logo

Eski Vali Mustafa Yemlihalıoğlu’na İadeyi İtibar Verilmeli


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Dün yazdığım köşe yazımda 31 Mayıs 2011’de Hopa ilçesinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitingi öncesinde ve miting sonrasında yaşanan olayların perde arkasını yazmıştım. Birçok bilinmeyen olayları neden ve sonuçları ile anlatmıştım. O gün yaşanan olaylara ilişkin yorumlarımı da bugün yazacağımı belirtmiştim. Şimdi yorumlarımı yazayım.

Hopa’da 31 Mayıs 2011 tarihinde yaşanan olayların kesinlikle arkasında bazı gizli güçler var idi. Bu güçlerin o gün amaçları ülkede köklü bir değişimin yolunu açmaktı. Yaşanan gelişmelerin arkasındaki isim olan dönemin Başbakanlık Koruma Müdürü’nün bugün FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu bulunması da sanıyorum tesadüf değildir.

Hopa olayları yaşandığında Erdoğan’ın talimatı ile birkaç gün içerisinde Artvin’de köklü değişimler meydana gelmişti. Dönemin İl Emniyet Müdürü, İl Jandarma Komutanı, İlçe Jandarma Komutanı, Savcısı ve İlçe Emniyet Amiri görevlerinden alınmışlardı. Bu alınmalar konusunda Başbakan Erdoğan’ın haklılık payı çok yüksek idi ancak olaylardan yaklaşık 4 ay sonra bir isim daha Merkeze çekilmişti. O isimde dönemin Valisi Mustafa Yemlihalıoğlu idi.

Değerli okurlarım, 25 yılı aşkın bir süredir gazetecilik yapmaktayım. Mesleğe 1990’da başladım. O tarihin öncesinde ise ilkokul son sınıfta mahallede gazete çıkarır ve mahallenin sorunlarını gündeme getirirdim. Lise de yine gazetecilik faaliyetlerinde bulunmuştum. Bu vesile ile Artvin bürokrasisini henüz çocuk yaşlarda iken bile takip ederdim. Özellikle Valileri falan da genellikle yakından tanır ve kimlerin nasıl Valilikler yaptıklarını çok iyi bilirdim. Artvin’e kim fayda verdi, kim fayda vermedi, kimin bir dikili taşı var, kimin yok iyi bilirim. Belki benim tecrübemi beğenmeyenler olsa da inanın kesinlikle mütevazi davranmayacağım ve diyeceğim ki bu ilde bürokrasiyi benim kadar yakından takip etmiş ikinci bir şahıs bulamazsınız. Bu nedenden dolayı diyorum ki Artvin’in son 35 yılda gelmiş geçmiş en yararlı Valisi kesinlikle Mustafa Yemlihalıoğlu’dur. Bu değerlendirmem de iki ismi hariç tutuyorum. İlimizde 3 ay gibi bir süre Valilik yapan Muhterem İnce ile şuan ki Valimiz Ömer Doğanay. Bu iki isminde ilimizde unutulacaklarını da düşünmüyorum.

Konuya geriye dönecek olursak eğer, Mustafa Yemlihalıoğlu’nun 2.5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde üstelikte Hopa olaylarından hemen sonra Merkez’e çekilmesinin nedeni kesinlikle Artvin’deki çalışmalarındaki başarısızlıkları değil Hopa olaylarında yaşananlardır. Dönemin Başbakanı şuan ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dönemin Valisi Yemlihalıoğlu’nu sorumlu tutmasıdır. İlk bakışta belki Yemlihalıoğlu’nu sorumlu tutabilirsiniz ancak benim dün yazdıklarım da göstermiştir ki kesinlikle Yemlihalıoğlu değildir.

