logo

Diriliş Ertuğrul Ve Payitaht-ı Abdülhamid’in Ortak Noktası


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

Her iki filmin ortak noktası yeni bir devlet için zemin hazırlanmasını konu almalarıdır.

Diriliş Ertuğrul’un konusu yıkılmakta olan Selçuklu’nun yerine Osmanlı’nın alt yapısının hazırlanması, Payitaht- Abdülhamid’in konusu yıkılmakta olan Osmanlı yerine Türkiye’nin alt yapısının hazırlanmasıdır.

Türk tarihinde devlet kuran ve devlet yıkan bir irade olan Teşkilat (Aksakallılar) Anadolu Selçuklu Devleti Alaeddin Keykubat zamanında en parlak devrini yaşarken, ilerleyen Moğollar’ın Anadolu Selçuklu devletinin yıkacağını öngörmüşler ve daha şimdiden bir cihan devletinin temellerini atmışladır. Yer olarak Bizans sınırındaki hem toprak hem de insan kaynağı açısından münbit bir yer olan Söğüt seçilmiştir. Bu sırrı sadece Ertuğrul Bey ve Artuk Bey bilmektedirler.

Bu yeni devletin (Osmanlı’nın) temellerinin atılmasında Teşkilat (Aksakallılar) şahsında Türk etkisi olduğu gibi, İbn-i Arabi şahsında İslamiyet’in etkisi söz konusudur. Ermeni Haçaturyan şahsında Hristiyanlar’ın katkısı da söz konusudur. Mergen şahsında Moğolların da katkısı vardır. Kısaca Osmanlı,  lokomotif güç Türkler olmakla birlikte çok uluslu evrensel bir oluşumdur.

Payitah Abdülhamid’e gelince 1877-1878 Osmanlı Rus savaşından sonra Osmanlının yıkılacağı anlaşılınca aynı Teşkilat (Aksakallılar) Sultan Abdülhamid’e Osmanlının yıkılışını yavaşlatarak rejim ve yöneticilerin değişmesi pahasına Türkiye’nin temellerini atmak görevi verildi. Sultan Abdülhamid yaptığı icraatlarla Modern Türkiye’nin temellerini atmıştır. Burada bir karşı istihbarat hamlesi ile işler istenildiği gibi gitmemiştir, ama Türkiye’nin dinamikleri durumu toparlayacak güçtedir.  Meşhur Türk atasözüne göre “göç yolda düzelir”.

Share
215 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultan İbrahim Deli miydi?

    24 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Meşrutiyet devrinden (1908) sonra Osmanlı tarihi üzerine yazıp çizenler Sultan İbrahim’e bir “deli” sıfatı takmışlardır ki, bugün tereddütsüz, büyük iftiradır diyebiliriz. Tarihçiler, Padişah’ın buhranlı bir hayat geçirdiğinde hemfikirdir. I. Mustafa’ya söylenen, hafif akıllılık gibi tabirler, bu Sultan hakkında kullanılmamıştır. Güvenilir Osmanlı kaynaklarında şahsına yönelik “deli” nitelemesi zikredilmemiştir. 20. yüzyıl başlarında, özellikle Cumhuriyet Dönemi’nde kaleme alınan bazı kaynaklarda, Osmanlı düşmanlığının tesiriyle bu lakap kast...
  • Keltler

    23 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Kelt kelimesi ilk kez Yunanlı tarihçi Hecataeus tarafından M.Ö. 517 yılında yunan mitolojilerinde geçmektedir. Kelt kelimesi; cesur, savaşçı, erdemli anlamına gelmektedir.  “Keltler” hem antik hem de modern zamanlarda gelişim göstermiş bir halk olarak bilinmektedir. Keltler, etnik bir grup olmaktan çok, ortak bir yaşam biçimini paylaşan insanlardı. M.Ö 2000 yıllarında Keltler, anavatanları olan Orta Avrupadan göç etmişlerdir. Çoğu İspanya,Galya ve Britanya adalarına yerleşmiştir. Kanıtların gösterdiği üzere Keltler Avrupa kıtası üzerinde ...
  • İstismar

    20 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    İstismar, semereden gelir. Semere; ürün, meyve, mal, kazanç için kullanılan güzel manaya sahip bir kavramdır. İstismar; semere almak, semere elde etmeyi istemek manasındadır. Semere, fayda üretme olgusunu, sonuçta elde edilen bir verimi ifade eder ve olumlu bir anlam alanı oluşturur. İstismara dönüştüğünde anlam alanı birden olumsuzlaşır. Semeredeki verim ve fayda, istismarda üretene dönük, kurgulayıcının yararına dönük hale gelir; üretenine fayda ama başkasına zarar veren bir kavramsallaştırmaya kapı aralar, doğrudan bireysel yarar ve çıkar ...
  • Hata

    18 Haziran 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Özet: Bilmeyerek yapılan yanlışa hata denir. Hata sorumluluğu kaldırır. Bilerek yapılan yanlışa hata değil taammüd denir.  "Amd" veya "taammüd" eş anlamlı olup, önceden tasarlayarak, düşünerek, bilerek, isteyerek ve kasıtla yapmak demektir. Kasıtlı yapılan bir işin günaha yol açar. 1.Kavram Hata istenmeden yapılan yanlıştır. Bir yanlış bilerek ve isteyerek yapılırsa hata olmaktan çıkar (amd-taammüd) denilen suç olur. Bir terim olarak hata, kasıt unsuru taşımayan bir söz veya fiil olup, asıl iradeye aykırı olarak vuku bulur. İnsan, gaflet so...