logo

reklam

Gün Birlik Günü


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Koalisyon hesapları, erken seçim tartışmaları, azınlık hükümeti arayışları derken, Ankara eski günlerine döndü.

Parti genel merkezlerinde koalisyon formülleri konuşuluyor, erken seçim tartışmaları yapılıyor.

Türkiye’nin siyasi istikrarsızlık içine yuvarlanmaması için AK Parti’nin koalisyon formüllerini zorlaması arzu ediliyor.

Koalisyon hükümeti formülleri zorlanmadan muhalefet tercihi yapmanın ya da seçime zorlamanın doğru olmadığı düşünülüyor.

AK Parti cephesine gelince.
Seçimlerden birinci parti olarak çıkmanın sorumluluğu ile hareket edilecek.

Türkiye’yi hükümetsiz bırakmamak için çaba gösterilecek.

Bu arada AK Parti’nin yenilenme süreci başlatılacak.

Başbakan Davutoğlu hafta boyunca Bakanlarla ve MYK üyeleri ile tek tek görüşecek. Üç dönemliklerden bazı isimlerle bir araya gelecek.

 Davutoğlu bu süreçte herkesin kapısını çalacak.

AK Parti’nin önünde üç seçenek var.

Tabanların birbirine yakın olması nedeniyle İlk akla gelen MHP.

Seçim gecesi MHP lideri Devlet Bahçeli, partisini koalisyon seçeneklerinin dışında tutup, “Anamuhalefet”te konumlandırmıştı.

Meclis başkanlığı seçiminde MHP’li bir isme jest yapılması gibi seçeneklerde konuşulmuyor değil.

Örneğin Meclis Başkanlığı MHP’li Meral Akşener’e verilse, bu jest koalisyon kapısını aralar mı şeklinde fikir egzersizleri yapılıyor.

AK Parti ile CHP’nin koalisyon hükümeti modeli. CHP ile koalisyon, daha çok AK Parti dışındaki çevreler tarafından gündeme getirilen bir formül..

 AK Parti’nin tek başına kuracağı Azınlık hükümeti var. “Büyük koalisyona” göre daha güçlü bir seçenek. 1979 yılında Demirel, 1999 yılında ise Ecevit kurmuştu. AK Parti’nin böyle bir imkânı olur mu orası belli değil.

Seçim hükümeti ise tüm kapılar çalınıp, hükümet formülleri zorlandıktan sonra, bir kaos ihtimali belirirse, erken seçim kararı alınacak.

Bu arada millete dönüp, ”Ey millet gördüğün gibi hükümet kurmak için tüm yolları denedim ama başarılı olmadım.

Bu durumda ülkeyi bir siyasi istikrarsızlık içine sürüklememek için, emaneti sahibine teslim ediyorum.

Kendi kaderine el koy” denilecek. Erken seçim kararı alındığında milletin buna ikna edilmesi gerekiyor.

Yoksa millet ikna olmazsa, “Ben seni birinci parti yapmakla sana bir rol verdim. Birini daha yanına al ya da desteğini sağla ama ülkeyi yönet diye.

Sen bu kanalları zorlamadan seçim kararı aldın” diyebilir.

Muhalefet partilerinden ziyade onların dışındaki çevreler AK Partisiz bir koalisyon hükümeti kurulabilmesi için yoğun bir çaba içindeler.

Seçimlerde AK Parti’nin tek başına iktidarı kaybettiğinin ortaya çıkmasıyla başladı bu çabalar.

İlk sırada HDP’nin dışarıdan desteklediği CHP-MHP koalisyon hükümeti geliyor.

Devlet Bahçeli’nin tavrı nedeniyle bir ilerleme sağlanabilecek mi orası belirsizdir.

Ekmeleddin İhsanoğlu ya da İlhan Kesici’nin başkanlığında CHP, MHP ve HDP milletvekillerinden oluşan bir hükümet.

Liderlerin içinde yer almadığı bir hükümet modelinin kurulması kadar yürümesi de zor gözüküyor.

Seçimlerde AK Parti karşıtlığında birleşen partiler bir koalisyon kursun

AK Parti bir süre muhalefette kalsın görüşü ilk geceden beri dillendiriliyor.

