logo

Deli Halit Paşa’yı Tanır mısınız?


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Değerli okurlarım, Artvin’in Düşman İşgalinden kurtuluşunun yıl dönümünde hatırlamamız gereken bir ismi sizlere hatırlatmak istiyorum. Halit Karsıalan yani namıdeğer Deli Halit Paşa’yı hatırlatmak bence geçmişte ilimiz ve ülkemize büyük hizmetlerde bulunmuş bir zatı gelecek nesillere aktarmalıyız.

Yorumsuz bir şekilde Artvin’de bir meydana ve camiye ismi verilen, Melo’daRuslar’ın Artvin’i işgaline direnen ve bu ilin kurtuluşunda büyük pay sahibi olmuş vatan kahramanı Deli Halit Paşa:

Halit Karsıalan veya Deli Halit Paşa, (1883 – 14 Şubat 1925), Türk asker ve siyasetçi.

1. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’nde başarılar göstermiş; Kurtuluş Savaşı’nın ilk yıllarında doğu cephesinde, Gümrü Antlaşması’nın imzalanmasından sonra batı cephesinde komutanlık yapmış bir askerdir.

İkinci Büyük Millet Meclisi’ne Ardahan milletvekili olarak katıldı. Bir tartışma sonrasında meclis koridorunda vurularak hayatını kaybetti. TBMM’de işlenen ilk cinayetin kurbanıdır.

1883 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Çerkes Ahmet Bey’dir.

1901 yılında girdiği Kara Harp Okulu’ndan 1903 yılında teğmen rütbesi ile mezun oldu. 1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Yemen’de görevlendirildi. Yüzbaşı rütbesine terfi etti.

1910 yılının Haziran ayında Trablusgarp Savaşı’na katıldı. 3 ay görev yaptı. Bu dönemde aynı cephede görev yaptığı “Kel Ali” lakaplı subay ile (Ali Çetinkaya) ile anlaşamadığı için Mustafa Kemal Bey ve Enver Bey’in ortak kararı ile görev yerleri değiştirilmek zorunda kalmıştı.

Trablusgarp’taki görevinin ardından Balkan Savaşı’na katılmak üzere Çatalca’ya geçti. I. Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine Kafkasya Cephesi’nde görev aldı. Görevi, Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Ruslara bırakılmış olan Kars, Ardahan ve Sarıkamış’ı geri almaktı. Dokuz günlük bir savaştan sonra 23 Aralık 1915 tarihinde Ardahan’a girmeyi başardı. Bu başarısından sonra binbaşı rütbesine, Çorum müfrezesi ile yaptığı hizmetlerden sonra Kaymakam rütbesine terfi etti.

10 Mayıs 1917 tarihinde Garbi Dersim Komutanlığına atandı; savaşın en önemli milis güçlerinden birisini kurdu; Dersimli süvari birlikleri ile Erzincan, Mamahatun ve Erzurum’u geri aldı. Kafkas İslam Ordusu’nun 3. Fırka Komutanı olarak Ahıska’yı kuşattı. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanması üzerine Ardahan, Kars ve Sarıkamış’ı tahliye ederek Tortum’a çekildi; İngilizlerin baskısı ile fırka komutanlığından alındı.

Ali Rıza Paşa kabinesi kurulduğunda 9. Kafkas Fırkası Komutanlığı’na atandı. Ermenistan üzerine yapılan harekâttaki başarısı nedeniyle Miralay rütbesine terfi etti.

Milli Mücadeleye Katkıları

Mondros Ateşkes Anlaşması’ndan sonra terhis edilmemiş olan ve Kâzım Karabekir Paşa komutasında bulunan 15. Kolordu’da görev yaptı. Bölgede Kafkas İslam Ordusu’ndan kalan kuvvetlerin bir savunma çekirdeği haline getirilmesini sağladı. Erzurum Kongresi’nde Trabzon delegelerinin Mustafa Kemal’e karşı çıkmalarını, aldığı yıldırma tedbirleriyle önledi. 1920 yılının sonlarında Kars ve Sarıkamış’ı, 1921’de de Ardahan’ı düşman işgallerinden kurtardı. Soyadı Kanunu çıktıktan sonra ailesi bu nedenle “Karsıalan” soyadını aldı.

