logo

Halil Kut mezarına rakı dökülmesini vasiyet etmiş


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Halil Kut Paşa 1916 yılında Kutul Amare zaferini kazanan Osmanlı paşasıdır. Nejdet Özgelen Halil Kut’un mezarının başına rakı dökülmesini vasiyet ettiğini söylüyor.

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/197548/halil-pasanin-mezarina-raki-dokulmesini-vasiyet-etmesi-tarihin-arka-odasi

Kutul Amare zaferinin gündeme getirilmesinden rahatsız olan bir kısım medya hemen bu vasiyeti gün yüzüne çıkararak zafere gölge düşürme çabasına girmişler.

Şimdi Erdoğan bu vasiyeti yerine getirecek mi diye merakla beklemeye başlamışlar.

Haram bir işin yapılması için vasiyette bulunulması ittifakla haramdır. Mesela, bir Müslümanın kilise yapılması, şarap fabrikası inşası gibi haram olan bir şeyi vasiyet etmesi haramdır. Bu tür vasiyetlere uyulmaz.[1]

Bu nedenle bu konuda merakla beklemeye gerek yok. Cumhurbaşkanımız bu vasiyeti elbette yerine getirmeyecektir.

Fakat Halil Kut Paşanın rakı içiyor olması onu dinden çıkarmaz, zaferine de gölge düşürmez.

Türkiye’de Laik toplum temsilcileri bayanlarla tokalaşmayan kaymakam, vali gibi bürokratlara asla tahammül edemezken Osmanlı gibi bir İslam toplumu rakı içen askerlerin paşa olmasına göz yummuş. Bu aslında İslam toplumunun laik topluma nazaran daha fazla hoşgörülü olduğunun bir delilidir.

Halil Kut Paşa’ya hakaret kastı taşımadığımı öncelikle ifade ettikten sonra şöyle bir mizahta bulunmak istiyorum.

Rakı içen sarhoş bir Osmanlı Paşası İngilizleri ağır bir yenilgiye uğratmış Kutul Amare’de 13 bin 300 İngiliz askeri ile 13 general 481 subay esir alınmış ve 40 bini aşkın İngiliz askeri öldürülmüştür.

Ya rakı içmeyen uyanık bir Osmanlı Paşası Kutul Amare’de olsaydı İngilizlerin hali nice olurdu?

“Bizim hanedanımıza her türlüsü gelmiştir; sarhoşu gelmiştir, zalimi gelmiştir, delisi gelmiştir, aptalı gelmiştir fakat dinsizi gelmemiştir.” Sultan Vahdettin Han

[1] http://www.ihya.org/kavram/kavramlar-ansiklopedisi/dt-7619.html

Share
1103 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...