logo

Gülen Cemaati İle İlişkilerin Anatomisi


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Bu cemaatin mensuplarını çok nazik ve medeni görüyorsunuz, imreniyorsunuz. Dışarıdan bakınca her şey süt liman. İçlerine girdiğinizde durumun hiç de öyle olmadığını anlıyorsunuz. Dışarıdan süt liman görünen cemaatin içinin cehennem olduğunu anlamakta gecikmiyorsunuz.

Diyorsunuz ki benim gördüklerim nefsimin aldatması olabilir, sabretmeye devam ediyorsunuz. Sonra çelişkileri fark ediyorsunuz. Cemaat doğrularıyla İslamın doğruları birbiriyle çeliştiğini fark ediyorsunuz. Sorgulamaya başlıyorsunuz. Onlar da kırk dereden su getirmeye, yanlışları doğrulamaya çalışıyorlar. Sırtları hiç yere gelmiyor, hiçbir yanlışlarına yanlış demiyorlar, yanlışlarında hikmet arıyorlar.

Sonra cemaatten ister istemez kopuyorsunuz. Aslında bu sadece kopmak değil, sizi zaten çizdikleri ve ayrılmaya zorladıkları için ayrılıyorsunuz, ama siz vaktiyle bunu kopmak zannetmiştiniz.

Ayrıldıktan sonra da bir süre komşuluk ilişkileriniz devam ediyor. Bu arada cemaatin korkunç yüzünü keşfediyorsunuz. Her konuda kendi lehlerine fetva veren cemaatin Makyalelistlere rahmet okutacak kadar çok korkunç bin defa katmerli Makyavelistler olduğu hissediyorsunuz. Bunların cemaat selameti için her şeyi yapabilecekleri kanaatine sahip oluyorsunuz.

Bundan sonraki safhalar korku filmlerine benziyor. Korku filmlerinde filmin baş rol oyuncusu korkunç bir gerçeği fark eder. Etrafındakilere anlatmaya çalışır, kimse anlamaz ve dinlemez. Sonra korkunç musibet başlarına gelir. Anlarlar, ama ya iş işten geçmiştir, ya da durumu düzeltmek için korkunç bedeller ödenir.

Cemaatin dehşetli korkunç durumunu fark ediyorsunuz, etrafınızdakilere anlatmaya çalışıyorsunuz, kimse anlamıyor ve dinlemiyor. Uyardığınız kişiler yine cemaatle ilişkilerine devam ediyorlar. Bakıyorsunuz ki çevrenizde tek kalmışsınız. Bu arada cemaate devam edenlerin hiç olmazsa namaz kılmaya çalıştıklarını, din imanla ilgili kelamlar duyduklarını görüyorsunuz. Diyorsunuz ki, bu kişilerin kafasını bulandırmamak lazım.

Eleştirilerinize ara veriyorsunuz, cemaatin zararlarından kendinizi korumaya ve ayakta kalmaya çalışıyorsunuz, ama fikri olarak cemaatin tongasına düşmemeye çalışıyorsunuz. Cemaat batılı hak, hakkı batıl gösterecek kadar aldatıcı bir zekaya (cerbeze) sahip olduğu için cemaatin fitnesinden tamamen kurtulmanız mümkün olmuyor.

Bu arada inişler çıkışlar oluyor, bazen cemaati çok sureti haktan görüp ona bazı konularda hak verdiğiniz zamanlar da oluyor. Ama genel istikamet olarak hep mesafeli ve temkinlisiniz.

Sonra tüm ülkenin başına bombalar yağmaya başlıyor. Bu kadar da beklemiyordunuz ama bu melunların her konuda kendi menfaatlerine olacak şekilde fetvalar verdiklerini bildiğiniz için hiç şaşırmıyorsunuz. Bu vahşeti işleyebileceklerine kanaat getiriyorsunuz.

Etrafınızdaki insanlar sizin cemaat hakkında 10 yıl 15 yıl önce söyledikleriniz hatırlatıyor, ne kadar ön görülü olduğunuzu o zaman ne kadar haklı olduğunuzu söylüyorlar.

Keşke diyorsunuz 10-15 yıl önce anlasaydınız da ülkemiz bu kadar ağır bedeller ödemeseydi diyorsunuz.

Ama diyorsunuz her şeyde bir hayır var, bakalım gelecek günler neye gebe diyerek ve Allah’a tevekkül ederek bekliyorsunuz.

Share
403 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar

    18 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölge...
  • Artvin’de Otobüs Keyfi Yaşanıyor

    14 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Şehirleri şehir yapan unsurların başında hiç kuşku yok ki şehir içi taşımacılıkta otobüslerin kullanılmasıdır. 90’lı yılların sonuna kadar Artvin şehir içi taşımacılıkta alternatife sahip bir ildi. Hatta şehir içi dolmuş hatları yok iken bile Artvin’de şehir içi taşımacılık konusunda halkın taşınması işlemi otobüsler ile yapılırdı. 90’lı yılların başında şehir içi dolmuşların devreye girmesi ile birlikte şehir içi taşımacılıkta Artvin’de iki alternatif var idi. Biri belediye otobüsleri, diğeri ise şehir içi dolmuşlardı. Dr. Emin Özgün’ün başkan...
  • Artvin’deki Köpek Saldırısı Görüntülerin Ulusal Yansıması

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Pazar günü ulusal medyaya bildiğiniz üzere bir görüntü yansıdı. Maalesef hepimizin içini acıtan bu görüntüler ilimizin de kötü reklamı oldu. Konuyla ilgili olarak dün yazdığım yazımda değerlendirmelerde bulunmuştum ve konuyla ilgili olarak yapılanları anlatmıştım. Bugün ki yazımda bu görüntülerin ulusal yansıması, Artvin ile ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltilmesi ve yapılanlara ilişkin bilgiler aktaracağım. Bunları yapmadan önce de köpeklerin sahibi ile yaptığım görüşmeyi de sizlere aktarmak istiyorum. Nihayetinde bizler gazetec...
  • Yerel Medyaya Sahip Çıkıyor musunuz?

    07 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Evet, iğneyi kendimize batırdık birazda çuvaldızı Artvin halkına batıralım ve önemli bir konuyu bugün ki yazımızda ele alalım. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı tarafından yapılan bir açıklama ve tespitten bahsedeceğim bugün ki yazımda. Önemli tespitleri içeriyor. Hani, her birinizin başı sıkıştığında ya da tanıtılmak istediğinde veya şirketlerinin açılışlarını halka duyurmak için zaman zaman ihtiyaç duyduğu, en çok da Artvin’in sorunlarının gündeme getirilmesi noktasında dert yandığı o yerel medya var ya onun sorunlarında...