logo

Doç. Dr. Gülsev Uyar: Ülke olarak patlatma teknolojini yakından takip ediyoruz

Türkiye’nin patlatma teknolojileri alanında önemli akademisyenlerinden biri olan Hacettepe Üniversitesi Madencilik Bölümü’nden Doç. Dr. Gülsev Uyar ile Bodrum’da gerçekleştirilen Madencilik ve Çevre Sempozyumunda karşılaştık. Böylesine donanımlı ve ülkemizdeki bir çok şirketin patlatmalar konusunda desteğini aldığı bir akademisyeni görmüşken de ülkemizdeki madencilik alanında patlatma teknolojisi üzerine sohbet ettik. Doç. Dr. Gülsev Uyar, “ Patlatmalarını iyi yapmalı ki üretim maliyetleri daha az olsun hem de daha fazla hem de daha hızlı olsun. İleriye doğru gidiyoruz. Gediğimiz noktaya seviniyorum, iyiye doğru gidiyoruz. Patlayıcıyla çok fazla şeylere de zarar verebilir ama kontrollü yapıldığında gayet düzgün bir şekilde hem yer altında hem de yer üstünde işimizi de yapabiliriz. Eskiye göre çok daha iyi bir yol aldık. Teknolojiyi yakından takip edebiliyoruz. ” diye konuştu.

Biz sorduk, Doç. Dr. Gülsev Uyar cevapladı ortaya bu röportaj çıktı.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Hacettepe Üniversitesi Maden Mühendisliği bölümündeyim. Özellikle delme patlatma ile ilgili çalışma ile ilgili konularda çalışıyorum.

Patlatmalarını iyi yapmalı ki üretim maliyetleri daha az olsun hem de daha fazla hem de daha hızlı olsun. 

Patlatmaların çevreye, evlere, yer altı sularına zararı olduğu düşünülüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Geçmişte yapılan pek çok kötü uygulama vardı. Öğrenciliğim zamanında hocalarımız anlatırdı. ODTÜ mezunuyum. O zaman örnek olarak kendi yaptıkları çalışmaları bizlere anlatırlardı. Pek çok kötü uygulama sonucunda böyle bir algı oluştu. Hala var mı? Evet, var. Delme patlatma açık işletmelerde de kapalı işletmelerde de oldukça önemli bir konudur. Bütün üretimin gidişatını aslında iyi patlatma yapmak belirliyor. Bu hem üretici şirket için çok önemli. Patlatmalarını iyi yapmalı ki üretim maliyetleri daha az olsun hem de daha fazla hem de daha hızlı olsun.  İkinci olarak patlatmaları iyi yapmalı ki çevreye verecek titreşim, hava şoku, gürültü gibi etkenler de minimize edildin. Dolayısıyla şirketlerin bu konuda algılarının çok açık olmaları gerekiyor. Bu konuda çoğu firmada delme patlatma ile ilgili çok uzman mühendislerimiz çalışıyor. Açıkçası işlerini iyi yapmaları gerekiyor.

Şirket neden daha fazla patlayıcı kullanmak istesin ki. Maalesef öyle bir yanılgı var. Çevre yerleşim yerlerindeki halkımızı bilinçlendirmek gerekiyor.

10 kg dinamit patlatılması gerektiği yerde 20 kg dinamit patlatmasının bir faydası, karı var mı?

Hayır hayır, şirket neden daha fazla patlayıcı kullanmak istesin ki. Maalesef öyle bir yanılgı var. Çevre yerleşim yerlerindeki halkımızı bilinçlendirmek gerekiyor. Fazla patlayıcı kullanmak işletmenin işine gelen bir şey değil. En uygun, en az patlayıcı ve en az delik ayısı ile işini yapmaya çalışıyor zaten. Bunu yapabiliyorsa kendi üretimini en ekonomik bir şekilde yapacaktır. Dolayısıyla bu çevresel problemler en aza inecektir. Biz derslerimizde öğrencilerimize hep bunu anlatıyoruz. En ekonomik ve en güvenilir bir şekilde delme patlatma nasıl yapılır? Bütün işletmenin ABC’si buradan başlıyor. Bunu yapabildiğinizde bu sıkıntılar olmayacak. Patlayıcı miktarını azaltmak tabi ki işletmenin de işine gelecektir. Mesela bizi çağırdıklarında, siz geldiniz az patlattılar,  az çıktı titreşim diyorlar. Öyle bir durum yok. Maalesef bilinçlendirilmediği için, belki bunda bizim de suçumuz var, biz öğrencilerimize anlatıyoruz ama belki yerel medyada böyle anlatmak gerekiyor. Herkes öyle zannediyorlar, faz patlayıcı kullanıyorlar, siz gittikten sonra patlatıp çatlatıyorlar. Öyle bir durum yok aslında.

