logo

Devlet Terörü


Erhan Kırmızı
erhankirmizi@08olay.com

 

I.Devlet terörünün Amaçları

Devlet terörü suç teorileri açısından radikal kriminoloji kapsamına girer ve radikal suç teorisine göre devlet şu amaçlarla terör suçu işler;

  1. Ekonomik hakimiyeti sağlamak ve korumak
  2. Devlet yönetiminde kalabilmek
  3. Halkı baskı altına almak
  4. Devam eden hakimiyeti kontrol altında tutmak[1]

II.Devlet Terörünün Tanımı

Devlet terörünün birçok tanımı var. İşte bunlardan bazıları;

Devlet terörü, bir devletin kendi ülke sınırları içinde kendi vatandaşlarına karşı uyguladığı sistematik şiddet eylemleridir ve aynı zamanda devlet aktörleri tarafından İnsan Hakları Hukuku ihlali içinde gerçekleştirilen kapsamlı, yaygın, sistematik şiddet kullanımıdır.[2]

Devlet terörü, yönetim görevini elinde bulunduran güçlerin, belli hedeflere ulaşmak amacı ile yönetilenler üzerinde, meşru ya da gayri meşru yollarla baskı ve şiddet uygulaması manasına gelir. Böylece devlet hedeflerine ulaşmak için kendisini meydana getiren birimleri sindirme ve yok etme yolunu seçmiş olmaktadır.[3]

Devlet terörü, devlet’in kendi eliyle, mevcut siyasi rejimi korumak veya devam ettirmek amacıyla, hukuk kuralları çerçevesini aşarak kendi vatandaşlarına karşı uygulanan, her türlü sindirme, korkutma, işkence, faili meçhul veya muhalifleri ortadan kaldırma gibi eylemler topluluğudur. [4]

Devlet Terörü, hedef alınan devlete ve bu devletin unsurlarına karsı girişilen her türlü,korkutma, sindirme, yıldırma gibi eylemlerdir. KGB, MOSSAD,SWAMA vb. kuruluşların doğrudan ya da dolaylı yollarla başka ülkelerde ortaya çıkardıkları terör eylemleri örnek olarak gösterilebilir.[5]

Devlet terörü daha ziyâde siyasî muhaliflere veya etnik bir gruba yöneliktir. Burada amaç söz konusu kişi veya grupları hükmü altına almak veya iç muhalefete rağmen rejimi devam ettirmektir. Bu amaçla gerektiğinde sosyal veya politik grubun toptan yok edilmesi de söz konusu olabilir. Uluslararası terörizmin aksine devletler işledikleri bu tür eylemlerin bilinmemesini tercih ederler. Kitlesel tutuklamalar, belirsiz bir süre göz altında tutma, sınır dışı etme, işkence, tecavüz, toplama kampları ve toplu idamlar devlet terörizminin uygulama şekillerine örnek verilebilir.[6]

III.Devlet Terörü Kavramının Rölatif Olması

Terörizm ve devlet destekli terörizm kavramları gibi devlet terörizmi de oldukça tartışmalı bir kavramdır ve üzerinde uluslararası fikir birliği yoktur.  Gücünü ve yetkilerini mevcut rejime muhalif kişi veya topluluklara kullanan devletler, duruma göre savaş suçları ya da insan hakları ihlalleri nedeniyle yargılanabilirler.[7]

IV.Devlet Terörü Örnekleri

Birinci Dünya Savaşı sonrasında totaliter sistemlerin yarattığı devlet terörü Sovyetler Birliği, Almanya ve İtalya’da zirveye ulaşmıştır. Sovyetler Birliği’nde özellikle Lenin ve Stalin, İtalya’da Mussolini ve Almanya’da Hitler kendi vatandaşlarına karşı kapsamlı bir devlet terörü uygulamışlardır. Her üç ülkede de pek çok kişi etnik kimliklerinden veya politik görüşlerinden dolayı sistematik bir şekilde katliama maruz kalmış, sürgüne veya çalışma kamplarına gönderilmiştir. [8]

Bu  konuyu biraz daha açarsak devlet terörünün (tartışmalı olabilir ama) tarihte pek çok örneği bulunmaktadır.

