logo

Ey Artvinli, Basından Beklediğiniz Bu Mudur?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Yazmayayım, yazmayayım dedim ama yazmadan duramıyorum. Bayramın son günü başımıza gelen son derece trajik olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Ve öncelikle de başlıktaki soruyu soruyorum. Ey Artvinli, sizin basından beklediğiniz bu mudur? Yazıyı okuyunca yorumu lütfen siz yapınız.

Bayramın son günü Diyanet-Sen Artvin Şube Başkanlığı’ndan bir açıklama elimize ulaştı. Açıklama MHP Milletvekili adayı Muhammet Altunal’ın Basın toplantısında kullandığı bir cümle ile ilgiliydi. Konu ilgili haberimiz halen www.08olay.com internet haber portalımızda bulunuyor. Merak eden okurlarım sitemize girerek haberlere ulaşabilirler.

Şimdi diyeceksiniz ki, ne var yani Diyanet-Sen’in açıklamasını köşe yazına taşıyacak ve bu başlığı atacak kadar. Normal bir ilde hayatta yaşanmayacak bir olay maalesef bizim ilimizde yaşanıyor. Bizim ilimizdeki yaşayan vatandaşlarımızın basından beklentileri çok ama çok farklı. Bunca yıldır gazetecilik yapıyorum halen bu beklentinin mantığını anlamış değilim.

Diyanet-Sen, MHP Milletvekili adayının açıklamasına ilişkin bir açıklama yapıyor ve MHP Vekil adayının sözlerini eleştiriyor. Bizde açıklamaya en ufacık bir yorum katmadan aynen yayınlıyoruz. Normal bir ülkede ve ilde, normal bir basın kuruluşunun yapması gerektiği gibi haberi tarafsız bir bakış açısı ile doğal bir biçimde yayınlıyoruz. www.08olay.com internet haber portalımızda yayınladığımız haberimizi de gerek sitemize ait facebook sayfasında gerekse de kendi şahıs sayfamda diğer haberlerde yaptığımız gibi tanıyoruz.

Halen “ Bunda ne var ki” dediğinizi duyar gibiyim. Aslında hiçbir şey yok. Yok ama asıl olan bundan sonra oluyor. Diyanet-Sen’in yaptığı açıklama oldukça gündem yaratıyor. Öyle ki gündem oluyor ki haber sadece benim sayfamda 200’e yakın yorum yapılıyor. Ve hatta yapılmaya devam ediyor. Buraya kadar her şey normal de, asıl normal olmayan şahsıma karşı hakaret ve küfür dolu bazı MHP’li hemşerilerimin yaptığı yorumlar normal değil idi. Ben bile ne olduğunu anlayamadım. Kişisel haklarıma yapılan saygısızlıktan tutunda, taraflı bir gazeteci olduğuma varıncaya kadar bir sürü eleştiri ve hakaret yapılıyor. Hatta ara sıra da küfürler ediliyor. Benim sayfamda bana küfretmeye kalkan, utancımdan silmek zorunda kaldığım küfürler dahi yapılıyor.

Tabi ki burada basın özgürlüğünün ne olduğunu ve gazeteciliğin ne anlama geldiğini bilen MHP’lileri tenzih ederek yazıma devam ediyorum. Hatta MHP’nin en üst düzeyinden gelen özürlerinde bulunduğunu ifade etmeliyim.

Şimdi düşünün değerli okurlarım, bir sendikanın açıklamasını yayınlıyorum diye küfürlü hakaretler bile yiyebiliyorum.

Evet, maden davasında farklı düşünüyorum diye insanların tepkisini almaya ve toplumda tecrit edilmeye varıncaya kadar abuk subuk şeylerle karşılaşmaya alıştım da, böylesine basit bir haberde bu denli hakaret almayı bir türlü hazmedemedim.

Şimdi bir soru daha soruyorum. Bu şekilde biz gazeteciliği nasıl yapacağız? Hep sizin istediğinizi mi yazacağız? Yada sizin düşündüğünüz gibi mi düşüneceğiz? Mecbur muyuz?

