logo

Doların Yükselmesini Fırsat Bilen Ulusal Marketler Buyurun Şimdi Fiyatları Düşürün


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Oldum olası ulusal marketlerin bir çoğuna karşıyım. Mümkün mertebe de alışverişimi yerel marketlerden yaparım. Hele hele bazı marketler var ki onlara hiç girmem ve girmeyi de düşünmem. Adlarını burada saymak istemiyorum. Ülke genelinde her yere yayılmış olan bu marketlerde satılan ürünlerin kalitesizliğini iyi bilen biri olarak bu marketlere girmememi gerektiren en önemli nedenin de son dönemlerde yaşadığımız döviz kurlarındaki artış olaylarındaki aç kurt davranışı olduğuna kanaat getirdim.

Adları ulusal ancak kendileri asla ulusal ve milliyetçi olamayacak olan bu marketlerde son aylarda yaşanan fiyat dalgalanmalarını gördükçe bu marketlerin ne denli bu vatana ihanet içerisinde olduklarını gördüm. Yeter ki fırsat bulsunlar bırakınız insanların ceplerini kanlarını dahi emecek durumda olduklarını gösterdiler. Zaten kalitesiz olan ürünlerinin fiyatlarını döviz kurlarındaki artış oranının çok daha fazlası zamlar yaparak bu memleketi ne derece sevmediklerini, dinlerinin ve imanlarının da para olduklarını gösterdiler. Bence bu durumu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dikkate alması gerekiyor. Bu tür marketler her mahalleye, hatta her sokağa yayıldıkça ekonomik dalgalanmayı da tek elden yönetmeye başladılar. Dolar 1 lira attı bütün mallara yüzde yüz zam, dolar yine bir lira attı bir yüzde yüz zam yaparak milletin alım gücüyle adeta dalga geçtiler. Döviz kurlarında sanki yüzde yüzlük bir artış olmuşçasına bütün fiyatları uçuşa geçiren sözde ulusal marketlerin döviz kurları düştüğü zaman ki tavırları ise beklediğim gibi çıktı. Döviz artarken fiyatlara koşa koşa zam yapan sözde ulusal marketler, döviz düşünce ne hikmetse fiyatlarda indirim yapmıyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu durumu göz önünde tutarak bu tür sözde ulusal marketlerin her mahalleye ve sokağa yayılmalarının önüne geçecek önlemleri almasında fayda görüyorum. Bu tür sözde ulusal marketler ülkemizin zor durumda olduğu günlerde fırsat yakalamışçasına zam üstüne zam yaparak bence vatana ihanet içerisine girmişlerdir. Bu tür ulusal marketler bu ülke savaşa girse bu millete ne mal satar ne de bu milletin lehine bir tek iş yaparlar.

Şimdi buradan sözde ulusal marketlere seslenmek istiyorum. Haydi buyurun dolar düşüyor zamlarınızı geriye alsanıza. Öyle hükümetin başlattığı yüzde on kampanyasına destek falan oluyoruz ayaklarına girmeyin. O indirimi en ufacık köydeki bakkal amcalarımızda yaparlar, yiyorsa yüzde 40 indirim yapında görelim. Dolar 4.5 iken 7’ye çıktı diye yüzde 200 zam yapan sizler değil miydiniz? Buyurun dolar 5.50’ye düştü, şimdi görelim sizin ulusal market olduğunuzu. Yapın bakalım yüzde 40 indirim de vatan sevginizi bir görelim. Yapamazsınız zira bu memleketi değil parayı seviyorsunuz. Ben işte bu yüzden her mahalleye yayılan sözde ucuzcu olduklarını savunan adları farklı ama hepsi aynı olan market zincirlerinden alışveriş yapmıyorum. Paşa paşa Artvinli marketlere giriyorum alışverişimi yapıyorum. Artvin’deki bakkalıma, çakkalıma girerek bari kendi insanıma ve dostlarıma sahip çıkıyorum.

Bize Bizim Marketlerimiz Ve Bakkallarımız Yeter

Vallahi kim ne derse desin ulusal marketlere hayır diyorum ve bizim marketlerimiz bize yeter diyorum. Hiç değilse bizim marketlerimizin sahipleri ile aynı havayı soluyoruz, aynı düğünde halay çekiyoruz, aynı cenazede ağıt yakıyoruz. Biz bizden anlıyoruz. Kendi insanımızın bakkalından, kendi insanımın marketinden gururla alışveriş yapıyorum. Tabi ki bizim bakkal ve marketlerde de ürünler zamlandı ancak bu zammın nedenini anlıyorum da bir maldan milyonlarca alarak bu millete yüzde 200 zam ile satan sözde ulusal marketlerin zamlarını anlamıyorum. Bizimkiler sürüm bulamıyorlar ki kazansınlar, siz sözde ulusalcılar sizin de mi sürüm sorununuz var? Bu fahiş zamların nedeni neydi? Yoksa ipleriniz başka yerlerin elinde mi?

