logo

Göreceksiniz Muhalefet Yine Liderlerini Değiştiremeyecek


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Oldum olası iddialı cümleler kurmayı severim. Bu nedenle yine bir iddialı cümle kurarak bu başlığı attım. Türkiye’de muhalefet eksikliği olduğunu daha önce yazmıştım, hatırlarsınız. Muhalefet eksikliğini herkesin bilmesine karşın, bu durum bir türlü değişmiyor. 1 Kasım seçimlerinin ardından MHP ve CHP’de liderlik arayışları başladı. Başladı başlamasına ancak acaba başarıya ulaşabilecek mi? Bence ulaşmayacak. Neden mi? Nedeni ülkemizde siyasi partilerde demokrasinin bulunmaması ve de lider oligarşisinin oluşudur.

Lider diktatörlüğü tüm partilerde mevcuttur fakat lider oligarşisine sahip olan partiler rakiplerini diktatörlükle suçlarken kendilerindeki durumu sorgulamazlar.

Ülkemizde şuan muhalefette bulunan partileri irdelediğimiz zaman ortaya ilginç saptamalar çıkıyor. Hoş iktidar partisini de irdelesek benzer bir tablo ile karşı karşıya kalsak da iktidar partisinin lider oligarşisinden bir rahatsızlığı bulunmadığı için irdeleme dışında tutuyorum. Muhalefet partilerinden CHP’yi ele aldığımızda gerek Baykal döneminde gerekse de Kılıçdaroğlu döneminde de lider oligarşisinin değişmediğini göreceğiz. Liderin liderliğini değişmemesi adına her türlü ortam hazırlanır ve liderliği eline geçiren kişi liderliğini sürdürmek için kendine uzak olan herkesi partiden şu yada bu yolla uzaklaştırırken, koltuğunu sağlama alabilme adına anti demokratik tüm faaliyetler gerçekleştirilir. Lidere yakın olan il ve ilçe örgütleri görevlerine devam etmeleri sağlanırken, lidere uzak olan örgütler ya görevlerinden alınır yada bir takım yöntemlerle pasifleştirilirler. Yeniden seçilirler ise dahi seçimlerde alınan başarısızlıklar bahane edilerek istifaları istenir. Üstelik onca başarısız örgüt ödüllendirilirken, sadece o örgütler başarısız olmuşlar gibi sorumlu tutulurlar. CHP’de lider değişimi için dışarıdan müdahaleler şarttır. Deniz Baykal olayında olduğu gibi ortaya çıkarılan üst düzey sosyal baskı yada gelişmeler dışında lider değişimi yaşanamaz. Başlıkta belirttiğim gibi 1 Kasım seçimlerinden sonra bir liderlik tartışması bu partide yaşansa da bu tartışmalar kısır tartışmalardır ve liderin değişimine yeterli değildir. ‘Daha ne olsun. Kurultay isteniyor. Olağanüstü Kurultay olmasa da olağan Kurultay öncesi genel başkanlığa adaylığını açıklayanlar var” diyor olabilirsiniz ancak bunlarda yetersizdir. Bu kadar genel başkan adayının olduğu bir yapıda yada parti içi muhaliflerin bir arada hareket etmesi sağlanamadıktan sonra ilk kurultaydan kesinlikle Kılıçdaroğlu galip gelecektir. Nasıl mı? Öncelikle genel başkan adayları ortak hareket etme kararı alamayacaklardır. Ardından sosyal baskı ortak hareket etme yada ortak aday çıkarma yönünde baskı yapılsa da ortak hareket edemeyen adaylar arasında gerilim artacak ve birbirlerini suçlama başlayacaktır. Kurultayda aday olabilmek için yeterli imzayı toplayamayan adaylar yarıştan güçlü gördükleri aday lehine ki bu da kuvvetle muhtemel mevcut genel başkan olacaktır, yarıştan çekileceklerdir. Bu da mevcut başkanın genel kuruldaki muhtemel bir yada iki rakibi karşısında gücünü arttıracaktır ve çoğunluğu genel başkan tarafından atanmış ve genel başkana yakın olan yönetim tarafından desteklenen il ve ilçe örgütlerinin seçtiği delegeler sayesinde mevcut genel başkanın zafer kazanması ile sonuç bulacaktır. Yaşanan sürece baktığınız zaman yaşadıklarımızın bu mahalde ilerlediğini göreceksiniz. Bu nedenle ben ilk kurultaydan Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti içerisinde yeniden zafer kazanarak, “Güçlenerek çıktık” sloganları atarak çıkmasını sağlayacaktır. Kılıçdaroğlu kazanacaktır ancak kaybeden CHP olacak ve CHP enerji ve umut kaybıyla yola devam edecek ve de iktidar hayalleri bir beş sene daha ertelenmiş olacaktır. Beni şaşırtacak büyük gelişmeler olmadıktan sonra Kılıçdaroğlu’nu yine 2016-2019 yılları CHP’nin başında göreceğiz.

