmeye Gelen Basın Mensupları Ön Yargı İle Geldiklerini Belli Ettiler

    17 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde ulusal medya temsilcileri Artvin Cerattepe Maden Projesi’ne ilişkin bilgi almak üzere Artvin’e gelmişlerdi. Konu bu olmasına karşın bence bilgi almak için ön yargılarını ispatlayacak belge, bilgi veya fotoğraf çekebilmek için ön yargılı bir biçimde Artvin’e geldiklerini yaptıkları haberlerden belli ettiler. Madencilik konusunda çok fazla bilgi sahibi olmayan ve kuru kuruna bir çevre hassasiyeti içerisinde bulunan basın mensuplarının genelde yaptığı şey budur. Ülkemizde madencilik yapılmasın, yerli kaynakl...
  • Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörüne Duyrulur…

    17 Ağustos 2017 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Son zamanlarda yazar olmaktan iyice sıkıldığımı fark ettim. Neden diye sorarsanız; Artvin gibi illerde doğruları dile getirdiğin zaman “Hain” ilan ediliyorsun. Maden konusunda doğruları yazdığında “Madenci” diye yaftalamıyorsun ya da bürokrasi hakkında yazdığında “Hükümeti” eleştiriyorsun diye algılanıyor. Geçen haftalarda beni rahatsız eden konuları ele aldım. Nasıl Ak parti içinde “Metal yorgunluğu”  dile geliyorsa a...
  • Hilfu’l-Fudûl (Erdemliler İttifakı)

    15 Ağustos 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet: Bazı Kureyş kabilelerinin, Mekke'de haksızlığa uğrayan insanlara yardım etmek amacıyla yaptıkları Hz. Peygamber'in de katıldığı antlaşma. Bu sivil insiyatifin olumlu girişimleri Mekkeliler arasında takdirle karşılandı, örgüt mensuplarına karşı güven ve saygı oluşturdu. Bu örgütün, Hz. Peygamber'in kişiliğinin oluşturmasında, çevresiyle ilişkilerinin geliştirmesinde, itibar oluşturmasında etkisi büyük olmuştur. Peygamberliği ilan ettikten sonraki dönemde dahi Hilfu’l-Fudûl 'dan övgüyle söz etmiş ve "Yine çağrılsam gider katılırım...