Bize geldiklerinde çevresel problemleri miliminize edin, şikayetler var diye de gelmiyorlar. Çoğunlukla patlatmaya harcadığımız rakamlar çok yüksek, bunları bir optimize edelim diyorlar. Aslından biz bunun için şirketlere gidiyoruz. Patlayıcı sayısını, delik sayısını azaltmaya yönelik kontrollü bir şekilde uygulamalar gerçekleştiriyoruz. Bunun neticesinde sonuçları da zaten çevresel problemleri de minimize edecek şekilde gerçekleşiyor.

İleriye doğru gidiyoruz. Gediğimiz noktaya seviniyorum, iyiye doğru gidiyoruz.

En çok hangi noktada size ihtiyaç duyuyorlar? Sonu büyüdükten sonra mı?

Eskiden öyleydi. İleriye doğru gidiyoruz. Gediğimiz noktaya seviniyorum, iyiye doğru gidiyoruz. Eskiden sorun var, şikayet var, hatta davalık olmuş. Ya bilirkişi olarak gidiyorduk kim haklı, buraya zarar veriliyor mu verilmiyor mu diye. Ya da karşı taraf şirkete dava açmış, onların talebiyle gidiyorduk. Gelinen nokta çok hoşuma gidiyor. Artık firmalar daha sıfırda, işe başlayacakları zaman gelip, hocam bu işi bir organize ediniz, en doğrusunu gösteriniz, hem kontrollü bir şekilde hem de etrafa zarar vermeden, biz de en az patlayıcı ile en uygun delik ayısı ile en az maliyetle bu işi götürelim. Sıfırdan yaptığımız zaman bu projeleri daha çok seviyoruz. O zaman her taraf mutlu oluyor ve sürekli hem titreşimleri, hem hava şokunu hem de gürültü problemi var mı yok mu diye takip edilecek bir kontrol mekanizması geliştiriyoruz. Sıkıntılar olmuyor. Şirketler bu algıya ulaşmaya başladı.

Patlayıcıyla çok fazla şeylere de zarar verebilir ama kontrollü yapıldığında gayet düzgün bir şekilde hem yer altında hem de yer üstünde işimizi de yapabiliriz.

Patlayıcılar yeraltı sularını etkiliyor mu?

Delme patlatmanın mekanizmasını kötü yaptığınızda her şeyi yapar. Depremlerle aynıdır. Patlatma sonucu ile oluşan dalgalar ile deprem dalgaları ile aynıdır. Kötü yapıldığınızda depremler gibi yapılara da zarar verir, yeraltı sularını da değiştirir. Fakat bunun nasıl yapılması ile ilgili bilgi birikimine sahibiz.  Akademisyenlerin endüstri ile beraber çalışmaları bu anlamda daha olumlu bir noktaya getireceğini düşünüyorum. Elimizden geleni yapıyoruz aslında. Dediğim gibi patlayıcıyla çok fazla şeylere de zarar verebilir ama kontrollü yapıldığında gayet düzgün bir şekilde hem yer altında hem de yer üstünde işimizi de yapabiliriz. Duyuyorum. Yeraltı patlatmaları yapılıyor, çevredeki insanlar gürültü olacak ve biz korkacağız diye telaşlanıyorlar. Evet, kötü yapılırsa bunlar olabilir. Emin olun ki yer altında kötü yapılan bir patlatmanın en çok yer altında çalışan işçilere zararı var. Ayrıca yer altındaki madencilik yapılarına zararı var. Biz neden şirket olarak kendi yapılarımıza zarar verelim ki? Mecburen kontrollü patlatma yapmak zorundayız. Bu algıya ulaşan şirketler eğer yapabiliyorlarsa kendileri devam ediyorlar. Eksik kaldıkları yerlerde ise pek çok hocalar var üniversitelerde. Delme patlatma ile de sınırlı değil. İyi bir kale mekanikçi de olmak lazım. Bu anlamda da çok değerli hocalarımız var. Çok değerli hocalarımız var.

Eskiye göre çok daha iyi bir yol aldık. Teknolojiyi yakından takip edebiliyoruz.

Türkiye’de maden sektörü birkaç adım ilerlemiş durumda diyebilir miyiz? 

Eskiye göre çok daha iyi bir yol aldık. Teknolojiyi yakından takip edebiliyoruz. Örneğin elektronik kapsüller Türkiye’ye girmeye başladı. Yurt dışında bunlar çok uzun yıllardan beri kullanılıyor. Maliyeti yüzünden kullanmıyorduk. Fakat önemli projelerde elektronik kapsüller kullanıyoruz.  Bu ne demek? İstediğimiz gecikmelerle delikleri patlatabiliyoruz ve bu titreşimleri en aza indirmemizde çok büyük bir avantaj sağlıyor. Artık büyük firmalar maliyetini bir kenara bırakıp almaya başladı, farkındalar bunun. Ben güzel yöne doğru gittiğimiz kanısındayım.

Share
317 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?