logo

Günah Keçisi Tolga Gül, Vurun Abalıya


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Bugün ki yazımızı da kendi içsel isyanımıza ayıralım. Yazımın başlığında da okuduğunuz gibi Artvin’de her alanda aranan bir günah keçisi var ve o günah keçisi benim. İtiraf ediyorum. Beni yok edin. Bitirin. Çöpe atın. Öldürün de kurtarın.

Bu sözleri neden dolayı mı sarf ediyorum. Hayatımın her alanında sürekli bir günah keçisi ilan ediliyor olmaktan dolayı sarf ediyorum. Özel hayatımdan sosyal hayatıma kadar her alanda günah keçisi ilan edilmek beni o derece sıktı ki bazen yaşama azmimi bile kaybeder hale geliyorum. Bu sebeple biraz isyanımı paylaşmakta yarar görüyorum.

Özel konuları geçelim ama genel konulara ilişkin olarak isyanımı aktarayım.

En büyük sıkıntı duyduğum konu hiç kuşku yok ki maden konusu. Maden konusunda sürekli günah keçisi ilan edilmekten yorulmuş bir insanım. Ben, maden konusunda kesinlikle net bir duruş sergilemiş bir insanım. Beğenirler veya beğenmezler ancak net bir duruşum olmuştur. Kapalı kapılar ardında başka toplumda başka konuşanlardan olmadım. Destek verdiysem verdim, vermediysem vermedim. Hem destek verip hem de ticaret yapmadım. Hem ticaret yapıp hem de atkı takıp, nöbet tutup fotoğraflar çekinmedim. Ne isem o oldum. Olduğum gibi göründüm, göründüğüm gibi oldum ancak büyük hata yaptığımın farkındayım. Artvin’de dürüst adamların işi yok. Net olmayacaksın. Yaltakçı olacaksın. Her yene dönen adam olacaksın. Rüzgarın estiği yerde olacaksın. Madene karşı duracaksın madenden iş kapacaksın. Madencilerin yanında ticaret yapacaksın ama derneğinde yanında olup her fırsatta edebiyat parçalayacaksın. Herkes böyle adamları seviyor. Bakın her gün görüyoruz o meşhur fotoğraflarda yer alan insanların en güzel ticaretleri yapmaya başladıklarını. Madene karşı olduklarını bağıra bağıra anlatıp bizlere sosyal medya aracılığıyla küfürler yağdıran onlarca insanın ya işe girdiğini ya da ticaret yaptığını şimdi görüyoruz. Biz görüyoruz da Yeşil Artvin Derneği görüyor mu? Tolga Gül’ü eleştirdikleri kadar acaba bir gün olsun aralarından çıkan insanlara bir şey diyorlar mı? Ha pardon diyorlar ya ‘Ne yapsınlar ticaret yapıyorlar. İnsanlar hata yapabilirler’. Ben buradan net olarak yazıyorum, ben madene destek verdim saygı duyarsınız veya duymazsınız vermeye de devam edeceğim. Doğru bildiğim şeyleri yazdım. Bugün para kazanma hırsına gelince herkes doğayı yok etme sevdasına düşüyor. İnanmıyorsanız Artvin’de en çevreci bilinen insanların yaptığı inşaatları bir inceleyin görürsünüz.

Gelelim siyasete

Siyasette de günah keçisi oldum. Her zaman doğru bildiğimi yazdım. Yeri geldi iktidarları övdüm yeri geldi yerdim. Kendime göre doğrularımı savundum. İyi yazdım, kötü yazdım. Hep net duruşlar sergiledim. İktidarın lehine yazdıklarım hiç görülmedi, eleştirdiklerim hedef seçilmemi sağladı. Muhalefetin lehine yazdıklarım hiç görülmedi, aleyhine yazdıklarımla hakaretlere uğradım. Reklamlarım kesildi, reklam verenler arandı, bir takım kesimlerce tehdit edildim. Sırf istedikleri gibi bir gazeteci olmadığım için bunlara uğradım. Ne yapalım bir kere günah keçisiyiz ya! Bir yazı yazarsınız bir partinin hoşuna gider ama sizin doğruları yazdığınızı asla söylemez aynı partilinin hoşuna gitmeyen yazı yazarsanız vatan haini ilan edilirsiniz. Yine bir partinin hoşuna gitmeyen şeyleri yazarsınız sürekli size hakaretler yağdırırlar, bir gün onların hoşuna giden yazı kaleme alırsınız, ülkenin gidişatını gördüğü için kayıtsız kalamadı, diyerek sizinle adeta dalga geçerler. Demezler ki bu adam doğru gördüğünü yazıyor. İktidarın beğendiğiniz icraatlarını översiniz översiniz görülmez ne zaman ki eleştiri yazısı yazarsınız sizden kötüsü olmaz. Bunu başkalarına da yapmazlar Artvin’de sadece Tolga Gül’e yaparlar. Neden, günah keçisi Tolga Gül o yüzden.

