logo

Eğitimde Rakibimiz Zimbabwe …


Nizamettin Torun
nizamettintorun@08olay.com

Zil çaldı, okullar açıldı. 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, 18 milyon öğrenci ve yaklaşık 850 bin öğretmen ders başı yaptı.

Dünya her alanda hızlı bir değişim ve yenilenme döneminden geçiyor. Bu hızlı gelişime, eğitime yeterli yatırımı yapanlar ayak uydurabiliyor. Değişen dünyaya paralel eğitim reformu ile insan kalitesinin sürekli şekilde güvence altına alınması gereklidir.

Sık sık değişen koalisyon hükümetleri döneminde eğitimde bir türlü istikrarın sağlanamamasından yakınmışızdır. 2002’de başlayan AKP dönemi eğitim sistemi adına büyük bir fırsatı doğurmuştur. Yaklaşık 14 yıllık bir sürede eğitimi, yaz-boz tahtası olmaktan çıkarıp bir sisteme kavuşturmak mümkündü. Muhalefet ve eğitim alanında faaliyet yürüten sendikalarla işbirliği yaparak, Türkiye’nin önünü açacak bir eğitim modeline kavuşmak mümkün olabilirdi.

AKP hükümetleri bu fırsatı kaçırdığı gibi eğitimi içinden çıkılmaz bir kaosa sürüklemiştir. Eğitim alanında faaliyet gösteren sendikaları dinlemek yerine, kendi yandaş sendikasını besleyip büyütmüştür. MEB’in 158 yıllık tecrübesi bir yana, yakın zamandaki tecrübelerden de ders alınmamıştır. Daha önce denenip sakıncalı görülmüş olan uygulamalara ( 5 yaşında ilkokula başlama…vb.) tekrar başvurulmuştur. Bu dönemde beş milli eğitim bakanı değişmiş, her gelen bakan bir öncekinin yaptığı reformları tersine çevirdiği gibi, uzun süre bakanlık yapanlar kendi uygulamalarını değiştirmekten geri durmamışlardır.

Bugün, Türk eğitim sisteminde üç şey eksiktir; eğitim, sistem ve Türk..

Türkiye Eğitim Sistemi, bu yıl yayınlanan “Dünya Ekonomi Forumu Global Bilgi Ve Teknoloji Raporu”na göre, ülkeler bazında eğitim sisteminin genel kalitesi sıralamasında; Dünya’da takip edilen 124 ülke arasında 91. sırada yer almıştır. Bu rapora göre tek rakibimiz Zimbabwe gözükmektedir!

Milli eğitimin en büyük sorunlarından birisi nitelik sorunudur. “Nasıl bir eğitim” sorusunun cevabı, “nasıl bir öğretmen” sorusuna verilecek cevapta saklıdır.

Eğitimin niteliği, kalitesi büyük ölçüde öğretmenlerin niteliği ile doğru orantılıdır. 14 yıllık sürede öğretmen ihmal edilmiş, daha da kötüsü itibarsızlaştırılmıştır. Bugünkü uygulamaların aksine, öğretmenlerin bir yandan meslek içi eğitimle desteklenmesi, diğer yandan yüksek lisans ve doktora yapma imkanlarının sağlanması gerekmektedir.

Eğitimde başka bir değerlendirme sistemi olan ve 15 yaşındaki öğrencilerin katıldığı uluslararası eğitim ölçme-değerlendirme sistemi olarak adlandırılabilecek PISA 2012 sonuçlarına dair raporunu yayınlamıştır. Rapora bakıldığında Türk öğrencilerinin, matematik, okuma-anlama becerisi ve fen bilgisi alanlarında OECD ülkelerinin gerisinde kaldığını görüyoruz. İlkokulda Türk çocuğuna Türkçeyi öğretemeyen bir ülkede de hiçbir şey düzgün olamaz.

2003’te benzer sonuçlara sahip olup 2012’de gerisinde kaldığımız iki ülke var: Uruguay ve Tayland. Ancak maalesef, 2003’te benzer sonuçlara sahip olup 2012’de önüne geçtiğimiz bir ülke yok.

Diğer yandan, eğitimde sistemle nasıl oynandığını anlamak için uzman olmaya gerek yok; her yıl öğrenciler ve veliler bedel ödeyerek bunu görüyorlar. Geldiğimiz noktada eğitim sistemi dikiş tutmamaktadır.

AKP döneminde, özellikle Ömer Dinçer zamanında eğitimde milli olan ne varsa ayıklanmaya çalışılmıştır. Bugün mitinglerde okunan Arif Nihat Asya’nın Bayrak şiiri zararlı görüldüğü için sansürlenmiştir. Andımız yasaklanmıştır.

