logo

reklam

Evet, mi Hayır mı? Benim Referandum Analizim… 


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegâne Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’a hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Bugün bir hüzün döktü kelimelerime, hani derdim ya hep; şiir üzerine yazmak istiyorum. Şiiri eleştirmek istiyorum. Turgut Uyar’ı, Cemal Süreya’yı, Necip Fazıl’ı ya da Nazım Hikmet’in sanat anlayışını tartışmak istiyorum. Kadınlara romantik derler ama neden kadın şair sayısı az? onu sormak istiyorum. Lakin durum, ülkemin hali ortada, zaman mücadele zamanı, zaman kalem ile kağıt ile harp etme zamanı, öyle ki ölen çocukların bakışları her yazımda kağıttan bana bakar. Öyle bir duygu ki bu ne yazı anlar halimden nede kalem. Bazen yazacaklarımı gözyaşım engeller. Bir ölünün gözlerini öpmek kadarmış, baba sevgisi ne anlatayım sizlere, zamansızlık için zamanla sınanıyoruz işte, durum bu…

Son günlerde televizyonda ve de sosyal medya’da tutarsızca “Cumhurbaşkanlığı” sistemi tartışılıyor. Evet diyenler, hayır diyenler hepsi saygı çerçevesini sanki yıkmış, umarsızca birbirlerine hakaret ediyor. Ne için? Sorarsan, herkes ülkenin bekasını istiyor. Öncelikle bu tartışma ortamını bitirmek lazım. Yaklaşık 1 yıl olacak o zaman yazmıştım. “Artık Kılıçdaroğlu’nu eleştirmeyeceğim” diye ve o günden sonra eleştirmedim. Çünkü adam ısrarla Chp’yi uçuruma götürüyor. Ve o muazzam 100 yıllık partinin iktidar olma hayalinin sonuna geldik. Bana kızmayın; çünkü Chp’nin ısrarla halktan uzak kalmasına ve o elit kesimin çizgisinde yürümesine hizmet etti. Bir kurtarıcı olarak geldiği partiyi batırdı. Ne diyelim; bugün Ak Parti icraatlarını ve sistemini eleştiren beyler; bu devi siz büyüttünüz. Çünkü geçmişte basiretsiz ayakları yere basmayan kısır siyasetlerden insanlar bıktı. Muhalefetlerden insanlar bıktı. 7 Haziran’ı iyi analiz eden iki parti vardı; 1’i Mhp diğeri Ak Parti ama en önemlisi Mhp’nin öngörüleri o zaman yazmıştım ve ne kadar haklı olduğumu bir kere daha anladım. Mhp koalisyona girmez, seçime gider. Eğer o zaman koalisyon kurulsaydı, Ülke Suriye’den beter olacaktı. Neden mi? 15 Temmuz gecesi ülkeyi kana bulayanlar, koalisyon kurulmasını istiyordu netice alamadıklarındandır, son çare olarak darbeye sığındılar. Öncelikle halk sonrasında siyasi irade buna izin vermedi. Yine eski yazılarımda dediğim gibi Binali Yıldırım, hükümeti halkın refah seviyesi için çalışacak dedim ki; son zamanlarda yaptıkları aşikârdır. Peki; Sıddık ne olur Referandum derseniz; %52 ile %56 bandı arasında Evet çıkar. Şimdilik görünen tablo bu haa! Sonra ne olur, durum ne şekilde gelişir derseniz. Bu saatten sonra hayır çıkması çok zor lakin kararsız seçmen Evet derse; o zaman tablo % 60’ların üstüne çıkar. Vallahi ben neden, niçin diye konuya girmeyeceğim. Ak Parti’nin hizmetini gören vatandaşların güveni sonucunda hiç okumasalar bile anayasa değişikliğine “Evet” diyecekler. Gelelim 15 yıldır. Hep halkın desteğini arkasına alan ve de bu kadar uzun iktidarda kalmayı başaran bir siyasi fırka, Dünya’da var mıdır? Yok. Sizi 15 yıl boyunca Sayın İnce’nin dediği gibi “Yenmiş de yenmiş” olan partiyi eleştirmek yerine kendinize çeki düzen verin. Tıpkı Sayın Bahçeli’nin olduğu gibi devletin yanında olun ve Yenikapı ruhunu taze tutun. Referandum sonrasında milli mutabakat hükümeti kurun. ALLAH uzun ömür versin, Erdoğan’ın başkan olacağı kesin. En azından kabinesinde bulunun yoksa bu tarihi fırsat kaçacaktır. Ve inanın bana bir daha asla parlamento koltuğu haricinde başka yönetici koltuğu göremeyeceksiniz. 1000 yıl daha iktidara gelemeyeceksiniz!

