logo

reklam

Galiptir Bu Yolda Mağlup Olanlar


İsmail Akbulut
ismailakbulut@08olay.com

Değerli Okuyucularımız, evveli emirde 11 ayın sultanı ramazan ayını idrak ettiğimiz bu günlerin tekraren tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diliyor nice senelerde hep birlikte sağlık huzur içinde geçirmemiz dileklerimi sunuyorum

Seçim öncesi herkes gibi bizde bir takım konuları Artvin’in değerlerinin geçmişten günümüze değin memleket meselelerinde az yada çok emeği geçenleri, hayatta olanları, selametle ahrete intikal edenleri rahmet anmıştık. Artvin’de seçim sonuçları ortaya koymuştur ki seçimi galibi yoktur. Seçmen her partiye mesafeli olmuştur. Son tahlilde MHP’nin oy artışı gözle görülür derecede olmuşsa da neticeye tekabülü olmamıştır. Ortada gezen oyların bir kısmını kendi hanesine yazdıran parti olarak yerini almıştır. Çok iyi kampanya yürüttükleri, siyaseten çok geniş kesimlerin siyasi duayenlerin açıktan destekleri sandığa yansımamıştır, aksine tepkisel sonuç vermiştir.

Evet AKP’nin 13 yıllık iktidarda yıpranmasına bağlanan yaklaşık 7.000 oy kaybı bir hata hesabıdır çünkü ben seçim öncesi yazdığım gibi Artvin’de yapılan oylama bütün ilde belediyeleri kazanan AKP ile meydanlara inen Reisi Cumhur’un seçimidir. Yani AKP açısından bakıldığında milletvekili seçilen Dr. İsrafil KIŞLA değil kaybeden yerel yönetimlerin eksileri ile Reisi Cumhur’un indiği meydanlardır.

CHP açışından bakılınca 4.000 kayıpla milletvekili çıkarması bile sürpriz olmuştur. Keza bu görevde bulunan örgütler yerel seçimlere giren örgütler bir kaç isim değişikliği birilerini aldatmasın. Belediye seçimlerinde yerle yeksan olan CHP ve onun milletvekili Sn Uğur Bayraktutan’ın hangi başarısı için oy verecekti. Seçmen bence tırnak içinde seçimin galibi oldu bir milletvekili çıkararak.

Artvin’de HDP oylarının artışında en önemli faktör olmuştur. Seçmen CHP’ye tavır almıştır, bu kesin. Entelektüel bilgi birikimi olan, genelde aslında marjinal olmayan kesim ağırlıklıdır kanımca.

Siyasette  “atalet” diye bir kavram vardır, kelime anlamı ile doğru bildiğini yerinde ve zamanında söylemek erdemi demektir. Rüzgarın, fırtınan dinmesini beklemeden gördüğün doğruları “dos doğru” açıklamaktır.  Herkesin hitap ettiği alanda mesul bulunduğu sahada. İşte bende seçim öncesi Artvin’in seçmenine bu manada sağduyu çağrısı yapmıştım *Sarıklı Zihni URAL’dan, partisi iktidardayken istifa eden Nevzat Bıyıklı’dan, Merhum T.B.M.M. başkanımız Sabit Osman AVCI’dan eski orman Bakanımız Hasan EKİNCİ’ den, Adalet eski Bakanlarımızdan merhum Fehmi ALPASLAN’dan söz etmişti çünkü dününü hatırlamayan bu günü yaşayamaz diyerek dününü inkar edenler işte tarihin tozlu sayfalarında talihsizce yerlerini alırlar, diye.

Türkiye siyasi tarihinde siyasetten ayak oyunları ile kalıcı ve uzun vadeli bir ikbal elde edememiştir, bu cenap millet buna yol vermemiştir asla da vereceğini düşünemiyorum. Şimdi bu hikayede geçen gizli kahramanlara sözüm var. Yıllarca bir partiye mal olmuş bu millet onu o partisi ile bütünleştirerek saygı duymuş, zaman zaman görevler vermiştir. Sizde günün koşullarına ayak uydurdunuz küçük hesaplarla sözde seçmeni yönlendirecektiniz. Sonu ne oldu? Hüsran onun için bizde bir söz vardır taş yerinde ağırdır.

Sonuç olarak seçmen değişik şartlar ve oluşumlarla sandıkta önüne dayatılan bu seçeneklerin hiç birini tasvip etmemiştir. Ülkede sözde siyaset bilimcileri ve bu alana da söz sahibi olanlar Türkiye’deki yeni yapılanmayı okuyamamıştırlar….Tüm mağluplar kendisini galip ilan etseler de bir gerçek var. Ortada Artvinli ne son seçimlerde bütün belediyeleri kazanan AKP’yi neden ülke yönetimine tekrar olmayan CHP ve partiyi yerle bir eden milletvekili adayını benimsemiştir. Yeni yüzyılda Türkiye gibi Artvin’i de iyi okumak gerek. Klasik aday tespitleri ve seçim çalışmaları ile ne bir misyonu nede bir vizyonu olmayan adaylarla bir daha seçmen karşıma çıkmayın uyarısı yaptı. Günümüze değin Barajlar şantiyesi olan ilimizdeki bitmeyen fukaralık ve de kendisine çevre ve doğa koruyucu süsü veren temsile eşit durmuştur. Neticenin bir yap işlet öz kaynaklarımız ve dere can sularımız kesilirken diğeri bir gün mecliste 10 Mgwat’ın altında HES yapılmasın diye bir çalışması mı vardır?

