logo

DUA VE ÇEŞİTLERİ


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

DUA KAVRAMI

Da’ve(t), “bir şeyi veya birini, kendine veya bir başka şeye sesle, işaretle, eylemle çağırmak” demektir. Davetin muhatabı işitme ve icabet etme yeteneği olan her tür varlıktır. Du’â, kalbin davetidir. Aynı kökten gelen da’vâ (dava), “kendisine davet edilen şey” anlamına gelir. Daveti ilke edinen her davetçinin çağırdığı şey, davadır. Yine aynı kökten gelen iddi’â’, “başkalarını çağıracak bir değere sahip olduğunu ileri sürmek” demektir.

Davete ve duaya verilen “karşılık” icâbet adını alır. İcâbet ile aynı kökten gelen cevâb, soruya veya davete muhatap olanın, karşılığını muhatabına ulaştırmak için “ağzını açtıran” sözdür.[1]

Dua, güçsüzlük ve ihtiyacını ortaya koyarak Allah’a yalvarma, bir şeyin olmasını veya olmamasını isteme, yakarış ve niyaz demektir. Dua, bir ibadettir.  İnsanı Allah’a yaklaştırır ve kıymetini artırır. Nitekim Cenab-ı Hak, ayet-i kerimede “Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var.”[ Furkan, 77] buyurmaktadır.[2]

DUA ÇEŞİTLERİ

1.İstidat(kabiliyet) Lisanıyla Yapılan Dua

İstidat lisanıyla dua, kabiliyet (yetenek) dili ile yapılan duadır.[3]

Gözün istidadında görme konulmuştur. Bu istidat bir nevi duadır ve bu duanın kabulüyle, o gözün görmesini sağlayacak ışık yaratılmıştır.[4]

Bir yumurtanın kuş olabilmek için, bir tohumun çiçek olabilmek için ve bir çekirdeğin ağaç olabilmek için yaptığı hâlî dualar, kabiliyet lisanı ile yapılan dualara misaldir.[5]

Bu dua bir engel olmazsa daima makbuldür.

Ancak hemen şunu belirtelim ki, yapılan bütün dualar da hikmet sebebiyle kabul olmuyor. Mesela bir ıstakoz bir yılda 7.000.000 yumurta yumurtluyor. Bütün bu yumurtalar lisan-i istidat ile Allah’a dua eder ve ıstakoz olmak isterler. Eğer hepsinin duasına icabet edilse ve hepsi ıstakoz olsaydı, bir senede denizler ıstakoz ile dolacak ve diğer hayat sahiplerinin hakları zayi edilmiş olacaktı. İşte diğer hayat sahiplerinin de haklarının korunması için, yapılan dualar bir hikmet tahtında kabul ediliyor.[6]

2.İhtiyacı Fıtri(yaratılıştan gelen ihtiyaçlar) Lisanıyla Yapılan Dua

Bütün canlıların hayatlarının devamı için zaruri olan ve kendi güçleri ile elde edemedikleri ihtiyaçlarını uygun vakitte vermesi için Cenab-ı Hakk’a yaptıkları dualarıdır.

Örneğin bir arı, hayatının devamı için çiçek, su ve hava gibi şeylere muhtaçtır. Onun susaması ve acıkması gibi fıtri ihtiyaçları bir dua hükmüne geçer. Bütün dualara cevap veren Allah, onun bu ihtiyaçlarını en güzel bir şekilde karşılar.[7]

Yine bir kuş kanat istiyor, ona kanat takılıyor. Bir sinek beş bin petekli bir göz istiyor, ona göz veriliyor. Bir karınca arkadaşlarıyla konuşup haberleşebileceği bir telefon istiyor, ona anten takılıyor. İnsan göz istiyor, kulak istiyor, dil istiyor ve hadsiz maddi ve manevi cihaz ve duygular istiyor, ne isterse ona veriliyor. İnsan gibi diğer bütün mahluklar da nihayetsiz şeyler istiyor, istedikleri bitamamiha onlara gönderiliyor. İşte bütün bu istemekler, lisan-ı ihtiyaç ile hâlî bir duadır ki, onların dualarına icabet ediliyor.[8]

Hatta zişuur olan insanların ıztırar derecesindeki ihtiyaçları ile ilgili duaları lisân-ı istidada yakınlaşmışsa ve samimi, halis bir kalb ile istenmişse çoğu kez Allah tarafından kabul görmektedir ve beşeri gelişme ve buluşların büyük kısmı böyle dualar sonucu olmuştur.[9]

Bu dua bir engel olmazsa daima makbuldür.