MHP’ye gelince ise tablo benzerliği görüyoruz ancak bu partide ise lider oligarşisinin boyutu çok daha büyük boyutta. Koltuktan kalkmamakta ısrar eden bir Bahçeli’yi tüm toplum hayretle izlemeye devam ederken, parti içi muhalefetin birleşememesi ve halen olağanüstü genel kurul kararı alabilecek yeterli çoklukta imza toplanamamış olması da Bahçeli’nin elini güçlendirmiştir. Bizzat bugün Bahçeli’ye muhalefet yapan isimler tarafından görevden alınmış örgütlerin yerine Bahçeli’ye bağlı örgütlerin iş başında olduğu bir MHP’de de liderin değişmesi uzak ihtimal görünüyor. Parti içi muhaliflerin sosyal baskıya rağmen bir arada hareket edememeleri ve tek bir aday çıkarma noktasında çaba sarf edilememesi 2016-2019 yılları arasında Bahçeli’nin MHP’nin başında olacağı anlamına geliyor. Koray Aydın, Meral Akşener ve diğer muhalif isimlerin ortak aday çıkaramayacak olmaları sanıyorum ki bu partide taban tarafından arzulanan lider değişimi beklentisini boşa çıkaracaktır.

HDP’de ise bir değerlendirmeye lüzum görmüyorum. Zira bu parti kendi içerisinden yönetilmediği için yani kararlar parti dışından alındığı için olası bir lider değişimi yaşansa dahi daha iyi bir lider yada liderlerin ortaya çıkması mümkün görülmemektedir. HDP’nin 7 Haziran‘da ortaya koyulan ‘Türkiye Partisi Olacağı’ söyleminden uzaklaştığı günümüzde iktidar olma olasılığı ancak bir utopya olabilir.

Bütün bu gerçekler ışığında birileri tarafından halen ısrarla ‘Koyun’ olarak adlandırılan yaklaşık yüzde ellilik halk çoğunluğunun AK Parti’ye destek verme süreci devam edecektir. Muhalefet böyle oldukça AK Parti değil 2023, 2043’e kadar iktidarda kalır.

Ha diyeceksiniz ki; ‘Bundan rahatsızlık mı yaşıyorsun?, vallahi ben çok rahatsız değilim de rahatsız olanların da değişim adına hiçbir şey yapmamaları aklıma ‘Acaba AK Parti’nin tek başına iktidar olmasını muhalefet partileri de mi istiyor’ sorusunu getiriyor.

Share
304 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Muhtarların Görev, Yetki ve Sorumluluklarını Biliyor muyuz?

    22 Ekim 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Perşembe günü Türkiye’de Muhtarlar Günü kutlandı. Kutlamalar dolayısıyla Artvin Valisi Ömer Doğanay, muhtarlara bir de yemek verdi. Yemeğe bende katıldım. Muhtar değilim ama basın mensubu olarak bu yemekte yer aldım. Valimiz ile aslında sık sık özel sohbetlerde bir araya gelmemize rağmen bir türlü haberlere katılamıyordum, bu sefer katılalım dedik. İyi de yapmışız. Gerçekten sıra dışı bir Valimiz var. Valimiz tam bir devlet adamı. Devlet ciddiyetini her yerde korumanın yanı sıra devletin şevkatlı elini de gösteren bir kişilik. Ken...
  • Marksizmin Ekolleri (Mezhepleri)

    21 Ekim 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet: *Marksizm, bilimsel sosyalizm ve komünizmin kurucusu Karl Marx'ın ve Friedrich Engels'in çalışmalarından çıkarılan insanlığın özgürleşmesiyle ilgili bir düşünce sistemi ve ideoloji. *Leninizm işçi sınıfını odak noktası olarak kabul eder. *Maoizm’de Çinde işçi sınıfı olmadığı için köylüler işçi sınıfı yerine konmuştur. *Cheizm’de İşçi ve köylü sınıfı birlikte hareket eder. *Marksizm’in bu ideolojileri İslamdaki mezheplere benziyor. İslam bir tane olduğuna göre mezhepler niye var diyenler, Marksizmdeki bu farklı ideolojileri ...
  • İki Röportajla İSME Dosyasını Kapatıyorum

    19 Ekim 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bildiğiniz üzere Bodrum’da düzenlenen Madencilik ve Çevre Sempozyumu’nda düzenlenen Madencilik ve Çevre Sempozyumu (İSME 2017) de gerçekleştirdiğimiz röportajlardan bir bölümünü yayımlamıştım. Şimdi son iki röportajla İSME 2017 dosyasını kapatıyorum. Bu röportajlardan biri alanında ülkemizin aranılan akademisyenlerin Prof. Dr. Hürriyet Akdaş hocanın açıklamalarını içeriyor. Bir diğeri ise ise iş dünyasından iki röportajı içeriyor. Yine her zaman olduğu gibi yorumsuz bir biçimde sizlere aktarıyorum. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim G...
  • Öküz Mehmet Paşa

    19 Ekim 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      “Bir Nalbant Çocuğu Başbakan Oluyor” 17. asır kıymetli devlet adamlarından Öküz Mehmet Paşa, Sultan I. Ahmet Han'ın vezirlerinden ve damatlarındandır. “Vezir” ve “Damat" Mehmet Paşa olarak da bilinir. Sultan I. Ahmet ve II. Osman dönemlerinde, ilkinde iki yıl, ikincisinde on bir ay olmak üzere iki defa “Sadrazamlık” makamına getirilmiştir. Hakkında “edip ve vakur, vezir-i sahib-i şu’ur” denmiştir. 1621 senesinde vefat etmiştir. Asıl lakabı “Oğuz” olmasına rağmen eski yazıdaki kef ve kaf harflerinin karıştırılmasından dolayı muha...