Gümrü Antlaşması’ndan sonra Batı Cephesinde görev verildi. Sakarya Meydan Muharebesi’nde 12. Grup Komutanlığı yaptı. Bu sırada gösterdiği cesaretten ötürü “‘Deli” lakabıyla anılmaya başlandı. Özellikle cephenin biraz gerisinde yüksekçe bir yere oturup tabancalarını dizlerine koyarak “Geri çekileni vururum” mesajı vermesi ve birkaç sefer geriye kaçan askerler üzerinde bunu bizzat uygulamasıyla ün yaptı. Büyük Taarruz’da Kocaeli Grubu komutanlığı yaptı ve yaptığı mezalimi ile ünlü Yunan 11. Tümenini, tümenin komutanı Tümgeneral NikolaosKladas ile beraber esir aldı. Büyük Taarruz’da Mirliva rütbesine terfi etti ve Paşa oldu.

Milletvekilliği ve ölümü

İkinci Büyük Millet Meclisi’ne Ardahan milletvekili olarak katıldı. 9 Şubat 1925 tarihinde meclis koridorunda, sırtından tabancayla vurularak yaralandı ve 14 Şubat 1925 tarihinde hayatını kaybetti. Öldürülmesi, TBMM’de gerçekleşen ilk cinayettir.

Olayda, milletvekili Ali Çetinkaya ile arasında yaşanan bir arbede sonrasında patlayan bir silahla vuruldu. Paşayı kimin vurduğu kesin olarak anlaşılamadı. Ancak Ankara Savcılığı Halit Paşa’yı Ali Çetinkaya’nın vurduğu kanaatine vardı; bir nefs-i müdafaa halinde olduğunu kabul ederek bu olaydan dolayı kovuşturma yapılmaması kararı verdi.

Cenazesi, İstanbul’un Eyüp semtinde defnedildi. Mezarı 1988 yılında Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na taşındı.

Kaynakça

T.C. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı Yayınları, Türk İstiklâl Harbine Katılan Tümen ve Daha Üst Kademelerdeki Komutanların Biyografileri, Genelkurmay Başkanlığı Basımevi, Ankara, 1972, s. 202.

Mehmet Emin Azat, Mecliste Öldürülen Ardahan Milletvekili Deli Halit Paşa, Birikim Gazetesi, 25.05.2011

Derin Tarih dergisi, sayı 23 (Şubat 2014)

Flag of TürkiyeAsker simge. Bir Türk asker ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek Vikipedi’ye katkıda bulunabilirsiniz.

Kurtuluş Savaşı kahramanı: Deli Halit Paşa

Mudanya’dan, Kocaeli’ne, Kars’a, Artvin’den Gümüşhane’ye, Erzurum’dan İzmir’e, Tunceli’den İstanbul’a, Yemen’den Trablusgarp’a, cephe cephe koşuşturmuş bir komutandı Halit Paşa… Kurtuluş Savaşı’nın ileri gelen kumandanları arasında yer alan Halit Paşa, yakın tarihimizin en etkili isimlerinden biri. Cesur yüreğiyle cephede düşmanla savaşırken askerlerine “Vatan bizimdir, kaçan haindir” demiştir.

Mudanya’dan, Kocaeli’ne, Kars’a, Artvin’den Gümüşhane’ye, Erzurum’dan İzmir’e, Tunceli’den İstanbul’a, Yemen’den Trablusgarp’a, cephe cephe koşuşturmuş bir komutandı Halit Paşa… Kurtuluş Savaşı’nın ileri gelen kumandanları arasında yer alan Halit Paşa, yakın tarihimizin en etkili isimlerinden biri. Cesur yüreğiyle cephede düşmanla savaşırken askerlerine “Vatan bizimdir, kaçan haindir” demiştir. Muharebe meydanlarında ikisi ağır olmak üzere, 9 kez yaralanmış, Sakarya muharebesinde beyninin yanına saplanan kurşunu hayatı boyunca taşımıştır.

O, kahramanlığı ve cesareti ile halk arasında bir efsane olmuştur. Kendisine ‘Karsıalan’ soyadı uygun görülmüştür. Türkiye’de birçok binaya, mahalleye, caddeye adı verilmiştir. Mudanya’da adıyla anılan bir cadde ve bir mahalle vardır.

Türk Ordusu’nun yetiştirdiği özel kahramanlardın biridir. Atatürk; O’na ara sıra bizim Deli Halit’ diye hitap etmiştir.

1883’te İstanbul’da doğdu. Çerkez Ahmet Efendi adlı bir şahsın oğludur.

1901’de girdiği Harp Okulu’ndan, 1903’de teğmen olarak mezun oldu. 1908’de üsteğmenliğe terfi etti.

Büyük Taarruz’da önemli başarılar göstermiştir. Gemlik, Mudanya ve Bandırma istikametinde düşman kuvvetlerine saldırılar düzenleyerek düşmanın kaçış yollarını kesmiş ve bir bölümünü esir almıştır.

