logo

Eski Türkiye’nin Kalıntılarından Bir Artvin Örneği: Hasan Ekinci


Taha İbrahimoğlu
tahaibrahimoglu@08olay.com

Son seçim dönemlerinde alıştığımız bir manzara kendini tekrar ediyor. Millete güvenemeyen ve milletten beklediği desteği alamayan birileri seçime beş kala çıkıp efendim Hasan EKİNCİ filan adayı destekliyormuş. Onun sözüyle oyunu verecek şu kadar kişi varmış. Bunlar eski Türkiye’nin alışkanlıkları millet ile ittifak kuramayanlar bir takım vesayet odakları ile ittifak arıyorlar. Onlara yahu bu adamın kendine faydası olmadı nereden başkasına himmet etsin diyesim geliyor. Ona oy verenleri bırakın onunla birlikte siyaset yapanların çoğu şimdi AK Parti saflarında değil mi? Beraber çalıştıklarına söz geçiremeyenler nasıl olacakta seçmenlere söz geçirecek anlamıyorum. Bunlar burada bir dursun.

Gelelim Hasan EKİNCİ ile ilgili diğer meselelere. Neymiş efendim Artvin’de Barajlar, Hastaneler ve havayolları hep onun eseriymiş. Artvin yetmemiş İstanbul’un da su sorununu Tayyip ERDOĞAN değil aslında Hasan EKİNCİ çözmüş. Vay be ne adammış ta biz kıymetini bilememişiz onun. Barajlara onun ismini vermeyerek çok ayıp etmişiz.

Ya biz Artvin’de yaşamadık ya da Hasan EKİNCİ bizi çok saf bellemiş. Onlar eski Türkiye’nin siyasi taktikleri idi Hasan Bey. “Onlar konuşur AK Parti yapar”  sloganı gibi onlar senin hayallerindi hayallerini çaldılar herhalde. Sizin döneminizden akıllarda kalanlar modern Hastane binaları değil Hastane kuyruklarıydı. Büyük yatırımlar ( yollar, havaalanı, köprüler) değil kartvizitle iş olmayan yerlerde adamı işe sokmalar, küçük hesaplar ile ülkenin ekonomisini batırmalar ve krizlerdi. İstanbul’un su sorununu çözmek değil İstanbul’un ormanlarını birilerine peşkeş çekmelerdi. Tayyip ERDOĞAN’ın önünü açmak bir tarafa, 2001 Ekim ayında AB yasaları çerçevesinde bir takım anayasa değişikliği oylamasında 76. Madde değişikliği Tayyip ERDOĞAN’ın işine yarayacak ve seçime girecek diye sizin öncülüğünüzde meclis kulisleriyle paketten nasıl düşürüldüğünü unutmadık. Balık hafızalı değiliz millete yarayacak özgürlük maddesi sırf Tayiip ERDOĞAN’ın önünü kesmek için sayenizde reddedilmişti. Sonrada yüzünüz kızarmadan Yusufeli sokaklarında “Tayyip iyi çocuktur keşke bizim partide siyaset yapsaydı” diye gezmeler. Şimdi çıkıp Tayyip ERDOĞAN bana çok şey borçludur demek için insanın bazı ahlaki duygularını kaybetmiş olması gerek diye düşünüyorum.

Share
2098 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?
#

Eski Türkiye’nin Kalıntılarından Bir Artvin Örneği: Hasan Ekinci” için 3 Yorum

  1. Özkan : diyor ki:

    Türkiye’nin eskisi yenisi olmaz beyefendi. Her dönemde yaşanan sorunlar bu dönemde de yaşanmaya devam etmektedir. Süslü laflarla insanları saf yerine koyan bizzat sizsiniz. Evet Her Adem oğlu gibi Hasan beyin de yanlışları olmuştur. Ama teraziye koyarsak hasan beyin simdikilerin yaninda elestirilmesi bile yanlis olur. Eğer siz artvinliyseniz onun size de dolaylı yoldan da olsa bi iyiliği dokunmustur. Şu andaki iktidar vekiline ulassan dahi bi Hayır yok. Vatandaşına hayrı olmayanın devletine de hayrı olmaz. Ne diyor Şeyh edebali ” insanı yasatki devlet yasasin” siz ise yandaşı yasatki devlet yaşasın anladınız sanırım. Şimdi son olarak sizi tanımıyorum ama Hasan bey size biraz fazla gelir. Şöyle ki halen daha oturduğunuz koltuktan da sizi kaldıracak kudreti de vardır. Bilmem anlatabildim mi ?

  2. turgut varolan : diyor ki:

    teşekkürler başkanım. bizlere geçmişi hatırlattığınız için.

    25 yıl mecliste kalıp memleketine çivi çakmamış başka bir kişi daha var.
    oda sabıt osman avcı dır.

    yaşlılarımız ıyı bilir.

  3. Yücel MARABA : diyor ki:

    Çok doğru ve yerinde bir yazı. Bir Artvinli olarak neyin ne olduğunu iyi bilirim. Siyaseti eski kalıplar ile yapmaya çalışanlar ve onların yandaşları hala tarihin seyir değiştirdiğinin farkında değiller. Hasan EKİNCİ için yorum yapmak istemem. Artvin’e ne kadar emeği var bu soruya en iyi cevabı yakınları verecektir. Yıllarını siyasette geçirmiş bir isim EKİNCİ. Mutlaka bir faydası olmuştur ama o çoooook eskilerde kaldı. Şimdi Yeni Türkiye konuşuluyor. Bir o dönemin Artvin’ine, birde şimdikine bakın yeterli.Selam ve saygılar tüm hemşerilerime.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...