logo

Erbakan 24 yıl önce bu günü nasıl görmüş?


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Salih Tuna Y.Şafakta konu ile ilgili şunları yazıyor.    

Rahmetli Erbakan Hocamız, daha 1992’de, dinleyicilerin arasında Sayın Abdullah Gül‘ün de bulunduğu partisinin grup toplantısında, bugün yaşadığımız sürece 24 yıl öncesinden işaret ediyor.

Buyurun birlikte dinleyelim:

“Riyat’ta bizim bir gazetecimize şunları söylüyor; Amerikalı albay söylüyor bunu; diyor ki, işte eliyle harita üzerinde, ‘Kürt devleti burada kurulacaktır. Savaş bitecek, Saddam çökmüş olacak.

(Diyarbakır’dan başlayarak çizilen malum haritadan bahsediyor- S.T.) Daha Körfez Harbi bitmemiş, harpten önce söylüyor adam.

Saddam çökmüş olacak, bu yörede devlet kalmayacak, devlet otoritesinden yoksun bir boşluk doğacak, Kürtler bir devlet kurarak buradaki boşluğu dolduracaklar, belki de Türkiye’den toprak isterler.’

Türkiye bunu kabul etmeyeceğini açıklamış bulunuyor, dendiği zaman, ‘O zaman çarpışacaksınız’ diyor.

Şimdi tekrar kendisine deniyor ki, ‘Türkiye’nin düzenli orduları, silahları, topları, zırhları, tankları, uçakları, füzeleri var. Böyle bir büyük güce nasıl karşı koyabilirler? Hem gerek İran gerek Suriye, Irak’ın toprak bütünlüğü için açık tavır koymuş bulunuyorlar.

Onların da bölgede bir Kürt devleti kurulmasına göz yumacaklarına nasıl ihtimal veriyorsunuz?’ dendiği zaman, Amerikalı yarbayın söylediği sözler şunlar: ‘Irak’ın kuzeyindeki Kürtlerin de yakında çok silahları olacak (…)

Belki Türkiye’de sizinkilerden bile ileri silahları olacak, uçakları, tankları, füzeleri, zırhları, helikopterleri, havalimanları vs.’

Ne zaman söyleniyor bu sözler? Körfez Harbi’nin başında, daha Körfez Harbi yapılmamış.

Muhterem milletvekilleri, aziz milletimizin evlatları, bu okuduğum vesika ne gösteriyor? ABD, dış güçler, İsrail bütün bu olayların hepsini planlı olarak yapıyor (…)

Onların uzun vadeli planları var da bizim kısa, orta ve uzun vadeli milli planlarımız nerede?

Kim yapacak bunu?

Yapması icap edenler bir plan sahibi olmadıkları gibi sadece onların planına alet oluyor.

Bak onlar Ortadoğu’da Müslüman ülkeler arasında işbirliği olmasın, Türkiye Suriye’yle, Türkiye Irak’la, Türkiye İran’la çatışsın istiyorlar. Bunu gerçekleştiriyorlar. Öyleyse bu emperyalizmin ve Siyonizm’in planını bozmamız lazım…

Merhum Erbakan Hocamızın 24 yıl öncesinden söyledikleri üzerinde düşünmenin hala vakti gelmedi mi?

HOŞÇA VE DOSTÇA KALIN

Etiketler:
Share
452 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İslam Toplumunda Şerait-i Sulhiye (Toplumsal Barış Şartları)

    29 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İslam toplumunda sulh şartları yani toplumsal barışın sağlanmasının şartları, zekatın farz kılınması, faizin haram kılınması ve faizsiz borç vermenin teşvik edilmesidir. Kapitalizmi ise ayakta tutan faizdir. Faizin kaldırılması ile  kapitalist sistem de çökecektir. Bu söylediklerimiz Risale-i Nur Külliyatında şu veciz cümle ile ifade edilmektedir; “Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerâit-i sulhiyedir. Şu ribâ taşını altından çeksen, şu zâlim medeniyet kasrı çökecektir.” Vücub-u zekât: Zekatın farz olması Hurmet-i ribâ: Faiz yasa...
  • Çeleng

    25 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Farsça çēlān چيلان  "demirden yapılan her türlü alet ve edevat" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça çiling veya çiring چلنگ/چرنگ  "demirin demire çarpma sesi" sözcüğünden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Türkçe çalmak/çelmek (demir dövmek) fiilinden türemiş, ya da Türkçe kökenli olup Farsça üzerinden geri-alıntılanmış olması mümkündür. Eskiden kadınların süs için başlarına taktıkları mücevher veya madenlerden yapılmış sorguç. Halka şeklinde çiçek veya yapraklı dal demeti. Çelenk, aslınd...
  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...