logo

reklam

El mi yaman bey mi yaman? (Millet mi üstün hükümdar mı üstün ?)


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Orjinali ‘il mi yaman bey mi yaman’ şeklindedir. Eski Türklerde il kelimesi milleti, meclisi ifade eder.Bu manada millet hükümdardan üstündür anlamına gelir.[1]

Bilindiği gibi Türkler il (el) kelimesini önce millet anlamında kullanmışlardır. Bugün kullandığımız “el mi yaman bey mi yaman?” ifadesindeki el de kelimenin bu anlamı ile ilgilidir. Daha sonra onların, bir milletin üzerinde yaşadığı toprağa da il dedikleri görülür.[2]

“el” oğuzlar’da siyasi ve kültürel teşekkülleri ifade etmek için kullanılan sözcüktür. İl şeklinde de söylenir. Zamanla yurtluklar için kullanılır olmuştur. iç-il -> içel dönüşümü bir örnektir.

El başları boy ve oymaklarda “beğ” idi. Biz bugünkü kullanımıyla “bey” diyelim. Oğuzlar’da bir bey diğer beyler tarafından hakim kabul edilince devlet teşekkülü oluşurdu. Bu bey soylu boylardan birine ait bir aileden geliyorsa kendisine “han”, aksi takdirde “yabgu” ünvanı alıyordu.

Bütün bey, yabgu ve hanlar töreye uymak zorunda idi ve uymadıkları takdirde halk (yani el) tarafından öldürülür ve yerine bir akrabası geçirilirdi. İşte “el mi yaman bey mi yaman” sözü buradan gelmektedir.[3]

Belki bey ile vatandaşın arasında bir fark vardır, fakat kesinlikle Türklerde Batı usulünde bir aristokrasi bulunmuyordu. Herhalde buna en güzel delillerden birisi de “el mi yaman, bey mi yaman” atasözüdür ki, üzerinde durulan el hem devleti, hem de umumen milleti karşılamaktadır.[4]

Türk halkı, en eski zamanlardan beri han, sultan ve beylere kendilerine faydalı olmak ve yardımlarda bulunmakla görevli insanlar gözü ile bakıyorlardı. Avrupa asilzadesinin ve krallarının saraylar, şatolar yaptırmaları karşısında bizimkilerin içtimai eserler vücuda getirmeleri bilhassa bu telakkiden gelmektedir. Böyle yapılmadığı takdirde “el mi yaman bey mi yaman, el yaman” atalar sözünün de gösterdiği üzere beyler mevkilerini muhafaza etmekte güçlükler ile karşılaşıyorlardı.[5]

Mevki ve makam sahiplerinin pek çoğu kısa zamanda adaletten sapar ve hak-hukuk gözetmeyen insanlar oluverirler. Bu durumda halk veya emirleri altındaki kişilerin tepkisini çekerler ve bir zıt gitme ve çatışmadır sürer. Bu arada hiç adı sanı duyulmamış birisi çıkıp onları alaşağı ediverir. Artık “bey”in beyliği bitmiş, el oğlu beyden yaman çıkmıştır. Azılı düşmanlara karşı mücadele veren ve bu hususta elinde bir kozu bulunan kişilere söylenir.[6]

Baştakiler ne kadar güçlü görünürlerse görünsünler, asıl güç halktadır; halk yöneticilerden her zaman ağır basar.[7]

[1] https://eksisozluk.com/el-mi-yaman-bey-mi-yaman–444182

[2] http://turkpedia.org/index.php?title=Karahanl%C4%B1lar_Tarihi

[3] https://eksisozluk.com/el-mi-yaman-bey-mi-yaman–444182

[4] http://www.altayli.net/car-iskitler-uzerine.html

[5] http://tarihtekargin.blogspot.com.tr/2015/02/

[6] http://www.renklinot.com/kultursanat/atasozleri-ve-anlamlari-kultursanat/el-mi-yaman-bey-mi-yaman-atasozunun-anlami-aciklamasi-ve-ana-fikri.html

[7] http://turkcenindirilisi.com/tdhsozluk/el-mi-yaman-bey-mi/

Share
94 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Evlenmek” kelimesinin kökü “ev”den geliyor

    17 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Türkler, karı koca olmaya "evlenme" derler. Evlenmek "ev-bark" sahibi olmaktır. "Evlenmek" kelimesinin kökü "ev"den geliyor. Yani bildiğimiz "hane" veya "konut"tan geliyor. "Hanelenmek" veya "konutlanmak" da diyebiliriz. “Bark” Orhun kitabelerinde “mabed” anlamında kullanılmıştır. Hakan türbelerinin yanında bir mabed yapılır, orada kurbanlar kesilirdi. Ev de kutsal bir mabed sayıldığından bark adını alırdı. Bu yüzden ev-bark sahibi olanlar, kutsal bir çatı altında, hayatlarını birleştirmiş sayılırlardı. Selçuklularda “evlilik...
  • AK Parti Divan Başkanına Rağmen Güzel Bir Kongre Gerçekleştirdi

    17 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    AK Parti’nin 6.olağan genel kurulu Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımı ile bir kongre gerçekleştirildi. Kongreyi başarılı bulduğumu ifade ederken bu divan başkanına rağmen bu derece güzel bir kongre gerçekleştirilmiş olmasını takdir ediyorum. Yazımın başlangıcında öncelikle şu divan başkanına seslenmek istiyorum. Ben onun yerinde olsam siyasetten derhal el çekerim ve bir daha asla siyaset yapmam. Bu derece yeteneksiz ve bu derece başarısız bir insanın AK Parti gibi bir partide siyaset yapmasından AK Parti’ye oy vermiş bir kişi olarak utanç ...
  • Kişi Başına Düşen Milli Gelir Nasıl Dağıtılır?

    15 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kişi başına düşen milli geliri hep duyarız da nasıl dağıtıldığını şimdiye kadar hiç duymadık. Eğer Kişi başına düşen milli gelir varsa bunun dağıtılması gerekir değil mi? Eğer dağıtılmayacaksa kişi başına düşen milli gelir kavramı niçin kullanılıyor? Kişi başına düşen milli geliri dağıtmanın nasıl dağıtılacağı ile ilgili basit bir yöntem var. Devlet re’sen (kendiliğinden) herkes için bankamatik işlevi de gören kimlik kartları çıkarır, bunları vatandaşlarımızın adresine gönderir. Sonra TC kimlik numaraları hesap numarası olara...
  • Taşeronlara Kadro Meselesinde Özelleştirme-Devletleşme Kararsızlığı

    14 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Son iki yazımda gündeme getirdiğim taşeronlara kadro mevzuunda her gün yeni gelişmeler ve açıklamalar gündeme gelirken belli olan tek bir şey var ki hükümetin bu konuda kafasının karışık olduğu. Evet, bir çalışma var ancak bu çalışma sonrasında verilecek olan kararların devletin işleyişi, ekonomisi, sosyal politikaları ve ekonomik sistemleri üzerinde ciddi etkileri olacak. Konuya sadece basitçe taşeronlara kadro verilecek şekliyle bakmak yeterli değil. Bu kadro verilebilir ancak kadronun verilmesinin ardından ortaya çıkacak sonuçlar acaba ülkem...