logo

Hak İsteyenin Hakkı Verildi Baş Kaldıranın Başı Kesildi!


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki; herkes herşeyi çok iyi bilir. Dinini iyi bilmeyen fetva verir, Devrim’in ne demek olduğunu bilmeyen Devrimci olur. Dibine kadar “Kapitalizm’e kadar batanlar” sosyalist olur. Evet çok ilginç bazen ne diyeceğime kendim de şaşıyorum. Elbette beşer olduğumuzdan biz de şaşacağız illa ki yazdıklarımızın hepsi doğrudur demiyoruz. Zaten öyle bir şeyi de ima etmiyoruz, ancak yolumuzu ve davamızı sonuna kadar savunuyoruz. Davamız çok büyük asırlara sığmaz 1400 yıldır elden ele bu günlere geldi ve bizden de sonraki nesillere geçecek. Dünya var oldukta Bu dava her daim var olacak! Dönmek yok!

Afrin düştü, 58 günde Afrin tamamiyle Türk Devleti kontrolüne geçti. Belki de lokal bir bölge olduğundan hareketi küçümseyenler var. Ancak o aklı kıtlara söylemeden duramayacağım; Afrin bölgesi adete bir cehennem savaşına hazırlanmış vaziyetindeydi. Tüneller kazılmış 1 metre kalınlığında demir donatılı beton tahkimatlar yapılmış, her şey hazır vaziyette kuleler hazır savaş günü bekleniyordu. 5000 tır dolusu mühimmat Deaş için değil, ne için verilmiş olduğu ortaya çıktı. Bizim paramızla dahi alamayacağımız mühimmatlar ganimet olarak elimize geçti. Peki Türkiye neden bu kadar bekledi, bu tahkimatlar yapılırken neredeydi?

Öncelikle görünen tablo şu Erdoğan 2016 öncesinde ki orduya güvenip savaşa giremezdi. Çünkü “Fetö” elinde olan ordu rahatlıkla gerçek Türk askerine kurşun sıkabilirdi. Zaten yıllardır güneydoğuda başarısız olmamızın nedeni de buydu. Yıllardır dağ taş bombalandı durdu. Düşünsenize rahatlıkla kendi vatandaşını bombalayan, acımadan sivil halka kurşun sıkan bu örgüt doğu ve güneydoğu da neler yapmazdı ki! Yaptı Kürt kardeşlerimizin bize düşman olmasına onlar sebep oldu. Bir de eski hükümetlerin bir yanlışı da bu yaraya tuz oldu. Nerede sürgüne gerek olan doktor, öğretmen ve hain varsa gözden uzak diye hep oraya yollandı. Adamların istedikleri de buydu zaten çok rahat organize oldular ancak Teröristin Hesabı varsa ALLAH’ın da hesabı var. Ve LA Galibe İLLALLAH!

ALLAH’dan başka galip yok ve Afrin’de ALLAH’ın aslanları öyle bir galibiyet kazandı ki 7 cihanı dize getirdi. Amerikası, Arap Emirlikleri, İngilizi, Almanyası hepsi ihanet çukurunda “pyd” yani “pkk” ile boğulup gitti. İhanetten arınmış Türk ordusu 15 Temmuz kahpe darbe girişiminden hemen sonra Fırat Kalkanı operasyonuna başladı ve onun bitmesinden sonra Zeytin dalı 58 gibi kısa bir sürede bitirildi. Dünya şehir savaşları tarihinde derslere konu olacak kadar önemli bir başarı elde edildi. Bazen sosyal medyada kirli zihniyet ürünü olan tarafların yorumlarına bakıyorum. Topla, tüfekle, uçakla, tankla ancak bu kadar başarılı oldunuz. Diyenler var. Onlara cevaben siz ve sizin gibi sözde sosyalist ve kominist olan Emperyalist uşakları arkanızda Amerikası ve Avrupası olduğu halde, son derece gelişmiş silahlarınız olduğu halde Türk ordusunda dahi bulunmayan Milan Roketleri olduğu halde en önemlisi 5000 tır silah olduğu halde 20.000 terörist olduğu halde şimdi ne oldunuz. Çakalların Hükümranlığı Aslanlar gelene kadardır. Ne oldu diyeyim mi Türk ordusunun sadece 2 kolorordusu sizi darma dağın etti. Hani nerede o güvendiğiniz ağa babalarınız!

Daha Resital bitmedi girilmez dediğiniz her yere gireceğiz. mümbiç’e de ayn el arab’a da metina’ya da haftanin’e de o bazılarının kıblesi olan ve sırtını dayadıkları kandil’e de gireceğiz merak etmeyin. 80 milyon el ele bölgeye biz getireceğiz o özlediğiniz barışı.

İşin bir ilginç bir tarafı var. Her fırsatta barış, halkların kardeşliği diyenler ne hikmetese kan dökücü canavarlara dönüşüyor. Zaten sorun burda “Hakkın isteyenin hakkını verin, baş kaldıranın başını kesin.” Diyen bir neslin torunlarıyız. Siz hala yukarıda yazdığım cümlenin anlamını anlamamışsınız. Hakkınız varsa verelim hemde öyle böyle değil. sizin hakkınızı biz sonuna kadar savunalım ancak ihanet edip yüz yıldır emperyalist diye diye bir yerlerinizi yırttığınız paranın ve kanın, göz yaşının şeytanları ile birlik olmatın. Zaten davanız doğru olsa dünya’da ilk Devrim’i yapan en büyük Devrimci’nin yolunda olursunuz!

Ha bu arada Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarını örnek alan bazıları farkında olmadan onlara ihanet ediyor. Onlar hiçbir zaman Amerikan empetyalizmiyle bir olmadı. Onlar hiçbir zaman kapitalist uşakları ile bir olmadı. Ancak düne kadar ezilmiş halk diye sahip çıkılanlar bugün galiba Ak Parti hükümetlerinin verdiği hakları anlamamış olacak ki ihanet ile hak almayı karıştırdı. Kardeşlerim Cumhurbaşkanımız Erdoğan Haklarını isteyenlerin “Hakkını verdi.” Şimdi de “Başını kaldıranların başını kesiyor.” Biz de Türkiye Cumhuriyetinin bir neferi olarak. En önemlisi en büyük Devrimci’inin ümmeti olarak bu Dünya’ya barışın ve Devrim’in ne olduğunu göstereceğiz. Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Not: bazıları yazım hatalarımı eleştirmiş devamlı okurlarım bilirler ancak bilmeyenler için tekrar yazayım onlar da bilsinler. Ben belki de bu şehirde yazım kurallarını en iyi bilen yazarım. Daha dahi anlamında ki de, da yı ayıramayanlar laf etmesinler. Eğer ben büyük harfle yazılacak isimlere küçük harfle başlıyorsam büyük harf ile yazacak kadar zaman harcamaya değmediği içindir. Bu da biline

Share
463 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...