Ben sözde ulusal marketlerin büyük bir bölümüne karşıyım ve alışveriş yapmıyorum. İster mahalleme, ister caddeme isterse de evimin tam karşısına market açsınlar ben alışveriş yapmıyorum. Gerçekten de evimin on metre karşısında bu sözde ulusallardan bir market var iken alışverişimi gidip yerli esnafımızdan yapıyorum. Doğru yaptığımı da düşünüyorum. Bundan böyle de adları farklı olsalar da mantıkları bir olan o sözde market zincirlerine girip alışveriş yapmamaya devam edeceğim. Bir zamanlar birkaç köşe yazısı ile savaş açmıştım ‘Bir Market ve türevlerine karşıyım’ demiştim, bugün yeniden bu savaşımı başlatıyorum ve diyorum ki ‘Tek kişi kalsam bile bugün vatanı değil parayı sevdiklerini gösteren bir market ve türevlerine paramı kaptırmayacağım ve onlardan alışveriş yapmayacağım’

Sizleri de kendi esnafımıza sahip çıkmaya davet ediyorum. Unutmayalım ki biz bize yeteriz.

Share
359 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Taciz ve Taciz Türleri

    21 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    1.Giriş Taciz yalnızca elle veya yalnızca cinsel anlamda mı olur? HAYIR! Eğer etrafınızda enerjinizi emen, alınganlıkları ve sitemleri sizi yiyip bitiren, sizi sürekli eleştiren, aklınızı çelmeye çalışan, sürekli mutsuz olduğundan ve sizin desteğinize ihtiyacı olduğundan bahseden, verdiği sözleri tutmayan biri varsa… Ona şöyle diyebilmelisiniz; BENİ TACİZ ETME! 2.Kavram Taciz Arapça “aciz” kelimesinden gelmektedir. Taciz, aciz bırakma, çaresiz bırakmak demektir. Taciz, yalnızca fiziksel-cinsel şiddet biçimi değildir. Irk, etnik köken, ...
  • Karz-ı hasen (Faizsiz kredi)

    19 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kaynak:https://katilimdunyasi.com/2016/06/17/sorularla-karz-i-hasen/ Günümüzde kullanılan kredi tabiri de, aslında Arapça karz demektir. Fakat karz-ı hasen (güzel borç), kredi değildir. Zira karz-ı hasen faizsiz borç demektir ve sevabın dışında bir geliri yoktur. Karz-ı hasen Kur’an’a ait bir tabirdir. Güzel ödünç. Dinin emirlerine uygun ödünç vermek demektir. Karz kelimesi lügatte “kesmek, aşındırmak”; hasen kelimesi ise “güzel, hoş, latif” manalarına gelmektedir. Bu iki kelime birlikte kullanıldığında “güzel bir şekilde verilen bor...
  • Caiz

    17 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Caiz sözlükte “geçip gitmek, mümkün, serbest ve geçerli olmak” anlamlarına gelen “cevaz” kökünden türetilmiş bir isim olup fıkıh terimi olarak, dinen veya hukuken yapılmasına müsaade edilen fiilleri ifade eder. Bu anlamdaki müsaadeyi belirtmek üzere de “cevaz” kavramı kullanılır. Kur’an-ı Kerim’de birçok fiilin serbest olduğu ve yasak olmadığı değişik ifade tarzlarıyla belirtilmiş olmakla beraber “caiz” lafzı geçmemektedir. Hadislerde ise bu kelime az da olsa kullanılmıştır. Cevaz, bir şeye izin vermek, müsaade etmek, hoş görmek, uygun bulm...
  • Üsve-i Hasene (Güzel Örnek; Peygamber Efendimiz [S.A.V.])

    15 Şubat 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Mücerred (soyut)hakikatler, ahlâkî kavramlar güzel örneklerle ve örnek şahsiyetlerle anlaşılır. Kur’ân-ı Kerîm buna “Üsve-i Hasene” demiştir Üsve-i Hasene, hüsn-ü misal, güzel örnek ve örnek şahsiyet anlamına gelmektedir. Peygamberler, Hz. Muhammed (asm), Hulefa-i Raşidin, Sahabe-i Kiram, müceddidler, müçtehidler ve başarılı dürüst, ahlâklı ilim adamları, san’atkârlar, tüccarlar “Üsve-i Hasene” sayılırlar. İnsanlar örnek şahsiyetler ve mükemmel rehberleri örnek alarak, yollarını izleyerek, tavsiyelerine uyarak güzel ahlâka ve istikame...