logo

Dur Yolcu! Bilmeden Gelip Bastığın Bu Toprak Bir Devrin Battığı Yerdir…


Melih Sıddık Dalkılıç
melih_dalkilic@08olay.com

Tüm Selamların Yegane Sahibinin Adıyla BİSMİLLAH.

Şu boğaz harbi nedir! Var mı dünyada eşi?

En keşif orduların yükleniyor, dördü beşi.

Varlığım kudreti elinde olan ALLAH’a hamd olsun, bugün yeniden yazmak nasip oldu.

Yıl 1915 yer; Medine. Hindistan ulemasından bir zaat, Peygamber efendimizin, mezarını ziyaret etmekte, lakin gözlerinde sevinç yerine katre, katre yaş akmakta. Durumu gören Peygamber efendimizin Türbedarı, hemen o zatın yanına gelerek; “ Bu mekanda, Hz Peygamberin mekanında hiç göz yaşı akıtılır mı?” der. Hindistanlı zat birkaç kelime söyledikten sonra türbedar’a açılır. “ O yüce nebiyle mana aleminde görüşürdük. Lakin ben Medine’ye geldikten sonra onu hiç göremedim. Ya ben büyük kusur işledim ya da Efendimiz yerinde yok.” der. Bu durum üzerine akşam Efendimizin Türbedar’ı bir rüya görür. Türbede yapılacakları anlatır. Peygamber efendimiz konuşurken; Türbedar, bu zatın halini sormak ister ama edebinden soramaz. Tam Efendimizin sözü bitmek üzereyken; “ Evet; git o zat’a söyle, Ben Medinemde değilim. Asker evlatlarımın yanında Çanakkale’deyim.”

Yukarıda anlattığım olay o dönemin ne kadar çetin, ne kadar önemli ne kadar ehemmiyet verilmesi gereken bir dönem olduğunu çok iyi anlatmıştır. ALLAH’ın yeryüzünde ki ismini söndürmeye çalışan; Firavun soyları top yekun son haçlı ittifakıyla Çanakkale’yi geçeceklerini zan ettiler. O alemlerin RABB’i O yerin ve göğün tek sahibi; Son İslam kalesinin yıkılmasına izin verir mi?

Çanakkale ruhunu anlamayan, o ruh iklimini yaşamayan insanların vatan sevgileri ve din sevgileri yoktur ve asla olamaz. O nesil, öyle bir nesildir ki; hiçbir insanın olamayacağı kadar Asil ve Şanlı idi. Zaten Akif’ şiir’inde ne diyor. “Ancak Bedrin Aslanları bu kadar şanlı idi” Bu öyle bir olaydır ki; Dünya da tek örneği Bedir ve Çanakkale’dedir. 3 nesil birden dede, oğul ve torun tek Bedir ve Çannakkale’de mücadele etmiştir. Peki; neden bedrin Aslanları şanlıydı? Çünkü; 300 inanmış Müslüman. Eğer o Aslanlar olmasaydı; Bugün yeryüzünde İslam denen bir din olmazdı. Akif şiirinde Bedir Aslanlarıyla mükayese etmesinin sebebi de budur. Eğer Çanakkale’de bir destan yazılmasaydı; bugün yer yüzünde İslam diye de bir din kalmayacaktı. İnanın bana bu öyle bir destandır ki; dünya durdukta insanlar var oldukta her zaman dilden dile aktarılacaktır. Bu öyle bir destandır ki; eli kopan Aslan Mehmed’in komutanına “komutanım. Tetik düştü, tüfek kurşun atmıyor” demesine komutanın Oğlum tetik yerinde, senin parmağın kopmuş demesidir.

Asımın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek,

İşte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek.

Asımın neslini anlamak için Asım’ın kim olduğunu bilmek gerekir. Akif’ şiirinde neden Osmanlı askerini Asım’ın nesline benzetti. Hz Ömer’in gece gezmeleri meşhurdur. Yine böyle bir gecede geç saatte lambası yanan bir eve yaklaşır ve içerde ki konuşmaya şahit olur. “ Anne yapma, Anne etme. Halife Ömer ne dedi. Süte su katma,” Anne cevaben “ Kızım halife Ömer kaçıncı uykudadır, nerden bilecek” dedi. Yine cevaben; Anne halife Ömer belki göremez ama ALLAH var. o görecek. Ondan korkmaz mısın? der. Bu konuşmaya şahit olan Hz Ömer oradan usulca uzaklaşır. sabah olunca Oğluna; sana bir kız buldum bugün çağıracağım gör bak. Kız gelir Halife Ömer kıza; kızım sen ister misin Halife Ömer’e gelin gitmeyi? Kız cağız hiç cevap vermeden yere bakar. İşte bu Asım’ın nesli bu İffetli kızdan gelen nesildir. İşte bu nesil Hz Ömer’in torunlarının getirdiği adalet neslidir. Peki bu Asım’ın nesli kim? Ömer bin Abdülaziz; bütün İslam alimleri 5. Büyük halife der. 4 büyük halifeden 40 sene sonra gelir. iki buçuk senede koca İslam alemini toparladı ve bunu iki buçuk senede yaptığı için 5. Halife olarak kabul edilir. En önemli olan; işte Çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek; Arabistan topraklarının bir özelliğidir. Suyu emmez. Yine böyle bir yağmurda Uhud, mezarlığı açığa çıkar. Bu yağmurdan sonra bütün naaşlar toplanırken; Orada görevli olan bir zaat aktarır; Hz Hamza’nın bozulmamış naaş’ına vardığımızda ayağında diken vardı. Dikeni alırken incitmemek için dikkatle edilirken; VALLAHİ BİLLAHİ tap taze kan yürüdü ve Uhud dağı çatırdadı. Bu olay üzerine Ömer’in Torunu olan Ömer Bin Abdülaziz; deki; dokunmayın! Ne demişti Peygamber efendimiz. “Uhud bizi, Biz Uhud’u severiz.” O bize Hamza’yı bize vermeyecek. O kalsın burada. İşte bu nesil Asımın neslidir. Hz Ömer’in oğlu Asım’dan gelen İşte bu nesildir.