Yemlihalıoğlu’nun Bu İlde Büyük Emekleri Vardır

Mustafa Yemlihalıoğlu alışıla gelmiş valilerden değildi. Artvin’de taş üstüne taş koymak için gerektiğinde risk almasını bilen, Artvin için hayıflanan ve de bu ili gerçekten seven bir kişilikti. Valilik görevine başladığı günlerde arka arkaya yaşanan Şavşat ve Borçka sel felaketlerinde yaptıkları aradan elli yılda geçse unutulamaz. Günlerce uyku uyumadan krizi yönetmesi, ilçede önce sel sularında kaybolan kişilerin cansız bedenlerinin buldurulması ve ilçedeki selin oluşturduğu zararların bertaraf edilmesi gibi bir çok konuda ciddi çalışmaları oldu. Özellikle Borçka ilçesindeki sel felaketinde ise muhteşem bir valilik yaptı. Krizi dört dörtlük yönetti. Kendisinden yaşça büyük olan insanların bile eline eğilip öpmeye çalışmaları da ( tabi ki kendisi asla buna izin vermezdi) halkın onu ne denli anladığının göstergesiydi.

Yemlihalıoğlu’na ilişkin birkaç not aktarmak istiyorum. Kendisi Artvin’e ilk atandığında Artvin Ortaköylülerle birlikte hayırlı olsun ziyaretine gitmiştik. Ortaköy’ün ilimizin en büyük ve üretici köylerinden biri olduğunu ancak elli yıldır yol sorunu yaşadığını ve halkın zor şartlarda köyde yaşam mücadelesi verdiğini anlatmıştık. Hatta ben orada şu sözü de kullanmıştım: Biz yolu yaptırmak için Karayollarına gidiyoruz, diyorlar ki yol bizim yetkimizde değil. İl Özel İdaresi’ne gidiyoruz, diyorlar ki bizim yetkimizde değil. Yolun yetkilisi belli değil. Biz yetkiye bakmadan bu yolu yapacak bir ‘deli’ vali arıyoruz. İşte siz o valisiniz! Benim sözlerimi İl Genel Meclis Üyesi Selman Güney’de desteklemiş ve kendisinin bu yolu yapacak dirayette bir vali olduğunu ifade etmişti.

Bu sözlere oldukça gülmüş idi. Köy Muhtarı Kutsal Dalkılıç ise bir çok Vali’nin kendilerine söz verdiğini ancak ne hikmetse bu sözlerin unutulduğunu söylemişti. Vali bey bizim bu sözlerimizin ardından o yolu inceleyeceğini ve devletin bir yolu elli yıl kesinlikle bekletmeyeceklerini ifade etmişti. Köy Muhtarı Kutsal Dalkılıç ise bu tür söz veren valileri çok gördüklerini inşallah siz yaparsınız demişti. Aradan 4-5 ay gibi bir süre geçti ve Yemlihalıoğlu, yolun yapımına başlattı ve bugün Ortaköy Köyü yolu, belki halen tam tamamlanamamış olsa da, adeta Londra asfaltına döndü.

Yemlihalıoğlu ile bir anı daha paylaşmak istiyorum. Valimizi bir gün aradım ve dedim ki “Sayın Valim, Artvin’in gençleri işsiz. Halkbank Genel Müdürü’de Artvinli. Artvin’e neden bir Call Center açmıyoruz. Bakın uygunda bir yer var. Düğün salonu boşaltılıyor. Her yere bir düğün salonu açılabilir ancak gençlerimizin çalışabileceği iyi bir iş kapısı açılamaz. Gelin buraya bir Call Center açalım. Erzincan’da var ise, Erzurum’da var ise neden bizim ilimizde olmasın.” Valimiz o görüşmede bana son derece hak verdi ve işin takipçisi oldu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Kadir Topbaş ve dönemin Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın ile kurduğu iletişim sonrasında Artvin’de bugün 200’e yakın gencimiz çalıştığı Call Center’in açılmasını sağladı.

