logo

reklam

Ekonomik Problemlerin Kaynağı Kapitalist Ekonomik Zihniyetin Kendisidir


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Özet: Kapitalist ekonomi nedret yani kaynakların kıtlığı teorisini savunur. İslam ekonomisi ise vefret, yani kaynakların bolluğu ilkesini savunur. Kaynakların kıt olduğunu düşünen kapitalist zihniyet kaynaklara el koyuyor. Güçlü bireyler güçsüz bireyleri, güçlü toplumlar güçsüz toplumları, güçlü devletler güçsüz devletleri eziyor, sömürüyor. Güçsüz olanlar mahrumiyet yaşıyor. Oysa İslam ekonomisinin uygulandığı zamanlarda doğa ile barışık bir ekonomik sistem ve insanlar arasında daha adaletli bir bölüşüm vardı.

I.Kapitalist Ekonomi ve İslam Ekonomisini Hareket Noktaları

Hareket noktası “sonsuz ihtiyaçlar” ve “kıt kaynaklar-nedret” olan kapitalist ekonomi doktrini aslında ekonomik problemlerin kaynağıdır. Çünkü “kaynakların kıt”,”ihtiyaçların sonsuz” olduğunu düşünen gözü doymaz ihtiraslı (hırslı ) güçlü insanlar kaynaklara el koymakta ve diğer insanların faydalanmasına engel olmaktadırlar. Oysa İslam Ekonomisinde ihtiyaçlar hayale göre sonsuzdur. Fizyolojik ihtiyaçlara göre ise sınırlıdır. Fizyolojik ihtiyaçlara göre kaynaklar kıt değil boldur (vefret).

Kapitalist ekonomi kitapları ekonomi öğretimine şu iki sloganla başlar;
*İnsan ihtiyaçları sonsuzdur
*Kaynaklar kıttır (nedret teorisi)
Maalesef üniversitelerimizde okutulan ekonomi veya iktisat kitapları kapitalist ekonomiyi anlatır.

II.Kapitalist Zihniyet Ekonomik Problemlerin Kaynağıdır

Böyle bir zihniyet ekonomik problemleri çözer mi? Elbette çözemez. Tam aksine açgözlü insanları ve devletleri tahrik edip insanlığın başına bela ediyorlar.

Şimdi bu durumda ne oluyor?

Güçlü olanlar kaynaklara el koyuyor. Güçlü bireyler güçsüz bireyleri, güçlü toplumlar güçsüz toplumları, güçlü devletler güçsüz devletleri eziyor, sömürüyor. Güçsüz olanlar mahrumiyet yaşıyor.

III. İslam Ekonomisi Vefret (Bolluk) ve İhtiyaçların Sınırlı Olduğu Görüşünü Savunur

Gerçekte ise ne insan ihtiyaçları sonsuzdur ne de kaynaklar kıttır.

A-İnsan ihtiyaçları sonsuz değildir.

İnsan ihtiyaçları sınırlıdır, çünkü insanın ihtiyaçları bellidir, yeme, içme ,barınma, kültürel ihtiyaçlar. Sınırsız ola ise insanın duygularıdır, heva ve hevesleridir. Mesela bir kişiye normalde bir ev yeter. Ama insan duygusuna bakılırsa onlarca, yüzlerce evi olsa binlercesini ister.

B-Kaynaklar kıt değil boldur (vefret).

“İktisatçılar “ nedret ” ve “ vefret ” diye iki tabir üzerinde dururlar.

Nedret, mal, mülk ve rızık kaynaklarının insanlığa yetmeyeceği, iddiasıdır. Hatta bir İngiliz iktisatçısı olan Malthus’a göre, yeryüzünde insan sayısı arttığı halde, besin kaynaklarında bir artış olmadığına göre, insanlık acından ölecek ve dünyanın sonu gelecektir.