Ya gazeteciler

Gazeteciler arasında da sürekli günah keçisi olmuşumdur. Cemiyet başkanlığı yaptım, elimden gelen her şeyi ailemden çaldığım zamanlarla yaptım ama en yakınımdan en uzağındaki gazeteci arkadaşıma yaranamadım. Sürekli eleştiri, sürekli hakaret ve sürekli iftiralara uğradım. Net olmaya çalıştım. Cemiyetime ve gazeteci arkadaşlarıma ve de her şeyden önemlisi Artvin’e ve ülkeme yararlı olmak için iyi niyetle mücadele ettim ama karşılığında hep kötülük gördüm. 6 yıllık cemiyet başkanlığımda 5 yıl boyunca sürekli eleştiri ve hakarete maruz kaldım ancak son bir yıl ne bir eleştiri ne ise bir hakaret yedim çünkü hiçbir şey yapmadım. Bir şey yapmayınca eleştirilmiyorsunuz zira. Hayatlarında bir arpa boyu yol alamamış kişilerce suçlanır, gazetecilikte bir başarısı olmamakla suçlanırsınız. Dolabınızda onlarca ödül var iken sizi gazeteci dahi görmez meslektaş olduklarını ileri süren sözde gazeteciler. Vurun abalıya ne olacak? Dayanır Tolga Gül’ün kalbi. Yorulmuş olsa da, iki kez teklemiş olsa da dayanır be o kalp.

Gelelim esnaflara

Esnafları desteklemek için mesleki hayatınızda her türlü çalışmayı yapmış olursunuz. Ulusal marketlerin ilimize gelmemesi için esnaflardan dahi fazla çalışmışsınızdır ancak bunlar görülmez. Ulusal marketlerin açılmasını seçim öncesi 6 ay geciktirdi diye plaketler verilir ancak siz binlerce lira reklam rüşvetlerini tepersiniz sırf olduğunuz gibi görünmek için sizin mücadeleniz görülmez. Görülse bile ilk hoşa gitmeyen yazıda yaptıklarınız çöpe atılır. Artvin’deki esnafın yüzü gülsün diye bu şehrin büyümesi için ailenizden çaldığınız zamanlarla mücadele edersiniz ama asla ve asla kimse bunları görmez. Gazete basar Artvin’de dağıtırsınız, haklarını savunduğunuz Artvin esnafı gazetenizi yırtmaya kalkar, dağıtıcınıza hakaretler yağdırır siz yine de bunu sineye çekersiniz. Elemanınızı bir yere gönderirsiniz bir şey aldıracaksınızdır size sırf onlar gibi düşünmüyorsunuz diye size satış yapmayacağını belirterek esnaflığa aykırı davranışta bulunurlar. Size sırf madenci diye mal satmayan esnafın madende çalışanlara satış yaptığını görürsünüz ama yine o kalbiniz dayanır. Bir şey diyemezsiniz.

Artvin Halkına!

Artvin’e adanmış bir ömür vardır. İyisiyle kötüsü ile Artvin’de yapılamayacak bir işi yaparsınız. Bu işin adı gazeteciliktir. Siz mesleğe girdiğinizde bu ilde gazeteciliğin g’si bile olmaz iken siz bu insanların haklarını savunmak, Artvin’in sorunlarının çözümüne bir nebze katkı sağlamak, Artvin’in büyümesine katkı vermek için gecenizi gündüzünüze katarsınız, aldığınız tüm teklifleri reddeder ve inadına fakir kalmayı ve büyük şehirde onlarca isimden biri olmak yerine küçük şehirde en önemli isim olmayı tercih edersiniz ve bu şehir için canınızı bile vermeye kalkarsınız ama görülmez. İnsanlar sadece sizi işleri düştüğünde tanırlar. İşlerini yaparsanız iyisinizdir, yapmazsanız kötü. Onların hoşuna gidenleri yazarsanız iyi yazmazsanız kötü. Her ortamda sizi tartışırlar. Varsa yoksa Tolga Gül. Uzaklardan arkadaşınız gelir sizin yanınıza gittiğini söyler ‘Bırak onun yanında ne işin var’ dersiniz. Yaranamamıştır Tolga Gül size. Çünkü Artvin’in beyaz gömlekli para babalarının emrinde gezmemiştir. Onların yalakalığını yapmamıştır. Artvin’in burjuvaları Tolga Gül’e kötü dedikleri için Artvin halkı da kötü der. Buna da dayanır Tolga Gül’ün kalbi.

Ya Bertalılar

Artvin’de kimsenin adından bile bahsetmediği dönemlerde göğsünüzü gere gerek Bertalı olduğunuzu söyleyerek o köyün tanıtımına büyük katkı sağlarsınız ancak görülmez. Ailenizden çaldığınız zamanlarla köyünüze hizmet gitsin diye kapı kapı dolaşır, mücadele verirsiniz ancak görülmez. Dernek denir göreve hazır olursunuz. İş, yatırım denir orada olursunuz. Para pul denir yine verirsiniz ama bir toplantı yapılır sizi Bertalı bile saymazlar. Hadi saymaya saymazlar da onlara ne diyorsunuz diyen bir kişi dahi çıkmaz. Verdiğiniz emeklerin hepsi boşa çıkmıştır. Emeğiniz yok sayılır zira siz günah keçisinizdir. Dayanır tüm bunlara kalbiniz.