Ne kadar da yazsam hep eksik kalır. Konuşulacak ve yazılacak o kadar olay olmuştur ki; ne kadar yazsak hep eksik olur Çanakkale. Bu destan yazıldıktan 100 sene hala Çannakkale ruhunu taşır bu millet. Hiç kimse merak etmesin. Eğer destan yazmak gerekirse yeniden ve yineden destanlar yazar bu millet. ALLAH c.c övgüyle anlattığı bu millet; O’nun desteğiyle bütün Cihanı dize getiri EVELLALLAH. Ülkemizde Diriliş sancıları yaşanırken, bu Ruh’un üzerimizde olduğunu ne unutalım nede unutturalım. Asım’ın Neslini Bütün dünyaya yeniden anlatalım… başka bir yazımda görüşmek dileğiyle…

Etiketler:
Share
534 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu Kayalıklara İlçe Kurulmaz Demiştik Ama Bizi Yanılttılar

    18 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başıydı. Yusufeli ilçesinde Yusufeli Barajı ve HES inşaatı ve bu inşaat sonrasında Yusufeli ilçesini sular altında kalacak olmasının tartışmaları yaşanıyordu. O dönem DSİ Çoruh Projeleri 26. Bölge Müdürlüğü’nde basın sorumlusu olarak çalışmaktaydım. Tartışmaların odağındaki bir kurumda tam da tartışmaları takip eden birimdeydim. Bu vesile ile de sık sık Yusufeli ilçesine gidip gelirdim ve ilçedeki genel kanaati ölçme şansı bulurdum. Hatta yeni Yusufeli ilçe merkezine ilişkin yapılan araştırmaları ve o bölge...
  • Artvin’de Otobüs Keyfi Yaşanıyor

    14 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Şehirleri şehir yapan unsurların başında hiç kuşku yok ki şehir içi taşımacılıkta otobüslerin kullanılmasıdır. 90’lı yılların sonuna kadar Artvin şehir içi taşımacılıkta alternatife sahip bir ildi. Hatta şehir içi dolmuş hatları yok iken bile Artvin’de şehir içi taşımacılık konusunda halkın taşınması işlemi otobüsler ile yapılırdı. 90’lı yılların başında şehir içi dolmuşların devreye girmesi ile birlikte şehir içi taşımacılıkta Artvin’de iki alternatif var idi. Biri belediye otobüsleri, diğeri ise şehir içi dolmuşlardı. Dr. Emin Özgün’ün başkan...
  • Artvin’deki Köpek Saldırısı Görüntülerin Ulusal Yansıması

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Geçtiğimiz Pazar günü ulusal medyaya bildiğiniz üzere bir görüntü yansıdı. Maalesef hepimizin içini acıtan bu görüntüler ilimizin de kötü reklamı oldu. Konuyla ilgili olarak dün yazdığım yazımda değerlendirmelerde bulunmuştum ve konuyla ilgili olarak yapılanları anlatmıştım. Bugün ki yazımda bu görüntülerin ulusal yansıması, Artvin ile ilgili yanlış anlaşılmaları düzeltilmesi ve yapılanlara ilişkin bilgiler aktaracağım. Bunları yapmadan önce de köpeklerin sahibi ile yaptığım görüşmeyi de sizlere aktarmak istiyorum. Nihayetinde bizler gazetec...
  • Yerel Medyaya Sahip Çıkıyor musunuz?

    07 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Evet, iğneyi kendimize batırdık birazda çuvaldızı Artvin halkına batıralım ve önemli bir konuyu bugün ki yazımızda ele alalım. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı tarafından yapılan bir açıklama ve tespitten bahsedeceğim bugün ki yazımda. Önemli tespitleri içeriyor. Hani, her birinizin başı sıkıştığında ya da tanıtılmak istediğinde veya şirketlerinin açılışlarını halka duyurmak için zaman zaman ihtiyaç duyduğu, en çok da Artvin’in sorunlarının gündeme getirilmesi noktasında dert yandığı o yerel medya var ya onun sorunlarında...