logo

El-ulema-i veraset-ül Enbiya” “Alimler, Peygamberlerin varisleridir.”


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

Ebu Hureyre (R.A.) bir gün Medine’de sokağa çıktı. Halk sokakta dolaşıyordu. Onlara şöyle seslendi:

’Peygamberimizin mirası bölüşülüyor, siz ise burada vakit geçiriyorsunuz, gidip o mirastan payınızı alsanız ya?’ deyince halk:’Nerede bölüşülüyor?’ diye sorar. Ebu Hureyre (R.A.): ’Mescitte bölüşülüyor’ diye cevap verir. Halk koşarak mescide gider, sonra geri dönerler. Ebu Hureyre (R.A.) onların geri geldiklerini görünce, sorar: ’Ne oldu?’ Onlar cevap verir: ’Biz mescide gittik, ama sizin söylediğiniz gibi orada taksim edilen herhangi bir şey görmedik’ derler. Ebu Hureyre (R.A.) tekrar sorar: ’Siz mescitte hiç kimse görmediniz mi?’ Onlar: ’Evet, bazı kimseler gördük, bir kısmı namaz kılıyor, bir kısmı Kur’an okuyor, bir kısmı da helal ve haram gibi konular tartışıyordu’ derler. Bunun üzerine Ebu Hureyre (R.A.): ’Yazıklar olsun size! İşte o, Peygamberin mirasıdır’ der.[1]

Ebu’d-Derda (R.A.)’ın rivayetiyle Rasulullah (S.A.V.) şöyle buyurur:

“Muhakkak alimler, peygamberlerin varisleridir. Şübhesiz peygamberler, ne altın, ne de gümüşü miras bırakırlar. Peygamberler miras olarak, ancak ilim bırakırlar. Bu itibarla kim peygamberlerin mirası olan ilmi elde ederse, tam bir hisse almış olur.”

Peygamberler miras olarak mal-mülk değil, ilim bırakırlar. Peygamberlerin varisleri olan ilim sahipleri de mal-mülk peşinde değil; ilim peşinde koşmalı ve sahip oldukları ilmi başkalarıyla paylaşmalıdırlar. Şayet gayeleri ilim elde etmek değil de mal biriktirmek olurlarsa peygamberlerin mirasçısı olmayı hak etmiyorlar demektir.[2]

Peygamberlerin varisleri olan alimler, peygamberlerden devralmış oldukları mirasa asla ihanet etmeyen ve gereğini emrolundukları gibi yerine getiren muvahhid mü’min şahsiyetlerdir. İlimlerine varis oldukları peygamberler gibi, yalnızca Allah’dan korkarlar. Alemlerin Rabbi Allah’ın hükümlerini, emirlerini ve nehiylerini, insan kullarına beyan ederken, hiçbir şeyi gizlemeden apaçık anlatır, bu vazifelerini yerine getirirken Allah’dan başka hiç kimseden korkmazlar… Çünkü ilimlerine va­ris oldukları peygamberler, Allah’dan başka hiç kimseden korkmazlardı!.[3]

“Alimler, peygamberlerin varisleridir” hadisi aslında ilim ehline değer olarak büyük bir rütbe vermiş olmaktadır. Bu rütbeyi hak edenlerin kimler olduğunu düşünmeye başladığımızda, ilk akla gelen kişilerin dini ilimlerle meşgul olan kimseler olduğu görülmektedir.[4]

Kur’an-ı kerimi herkes kolayca anlasa idi, Peygambere ihtiyaç kalmazdı. Hadis-i şerifler, Kur’an-ı kerimin açıklaması mahiyetindedir. Hakiki alimler de, hadis-i şerifleri açıklamışlardır. Arapça bilen herkese alim denmez. Hakiki alim, Kur’an-ı kerimi, hadis-i şerifleri açıklayan yetkili, yüksek insandır. Çok ilmi olduğu halde, hakkı batıldan ayıramayan, hakiki alim değildir. Yetmiş iki sapık fırkanın önderleri de derin alim idi, hakkı batıldan ayıramadıkları için dalalete düşmüşlerdir.