İki asır önceki bu kehânet boşa çıkmış ve gün geçtikçe besin kaynaklarında büyük artışlar olmuştur. İşte “vefret” de bu manadadır. Batılı meşhur iktisatçılardan olan Dr. Colin Clark’ın tesbitine göre, dünyanın besin kaynakları 28 milyar insanı rahat besleyebilecek durumdadır. Bu bakımdan aslında insanlık için bir kıtlık tehlikesi yoktur.

Fakat insanların tembelliği, beceriksizliği, üretimde verimliliği artıramayışı belki bir kıtlık sebebi olabilir. Ama bu, kaynakların yetersizliğinden değil, insanların ihmalleri ve düşüncesizliklerinden ileri gelebilir.”[1]

[1] https://sorularlaislamiyet.com/rizik-dagilimi-konusunda-allahin-adaleti-nasildir-maas-rizik-olarak-bakilabilir-mi

 

Share
341 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “Evlenmek” kelimesinin kökü “ev”den geliyor

    17 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Türkler, karı koca olmaya "evlenme" derler. Evlenmek "ev-bark" sahibi olmaktır. "Evlenmek" kelimesinin kökü "ev"den geliyor. Yani bildiğimiz "hane" veya "konut"tan geliyor. "Hanelenmek" veya "konutlanmak" da diyebiliriz. “Bark” Orhun kitabelerinde “mabed” anlamında kullanılmıştır. Hakan türbelerinin yanında bir mabed yapılır, orada kurbanlar kesilirdi. Ev de kutsal bir mabed sayıldığından bark adını alırdı. Bu yüzden ev-bark sahibi olanlar, kutsal bir çatı altında, hayatlarını birleştirmiş sayılırlardı. Selçuklularda “evlilik...
  • AK Parti Divan Başkanına Rağmen Güzel Bir Kongre Gerçekleştirdi

    17 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    AK Parti’nin 6.olağan genel kurulu Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımı ile bir kongre gerçekleştirildi. Kongreyi başarılı bulduğumu ifade ederken bu divan başkanına rağmen bu derece güzel bir kongre gerçekleştirilmiş olmasını takdir ediyorum. Yazımın başlangıcında öncelikle şu divan başkanına seslenmek istiyorum. Ben onun yerinde olsam siyasetten derhal el çekerim ve bir daha asla siyaset yapmam. Bu derece yeteneksiz ve bu derece başarısız bir insanın AK Parti gibi bir partide siyaset yapmasından AK Parti’ye oy vermiş bir kişi olarak utanç ...
  • Kişi Başına Düşen Milli Gelir Nasıl Dağıtılır?

    15 Aralık 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kişi başına düşen milli geliri hep duyarız da nasıl dağıtıldığını şimdiye kadar hiç duymadık. Eğer Kişi başına düşen milli gelir varsa bunun dağıtılması gerekir değil mi? Eğer dağıtılmayacaksa kişi başına düşen milli gelir kavramı niçin kullanılıyor? Kişi başına düşen milli geliri dağıtmanın nasıl dağıtılacağı ile ilgili basit bir yöntem var. Devlet re’sen (kendiliğinden) herkes için bankamatik işlevi de gören kimlik kartları çıkarır, bunları vatandaşlarımızın adresine gönderir. Sonra TC kimlik numaraları hesap numarası olara...
  • Taşeronlara Kadro Meselesinde Özelleştirme-Devletleşme Kararsızlığı

    14 Aralık 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Son iki yazımda gündeme getirdiğim taşeronlara kadro mevzuunda her gün yeni gelişmeler ve açıklamalar gündeme gelirken belli olan tek bir şey var ki hükümetin bu konuda kafasının karışık olduğu. Evet, bir çalışma var ancak bu çalışma sonrasında verilecek olan kararların devletin işleyişi, ekonomisi, sosyal politikaları ve ekonomik sistemleri üzerinde ciddi etkileri olacak. Konuya sadece basitçe taşeronlara kadro verilecek şekliyle bakmak yeterli değil. Bu kadro verilebilir ancak kadronun verilmesinin ardından ortaya çıkacak sonuçlar acaba ülkem...