logo

Değerlerimize Sahip çıkmalıyız!


Tolga Gül
tolgagul@08olay.com

Artvin bulunduğu konum itibariyle yaşam koşulları oldukça zor bir ildir. Bu ilde yaşamak çok kolay bir şey değil. Burada ayakta durabilmek için birbirine ne kadar çok kenetlenirse insanlar bu zor şartların üstesinden gelme şansları ise o derece artar.

Birbirine bu denli muhtaç olan illerin yapması gereken şey ise kendi değerlerini boğmak yerine bu değerlere sahip çıkmaktır. Bu yazıyı kaleme alma gayemde aslında bu kenetlenmeyi arttırmaya bir gayrettir. Biraz da değerlerimizin kıymetini arttırmaktır.

Daha önce yazdığım bir yazı da işadamlarımıza ilişkin görüşlerimi beyan etmiş ve ilimizin büyüyüp gelişebilmesi için işadamlarımızın önünü açmak için ne gerekiyorsa yapılması gerektiğini ifade etmiştim. O gün düşündüklerim ile bugün düşündüklerim arasında maalesef ki tek bir değişiklik yok. Yine işadamlarımız bu ile yatırım yaparken sıkıntı yaşıyorlar. Haydi yaşadıkları sıkıntıları geçtim haklarında bazen öyle şeyler duyuyorum ki inanın çok üzülüyorum. Oysa ki bu insanların hepsi bizim değerlerimiz. Değerlerimize sahip çıkmak yerine bu değerlerimizi eleştirmek kenetlenmemiz açısından büyük sorun olarak gördüğüm bir durumdur. Bu ilde büyümüş ve halen bu ile yatırım yapan değerlerimize sahip çıkmamızın geleceğimiz adına yapmamız gereken en önemli görev olduğunu bir kere daha vurgulamak istiyorum.

Yine aynı şekilde değerlerimizden bahsederken yine bazı değerlerimiz konusunda da değinmeler yapmakta fayda görüyorum. Hemen aklıma gelen bir kişiden bahsederek devam ediyorum yazıma.

Erkan Yazan’a Ayrı Bir Parantez Açmak İstiyorum

Artvin’in değerlerinden bahsederken burada Artvin Belediye Başkan Yardımcısı Erkan Yazan’a bir parantez açmak istiyorum. Emekli öğretmen ve Artvin’de oldukça fazla sosyal çevresi olan bir kişi olarak 2014 yılının 30 Mart tarihinden bu yana Artvin Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor. Zaman zaman biliyorum ki ağır eleştirilere de maruz kalıyor. Neden eleştirilir onu da çok anlamış değilim. Üzerine düşen görevleri yerine getiren, Artvin Belediyesi’nin Artvin halkına hizmet edebilmesinde büyük katkıları bulunan, gücü ve yeteneği ölçüsünde çalışan, gecesini gündüzüne katan bir isimdir Erkan Yazan. Teknik bir kişi olmamasına rağmen zaman zaman teknik işlerle de ilgilenen, yanına gelen Artvin halkının sorunlarını kendi sorunu gibi gören, bu sorunları çözebilmek için de belediye çalışanları ile halk arasında köprü olmayı başarabilen, klasik bir memur zihniyetinde hareket etmeyen, iyi niyetli çalışkan bir başkan yardımcısıdır. Aslında girdiği o ağır yükün altından da kalkmayı başarabilen Erkan Yazan’ı övmek ve ona destek vermek yerine zaman zaman yaptığımız eleştirilerle yoran bizlere rağmen hiçbir zaman moralini bozmadan işine gücüne bakan Erkan Yazan’a ben sabır ve başarı temenni ediyorum.

Mutlaka biliyorum ki bu eleştirilerin büyük bir bölümü kendisine de gidiyordur. Ve yine biliyorum ki bu eleştirilerin büyük bir bölümünün de kişisel işleri yapılamamış insanlarca yapılan eleştirilerdir. Erkan Yazan, bu eleştirilere çok kafa takmadan çalışmasına devam eden Erkan Başkan’ın gün geçtikçe işini daha iyi yapıyor olmasından dolayı da oldukça mutlu oluyorum. Öğretmenlikten siyasete, siyasetten ise bürokratlığa geçen yolda sosyal aktivitesi daha da artan Erkan Yazan’ın daha da başarılı olacağına olan inancım ile yürüdüğü yolda yolu açık olsun diyorum.

