logo

Evet Hayır ve de Kutup Ayıları Çok Yalnız… 


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegâne Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’a hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu.

Asırlık “Aşk”ların, yaşandığı bir coğrafyada hayat sürüyoruz. Öyle ki biz bir şeyi sevdik mi ya çok severiz ya da ondan inanılmaz “Nefret” ederiz. Ortamız yoktur bizim, illa ki abartmalıyız. Belki de Akdeniz ikliminin etkisi vardır. Dil bölümlerinde ilk öğretilen; tabiat olaylarının ve coğrafik şartların dilde etkisi vardır. Nasıl mesela, sahil kesiminde “r” harfi çok keskin kullanılırken; ilimizin iç kesimlerde normal kullanılır. Peki, neden böyledir. Eskiden dağların yüksek olması nedeniyle ulaşım zor oluyordu ve dil gelişimi ulaşımın zor olması nedeniyle belli bir bölgede sıkışmak zorunda kalıyordu. Dünyada tek bizim Kafkasya bölgesinde bu kadar dil ve ağız çeşitliliği vardır. Bu demek oluyor ki; düşünce ve de uygulamada coğrafi şartların etkisi vardır. Bir bakıma sıcak iklimin insanının kanı sıcaktır. Soğuk iklimde ise adam üşengeç olur. Eee konuyu nereye bağlayacağız. Bizim güzel ülkemizde en basit bir konu için bile tartışma olur. Kaldı ki önümüzde ki 1000 yılın şekilleneceği “Referandumda” olmaması düşündürücü olurdu. Bırakın insanlar tartışsın “meramlarını” anlatsınlar…
Yukarda ki paragrafa devam edersek; halk içinde “Yeni anayasa” hakkında kimsenin bilgisi yok. Neye “Evet” neye hayır diyeceklerini bilmiyorlar. Bence acilen siyasi partilerin hangi fikri savunursa savunsun seçmenlerine bilgi vermesi gerekir. Bilgi kirliliğinin kimseye hayrı yoktur. Daha geçen hafta çok sevdiğim bir arkadaşım; Başkanlık sisteminde tek adamlık var dedi. Dedim yok! Dönem bilgi dönemi açtık interneti hemen maddeleri bulduk. Beraber üşenmeden 2 saat okuduk. Neticesinde dönüp bana “Bu maddelerde bir sakınca yok.” dedi kaldı ki; bu çocuk öyle cahil falan da değil. Kitabın ve felsefenin dibine kadar okumuş bir çocuk… Yani kardeşler burada ki sorun; halkın yeterince bilgilendirilmemesi, yakın bir zamanda bu kampanyanın başlayacağını umuyorum. Hadi hayırlısı…

Kutup ayıları çok yalnız, dünyanın farklı coğrafyasında farklı olaylar her zaman oluyor. Kimi insan doğuyor, kimisi ölüyor, kimisi düğün yapıyor, kimisi ayrılıyor. Öyle ya da böyle zaman herkes için aynı akıyor. Tek fark izafi olarak; bulunduğumuz ruhsal durum üzere kişinden kişiye farklılık gösteriyor. Bazen “Derviş” aklı vuruyor, beynime. Her şeyi bırakıp gitmek istiyorum bir yerlere, hani Tanzimat dönemi yazarları; Yeni Zelanda’ya gitmek istemişler ya ben de öyle bir yere gitmek istiyorum. Neden kaçtığımı sorarsanız? Kendimden… Bu ülkede fırsat verilse iyi eğitim alacak bir sürü insan var. Lakin sistemin içinde yok olup gitmişler. Hep iyileri elerken ne olacaklarına karar veremedik. En iyileri içlerinde insanlık var mı? Diye bakmadan bir mevkilere getirdik. Sonrasında robot gibi hiçbir insani duygusu olmayan sadece iş kolik insanlar yaptık. Oysa çocukları yarış atları gibi yarıştırmak yerine ilkokulda en az 3 yıl not bile vermeden insan olmasını, doğru söylemesini,vatanını sevmesini bayrağını sevmesini anlatsak. Hatta canlı bir müze olan Çanakkale’ye götürsek; bu ülkenin nasıl kurulduğunu anlatmak için eski meclise götürsek, daha verimli olmaz mı? Hadi biz geldik gidiyoruz; bari onlar daha verimli ve daha çalışkan olsun. Atatürk’ün askeri okullarda okutma tavsiyesinde bulunduğu “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabını bütün öğrencilere okutmalıyız. “Ali ata bak” ı bırakmalıyız. Ya da Japonya’nın iki atom bombası yiyip de nasıl küllerinden doğduğunu anlatmalıyız. İnanın bana bir Çanakkale; on Hiroşima ve Nagazaki eder.
Yazımızı özetlemek istersek; hani “Evet” ya da hayır demek çok da önemli değil. Zaten millet sandığa gittiği zaman kararını verecek. Ya yeni bir sistem gelecek ya da eski sistem devam edecek. Lakin Türkiye’nin artık eski sistemlerle devam etme olasılığı kalmadı. Her yıl pissa testinde sonlarda olmaktan bıktık. Artık acilen bu ezberci ve not sistemine dayalı eğitim sistemi değişmesi gerekir.