Bugün Artvin’de herkesin överek bahsettiği Çoruh Park’ın altında yine Yemlihalıoğlu ismini görürsünüz. Hopa tır parklarına bakarsanız altında bir Yemlihalıoğlu ismini görürsünüz. Artvin-Borçka karayolunun beklenenden önce asfaltlanmasının altında yine onun ismini görürsünüz. Nihat Gökyiğit tarafından AÇÜ’ye yaptırılan kongre merkezinin altında da yine Yemlihalıoğlu imzasını görürsünüz. Bu ilde bulunmayan sinema eğer halen faaliyette ise yine altında onun imzasını bulursunuz. Berta’nın tarihinde yaşadığı en büyük yangınlardan birinde yaraların ivedilikle sarılmasında yine onu görürsünüz. Borçka’daki sel felaketinde evsiz kalan insanların yeniden ev sahibi olmalarında Yemlihalıoğlu’na rastlarsınız. Yusufeli İspir yolunda yıllardır yapılamayan köprünün 6 ayda nasıl yapıldığını araştırırsanız yine onu görürsünüz. AÇÜ’nün Çayağzı Yerleşkesi’nin büyümesinde, o yerleşkede bir şekilde işgalci konumunda görünen sanayi esnafına Borçka yolunda mini bir sanayi kurulmasında yine Yemlihalıoğlu’na rastlarsınız. Artvin’in kıyı kenar çizgisinin daraltılmasına bakarsanız Yemlihalıoğlu’nun çabalarına rastlarsınız. Nuri Vatan’ın Hopa ilçesine okul yapmasında yine bir Yemlihalıoğlu imzasına rastlarsınız. Kısacası 2009-2011 yılları arasında Artvin’in yaşadığı o altın çağda Yemlihalıoğlu’nun yüzlerce imzasına rastlarsınız. Tabi ki bunları yaparken dönemin siyasetçileri ve bürokratların da büyük katkıları olmuştur. Tek başına yapmadı ama o dönemin siyasetçileri ve bürokratlarına aktardığı devlet tecrübesi, Ankara’da Artvin’i iyi anlatması gibi bir çok etkenlerle bugün halen unutulmayan eserlere imza atmış Mustafa Yemlihalıoğlu’nun bir Hopa olayları nedeniyle başarısız olmuşçasına Merkez’e alınması beni halen üzen olaydır. Bugün hepimizin lanetler yağdırdığı darbe kalkışmacılarının ilk faaliyetleri olan 31 Mayıs 2011 Hopa olaylarının faturasını belki de en günahsız insanlardan biri olarak Mustafa Yemlihalıoğlu ödemektedir.

Aslında bu faturayı Yemlihalıoğlu ödememekte. Nihayetinde kendisi Merkez’dedir ve bir kaybı da yoktur, asıl faturayı ödeyenler onun girişkenliği, üretkenliği, projeciliği, çalışkan, azimli ve başarılı yapısı ile böyle bir Valinin hizmetinden eksik olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ödemektedir. Ben, Artvin’den başka illere Vali olarak atanan Valilerde gördüm, bir çivi dahi çakmadan giden. (Kastım son dönemde Müsteşarlığa atanan Muhterem İnce değil tabi ki kastım Artvin’den Çanakkale’ye atanan bir Orhan Kırlı’dır) Artvin’de 6 yılı aşkın zaman Valilik yapıp alabalık tesislerinin dışında bu ile katkısı olmayan valileri görmüş iken, Artvin’e bu denli katkı sağlayıp, büyük hizmetlere imza atmış bir valinin halka hizmet üretememesine cidden üzülüyorum. Sayın Yemlihalıoğlu’nun Artvin’e büyük katkıları oldu ancak halen bu katkılardan çok eğer Hopa olayları sonrasında Merkez’e alınan Vali olarak adı anılıyor ise bu bir vatandaş olarak beni üzüyor.