3.Izdırar(Çaresizlik) Lisanıyla Yapılan Dua

Zorda kalmış çaresiz kimselerin yapmış olduğu duadır. Buna darda kalan hayvanların duası da dahildir. [10]

Bütün ümitlerin kesildiği, bütün sebeplerin sükût ettiği, bütün umutların kaybolduğu ve son derece sıkıntılı anlarda hâl lisanı ile yapılan dualardır. Bu durumlarda kişi âdeta hâli ile yalvarmakta ve bir çıkış yolu istemektedir.[11]

“Izdırar lisanıyla duanın” en güzel örneği Hz.Yunus’un (as.) balık karnında yaptığı o münacatı sonunda harika bir şekilde kurtulmasıdır. O kıssada geçen şu ifade çok önemlidir: “Esbab bilküllîye sukut etti.” Yani, sebeplerin tümü ortadan kalktılar, hiçbiri bir şey yapamaz oldular.  Hiçbir ümit ışığı kalmadı. İşte buna benzer bir ızdırar haline girenlerin de duaları yine harika bir sûrette kabul ediliyor. Üstad’ın Mesnevi de geçen şu ifadesi de bunu teyit ediyor:

“Arkadaş! Bilhassa muztar olanların dualarının büyük bir tesiri vardır. Bazan o gibi duaların hürmetine, en büyük bir şey en küçük bir şeye müsahhar ve mutî olur. Evet kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık bir masumun duası hürmetine, denizin fırtınası, şiddeti, hiddeti inmeye başlar. Demek dualara cevab veren Zât, bütün mahlukata hâkimdir. Öyle ise, bütün mahlukata dahi Hâlıktır.” (Mesnevî-i Nuriye, Katre’nin Zeyli)[12]

Bu dua bir engel olmazsa daima makbuldür.

4.İnsanların Yaptığı Dua

a-Hal ve fiil dili ile yapılan dua

Bu dua kişinin kendisine düşen vazifeyi yaparak çalışması ve tedbir almasıdır. Sonucu sebeplerden değil, Allah’tan beklemesidir.

Meselâ çiftçinin tarlayı sürmesi fiilî bir duadır. Tarlayı süren insan, Allah’ın rahmet hazinelerinin kapısını çalmış olur. İhtiyacı olan buğdayı bu yolla Allah’tan ister.

Hem mesela; derslerinde başarılı olmak isteyen bir öğrenci yıl boyunca derslerine özenle çalışır.  O öğrenci ders çalışmasıyla manen der. “Ya Rab! Ben derslerime çalışıyorum. Sen de bana başarı ihsan et.” Cenab- ı Hak’ta onun bu samimane yaptığı duasını kabul eder ve ona başarı ihsan eder.[13]

Bu fiili dua Allah’ın hikmeti gereği büyük çoğunlukla makbuldür.

b-Kalb ve dil ile yapılan dua

İnsanın eli yetişmediği ve kendi gücüyle elde edemediği arzularını Allah’tan istemesidir.

Mesela insanın kalbinde daimi yaşama arzusu vardır. Bu arzusu için Allah’a yalvarır ve der “Ya Rab! Öldükten sonra beni ve sevdiklerimi tekrar dirilt ve bize ebedi bir hayat ihsan et!” Bu dua insanın en şiddetli duası ve arzusudur. En küçük bir canlının duasına dahi cevap veren Allah, elbette ki en çok kıymet verdiği ve sevdiği mahlûku olan insanın bu duasını da kabul eder. Onun için ahireti ve cenneti hazırlar.