Siyasetin duayenlerin den Bülent Arınç da bu teze sahip çıktı.

Eğer üst akıl muhalefeti bir hükümet modeli etrafında birleştirebilirse, AK Partisiz bir hükümet kurulacak.

Ancak tüm bu arayışlar başarılı bir sonuç vermezse geriye tek çıkar yol kalıyor. Ülkeyi istikrarsızlığa sürüklememek için erken seçimlere gitme.

Bu arada seçim barajını yüzde 7 ya da 5’e çekerek Kasım ayında sandık başında olma formülü.

AK Parti’nin bu süreci birlik ve beraberliğini koruyarak geçirmesi gerekiyor. En ufak bir çatlak görüntüsü yok. AK Parti’de yaşanacak olan bir kaos, ülkeye pahalıya mal olabilir.

Diyor Abdülkadir Selvi Y.Şafakta Ankara da konuşulan senaryolar başkıllı yazısında

Her şey sandık değil diyenler vardı.Onlar şimdi ne diyor bilmem.

Gün birlik günü. Hepimiz ayni gemideyiz.

Hoşça ve dostça kalın

Share
419 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?
#

Gün Birlik Günü” için 1 yorum

  1. akay tekin : diyor ki:

    Hocam güzel analiz teşekkürler

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) kucak açmalıyız

    11 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiyse biz de Washington'u Kızılderililerin başkenti ilan ederiz. Biz de sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) ev sahipliği yapmalıyız. Belki bu düşündüklerimiz ABD için küçük bir tehdit olarak değerlendirilebilir. Sinek küçük ama mide bulandırıcı derler. ABD’nin midesi bulanınca ayağının altındaki halıyı daha rahat çekeriz ve onu tökezletebiliriz. Şimdi Barbar Avrupa ve Amerikalıların Kızılderili soykırımına biraz değinebiliriz. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı ...
  • Milletvekili Kışla’dan Artvin’e Bir Büyük Hizmet Daha

    10 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Hatırlarsanız değerli okurlarım yaklaşık 5 ay önce yazdığım bir yazı gündeme getirdiğim müthiş bir yatırım haberi vardı. Artvin’i Şavşat-Ardanuç ve Ardahan’a bağlayan Varyant Yolun altından bir tünel yapılacağını ve bu tünel ile birlikte Varyant Yolun alt kodlara indirilerek çok rahatlıkla geçileceğini söylemiştim. O günlerde henüz plan aşamasında olan bu projeye ilişkin olarak da AK Parti Artvin Milletvekili Dr. İsrafil Kışla’nın yoğun olarak çalıştığını ve bu hizmeti kazandıracağını söylemiştim. Ve aradan 5 ay gibi kısa bir zaman geçti...
  • Küçük İsrail devleti koca Arap alemini nasıl mağlup ediyor?

    10 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Bediüzaman Said Nursi, İsrail devletinin devamının gerekçesini dini ve milli hislerden beslenmesi olarak  gösteriyor. İslam aleminin çaresizliği ise, iman zaafından ve İslam’a kafi derece sarılamamanın bir neticesidir. İslam alemi samimi bir şekilde ittifak kurabilse, İsrail’in o bölgede barınması mümkün olamazdı. Yahudiler tarih boyunca hep yersiz ve yurtsuz kalıp her kavimden şiddetli tokatlar yemişlerdir; en yakın örneği Alman Hitleridir. Kaderin cilvesi ki tarihte bu zalim ve alçaklara şefkat sinesini açan hep Osmanlı gibi İsla...
  • Başarı ve Başarısızlığın Nedenleri

    08 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    İnsan başarılı olmak ister, ama bunun için ne kadar tedbirlidir Osmanlının yıkılışından sonra ümmet hep başarılı olmaya susamıştır. Adaletten medeniyetin her alanına kadar örnek topluluklardı Müslümanlar. Sömürülmek-sömürmek fakirlik Müslümanların kitabında yoktu Afganistan dan Kabe ye kadar hiçbir İslam beldesi mahzun değildi “Allah size yardım ederse artık hiç kimse sizi yenemez! Ama ya O sizi terk ederse kim size yardım edebilir! O halde Müminler Allah’a güvensinler!’’ (Ali İmran S.160) Düşman neyi yaparsa siz ondan dah...