logo

reklam

Genel Sekreter Akalın’ı Aynı Heyecan İçerisinde Görmek Mutlu Etti


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Kamu görevini yürütmek oldukça zor bir iştir. Zaman zaman bürokratik sıkıntılar insanı çileden çıkarır ve yorar. Yaşınız genç olsa da görevinize atandığınız henüz iki yılı doldurmamış olsa da yine de insanı erken bıkkınlığa da sürükleyebilir.

Ben ilimizdeki kamu görevlilerini sıklıkça ziyaret ederim. Hallarını hatırlarını sorarım. Dün bir vesile ile Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Opr. Dr. İrfan Akalın’ı ziyaret etmiştim. Bir süre görüşme şansı buldum. Son görüşmemizin ve uzun süre sohbet etmişliğimizin üzerinden bir hayli zaman geçmişti. Bu açıdan görüşmede alacağım enerji kurumun geleceği açısından benim için önemliydi. Kurumsal geçmişi çok uzun yıllara dayanmayan ve henüz yeni yeni oturan bir sisteme sahip olan Kamu Hastaneleri Birliği’nin ilimiz açısından önemi büyük olduğu için dikkatlice takip ettiğim bir kuruluştur. Bu sebeple Genel Sekreter Akalın’ın aynı şevk ve istekte olmasının ayrı bir önemi var idi.

Genel Sekreter İrfan Akalın ile iyi bir ilişkimiz vardır. Gerek babasından dolayı gerekse de önceden beri tanımış olmam nedeniyle aslında görevi dışındaki zamanlarda genellikle karşılaşır ve sohbet etme imkanı buluruz ancak makamında yüz yüze görüşmek ve projeleri yeniden ele almak ayrı bir önem taşıyordu. Kendisi ile yaklaşık bir 40 dakika konuştuk. Artvin’deki hastanelerin genel durumu, hastanelerin ihtiyaçları, yapılması düşünülen yeni yatırımları falan değerlendirme fırsatı bulduk. Açık söylemeliyim ki Genel Sekreter Akalın adeta ilk günkü gibi heyecanlı ve istekli idi. Sürekli yatırımları konuşuyor. Yapabileceklerini anlatıyor ve her bir projenin hangi noktada olduğunu itinalı bir şekilde değerlendirebiliyordu. Gözünde o ilk günkü heyecanı gördüm. Onun bu ile hizmet etme aşkını, isteğini, gayretini aynen gözlerindeki ifadelerden aldım. İrfan Akalın’ın ilk günkü heyecan ve istekte olması ciddi anlamda beni mutlu etti. Demek ki kurum emin ellerde. Öteden beri söylemişimdir bu tür kurumların başına Artvinli bir ismin getirilmesinin çok büyük bir önemi var diye. Bunun şovenizt bir yaklaşım olarak algılanmamasını rica ediyorum. Buradaki kasıt ili tanıyan, bilen, bu ilin havasını solumuş, sıkıntılarını çekmiş, bu ilin dertleri ile öteden beri dertlenmiş bir kişi bu ilin sorunlarını daha iyi anlar diye. Tabi ki dışarıdan bir isim de gelmiş olsa o isimde görevini en iyi şekilde yapacaktı ancak bizim bu ili ona tanıtmamızın uzunca bir süre alacağı gerçeği ile hareketten bu ilin zaman kaybına tahammülü olmadığına vurgu yapmıştım. Kendisine bir kez daha başarılar diliyorum ve her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. O ilimizin evladıdır ve onun yanında olmakta bizlerin görevidir. Bu ilin sağlık geleceği için onun başarılı olması şarttır.

Bu İlin Şehir Hastanesine Ya Da Tıp Fakültesine İhtiyacı Var

Akalın ile olan sohbetimizde de konu gündeme gelmişti. Görüşmemizde ilimiz medyasının çok önemli isimleri de yer alıyordu. Ve bu görüşmede hepimiz ortak bir akılda buluştuk. Bu ortak akılda ilimizin Yenişehir hastanesine ya da bir tıp fakültesine ihtiyaç duyduğu gerçeği idi. Evet, iyi niyetli gayretlerle ilimizdeki sağlık hizmetleri başarıyla yürütülmeye çalışılıyor. Eldeki imkanlar doğrultusunda en iyi hizmet verilmeye çalışılıyor ancak artık gerek ilimizin hasta potansiyeli gerekse de aktif nüfus oranındaki artış tek başına Artvin Devlet Hastanesi’nin altından kalkabileceği bir boyutta değildir. İlimizde sağlık alanında mutlaka yeni yatırımlara ihtiyaç duyuluyor. Bu yatırımın adı ya yeni bir şehir hastanesidir ya da tıp fakültesidir.