Yemlihalıoğlu gibi bir Vali eğer bir kumpasa kurban gitmiş ise onun iadeyi itibarının verilmesi gereklidir. En azından Hopa olayları aydınlatılması ve Hopa olaylarının o gün Vali’nin hatalarından dolayı değil bir organize bir işin sonucu olduğunun ispatlanması Yemlihalıoğlu gibi başarılı bir Vali’nin iadeyi itibarı anlamına gelir. Biz Artvinlilerinde bu konuda katkı sağlaması ilimize emek veren ve hizmet eden bürokratlara ödeyeceğimiz bir vefa borcudur.

Etiketler:
Share
1306 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Cinlerin ve İnsanların Müftüsü (Müftiy-yüs-sekaleyn) Olan Ebu Suud Efendi

    23 Ekim 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      “Cinlere de fetva vermesiyle meşhurdur.” Ebu Suud Efendi, Kanuni Sultan Süleyman ve Sultan İkinci Selim zamanlarında 27 yıl kadar Şeyhülislamlıkta bulunmuş, devrin en büyük alimlerinden biridir. Kanuni Sultan Süleyman zamanında 22, Sultan İkinci Selim zamanında ise 6 yıla yakın bu görevde kaldı. 84 yaşında ölen Ebussuud Efendi, Eyüb civarında yaptırdığı mektebin yanına gömüldü. Şahsiyeti o kadar ün saldı ki ölümünde Mekke ve Medine halkları da cenaze namazı kıldı. Bütün ilimlerde mahir olup, bilhassa tefsir, fıkıh ve Arabi iliml...
  • Elveda Musa Ulutaş

    23 Ekim 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim, bu ile hizmet etmek, hizmet ettikten sonra da iyi bir şekilde anılabilmek herkesin harcı değildir. Bir düşünür demiştir ki, ‘ Bir insanın iyi olup olmadığını, yaşadığı çevre açısından bir değer olup olmadığını cenazesinde anlayabilirsiniz.’ Sevgili Musa Ulutaş, Arhavi’de uzun yıllar siyaset yapmış, 2002 ila 2009 yılları arasında da Arhavi Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuş, Arhavi’nin önemli bir değeriydi. Bu sözleri bugün yazabiliyor isek o ünlü düşünürün belirttiği gibi Musa Ulutaş’ın cenazesind...
  • MHP’nin Geleceğini Yerel Seçimler Belirleyecektir

    23 Ekim 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    “Gerek Türkiye genelinde gerekse de Artvin’de 2019 yılında gerçekleştirilecek olan tüm seçimlerde belirleyici parti hangisi olacak?” diye bana soru soracak olursanız kesinlikle MHP’dir diye yanıt verirdim. Bu seçimlerde MHP’nin alacağı oy oranı diğer partilerin kaderini belirleyecek. Buna AK Parti, CHP ve yeni kurulacak olan Meral Akşener’in partisinin alacağı oyda meclisteki sandalye sayılarını da MHP belirleyecektir. Bugüne baktığımız zaman MHP’yi ben yüzde 10 diliminde görüyorum. Bu aşağıya da inebilir yukarıya da çıkabilir. Meral Akşener...
  • Beyaz Gelinliğin Tarihi (Osmanlı’da)

    22 Ekim 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Osmanlı'da ilk beyaz gelinlik giyen, Sultan 2. Abdülhamid'in kızı Naime Sultan'dır. II. Abdülhamid beyaz gelinliği Avrupa’da katıldığı bir düğünde görmüştü. II. Abdülhamid’in kızı Naime Sultan, 1898’de Gazi Osman Paşa’nın oğlu Kemalettin Paşa ile evlenirken babasının önerisiyle beyaz gelinlik giydi. Böylece Osmanlı’da beyaz gelinlik giyen ilk kadın oldu. Gelinliğini ise elbette Padişah’ın ve tüm Osmanlı’nın modacısı Jean Botter yaptı. O güne kadar işlemeli, nakışlı ve genelde kırmızı renkli gelinlikler giyiliyordu. II. Abdülh...