logo

“Gönüller Yapalım Bu Ramazan ve Her Zaman”


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Gönül yapmak sadece bir evin önüne paket koymak değildir, gönül yapmak bir yetimin eline üç kuruş para koymak, fitresini vermek değildir. Gönül yapmak, ancak gönül gönüle değerek gönül yapar, gönül ancak gönüle değerek gönülleri inşa eder.

Hep birlikte kırık kalpleri saralım ve gönüller yapalım, gönüller kazanalım. Gönül kırarak ramazanımızı heba etmeyelim, gönül kırarak oruçlarımızı bozmayalım.”

Ramazanın yer yüzünü bir mabede dönüştürdüğünü, Müslümanları eğitime tabi tuttuğunu, yeryüzünde 1,5 milyarı aşkın insana aynı zamanda, aynı vakitlerde, aynı hareketleri yaptırarak, imsakla bütün kötülüklere veda etmesini sağlayarak, oruçla iradelerini hür kılmayı öğreterek, iftarla müminlerin sevinçlerini iyileştirerek, teravihle Müslümanları buluşturarak, zekâtıyla, fitresiyle Müslümanların, başka insanların farkında olmasını sağlayarak, Kadir Gecesiyle kadrini yükselterek, kadrini yücelterek ve nihayet bayramla bir sevinç atmosferiyle hepsini birleştirerek, tarih sahnesinde sürekli kılan muazzam bir organizasyon olduğunu söyledi.

Ülkeler arasındaki ramazan ihtilafı Ramazan öncesine, ramazana bir sevinçle girildiğini belirten Görmez, geçen hafta İslam dünyasını İstanbul‘da toplayıp, yıllardır hasreti çekilen bir kararı alarak, bu kararı bütün Müslümanlarla paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını bildirdi. İslam ülkelerinin ramazana giriş ve bayramı birlikte kutlama konusunda 60 yıldır bir ihtilaf içinde olduğunu anımsatan Görmez, “Müslümanların 60 yıl böyle bir konuyu tartışmış olması içinde bulunduğu hali anlatmak bakımından üzüntü verici olmuştur” dedi.

Görmez, önce 2013’te bir hazırlık toplantısı yapıp bu konuya sahip çıkacaklarını bildirdiklerini ifade ederek, astronomi ve fıkıh alimlerinden ortak bir heyet kurulduğunu, 3 senelik çalışmanın ardından nihayete ulaşıldığını söyledi. İstanbul‘da gerçekleştirilen toplantının neticesinde de bir karar alındığını dile getiren Görmez, “Bu karara göre artık Müslümanlar dünyanın bir yerinde oruç tutmaya başlarken bir yerinde bunu terk etmeyecekler. Bir yerinde bayram kutlanırken, bir başka yerinde bayram yamamazlık yapmayacaklar.” dedi.

Görmez, özellikle Avrupa‘da aynı şehirler ve aynı camilerde Müslümanların ikiye bölündüğünü vurgulayarak, bir daha bu yanlışa düşmemek için bir ittifakın sağlanmasından mutluluk duyduğunu anlattı.

“Ramazan, değiştirmeye gelir”Herkesin dünyaya geçici olarak geldiğini aktaran Görmez, dünyanın sonundaki sonsuz hayatı kazanmanın yerinin dünya olduğunu bildirdi. Görmez, ramazanın her sene dünya hayatının bu akışına teslim olmamayı öğretmeye, değiştirmeye, kalplerdeki kötülükleri ortadan kaldırmaya geldiğine dikkati çekerek, “Ancak biz ne yapıyoruz, biz ramazanı değiştirmeye kalkışıyoruz.” dedi.

Sadece ramazanın değil, bütün ibadetlerin insanı değiştirmeye geldiğini ancak insanların ibadetleri değiştirmeye çalıştığını belirten Görmez, onun için “Ramazan bizi değiştirsin, biz ramazanı değiştirmeyelim” dediklerini hatırlattı.
Görmez, ramazanı bir şatafata, gösteriye dönüştürmemek gerektiğine de işaret ederek, iftar sofralarının, iftar vaktinin önemli, kıymetli olduğunu söyledi. “İftar vaktini sevinçleri paylaştığımız bir ana dönüştürmeliyiz. Biz iftar sofralarımızı, sadece birbirimizi ağırladığımız israf sofralarına dönüştürmemeliyiz” diyen Görmez, iftar sofralarının her türlü israftan koruyacak bir ibadet olduğunun da farkında olunmasını istedi.

Görmez, zenginlerin sadece zenginleri ağırlamaması, fakirleri de sofralarında ağırlaması gerektiğini dile getirerek, aynı şekilde fakirlerin de zenginleri iftar sofralarında ağırlamasını istedi.

Ramazanın bu ruhu kazandırmak için geldiğini dile getiren Görmez, “Ramazan, aramızdaki o sınıf farklarını, statü farklarını, servet, şöhret, makam, mevki… Bütün bunları kaldıran bir ibadet olarak gelir aynı zamanda” dedi.

Görmez, kurulan iftar çadırlarının da güzel bir gelenek olduğuna değinerek, bunun bir reklam işine dönüşmemesi gerektiğini kaydetti. Görmez, bu konuda da mahalli idarelerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.

“Ramazanın manevi iklimine gölge düşürmeyelim”

“Ramazanın ilk günlerinde böyle imsak vakitleri üzerinden, namaz vakitleri üzerinden birtakım aykırı düşünceleri, fikirleri taşıyarak ramazanın manevi iklimine lütfen gölge düşürmeyelim. Diyanet İşleri Başkanlığımız var, Din İşleri Yüksek Kurulumuz var. Daima tarih boyunca İslam medeniyetinde ana yol ne demişse ve bütün ilim adamlarının ittifak ettiği görüşler ne ise biz daima o görüşleri milletimizle paylaşmaya devam ediyoruz.”

Ramazanın hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Hoşça ve dostça kalın

Etiketler:
Share
645 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...