*Nazi Almanya sı döneminde Musevi kökenlilere yönelik katliam,

*Jozef Stalin’in muhaliflerini sahte bahaneler ile yargılayıp idam etmesi,

*“Temizlik” adı altında Sovyetler Birliği sınırları içinde yasayan ve değişik etnik gruplara mensup insanlara kitlesel katliam düzenlemesi,

*Rusya Federasyonu’nun Çeçen sivilleri bombalaması,

*İsrail’in Filistinli çocukların üzerine mermi yağdırması[9]

*Çin’in Doğu Türkistan’da zulmetmesi

*ABD’nin, okyanus ötesinden demokrasi taşıyıcılığı yapması,

*Ermenistan’ın Azerbaycan’dan Karabağ’ı koparması[10]

*ABD’nin Japonya’ya atom bombası atması[11]

V.Devlet Terörü Şekilleri

Devlet terörü konusunda bazı noktalarda birbiri ile örtüşen çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu yaklaşımlardan bir tanesinde, devlet terörüne örnek olarak dört türlü devlet desteğinden söz edilmektedir. Bunlar:

  1. Devlet Girişimi: Bir devlet, geleneksel savaş yöntemleriyle elde edemeyeceği stratejik avantajları sağlamak maksadıyla uluslararası terörizmi bir mücadele aracı olarak doğrudan kullanabilir. Bunu, resmi kurumları ve personeli ile yaparsa, girişimine ‘Devlet Terörizmi’ adı verilir. Bu tür terörizm, savaşın başka yöntemlerle sürdürülmesi olarak tanımlanabilir.”
  2. Devlet Desteği: Bir devlet, doğrudan veya resmen terörist girişimlerde bulunmaktan kaçınabilir. Ama resmi amaçlarını sağlamak için terörist örgütlere para, eğitim, silah, patlayıcı, kritik malzeme, istihbari bilgi, saklanma yeri, iletişim olanağı, seyahat belgeleri (pasaport) veya diğer lojistik destekler verebilir.
  3. Devlet Hoşgörüsü: Eğer devletler, topraklarında terörist örgütler olduğunu bilirler, onları desteklememelerine karşın bu örgütleri dağıtmak için harekete geçmezlerse, hoşgörüden söz edilebilir. Ev sahibi devletin hoşgörüsünden yararlanan terörist örgütlerin, kendilerine yetecek kaynakları olabileceği gibi, yabancı bir devletin desteğinden de yararlanabilirler. Ev sahibi devlet ile aralarında oluşan yazılı olmayan bir anlaşma gereği, eylemlerini yuvalandıkları ülkede değil, başka ülkelerde gerçekleştirirler.
  4. Devlet Zaafı: Bu örnekte, devlet, sınırları içindeki uluslararası teröristlere gözlerini yummak istemez ama ya kolluk ve askeri güçlerinin yetersizliğinden ya da teknolojik geriliğinden ötürü onlarla etkin biçimde mücadele edemez, edemez ama sorumluluğu sürer. Bu durumda, zaaf halindeki devlet, yardımına daha güçlü bir devleti çağırabilir. 1977’de Mogadişu’da meydana gelen uçak kaçırma eyleminde Somali Hükümeti, Batı Alman Hükümetinden yardım istemişti. [12]

[1] DOLU, Osman, Suç Teorileri, s.432-433,Seçkin Yayınları, Ankara 2010

[2] http://politikakademi.org/2013/11/teror-ve-terorizm-turleri/

[3] http://www.terororgutleri.com/devlet-terorizmi-nedir/

[4] http://akademikperspektif.com/2013/11/28/teror-nedir-ne-degildir/

[5] http://www.turansam.org/makale.php?id=3400

[6] TOPAL, Ahmet Hamdi, Uluslararası Hukukta Devlet Destekli Terörizme Karşı Kuvvet Kullanma, Doktora Tezi, s.32, Ankara 2004

[7] https://tr.wikipedia.org/wiki/Devlet_ter%C3%B6r%C3%BC

[8] TOPAL, Ahmet Hamdi, Uluslararası Hukukta Devlet Destekli Terörizme Karşı Kuvvet Kullanma, Doktora Tezi, s.32, Ankara 2004

[9] https://www.facebook.com/notes/uluslararas%C4%B1-ili%C5%9Fkiler/ter%C3%B6r-hareketlerinin-s%C4%B1n%C4%B1fland%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1/10150268034839734/

[10] http://akademikperspektif.com/2014/10/01/teror-terorizm-ve-devlet-teroru/

[11]http://www.turkcebilgi.com/devlet_ter%C3%B6r%C3%BC_olarak_atom_bombas%C4%B1

[12] http://akademikperspektif.com/2013/11/28/teror-nedir-ne-degildir/

Share
1072 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...