Yüksel Kantar’ı Bir Takım Damgalar Vurulması Son Derece Yanlış

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada dolaşırken Çoruh Postası Gazetesi’nde uzun yıllar yazarlık yapan Yüksel Kantar arkadaşımızın bir paylaşımını gördüm ve oldukça üzüldüm. Kantar kendisine ait sayfada adının FETÖ ile andırılmasına tepki gösterdiğini ve Merhum Başbakanlardan Necmettin Erbakan tarafından desteklenerek Malezya’da eğitim görmesini bu terör örgütü ile bağdaştırmaya çalışılmasına tepki gösteriyordu. Açıkçası çok ama çok üzüldüm. Yüksel Kantar’ı ben iyi tanırım, tanıyanlarda iyi tanırlar. Demek ki hakkında çıkan söylentiler artık cevap vermesini gerektirmiş bir pozisyondadır. İşte bizim değerlerimizi ne derece basitçe harcamaya çalıştığımıza güzel bir örnek teşkil eden olay. Hemen insanlarımıza ne güzelde kulp takıyoruz. Yüksel Kantar ismi bugüne kadar siyaset yaparken bile bir kez olsun çamura bulaşmamış, Artvin sevdası konusunda hiçbir zaman şüpheye düşülmemiş, gerek işlettiği pide salonu ile gerekse de yıllardır gazetelere yazdığı köşe yazıları ile sürekli yeniliklere ve farklılıklara imza atmış, geçmişinde bir kara leke olmayan bu arkadaşımıza bu kadar kolay çamur etmek her şeyden önce Artvinli olma adına ayıptır.

Ben Yüksel Kantar arkadaşıma söylentileri kafasına takmamasını, kendisini tüm Artvin’in tanıdığını, moralini bozmadan doğru bildiği yolda yürümesini tavsiye ediyorum. Onu bir takım yerlerle bağdaştırmaya çalışanlara da diyorum ki bazı çamurlar herkesin üzerine yapışmaz, bilesiniz.

Selman Güney, İl Özel İdaresi’nin Başarılı Genel Meclis Üyesidir

Değerlerimizden bahsetmiş iken bir önemli isme daha yer ayırmak istiyorum. Adalet ve Kalkınma Partisinden iki dönemdir Artvin İl Özel İdaresi’nde il genel meclis üyeliği yapan, köylüm ve yol arkadaşlarımdan Selman Güney’de bence ilimizde yeterince değer görememiş bir arkadaşımızdır. İl genel meclisinde görev almadan önce gerek siyasette gerekse de ticari hayatında bu ile hizmet etme sevdasıyla hareket ederek hizmet üretmekten başka bir iş yapmamış, yaşadığı onca zorluğa rağmen ayakta durmayı her zaman başarmış, önce ben değil toplum demiş, bu halka hizmet için köy köy mezra mezra gezmiş, sürekli çalışmış bir arkadaşımızdır. Zaman zaman onun ile ilgili de düşüncesiz eleştirilere rastlıyorum. Üstelikte onu eleştirenlerin önemli bir bölümü de onun en fazla katkı sağladığı insanlar olduğunu da biliyorum. Beni üzen asıl önemli olayda budur. Siz insanlar için kendinizi hiçe sayarsınız ama insanlar sizi arkanızdan vurur. Ne diyelim alışık dert adam öldürmezmiş. Sen doğru bildiğin yolda yürü be Selman kardeşim. Unutma ki değerli insanların değeri o insanlar yitip gidince anlaşılır. Bu dünya imtihan dünyasıdır. Sen imtihanı başarıyla geçeceksindir. İnsana ve topluma yararı olan insanların elbet bir gün anlaşılır değeri. Başarılar kardeşim.

