logo

Eski Türkiye’ye Paydos


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Yeryüzünde işlenen hangi terörün sonu iyilik getirmiştir?

İlk insanların ilki olan Kabil’in hayırla anıldığı vaka mıdır? Çocuğuna hiçKabil ismi veren kimse bilinir mi?

Yeryüzünde işlenen kötülüğü insanlar kabul etmediği gibi kuşlar, kurtlar da kabul etmemiştir.

Göklerin katmanlarında, toprağın üstünde ve altında, yaratılmış ve yaratılacak ne varsa, hepsi insanların iyiliği için halkedilmiştir.

“İnsanoğlu, karşılıksız ikram edilen bu iyiliklere nasıl davranacak ve sahip çıkacak” diye imtihan edilmektedir. Sınavı kazanmak için ise akıl da karşılıksız verilmiştir.

Her insan fıtraten “iyilik” üzerine yaratılır. Daha sonra ailesi, çevresi ve eğitimiyle, bu fıtrat korunur, kollanır, vatanına, milletine hizmet eder veya bozularak teröre hizmet eder.

İşte fıtratı bozulmayan insanların önemli ödevlerinden birisi de “iyiliği tavsiye edip, kötülüğü men etmektir”. Elbet iyiliği tavsiye sadece Allah için olmalıdır.

Yoksa şahsi çıkarlar ve şöhret için tavsiye edilen iyiliklerin sonu, bugün ve her devirde olduğu gibi kötülüklere ve kötülere gark olmaktır.

Nice iyilik tavsiye edenler yahut iyi bilinenler, şimdi kötülerle ve kötülüklerle beraber olmuşlardır. Şu hakikat bilinmelidir ki;

Üzerinde yaşadığımız coğrafyamız; iyiliği tavsiye edip, kötülüğü men eden ruhların, İslam tohumlarını ekerek fethettiği topraklardır.

Milletimizin manevi değerleri bu topraklarda yoğrulmuştur. Hiçbir düşman güç, kıyamete kadar ne milletimize ne de topraklarımıza hükmedemeyecektir.

Bu gerçeğin fotoğrafı, Pazar günü Diyanet Vakfı’nın düzenlediği, “Dünyayı İyilik Değiştirecek” programında görülmüştür.

Salonda
bulunan davetliler altı kez ayağa kalkarak, sahnedekilere olan
bağlılık ve sevgilerini sunmuşlardır.

Eski Türkiye’ye Paydos Karesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan sahneye çıkar ve inerken, Mehmetçiğimiz Uzman Çavuş İsmail Ertem, ödülünü almak için çıkar ve inerken, bir de toplu fotoğraf için tekrar çıkar ve inerken ayağa kalkılmıştır.

Meseleye maddi boyuttan değil, manevi açıdan bakmak lazımdır. Salonu dolduran insanların bu hareketi, “millet-devlet bütünlüğüne” bağlılığın bir mesajıdır.

Dolayısıyla maddi olarak da manevi olarak da Anadolu’nun iç ve dış düşmanlara geçit vermesi mümkün değildir.

İslam’ı temsil eden Hilal’imizin manevi bekçileri;

Ahmet Yesevi, Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli, Yunus Emre, Aziz Mahmud Hüdai, Emir Sultan ve daha nice velilerimizdir.

Topraklarımızı dini-milli inançlarının gereği koruyan halkımız, bu kaynaklardan beslenerek, hiç beklenmedik vakitlerde nice kahramanlar çıkarmıştır.

Haçlı çatısı altında birleşen her türlü teröre karşı, Malazgirt ruhuyla yeniden topraklarımızı sahiplenilecek ve tüm kirlerden, kirlilerden temizlenecektir.

Yeni Türkiye, Selçukluların, Osmanlıların, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı şehitlerinin ruhuyla yeniden hayat bulacaktır.

İsteseler de, istemeseler de açık ve gizli düşmanlık etseler de, etmeseler de Yeni Türkiye’nin kuruluşuna tüm dünya şahitlik edecektir. 

Hüseyin öztür y akit

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tarikatlar konusunda iki aşırı uç nokta

    24 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Özet açıklama Günümüzde tarikatlarla ilgili olarak birbirine zıt olan aşırı iki görüş vardır; 1.“Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.” 2.“Tarikat şirktir” Bu görüşlerin her ikisi de yanlıştır. “Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” cümlesinden eğer mutlaka bir tarikata girmek gerektiği kastediliyorsa yanlıştır. Ama şeyh kelimesinden rehber (Peygamberimiz ve Kur’an) kastediliyorsa bu söz doğru olur. Tarikat şirktir sözünden eğer şeyhe masdar (kemalatın kaynağı yani Nurları Allah’dan değil şeyhin kendisinden bilmek) gözüyle bak...
  • Kullanıldığın Kadar Kullanmak, Kullanmadığın Kadar Kullanamamak

    23 Ocak 2018 Gamze Boynueğri, Köşe Yazıları

    Hayatın nazı mı dersiniz? Yoksa cilvesi mi? Belki de işvesi... Ama yoktur bunun ne yazık ki işlenesi, işleve konulup da işlev göresi bir hali ahvali... Dalıp dalıp gidiyorum uzak diyarlara... Öfkem ona keza ama yok mudur birde bunun sabrının olduğu kadar selameti de? Deyip eklemeden yapamıyorum... Çok denedim, hem de akla ziyan boyunca olmuyor... Sanırım olmayınca, olmuyor çok daha fazla üstelemeden bazı şeyleri geçiş yapmak gerek... Peki, ya kişinin iç sesi? Şuracık da çıkıp da hadi isyan ederse... Hadi feryat, figan edip de "hayır bu sen deği...
  • Eğitim-Bir-Sen’ in Kuruluş Felsefesi

    23 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Millî Gazete’nin, 25 Temmuz 1992 yılında Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Mehmet Akif İnan'la yaptığı röportajda Eğitim-Bir-Sen’in kuruluş felsefesine de değinmiş. Bu söyleşiden seçtiğim bazı pasajları aşağıya aktardım. O zaman Eğitim-Bir-Sen sanki biraz daha idealmiş gibi. Eğitim-Bir-Sen’in o günkü kuruluş felsefesine asli safiyetine selam olsun. "Sendikamızı geniş bir tabana oturtmak amacındayız; belli bir hizbe, belli bir gruba, belli bir siyasi partinin çevresinde bulunmuş olmakla yetinmeyip kanatlarını geniş açmış, bizi benimseyen...
  • Zeytin Dalı Harekatı Yeni Bir Çağın Başlaması Demek

    22 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    -ABD nin malum baskı ve aldatmacalarına rağmen Türkiye Afrine de girdi. -ABD geri adım attı. -ABD dünya düzeni çöküyor. -Güçlü halk desteği ile Ak Parti iktidarı “Dünya beşten büyük” dedi -Tayyip Erdoğan artık eski Türkiye yok İMF ye borcu olmayan -her türlü silahını kendi üreten, ihtiyçlarını karşılayan bir ülke var -Ülkemiz tarihten beri hep komşularına zeytin dalı uzattı. -Bunu anlamayanlar Türkiye gerçeğini Afrin harekâtında gördüler -ABD nin ve diğer düşmanların Ülkemizden intikam almaları bir kez daha engellendi -100 YILLILK PLA...