Bakınız basın ahlak ve ilkelerine uyulduktan sonra her türlü habercilik yapılabilir. Gazeteci hür ve tarafsız olmalıdır. Bunu öyle yada böyle kabullenmeliyiz, eğer gazeteciliğin ilimizde doğru bir biçimde yapılmasını istiyor isek. Bakınız ben yaklaşık 25 yıldır gazetecilik yapıyorum ve hayatımın her döneminde de köşe yazılarım dışında haberlerimde yorum yapmamaya gayret gösterdim. Bundan böyle de öyle yapacağım ancak her geçen gün bizden beklentiler farklılaşmaya başladı. Hatta yalaka olmamız taraf olmamız, ilkesiz davranmamız isteniyor, artık. Maalesef ki aramızda bazı çürük yumurtalar bu beklentinin artışını sağladı. Zira her olayda taraf olup abuk subuk haberler ve yazılar kaleme aldıkları için bu noktaya geldik. Bunu yapan arkadaşlar bilemediler ki ilimizde basına en büyük kötülük ettiklerini. İşte o arkadaşların yaptıklarının ağır faturası şimdi karşımızda. Sürekli kendilerinin düşündüklerinin yazılmasını isteyen bir halk kitlesi ile karşı karşıyayız. Gözümüz aydın.

Artvinli hemşerilerim artık zarardan dönme vaktidir. Basına kıyafet biçmekten vazgeçin. Basın eğer olayları tarafsız bir biçimde size aktarıyor ise bırakın da öyle davransın. Haberde yorum yapmıyor ve haberi hür bir şekilde tarafsızca size aktarıyor ise buna saygı duyun. Bu tür haber yapan kişi ve kuruluşlara ağır eleştirilerde bulunmayın. Basın mutlaka sizin istediğinizi yazmak zorunda değil. Basın doğru, hür ve tarafsızca haber yapar, bu sizin hoşunuza gitse de gitmese de doğrusu budur.

Basını değerlendirirken lütfen, kendi duygu, düşünce ve hırslarınızı bir tarafa bırakarak anti taraf olarak değerlendirin.

Kalın sağlıcakla…

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

2+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Hakimiyeti ve Müslüman Hakimiyeti arasındaki farklar

    21 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Müslüman Hakimiyeti demek her zaman için İslam hakimiyeti demek değildir. İslam Hakimiyetini kurmak için bu Hakimiyetin tesisinde Müslümanların görev alması beklenir ama bu mecburi değildir. Allah dilerse kâfir, münafık ve fasık bir adamın eli ile de dinine hizmet ettirebilir. İslam Hakimiyeti İslam dininin hakim olması demektir. Müslüman Hakimiyeti ise Müslümanların Hakimiyeti demektir. İslam Hakimiyeti ilkesel bir Hakimiyettir. Müslüman Hakimiyeti ise bir yerde müslümanların sayısal çoğunluğu ele geçirmesi demektir. Müslüma...
  • Komünizmde Kadınların Ortaklaşalığı Var mı?

    19 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      “..Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin…” Maide suresi, 8 Giriş Komünizm Türkiyede çoğunluk itibari ile elbette benimsediğimiz biz ideoloji değil. Toplumumuzun ekseriyetinin görüşü Komünizm ile bir birine zıttır. Fakat bu zıtlık “Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin.” Maide suresi, 8’in bize verdiği ölçü gereği, Komünizm hakkındaki görüşlerimizin de adaletsizliğe varmaması lazım. Çocukluğumdan beri komünizmde kadınların ortak olduğu sözlerini duyardım. Bu konuyu internette biraz ar...
  • AK Parti Eti Bakırdaki işten çıkarmalara müdahale edecektir

    18 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Çünkü işten çıkarılan işçiler bu işten çıkarmanın faturasını AK Parti’ye keseceklerdir. Bu fatura elbette olumsuz fatura olacak ve AK Parti oy kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya gelecektir. AK Parti pragmatist yapıya sahip bir parti olarak bu duruma seyirci kalması mümkün değil. 1000 kişinin işten çıkarılması büyük bir olaydır. 3-5 kişinin işten çıkarılması gibi değildir. Toplumsal bir olaydır, sadece Artvin için değil Türkiye hatta dünya için ilgi çekici bir olaydır. Siyaseti etkilememesi mümkün değil. Bu nedenle pragmatist b...
  • Murgul’da Plaket, Artvin’de Doğa Katili

    18 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Bir gün bu yazdıklarımın hepsi anı olarak kalacak, belki olursa çocuklarım ve torunlarım okuyacak ya da benden belki yüz yıl sonra beni ve fikirlerimi anlayan birileri olacak, bu demek değildir ki günümüzde anlaşılmıyoruz ancak bazı kesimlerin anlamamak için direndiğini görünce iyice asabileşiyorum. Kendime öz eleştiri yapıyorum. “Onlar anlamasa da sen anlatmaktan vazgeçmeyeceksin.” Bizim kalemimiz sivri sırf biri istiyor diye şimdiye kadar inanmadığım hiçbir şeyi yazma...