Kalp ve dil ile yapılan bu duanın en önemli yönü, en güzel gayesi, en tatlı meyvesi şudur: Dua eden kişi anlar ki birisi var, onun kalbinden geçenleri işitir, her şeye eli yetişir, her bir arzusunu yerine getirebilir, acizliğine merhamet eder ve ihtiyaçlarına yardım eder.[14]

Kur’an-ı Kerimde Cenab-ı Hak “Bana dua edin size icabet edeyim(duanıza cevap vereyim).”[ Mümin, 60] Buyurmaktadır.

Burada şöyle bir soru akla gelebilir: Çok defa dua ediyoruz; fakat duamız kabul olmuyor. Hâlbuki yukarıdaki ayet, her duaya cevap verileceğini ifade ediyor?

Bu soruya şöyle cevap verebiliriz: Cevap vermek ayrıdır. Kabul etmek ayrıdır. Her duaya cevap verilir.  Fakat kabul etmek veya istenilen şeyin aynısını vermek Cenab-ı Hakk’ın hikmet ve iradesine bağlıdır.

Mesela hasta bir çocuk, doktordan bir ilaç ister. Fakat doktor muayene neticesinde çocuğa şu şekilde cevap verir.

– Ya istediği ilacın aynısını verir.

– Veya daha iyisini verir

– Ya da hastaya zararlı olduğu için hiç vermez.

Aynen bunun gibi kul, dua ederek Cenab-ı Hak’tan bir şey ister.  Cenab-ı Hak da, kulunun duasına şu şekilde cevap verir:

-Ya istediği şeyin aynısını verir.

-Ya daha iyisini verir.

-Ya da ona zararlı olduğunu bildiği için hiç vermez. Belki duasını ahiret için kabul eder. Karşılığını ahirette verir.

Nitekim Kur’an-ı Kerimde Cenab-ı Hak “Olur ki bir şey hoşunuza gitmediği halde o sizin için hayırlı olur. Bir şeyi de sevdiğiniz halde o sizin için şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”[ Bakara, 216] Buyurmaktadır.[15]

[1] http://kuranihayat.com/davet-etmek-iki-ayakli-dua-olmaktir_d616.html

[2] http://www.risaleonline.com/soru-cevap/dua-ve-cesitleri

[3]http://www.sorularlarisale.com/makale/22762/istidat_lisaniyle_yapilan_duayi_aciklar_misiniz_dua_yapmak_bir_fiil_oldugundan_dua_edenin_bir_cuz-i_iradesi_olmasi_lazim_degil_mi_cuz-i_iradesi_olmayan_varliklarda_istidat_nasil_soz_konusu_olabilir_allah_bizzat_tasarruf_ediyor_demek_daha_uygun_olmaz_mi.html

[4]http://www.sorularlarisale.com/makale/10556/istidat_ihtiyac_ve_izdirar_lisaniyla_sual_edilen_her_seye_daimi_cevap_vermek_nihayet_derecede_bir_adl_ve_hikmeti_gosteriyor_cumlesini_nasil_anlayabiliriz_daimi_cevap_vermek_ne_demektir.html

[5] http://ahireteiman.com/dualara-icabet-delili

[6] http://ahireteiman.com/dualara-icabet-delili

[7] http://www.risaleonline.com/soru-cevap/dua-ve-cesitleri

[8] http://ahireteiman.com/dualara-icabet-delili

[9] http://www.koprudergisi.com/index.asp?Bolum=EskiSayilar&Goster=Yazi&YaziNo=1182

[10] http://www.risaleonline.com/soru-cevap/dua-ve-cesitleri

[11] http://ahireteiman.com/dualara-icabet-delili

[12]http://www.sorularlarisale.com/makale/10556/istidat_ihtiyac_ve_izdirar_lisaniyla_sual_edilen_her_seye_daimi_cevap_vermek_nihayet_derecede_bir_adl_ve_hikmeti_gosteriyor_cumlesini_nasil_anlayabiliriz_daimi_cevap_vermek_ne_demektir.html

[13] http://www.risaleonline.com/soru-cevap/dua-ve-cesitleri

[14] http://www.risaleonline.com/soru-cevap/dua-ve-cesitleri

[15] http://www.risaleonline.com/soru-cevap/dua-ve-cesitleri

Share
628 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...