Artvin üzerine yazı yazacaktım. Yine olmadı, başka zamana kaldı. Aynı bazı zümre tıpkı Türkiye’de ki yatırımları görmedikleri gibi Ak Partili olan Artvin Belediyesi’ni de eleştiriyor. Ne hikmetse başka partiler zamanında sesleri çıkmayanlar bu sıra gür, gür bağırıyor. Yaw anladık bağırın da hizmetlere ses çıkarmayın! Çünkü yıllardır yapamadıklarınızı Adamlar, çatır çutur yapıyor. Hem de öyle bir hızla ki; kendileri bile şaşırıyor. Hem de hiç yerinden oynatmadıkları eski personelle bunu yapıyor. Sağcı, solcu demeden herkesin hizmetine koşuyor. Görüyorum ki kendisine oy verene yaptığı hizmeti vermeyene de yapıyor. Bence eleştirecekseniz yapılacak projeler üzerinden eleştirin; yok orası öyle olmuş, burası böyle olmuş; yollar çukurmuş; sonra biri gelir size derki; evet yollar çukur, peki eskiden neden bu şehirde çukur olmuyordu; çünkü sadece parkeler kaldırılıp yenileri döşeniyordu. Bu dönemde mahalle aralarına kadar şantiye alanı oldu. evet çukurda olacak, duvarda yıkılacak hizmetler yapıldığı müddetçe bunlar olacak ama öyle söylendiği gibi 1 haftadan fazla onarılmadığını görmedim. Eleştirmek iyidir, hizmeti arttırır ama haksız eleştiri, yapan kesime bumerang gibi geri döner. Sonra adama sorarlar; Yıllardır siz neden yapmadınız diye? Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle..

Etiketler:
Share
581 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kişi Başına Düşen Milli Gelir Nasıl Dağıtılır?

    15 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kişi başına düşen milli geliri hep duyarız da nasıl dağıtıldığını şimdiye kadar hiç duymadık. Eğer Kişi başına düşen milli gelir varsa bunun dağıtılması gerekir değil mi? Eğer dağıtılmayacaksa kişi başına düşen milli gelir kavramı niçin kullanılıyor? Kişi başına düşen milli geliri dağıtmanın nasıl dağıtılacağı ile ilgili basit bir yöntem var. Devlet re’sen (kendiliğinden) herkes için bankamatik işlevi de gören kimlik kartları çıkarır, bunları vatandaşlarımızın adresine gönderir. Sonra TC kimlik numaraları hesap numarası olara...
  • Taşeronlara Kadro Meselesinde Özelleştirme-Devletleşme Kararsızlığı

    14 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Son iki yazımda gündeme getirdiğim taşeronlara kadro mevzuunda her gün yeni gelişmeler ve açıklamalar gündeme gelirken belli olan tek bir şey var ki hükümetin bu konuda kafasının karışık olduğu. Evet, bir çalışma var ancak bu çalışma sonrasında verilecek olan kararların devletin işleyişi, ekonomisi, sosyal politikaları ve ekonomik sistemleri üzerinde ciddi etkileri olacak. Konuya sadece basitçe taşeronlara kadro verilecek şekliyle bakmak yeterli değil. Bu kadro verilebilir ancak kadronun verilmesinin ardından ortaya çıkacak sonuçlar acaba ülkem...
  • Taşeron işçileri insan onuruna aykırı kötü şartlarda çalıştırılıyorlar.

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron işçileri düşük ücretle çalıştırılan işçilerdir. Aylarca ücret alamadıkları zamanlar olur. Tazminat ödemeden işten çok kolay çıkarılabilirler. Sendikalı olmalarına izin verilmez. İşçi haklarını hararetle savunan sendikalar bile taşeronların sorunlarını hiç görmezler. Kadrolu işçiler tarafından bile dışlanırlar. Hani hak aramak için Ankara’ya eylemlere gidip halay çeken sendikalı işçiler var ya, taşeron işçilerinin durumu onların hiç birisinin umrunda değildir. Taşeron işçileri görev tanımı dışındaki işlerde...
  • Taşeron

    14 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Taşeron bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işverendir. Fransızca’daki "tacheron" kelimesinden gelir. Fransızca tacheron "başkasına ait yükümlülüğü ücret karşılığında üstlenen kimse, iş yüklenen kimse" sözcüğünden alıntıdır. Büyük bir işin yalnız kendi uğraşı alanına gi...