Gelelim Artan Trafik Kazalarına

Gelelim şu son dönemlerde artan trafik kazalarına. Haklı çıkmaktan yoruldum diyebilirim. Onlarca sebebi var bu kazaların. Her birini yüzlerce kez dile getirdik. Artık inanın kazalara ilişkin yazı dahi yazmak istemiyorum. Yazdıkça azalacağına artıyor. Belki yazmayız da birazcık acılarımız azaları.

Son 10 günde 11 insanımızı trafik kazalarında kaybettik. Ne desek ne yazsak bu insanlarımız geriye gelmeyecek. Keşke elimizde sihirli bir değnek olsa da bu kazaların önüne geçebilsek. Sadece diyeceğim o ki bu yollarda daha fazla insanımızı kaybetmemek için lütfen biraz sabır, dikkat ve uyanıklık rica ediyorum. Trafik kurallarına uyalım ve uymayanları uyaralım. Unutmayalım ki sevenlerimiz bizleri bekliyor. Onlara acı yaşatmayalım.

Share
191 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultan Vahdettin Kaçtı mı Kaçırıldı mı?

    21 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İstanbul 13 Kasım 1918 de işgal edilmiş. 6 Ekim 1923’te ise işgal kuvvetleri İstanbul’u terk etmiş. Sultan Vahdettin ise 17 Kasım 1922 yılında İstanbul’dan kaçmış? Sultan Vahdettin’in kaçtığı tarihe bakıyoruz İstanbul’da işgalci İngiliz kuvvetlerinin hakimiyeti var. Sultan Vahdettin İngiliz gemisi ile kaçmış. İngilizler Sultan Vahdettin’e dost mu düşman mı? Eğer İngilizler Sultan Vahdettin’e dost ise Sultan Vahdettin niçin İngiltere’ye, Londra’ya gitmedi de Malta Adası’na ve en sonunda İtalya’ya gitti? Eğer İngilizler S...
  • Hiç Kimse Vazgeçilmez Değil, Peygamberler Hariç

    20 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Hiç kimsenin vezgeçilmez olmadığını lise döneminde çok erken bir zamanda fark eden bir kişiyim. Teneffüste özellikle alt sınıflardaki öğrenci arkadaşlar ödevlerini yaptırmak ve soru sormak için etrafımı bir petek gibi sararlardı. Lise döneminde bizim okulda neredeyse ödevini yapmadığım bir öğrenci yoktur. Bu durumdan dolayı nefsime bir gurur gelmişti; “ben mezun olursam bu öğrenciler ödevlerini nasıl yapacaklar” diye merak ediyordum. Lise 1989 yılında bitti. Öğrencilerin benden sonra ödevlerini nasıl yapacaklarını takip etmeye b...
  • Münafık kafirden eşeddir (daha şiddetli, daha zararlı, daha beter)

    19 Kasım 2017 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      Münafık, kafirden eşeddir, daha zararlıdır. Münafıklar, dostlar dairesinde sokulup ifsat ederler. Bir kafir insanlığa zarar vermeden insanlar içinde geçinip gidebilir, ama kalbinde nifak olan bir münafık, akrebin, sokmadan ve zehirlemeden lezzet alması gibi insanlar arasında özellikle de Müslümanlar içinde fesat ve nifak çıkartmaktan zevk duyar bir haşeredir. Münafık: İçinden gerçek anlamda iman etmemiş olup, dışından Müslüman görünen kimse, asli manasını değiştirmeden dilimize geçmiş olan münafık kelimesi İslam toplumu içinde -çeş...
  • Artvinliler Olarak Kadir Topbaş ve Faruk Çelik’e Büyük Vefasızlık Yaptık

    16 Kasım 2017 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazıyı yazıp yazmama noktasında kararsız kaldım ancak kendimi vefasızlar arasında görmediğim için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Ben vefasızlığı kabullenemiyorum. Bu sebeple belki bir hatırlatma olur, belki biraz bu iki değerimize ve yazımda yine adından bahsedeceğim Müsteşar Nusret Yazıcı’ya karşı hemşerilerimiz tarafından birazcık da olsa vefa gösterilmesine vesile olur diye bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Değerli okurlarım, benim 1996’lı yıllardan sonra gerek insani gerekse de siyasi olarak Ar...