logo

Güme Gitmek


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Güme avcı kulübesi olduğuna göre bu avcı kulübesindeki avcının tuzağına düşen hayvan güme gitmiş olmaktadır

Güme, göl, gölet, ırmak, nehir gibi su kenarlarında avlanacak hayvan tarafından görülmeyecek şekilde kamufle edilmiş birkaç kişinin saklanabileceği küçük barınaktır. Bu sayede görülmez ve av hayvanlarını ürkütmemiş olursunuz. Ancak yasaktır.[1]

Gümenin diğer anlamlarını şöyle belirtebiliriz;

1.Avcı kulübesi

2.Bağ ve bostana yapılan basit bekçi kulübesi

3.Ahır[2]

Güme denilen yöntem, su içmeye gelen kekliklere, su başlarında gizlenilerek yakın mesafeden ateş edilerek yapılan avlanmadır.[3]

Güme Gitmek deyimi günümüzde de popüler bir şekilde kullanılan deyimlerdendir. Genelde suçsuz insanlar için kullanılır. Güme gitti şeklinde bir söylenişi vardır.

Güme gitmek deyiminin çok çeşitli manaları vardır;

1.Tesirini gösterememesi

2.Boşu boşuna ölmek

3.Bir düşünce söz ve davranış kalabalığı arasında etkisini yitirmek

4.Bir şeyin yok yere elden çıkarılması

5.Yersiz ve boş yere ölmek [4]

Güme Gitmek deyiminin ortaya çıkış hikayesine bir göz atalım.

Zamanında yeniçeriler suçluları yakalayıp zindana kapatırlarken “Hoooopp gümm!” şeklinde nara atarlarmış. Ancak aynı “kurunun yanında yaş da yanar” atasözünde olduğu gibi bazen zindana atılanlar arasında suçu olmayanlar yani masum kişiler de bulunurmuş. İşte halk suçsuz bir vatandaşın zindana atıldığında günahsız yere hapse götürülüyor anlamında “Adamcağız güme gitti, yazık oldu.” demiş.[5]

Güme avcı kulübesi olduğuna göre bu avcı kulübesindeki avcının tuzağına düşen hayvan güme gitmiş olmaktadır diyebiliriz.

Benzer şekilde pusuya düşerek ölen ya da yaralanan kişiler için de güme gitti diyebiliriz.

[1] http://www.uludagsozluk.com/k/g%C3%BCme/

[2] http://www.sozce.com/nedir/144056-gume

[3] http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/TR,80872/sanliurfa-halk-kulturunde-avcilik-ve-keklik.html

[4] http://www.turkcebilgi.com/g%C3%BCme_gitmek

[5] http://www.vehayat.com/egitim/deyimlerin-hikayeleri-egitim/deyimlerin-hikayeleri-gume-gitmek.html

Share
501 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...