logo

Dini ıskalamak istemeyen solcular da var


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

Laikliği koruma adına CHP, İP, “Türkiye’de komünizmi ben temsil ediyorum” diyen TKP ve birçok kurum-kuruluş-kişi artık sol adına mücadele vermeyi dine karşı mücadele vermek olarak ele alır hale geldi. Peki ama sol din karşıtlığı mıdır? Solu sadece din karşıtlığına indirgemek ve diğer bütün olması gereken özelliklerinden soyutlamak doğru mudur? [1]

Bunun doğru olmadığını itiraf eden eski bir solcu var; Sarp Kuray.

Sarp Kuray ile yapılan dini ıskalamakta ki pişmanlığını ifade eden röportaj haberi şöyle;

“Dev-Genç’in kurucularından Sarp Kuray, Türkiye’deki devrimciler için çok ses getirecek bir öz eleştiri yaptı. 

Kuray, Türkiye devrimcilerinin dini ıskaladıkları için yenildiklerini söyledi. 

Ceza evinde Star yazarı Mustafa Kartoğlu’na konuşan Sarp Kuray, Türk devrimci sol hareketleriyle ilgili çarpıcı değerlendirmeler yaptı. İşte onlardan bazıları: 

Ebu Zer İle Bağınızı Kuramazsanız! 

“Biz birbirimizin hikayesini bilmiyoruz. Ebu Zer ile bağınızı kuramıyorsanız, halkla ters düşüyorsunuz. Ekonomi politiğini, gelir paylaşımını, mülkiyeti, hak ve adalet kavramlarını. ‘İhtiyaçlarınızın üzerindekini paylaşın’ ilkesini… Bu ciddi bir tarih bilincidir.” 

Maoculuk Tarih Bilincini Bitirdi 

“1970’lerde Maoculuğun gelişiyle bu toprağın geleneğiyle bağlarımız koptu. Kendimizi Mao ile ifade etme yanlışına düştük. Çok çok Che ile… Türk devrimciliğinin sorunu budur. Bu toprağın konuları güme gitti hep…” 

Hem 12 Mart’ta Hem de Sonrasında 

“Biz dini ıskaladığımız için yenildik. Hem 12 Mart’ta, hem sonra…”[2]

Dine iyimser bakan ama dinin sonradan kendiliğinden kalkacağını ifade eden bir sol görüş şöyle;

“Komünizmde din yasaklanacak mı? 

Hayır. Din kağıt üzerinde bazı kurallar koyularak ortadan kaldırılmazlar ve komünistler bilirler ki istenmeyen inançların baskı altına alınması onları daha da güçlendirir.

Marksizme göre din, dünyadaki acılara karşı bir tepkidir. Dünyayı değiştiremeyen insanın ona katlanmasına yarayacak bir ağrı kesicidir. Dini yaratan maddi koşulların ortadan kalkması dini gereksiz hale getirecektir.”[3]

Şimdiki bazı solcular dini ıskalamamak için akıllıca bazı açıklamalar yapmaya başlamışlar.

*Eşitlik-özgürlük kavramlarını barındırmayan bir sol, sol değildir.

*Sol her şeyden önce hümanisttir ve insanın özgürlüğü için çaba verir. Dolayısıyla sol din karşıtlığından ziyade dinlere özgürlüktür.

*Sol türban karşıtı değil türban dahil her türlü elbiseye özgürlüktür.

*Sol herkesin eğitim hakkı olduğuna inanır ve bunun için mücadele verir.

*Bütün dinlere, dillere, kültürlere özgürlük tanır. “Şimdiden özgürlük tanırsam gelecekte bizi ezerler” anlayışı mazur görülemez ve “Gelecekte şöyle olacak” diye şimdiden insanların özgürlüklerini engellemek, bastırmaya çalışmak sol değil, olsa olsa sol faşizmdir.[4]

[1] http://bbku.blogspot.com.tr/2008/06/sol-din-karsitligi-mi-solculuk-tanimi.html

[2] http://www.internethaber.com/devrimci-itirafi-dini-iskaladik-ve-yenildik-693328h.htm

[3] http://proleter.blogcu.com/komunizm-hakkinda/894352

[4] http://bbku.blogspot.com.tr/2008/06/sol-din-karsitligi-mi-solculuk-tanimi.html

 

Share
764 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...