Şu halde, alim çok bilen değil, hakkı batıldan ayıran din uzmanlarıdır. Bunlar Peygamberlerin varisleri, vekilleridir.[5]

Hadîs-i şerifte; “Bu ümmetin alimleri iki türlü olacaktır: Birincileri, ilimleri ile insanlara faydalı olacaktır. Onlardan bir karşılık beklemeyeceklerdir. Böyle olan insana denizdeki balıklar ve yeryüzündeki hayvanlar ve havadaki kuşlar dua edeceklerdir. İlmi başkalarına faydalı olmayan, ilmini dünyalık ele geçirmek için kullananlara kıyamette Cehennem ateşinden yular vurulacaktır.” buyuruldu.[6]


[1] http://www.ozlenenrehber.com.tr/tr/dergi/33/peygamber-varisleri-alimler-318.html

[2] http://www.ribatdergisi.com.tr/yazilar/383/Alimler-Peygamberlerin-Varisleridir..html

[3] http://abdullahdai.com/kitaplar/muminlerin-yolu/alimler-peygamberlerin-varisleri/

[4] http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423902729.pdf

[5] http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=502

[6] https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/osman-unlu/605291.aspx

Share
207 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çırak etmek

    25 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://www.karabulut.co/bizim-nesil-icin-usta-cirak-iliskisi/ Köken olarak çırak kelimesi Farsça çarāġ veya çirāġ چراغ  "kandil, meşale" sözcüğünden alıntıdır. Sözlük anlamı olarak çırak “bir yerde uzun süre çalıştıktan sonra geçimini sağlayabilecek duruma erişmiş olan kişiye bağımsız çalışması için izin vermek.” anlamına gelmektedir. Köleler, bilhassa cariyeler belirli bir yaşa geldikten sonra daha evlenme çağı geçmeden ailenin itimad ettiği bir kimse ile evlendirilerek kendilerine yüklü bir cihaz (çeyiz) ve bir de evceğiz verilirdi...
  • Kelâm-ı kibâr – كلام كبار

    23 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kelam, söz; kibar, büyükler manasına gelir. O halde kelâm-ı kibâr “büyüklerin sözleri” anlamına gelir. Din büyüklerinin, büyük devlet adamlarının, ulu kişilerin, ahlakçıların söylediği kısa ve özlü sözler için kullanılan kelâm-ı kibâr, söyleyeninin bilinmesi bakımından atasözlerinden ayrılır. Bu özelliğiyle vecizeye benzer. Ancak vecizeler hemen her konuda söylendiği halde, kelâm-ı kibârdaha çok dini, tasavvufi, ahlaki ve toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren konularda söylenir. Sözlü kültürün vazgeçilmez unsurları olan kelâm-ı kibârları...
  • Kavl-i leyyin

    21 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://zsenturksohbetler.wordpress.com/2011/01/03/kavl-i-leyyin-yumusak-ve-tatli-konusmak/ Kavl-i leyyin,  Arapça bir ibare olup, “yumuşak sözle anlatma. Kırıcı olmama, suçlamama, hakaret etmeme, bağırıp çağırmama, nazik ve kibar olma, gönül okşayıcı olma” demektir. Yani sert ve enaniyetli olmayan söz anlamındadır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere; sert olmayan, muhatabı kırmayacak ve muhatabın sözü söyleyen kişiye karşı sert ve kırıcı tavır almamasını sağlayacak sözdür. Kavl-i leyyin’ in içeriğini biraz daha genişletecek olursak, bir i...
  • Hayvansever HAYDİKO’ya destek olmalıyız.

    20 Nisan 2019 Erhan Kırmızı, Genel, Köşe Yazıları

    Kaynak:http://avrasyavizyon.com/istanbulda-sahipsiz-kopeklerin-hamisi-vardi/ 1.Giriş HAYDİKO (Hayvanları Doğayı İnsanları Koruma) Artvin’de faaliyet gösteren, sokak hayvanlarını koruyup yaşatmaya çalışan bir dernektir. Ben de bir süredir faaliyetlerini takip etmeye çalışıyorum. Gerçekten sahipsiz kedi ve köpekleri korumak ve yaşatmak için olağanüstü çaba harcıyorlar. 2.HAYDİKO’ya niçin destek olmalıyız? Bu derneğe destek olup kedi ve köpeklere sahip çıkmamız için bir sürü sebep var. Birinci sebep: Hayvanlara vefa borcumuzun olmasıdır. Ke...