İskender Öksüz, Mümtaz Turhan’ı referans alarak diyor ki: “ Rahmetli Mümtaz Turhan’a göre, bilim, gürül gürül akan bir suydu. O suyun hemen yanı başında, Anadolu’nun susuz topraklarına benzettiği, Türk çocukları vardı. Eğitim sistemimiz, o suyu o topraklara taşımak için kurulmuş büyük bir çarktı. Hem personel sayısı hem maliyet açısından büyüktü. Gürültü ile dönmekteydi. Fakat ihtişam ve gürültünün büyüsünden bir an kurtulup dikkat ederseniz, çarkın suya temas etmediğini görürdünüz. Su orada, suya hasret toprak orada, çark oradadır ama toprak susuzdur.

Ne yapmalı?

* Öncelikle ilk, orta ve liselerde haftalık ders saatlerinin azaltılmasına acilen ihtiyaç vardır.

* Tüm siyasi partiler ve diğer eğitim paydaşlarıyla neslimizin geleceği için bir araya gelerek, ortak değer ve temeller üzerine oturtacağımız bir mutabakatla ulusal bir eğitim programı oluşturulmalıdır.

* Eğitimde sınav amaç olmaktan çıkarılmalıdır.

* Eğitim-istihdam ilişkilerinin dinamik bir yapıya kavuşturulması, ihtiyaçlara uygun bir insan gücü planlaması yapılarak diplomalı işsizlik önlenmelidir.

* Türk milletine mensubiyetin gurur ve şuuruna sahip, manevî ve kültürel değerlerimizi özümsemiş, düşünme, algılama ve problem çözme yeteneği gelişmiş, araştıran, sorgulayan, yeni gelişmelere açık, sorumluluk duygusu ve toplumsal duyarlılığı yüksek, doğaya, çevreye karşı duyarlı, bilim ve teknoloji üretimine yatkın, girişimci, demokrat, kültürlü, erdemli nesillerin yetiştirilmesi amaçlanmalıdır.

Yeni öğretim yılında bütün eğitim çalışanları ve öğrencilerimize sağlık ve başarılar diliyorum.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Komünizmde Kadınların Ortaklaşalığı Var mı?

    19 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      “..Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin…” Maide suresi, 8 Giriş Komünizm Türkiyede çoğunluk itibari ile elbette benimsediğimiz biz ideoloji değil. Toplumumuzun ekseriyetinin görüşü Komünizm ile bir birine zıttır. Fakat bu zıtlık “Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe götürmesin.” Maide suresi, 8’in bize verdiği ölçü gereği, Komünizm hakkındaki görüşlerimizin de adaletsizliğe varmaması lazım. Çocukluğumdan beri komünizmde kadınların ortak olduğu sözlerini duyardım. Bu konuyu internette biraz ar...
  • AK Parti Eti Bakırdaki işten çıkarmalara müdahale edecektir

    18 Ocak 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Çünkü işten çıkarılan işçiler bu işten çıkarmanın faturasını AK Parti’ye keseceklerdir. Bu fatura elbette olumsuz fatura olacak ve AK Parti oy kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya gelecektir. AK Parti pragmatist yapıya sahip bir parti olarak bu duruma seyirci kalması mümkün değil. 1000 kişinin işten çıkarılması büyük bir olaydır. 3-5 kişinin işten çıkarılması gibi değildir. Toplumsal bir olaydır, sadece Artvin için değil Türkiye hatta dünya için ilgi çekici bir olaydır. Siyaseti etkilememesi mümkün değil. Bu nedenle pragmatist b...
  • Murgul’da Plaket, Artvin’de Doğa Katili

    18 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Melih Sıddık Dalkılıç

    Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’A hamd olsun, yeniden yazmak nasip oldu. Bir gün bu yazdıklarımın hepsi anı olarak kalacak, belki olursa çocuklarım ve torunlarım okuyacak ya da benden belki yüz yıl sonra beni ve fikirlerimi anlayan birileri olacak, bu demek değildir ki günümüzde anlaşılmıyoruz ancak bazı kesimlerin anlamamak için direndiğini görünce iyice asabileşiyorum. Kendime öz eleştiri yapıyorum. “Onlar anlamasa da sen anlatmaktan vazgeçmeyeceksin.” Bizim kalemimiz sivri sırf biri istiyor diye şimdiye kadar inanmadığım hiçbir şeyi yazma...
  • Ya Bunlar Artvin Halkı İle Adeta Dalga Geçiyorlar

    16 Ocak 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Yaklaşık bir aydır derin bir sessizliğe gömülen Yeşil Artvin Derneği Yöneticileri ile yıllardır savundukları maden karşıtlığının tam tersini yaparak madenle doğrudan ve dolaylı olarak iş yaptığı için il başkanlarını aday yaptırmayan CHP, yine ortaya çıktı. Biran da imza kampanyaları, meclis ziyaretleri falan. Değerli okurlarım resmen Artvin halkının aklı ile dalga geçiliyor. Artvinliler ile dalga geçiliyor. Artvinlilerin çevre hassasiyeti resmen kullanılıyor. Yazmayacağım dedim ama yazmadan duramıyorum. Beni resmen çileden çıkardılar. Bir ay...