Dostlarım, arkadaşlarım

Dostlar, arkadaşlar seçersiniz. Bir çoğu en iyi günlerinizde hep yanınızda olur. Onlar gibi düşünür, onlar gibi yazarsanız hep sizi severler. Kötü gününüzde ise yanınızda olanların sayısı az olur. Artvin’de bir takım kesimler tarafından kötü bellendiğinizde ise sizinle görüntü vermekten o birçok dostunuz uzak durur. Bırakın sizi tanıdığınızı bile söyleyemezler. Sizinle fotoğraf çekinmek istemezler. Sosyal medyada sizinle görüntülerini paylaşmazlar çünkü siz kötüsünüzdür. Günah keçisisinizdir.

Aileniz ve en yakınlarınız

Onlarda sizin yanınızdadır, mücadelenize ortak olurlar ancak hatanızı onlarda görene kadardır. Hep doğru yapacaksınız, hata yapma şansınız yoktur. Hatanızda bütün günahlarınız sizin en büyük düşmanınız olur çünkü siz Artvin’de yapılmayacak mesleği yapmaktasınız. Bazen aç bazen tok yaşarsınız. Buna da herkes dayanamaz. İnsanların hedefi olursunuz bu yüzden onlarda zaman zaman sizi hedefe alırlar. İğneler ve oklar hep size girer çünkü Tolga Gül günah keçisidir.

İşte bütün bu sebeplerden dolayı bazen yaşama azmimi kaybediyorum. Yorulduğumu ve bittiğimi zaman zaman hissediyorum. Yorulan, kırılan ve yaşlanmaya başlayan kalbime artık müdahale edemiyorum. Elbet, bir gün birileri kıymetimi bilecek be kalbim diyorum ama o da sanıyorum artık beni dinlemiyor. Ne yapalım o da kıymetimizi bilmesin. Nasılsa kimse bilmedi.

Sözün özü değerli okurlarım, bazen keşke olmasam. Keşke gitsem uzaklara da Artvin bensiz kalsa. Acaba anlarlar mı hayatlarında Tolga Gül’ün kıymetini. Her ressam gibi elden kaçıp gidince mi eserleri kıymetlenenlerden olacağız ki bilemiyorum. Yanlarında iken, ellerinde ve avuçlarında iken bilinmeyen kıymet ne dersiniz yok olunca, uzaklaşınca mı anlaşılacak.

Kusura bakmayın, bu yazımı da içsel haykırışıma, kalbimle, bilinç altımla yaptığım sohbete ayırdım. Hiç değilse bir günde kendimi düşünerek bencil davranmak istedim. Hata yaptıysam affola.

Share
463 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar

    18 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölge...
  • Artvin’de Otobüs Keyfi Yaşanıyor

    14 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Şehirleri şehir yapan unsurların başında hiç kuşku yok ki şehir içi taşımacılıkta otobüslerin kullanılmasıdır. 90’lı yılların sonuna kadar Artvin şehir içi taşımacılıkta alternatife sahip bir ildi. Hatta şehir içi dolmuş hatları yok iken bile Artvin’de şehir içi taşımacılık konusunda halkın taşınması işlemi otobüsler ile yapılırdı. 90’lı yılların başında şehir içi dolmuşların devreye girmesi ile birlikte şehir içi taşımacılıkta Artvin’de iki alternatif var idi. Biri belediye otobüsleri, diğeri ise şehir içi dolmuşlardı. Dr. Emin Özgün’ün başkan...
  • Artvin’deki Köpek Saldırısı Görüntülerin Ulusal Yansıması

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Pazar günü ulusal medyaya bildiğiniz üzere bir görüntü yansıdı. Maalesef hepimizin içini acıtan bu görüntüler ilimizin de kötü reklamı oldu. Konuyla ilgili olarak dün yazdığım yazımda değerlendirmelerde bulunmuştum ve konuyla ilgili olarak yapılanları anlatmıştım. Bugün ki yazımda bu görüntülerin ulusal yansıması, Artvin ile ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltilmesi ve yapılanlara ilişkin bilgiler aktaracağım. Bunları yapmadan önce de köpeklerin sahibi ile yaptığım görüşmeyi de sizlere aktarmak istiyorum. Nihayetinde bizler gazetec...
  • Yerel Medyaya Sahip Çıkıyor musunuz?

    07 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Evet, iğneyi kendimize batırdık birazda çuvaldızı Artvin halkına batıralım ve önemli bir konuyu bugün ki yazımızda ele alalım. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı tarafından yapılan bir açıklama ve tespitten bahsedeceğim bugün ki yazımda. Önemli tespitleri içeriyor. Hani, her birinizin başı sıkıştığında ya da tanıtılmak istediğinde veya şirketlerinin açılışlarını halka duyurmak için zaman zaman ihtiyaç duyduğu, en çok da Artvin’in sorunlarının gündeme getirilmesi noktasında dert yandığı o yerel medya var ya onun sorunlarında...