logo

En Büyük Devrimci !


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Siyasetin ve ticaretin kirlettiği dünyadan bir az olsun uzaklaşmak istedim.

Bir an geçmişteki devrimci şahıslar geldi aklıma. Dava adamları… Sağcı olsun, solcu olsun gerçek devrimciler. Devrim derken kimileri sosyalist olan insanların kast edildiklerini zannederler, oysa ki en büyük devrimci; Hz Muhammed S.A.V.’ dir. 23 senede bütün dünyanın düzenini değiştirecek; Devrimin ta kendisini gerçekleştirmiştir. Yüce Yaradan’ın emirlerini ırk, sınıf ve maddi seviyeleri ne olursa olsun, bütün insanlığa aşılamıştır. Ölümünden binlerce yıl sonra bile dünya da en çok ismi anılan insandır. Bir düşünsenize 1.5 milyarlık Müslüman alemi günde en az 5 vakit, yüce Nebi’nin ismini anıyor. Bundan büyük bir devrimci var mıdır? Ya da gün içinde ismi bu kadar zikr edilen birisi daha var mıdır? Hiç şüphesiz; yoktur. Kız çocuklarının diri, diri toprağa gömüldüğü, kadınların insan olarak görülmediği, Annemin ve bütün kadınların affına sığınarak, kadınların pazarlarda satıldığı bir dönemde, insanlığın kalbine ışık saçıyor ve medeni yaşamanın temellerini atıyor. O dönemde Avrupa karanlık çağında boğuşurken, Asya’nın kandilleri bütün cihanı aydınlatıyor. Daha büyük bir devrim var mıdır? Kati suretle yoktur. Hangi devrimde zengin ve fakirler aynı safta yer almıştır. Hangi camii de; burası zenginlere ayrılmıştır. Deniyor. Düşünsenize; Cumhurbaşkanı ile sıradan Ahmet ağa aynı safta yan yana namaz kılıyor. İnanın bana tüm düşünce adamlarının düşünüp de uygulayamadığı devrimi; bizim dinimiz uygulamıştır. Bu yüzden söylemek isterim ki en büyük devrimci Hz Muhammed Mustafa’dır.

Onun bize aktardığı dini vecibeleri saptırıp İslamiyet’i öcü gibi gösteren bizleriz. Solcu, hatta kominist düşünce adamı; Dr Hikmet Kıvılcımlı, İslam’i düşünce ile sosyalist düşünce arasında fark bulunmadığını savunmuştur. Sıkı bir Müslüman olup T.K.P’nin kurucuları arasındadır. Tam bir aksiyon adamı. Bugün ki solcu geçinenlerin çoğusu ismini bilmezler. Doktor bir konuşmasında İslam dinini şöyle özetler; Bugün, Vatan Partisi’nin kendini HAK ve ÇALIŞMAK gibi iki prensibi üzerine kurduğunu açıkça ortaya koymak lüzumunu duyuyorum. İslam’ın büyük prensibi, hepimizin bildiği gibi: “Leyse lil insane illâ mâ seâ” der.(Yani: İnsan için, çalışmaktan, emekten başka her şey yalandır) der. İşte, o büyük hakikat: Aradan binlerce yıl geçtikten sonra bugün, dünyanın en ileri memleketlerinde dahi, tek büyük İÇTİMAİ HAKİKAT, insanlığın bulabildiği en büyük hakikat olarak tanınmıştır… Bu söylemlerin üzerine ne söylene bilir ki.