Artvin Devlet Hastanesi’nin yoğunluğunu kaldıracak ve bu şehrin insanlarına daha iyi sağlık hizmetleri verebilecek düzeyde bir tıp fakültesi konusunda Artvin’in artık önüne bir rota koymasının zamanı gelmiştir. Bu konuda Artvin’in kendisine bir rota belirleyerek gerekli çalışmalara başlaması şarttır. Bu tıp fakültesinin illa ki aktif öğrenci alan bir bölümünü acilen açmamız da gerekli değildir. Öncelikle bölümü açtırabiliriz, tıp fakültesi çalışmalarına başlar ve ilerleyen yıllarda yeterli düzeyde eğitmen ve hoca rakamlarına ulaştığımızda da aktif öğrenci alan bir bölüm haline getirebiliriz. Bunlar zor değildir. Özellikle de AK Parti iktidarı döneminde asla imkansız değildir. İyi bir Milletvekilimiz var ve Milletvekilimizin Ankara’da gerek bürokrasi üzerinde gerekse de siyaset üzerinde önemli bir etkisi mevcuttur. Yani Sayın İsrafil Kışla, bence bu işin üstesinden de çok rahatlıkla gelebilir. Yeter ki kendisine hep birlikte destek olalım ve ilimiz adına iyi bir lobi oluşturalım.

Şimdilik bu konuya burada virgül koyuyorum ve ilerleyen günlerde yine bu konuda yazılar yazmaya devam edeceğimin bilinmesini istiyorum.

Etiketler:
Share
516 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) kucak açmalıyız

    11 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Trump Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiyse biz de Washington'u Kızılderililerin başkenti ilan ederiz. Biz de sürgünde bir Kızılderili devletine (diasporasına) ev sahipliği yapmalıyız. Belki bu düşündüklerimiz ABD için küçük bir tehdit olarak değerlendirilebilir. Sinek küçük ama mide bulandırıcı derler. ABD’nin midesi bulanınca ayağının altındaki halıyı daha rahat çekeriz ve onu tökezletebiliriz. Şimdi Barbar Avrupa ve Amerikalıların Kızılderili soykırımına biraz değinebiliriz. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı ...
  • Milletvekili Kışla’dan Artvin’e Bir Büyük Hizmet Daha

    10 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Hatırlarsanız değerli okurlarım yaklaşık 5 ay önce yazdığım bir yazı gündeme getirdiğim müthiş bir yatırım haberi vardı. Artvin’i Şavşat-Ardanuç ve Ardahan’a bağlayan Varyant Yolun altından bir tünel yapılacağını ve bu tünel ile birlikte Varyant Yolun alt kodlara indirilerek çok rahatlıkla geçileceğini söylemiştim. O günlerde henüz plan aşamasında olan bu projeye ilişkin olarak da AK Parti Artvin Milletvekili Dr. İsrafil Kışla’nın yoğun olarak çalıştığını ve bu hizmeti kazandıracağını söylemiştim. Ve aradan 5 ay gibi kısa bir zaman geçti...
  • Küçük İsrail devleti koca Arap alemini nasıl mağlup ediyor?

    10 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Bediüzaman Said Nursi, İsrail devletinin devamının gerekçesini dini ve milli hislerden beslenmesi olarak  gösteriyor. İslam aleminin çaresizliği ise, iman zaafından ve İslam’a kafi derece sarılamamanın bir neticesidir. İslam alemi samimi bir şekilde ittifak kurabilse, İsrail’in o bölgede barınması mümkün olamazdı. Yahudiler tarih boyunca hep yersiz ve yurtsuz kalıp her kavimden şiddetli tokatlar yemişlerdir; en yakın örneği Alman Hitleridir. Kaderin cilvesi ki tarihte bu zalim ve alçaklara şefkat sinesini açan hep Osmanlı gibi İsla...
  • Başarı ve Başarısızlığın Nedenleri

    08 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    İnsan başarılı olmak ister, ama bunun için ne kadar tedbirlidir Osmanlının yıkılışından sonra ümmet hep başarılı olmaya susamıştır. Adaletten medeniyetin her alanına kadar örnek topluluklardı Müslümanlar. Sömürülmek-sömürmek fakirlik Müslümanların kitabında yoktu Afganistan dan Kabe ye kadar hiçbir İslam beldesi mahzun değildi “Allah size yardım ederse artık hiç kimse sizi yenemez! Ama ya O sizi terk ederse kim size yardım edebilir! O halde Müminler Allah’a güvensinler!’’ (Ali İmran S.160) Düşman neyi yaparsa siz ondan dah...