Geleceği şekillendirmek için bu gereklidir. İnanın bana vatanperver ve de milletini seven, dindar insanlar yetişmeye başladığında bu zor günler kendiliğinden bitecek… “Bir insan düzeldi mi, dünya düzelir.” Başka bir yazımda görüşmek dileğiyle..
Not: kurallı cümle kurmadığım için eleştirilere cevaben; hiçbir şair kurallı cümle kurmaz…

Etiketler:
Share
581 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Günah Keçisi Tolga Gül, Vurun Abalıya

    21 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bugün ki yazımızı da kendi içsel isyanımıza ayıralım. Yazımın başlığında da okuduğunuz gibi Artvin’de her alanda aranan bir günah keçisi var ve o günah keçisi benim. İtiraf ediyorum. Beni yok edin. Bitirin. Çöpe atın. Öldürün de kurtarın. Bu sözleri neden dolayı mı sarf ediyorum. Hayatımın her alanında sürekli bir günah keçisi ilan ediliyor olmaktan dolayı sarf ediyorum. Özel hayatımdan sosyal hayatıma kadar her alanda günah keçisi ilan edilmek beni o derece sıktı ki bazen yaşama azmimi bile kaybeder hale geliyorum. Bu sebeple biraz isyanımı...
  • Sosyal Medya Yoluyla Toplumun Bilinç Altına Subliminal Mesaj Yüklüyorlar

    20 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    “Sana bir şey göndereceğim oku tamam mı? Banada arkadaşım gönderdi okumadan önce içinden çok istediğin şeyi üç kez tekrarla sonra aşağıdaki yazıyı oku .........Unutma önce üç kez çok istediğin şeyi tekrarla........Bismillahirrahmanirrahim lahavle vela kuvvete illah billahi aliyyül azim. Amin ....bu mesajı 20kişiye gönder dilediğin kabul oluyor. İnanmıyordum ama harbiden oluyor eğer silersen veya.....Göndermezsen. Allah dilediğini kabul etmesin. Şimdi saatine bak 9 dakika sonra seni mutlu eden bir olay olacak ... Çok zor değil kopyala gönder. Ya...
  • TEOG sınavının kalkması nedeni ile söyleyeceklerim var

    20 Eylül 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kısaca söyleyeceğim. Eğitim ve öğretimin başarılı olması için; 1.Öğretmenlerin maaşlarının yüksek olması gerekir. 2.Tüm okulların eksiksiz olarak eğitim araçları ile donatılması gerekir. 3.Okul bitirildiğinde öğrencilerin hemen iş bulma imkanına sahip olmaları gerekir. İkide bir sistem değişikliği ise gerekmez....
  • Ekonomiye El Atılması Lazım Sayın Cumhurbaşkanım!

    19 Eylül 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Türkiye’de ekonomik anlamda işlerin yolunda gittiğine dayalı olarak ekonomiden sorumlu bakanların açıklamalarını okuyorum da çok güleceğim geliyor. Sürekli rakamlarla iyi gösterilme çabasında ki ekonomin halkın ekonomisine hiçbir faydası olmadığını artık anlamamız gerekiyor. Şunu unutmamak gerek ki bir ülkede hükümetlerin yıkılışlarının en temel sebeplerinden biri hiç kuşku yok ki rakamsal ekonomik bozukluklar değil vatandaşın cebindeki ekonomik bozukluklardır. Bunu en iyi bilen de hiç kuşku yok ki Adalet ve Kalkınma Partisi’dir. AK Parti’yi ik...