Son olarak değerli okuyucularımız, barajlar derken Barajlar kralı merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel için Artvin Valiliğince hazırlanan görseli tebrik etmek istiyorum. Sayın Valimiz Kemal CİRİT beyefendinin emeklerine sağlık.

Lakin; Merhum Cumhurbaşkan’ımızın Ankara’da ki cenaze törenine katıldım ve bir acı gerçekler yüzleştik. Artvin’imize devasa barajları kazandıran Reisi Cumhur’un cenaze törenine Artvin’de bir tek otobüs gelmemişti. Elbette katılanlar vardı ama üzücü idi. Sayın eski Orman Bakanımız da Kocatepe’de törendeydi. Eski Başbakanlardan Tansu ÇİLLER’in yanı başında duruyordu. Ne kadar hazın bir durum idi. Seçimler aklıma geldi de Hasan bey acaba Çiller Genel başkan olur diye mi yakındı? Bence Hasan beyi Demokrat Parti ile alakasını kesmemiş miydi? Yoksa ben mi yanlış anladım? Partisine liderine ahde vefa yok muydu? Artvin’de bir araç getirtecek takatı mı bitmişti? Bilemedim gitti, zaten Türkiye’de siyasi “atalet” oluncaya kadarda bileceğimiz zannetmiyorum, sağlıcakla kalınız.

Share
804 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Evlenmek” kelimesinin kökü “ev”den geliyor

    17 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Türkler, karı koca olmaya "evlenme" derler. Evlenmek "ev-bark" sahibi olmaktır. "Evlenmek" kelimesinin kökü "ev"den geliyor. Yani bildiğimiz "hane" veya "konut"tan geliyor. "Hanelenmek" veya "konutlanmak" da diyebiliriz. “Bark” Orhun kitabelerinde “mabed” anlamında kullanılmıştır. Hakan türbelerinin yanında bir mabed yapılır, orada kurbanlar kesilirdi. Ev de kutsal bir mabed sayıldığından bark adını alırdı. Bu yüzden ev-bark sahibi olanlar, kutsal bir çatı altında, hayatlarını birleştirmiş sayılırlardı. Selçuklularda “evlilik...
  • AK Parti Divan Başkanına Rağmen Güzel Bir Kongre Gerçekleştirdi

    17 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    AK Parti’nin 6.olağan genel kurulu Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımı ile bir kongre gerçekleştirildi. Kongreyi başarılı bulduğumu ifade ederken bu divan başkanına rağmen bu derece güzel bir kongre gerçekleştirilmiş olmasını takdir ediyorum. Yazımın başlangıcında öncelikle şu divan başkanına seslenmek istiyorum. Ben onun yerinde olsam siyasetten derhal el çekerim ve bir daha asla siyaset yapmam. Bu derece yeteneksiz ve bu derece başarısız bir insanın AK Parti gibi bir partide siyaset yapmasından AK Parti’ye oy vermiş bir kişi olarak utanç ...
  • Kişi Başına Düşen Milli Gelir Nasıl Dağıtılır?

    15 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kişi başına düşen milli geliri hep duyarız da nasıl dağıtıldığını şimdiye kadar hiç duymadık. Eğer Kişi başına düşen milli gelir varsa bunun dağıtılması gerekir değil mi? Eğer dağıtılmayacaksa kişi başına düşen milli gelir kavramı niçin kullanılıyor? Kişi başına düşen milli geliri dağıtmanın nasıl dağıtılacağı ile ilgili basit bir yöntem var. Devlet re’sen (kendiliğinden) herkes için bankamatik işlevi de gören kimlik kartları çıkarır, bunları vatandaşlarımızın adresine gönderir. Sonra TC kimlik numaraları hesap numarası olara...
  • Taşeronlara Kadro Meselesinde Özelleştirme-Devletleşme Kararsızlığı

    14 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Son iki yazımda gündeme getirdiğim taşeronlara kadro mevzuunda her gün yeni gelişmeler ve açıklamalar gündeme gelirken belli olan tek bir şey var ki hükümetin bu konuda kafasının karışık olduğu. Evet, bir çalışma var ancak bu çalışma sonrasında verilecek olan kararların devletin işleyişi, ekonomisi, sosyal politikaları ve ekonomik sistemleri üzerinde ciddi etkileri olacak. Konuya sadece basitçe taşeronlara kadro verilecek şekliyle bakmak yeterli değil. Bu kadro verilebilir ancak kadronun verilmesinin ardından ortaya çıkacak sonuçlar acaba ülkem...