31 Ağustos 1922’de tümgeneral olduğunda henüz daha 39 yaşındaydı.

1. Dünya ve Kurtuluş savaşlarında gümüş liyakat / imtiyaz, altın liyakat / imtiyaz, 3. rütbeden Kılıçlı Osmanlı ve İstiklâl madalyaları yanında, Avusturya ve Afganistan’dan da birer madalya sahibidir.

Yemen, Trablusgarp, Erzurum, Gümüşhane, Kars, Artvin, Tunceli, Kocaeli ve İstanbul gibi yerlerde görev yapmış, cepheden cepheye koşmuş bir kahramandır O. Yiğit, fedakâr askerlerine karşı gayet babacan davranırdı. Hainleri ise, belinin sağ tarafında taşıdığı ve ‘Namuslu’ adını verdiği tabancasıyla gözünü kırpmadan vururdu. Savaş sırasında emrindeki askerlere birçok defalar: ”Oğlum vatan bizimdir, kaçan haindir” demiştir.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bazı Suçlara İdam Cezası Şart

    17 Şubat 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Artık televizyonlarda haber kanallarını izlerken insanlığından nasibini almamış insanların işledikleri suçları görmekten tiksinir oldum. Gazetelerde bu tür yaratıkların işledikleri suçları okurken erkekliğimden utanır hale geldim. Böylesi şerefsizlerle aynı Dünya çatısı altında bile yaşamaktan, aynı stratosfer altında bulunmaktan ise utanır oldum. Aynı bayrak ve toprak altında bu tür canilerle birlikte yaşıyor olmaktan ise inanın sıkıldım. Yani ne diyeceğimi ve yazacağımı bilemez haldeyim. Burada bu tür olayları dillendirerek daha fazla insanlı...
  • ŞEHR-İ NUH PROJESİNE KATKI SAĞLAYAN ÇOK YÖNLÜ VE MULTİDİSİPLİNER BİR SANATÇIMIZ; Esma CİVCİR

    15 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Not: Bu makale içerik olarak zenginleştirilmek suretiyle sürekli güncellenecektir. 1.ŞEHR-İ NUH İSMİ Şırnak isminin esas hali olan Şera Nuh, zamanla Şehri Nuh ve Şırnex ve son olarak da Şırnak haline gelmiştir. Şera Nuh kelimesi Süryanicede "Nuh istirahat etti, iskan etti" cümlesinin isimleşmiş halidir. 2.ŞEHR-İ NUH DİRİLİYOR PROJESİ Projenin İsmi: Nuh Tufanı, Şırnak ve dünya tarihinde bitiş ve başlangıç anlamına geldiğinden projeye Şehri Nuh Diriliyor denilmiştir. Hz. Nuh’un türbesinin Cizre’de oluşu, Hud Suresinin 44. ayeti Tufan...
  • Gayrimüslimlerin İslam Ülkesindeki Hakları

    14 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Kendileriyle Yapılan Antlaşmalara Riayet Hayat Hakkına Riayet Adalete Riayet Kanun Karşısında Müslümanlarla Eşitlik Din ve Vicdan Özgürlükleri Çocuklarını İstedikleri Gibi Eğitme Hakkı Mabetlerinin Dokunulmazlığı İbadet ve Âyinlerini Özgürce Yerine Getirebilme Mesken Dokunulmazlığı Mülkiyet Haklarına Riayet Eziyet Etme ve İncitme Yasağı Hukukî Özerklik Hakkı Askerlikten Muaf Olma Kendilerinden Alınan Vergi Miktarının, Maddî Durumlarına Uygun Olarak Tespit Edilmesi Himaye Edilemeyince Kendile...
  • İslam’da Sanık ve Mahkum Hakları

    13 Şubat 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Konunun sadece başlıklarını veriyoruz. Kısa başlıklar bile çok şey anlatıyor. Ayrıntıları görüp ikna olmak isteyenler http://www.isav.org.tr/img/20150616__6825219989.pdf linkine tıklayıp çıkan pdf dosyasındaki 531-559’uncu sayfalara bakmalıdır. 1. SANIĞIN HAKLARI a. Âdil Yargılanma Hakkı b. Masûmiyet/Suçsuzluk Karinesinden Yararlanma Hakkı    aa. Suç ve Cezada Şahsîlik İlkesinden Yararlanma Hakkı    bb. Şüpheden Sanığın Yararlanması İlkesi c. Savunma Hakkı     aa. Susma hakkı     bb. Tercümandan Yararlanma Hakkı d. Suçta ve Cezada Ka...