logo

Günün Sorusu; AK Parti Nasıldır…?


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Oldum olası siyaset konuşmayı severim. Hele, hele siyaseti yemiş yutmuş, alim adamlarla konuşmaktan inanılmaz haz duyarım. Bugün Artvin siyasetinde önemli başarılar elde etmiş, şahsı namına hiçbir menfaat elde etmemiş, sadece halk demiş, halkım demiş, Artvinin Güzel insanlarından bir ağabeyimizin misafiri olduk. Günce konulardan bahis ederken bana “AK Parti’yi nasıl buluyorsun ?”dedi. Zaman darlığından orada söyleyemediklerimi, yazdımda aktarmak istiyorum. AK  Parti nasıl…?

Öncelikle AK Parti 14 Ağustos 2001 de değilde;  yıllar yıllar öncesinde ta Adnan Menderes döneminde kurulmuştur. Ve bir doğu geleneği olan, İslam’ın ana fikirlerinden olan Biat kültürü iliklerine kadar işlemiştir. Bizde bazı kesim biat deyilince hemen; demokrasi der. Lakin demokrasinin ne olduğunu kendileri dahi bilmezler. 4000 yıllık doğu gelenekleri olan, yaklaşık 1000 yıldır İslam gelenekleri olan Türk toplumuna Avrupai kültür dayatılması en başından yanlıştır. Belki Osmanlı’nın tanzimat sonrası yanlış batılılaşması, ya da Cumhuriyet döneminde ki, dünyayı sarsan miliyetçilik akımlarının neticesinde kendi kültürümüzden uzaklaşıp, saçma sapan milli kültür arayışına girip, yıllardır kültür bunalımında bocalanmışşız. İşte AK Parti’nin Türkiye de başarılı olmasının sebebi budur. Yıllardır tepedekiler tarafından unutulmaya çalıştırılan, lakin halk tarafından Ata ve dede öğretisi olarak kalan biat kültürüne sıkı, sıkıya bağlı olmasıdır.

Başarının ana sebebi biattır. Peki başarının yan sebepleri nelerdir? Öncelikle enkaz olarak devir alınan bir ekonomi ve dinsel baskının oluşturduğu; tramva. 2001 krizi zamanında gençlik evrelerinin başındaydım. Ve Türkiye’nin kurtuluşunun Yurt dışına İhracaat da olduğunu o genç aklımla kavramıştım. Türkiye’nin Başbakanı olacak adam. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olacak adam. Öyle kısır koltuk siyasetcisi olmayacak. Türkiye’den yola çıktımı Amerika’dan Mısır’a uçabilecek. Pekin’e de gidecek, Oslo’ya da gidecek. Urumçi’de ki Soydaşlarımızın dertlerini de bilecek, Irak’da ki dindaşlarımızında dertlerini bilecek. Bazı kesimler kabul etmese de Sayın Cumhurbaşkanımız yıllar yılı bu işi çok iyi başardı. Neticesi olarak hem ekonomik başarı, hem de toplumsal başarı elde edildi. Türk toplumun nabızını iyi okuyup dindar nesillere ihtiyaç duyulduğunu fark edip; dindar nesiller elde etme çabası ise, toplum tarafından destek olmakla birlikte oy olarak geri döndü. Türk toplumu, ön Türklerden beri dinlerine sıkı sıkıya bağlıydı. Avrupa’nın karanlık çağla boğuştuğu dönemde; Türkler tek tanrıya iman ediyorlardı. Zaten Saltuk Buğra han bu nedenle Müslüman oldu. Alp idi, Alperen oldu. Yiğitti, cengaver oldu. Dinimizi unutturup, Ateist Avrupa standartlarını getirmeye çalışanlara en iyi cevabı AK Parti hükümeti verdi. Bu olayların neticesinde; AK Parti Halkın desteğini aldı ve eminim desteğini almaya da devam edecek…

Benim AK Parti hakkında ki düşüncelerim bunlarla sınırlı değildir ama  hepsinide yazacak zamanım ve imkanım olmadığından sınırlandırmışşızdır. Bana yandaş medya diyenler olacaktır. Hani pek de önemli değil, yandaş olmayıp da doğruları gizlenmektense, yandaş olup doğrulara hizmet etmek daha güzel, saygılarımla…

Etiketler: »
Share
759 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...