Başka bir devrim adamı. Bu ismi de sağcı geçinenler, hatta İslamcı olan gençlerin dahi bilmediğinden eminim. Yedi Güzel Adam’ın abisi; Nuri Pakdil. Kendine has selamlama üslubu vardır; “Dostlarım sizi antifaşist, antiemperyalist, antikapitalist ve anti firavunist duygularımla selamlıyorum! Daha büyük bir selamlama var mıdır? Aklı selim olan bir insan bu iki düşünce adam arasında fikren bir fark bulur mu? Sanırım; bulamaz. Sadece aynı lambadan ışıldayan iki farklı ışık, inanın bana tek bir doğru varsa o da Tevhid, başka bir doğru yok. insanların birbirine düşman olduğu bir dönemde size gerçekleri gösterdiysem; ne mutlu bana. İnanın insandan daha değerli, insanlıktan daha değerli bir varlık yoktur. İlk dakikadan beri bütün savaşları, açlıkları, sefaletleri, zulümleri, dini inanç avcılarını, basiretsiz insan hakları temsilcilerini, sözde yeşil haçlıları, sözde yeşil aycıları, hepsini reddediyorum. Tek bir kabul görecek fikir varsa; ‘Kardeşçe yaşamak ve Barış’ gerisi külliyen yalan… Saygılarımla…

Share
503 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Artvin, AK Partili Belediye Olduktan Sonra Kabuğunu Kırdı

    15 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz günlerde yaklaşık beş yıldır Artvin’e gelmeyen bir arkadaşım Artvin’e geldi. Bu arkadaşım ile Artvin’e gelmeden önce yaptığımız görüşmelerde sürekli olarak Artvin Merkez’in çok değiştiği üzerine sohbetler yapıyorduk. Bu değişim ile ilgili olarak büyük bir merak uyandıran benim söylemlerim karşısında arkadaşımda büyük bir merak uyanmıştı. Bu değişimi bizzat kendi gözleriyle görmek istediğini söyleyen arkadaşım ile yaptığımız Artvin gezisi sırasında arkadaşımın söylemi tam olarak “Artvin AK Partili Belediye olduktan sonra kabuğunu kırm...
  • Maden Şirketi Artvin’i Hiçe Sayar Bir Tavır Takınıyor

    12 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazımı okuyanlar bana bir takım eleştirilerde bulunabilirler. Artvin’de maden çıkmasına ve maden şirketine destek vermem nedeniyle bu yazımı garip karşılayabilirler. Hatta nemalanmamın bitmesi nedeniyle bu tür bir yazı yazdığımı da ileri sürebilirler. Ben bu eleştirilere saygı duyuyorum ancak bilinmesini isterim ki ben her zaman yanlış gördüğünü yazan bir gazeteciyim. Şirketle ilişkilerimin en iyi olduğu dönemlerde dahi yapılan hataları dile getiren bir ismim. Bu sebeple ilişkilerimi, hatta ve hatta maddi anlamda olan ilişkilerimi bile hiçe ...
  • Domatis domates olunca tadı kaçtı

    10 Ağustos 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Köyümüzde domatese yerel şive ile domatis deriz. Domatisin biçimsiz bir yapısı vardı ama tadı güzeldi, domatesin biçimi güzelleşti ama tadı bozuldu. Öğrencilik ve iş yaşamı nedeniyle köyden ayrılınca domatis domates oldu. Köyümüzde tamamen doğal olan domatis öğrencilik ve iş yaşamında lezzetini kaybetti. Köyümüzde alt çenemizi biraz ileri sürerek çayı fırt çeker gibi ısırarak ve ağzımızı şapırdatarak domatis yerdik. Domatesi ise bıçakla dilimleyerek yemeye başladık. Sonra domateslerin hormonluları çıktı, buna da alıştırıld...
  • Yerel Seçimler Yaklaşırken

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Selim Çiftçi

    Seçim yapılan ülke İslam ülkesi de olsa sadece Müslümanlar sorumlu olmazlar. O ülke vatandaşlarının tamamının sorumlu davranması gerekir. Türkiye de TC vatandaşı olan Müslim gayri Müslim iktidar muhalefet herkesin Türkiye nin menfaatlerini düşünerek kendini sorumlu tutması gerekir. Ortak menfaatlerin ortak tehlikelerin olumlu veya olumsuz etkileri de TC vatandaşlarının hepsine ortaktır. Ölçü ve denge kaybolmadan yolumuza devam etmeliyiz. Duyduklarımızı etrafımızdaki kişilerin amirlerin hoca vs.lerin tavırlarını sorgulamadan kabul...