logo

Davutoğlu Bahçeli Görüşmesi


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Anayasa ve başkanlık sistemi gündemiyle görüşen Başbakan Davutoğlu ile MHP lideri Bahçeli arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Bahçeli’nin ‘başkasının sözcüsü gibi davranıyor’ sözlerine Davutoğlu’nun cevabı çarpıcı oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hukukuna dikkat çeken Davutoğlu, “Biz yola çıktığımız yoldaşımızı yarı yolda bırakmayız” dedi.

Yeni anayasa ve başkanlık sistemine destek için liderler turuna çıkan Başbakan Davutoğlu TBMM’de MHP lideri Bahçeli ile görüştü.

Görüşmede Anayasa’da değişiklik sürecinin başlatılmalısı gerektiği konusunda fikir birliği sağlandı.

Bu görüşmeye köşesinde yer veren Milliyet yazarı Serpil Çevikcan, iki lider arasında geçen ilginç diyalogu yazdı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın zaviyesinden Türkiye’deki tıkanıklığı aşmanın yolu sistem değişikliğinden geçiyor.

Başkanlık olmazsa partili Cumhurbaşkanlığı.

Çevikcan’ın yazısında ilgili bölüm şöyle:

“Başbakan Davutoğlu iyi tanımlanmış, sigortasını içinde taşıyan bir başkanlık sistemini savunuyor.

İkisi de çift başlılığı ortadan kaldırmak gerektiğinde hemfikir.

Bu noktada, Davutoğlu’nun önceki gün MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşmesinde verdiği bir örneği paylaşmakta yarar var.

Bahçeli, köklü parlamenter sistemin korunması gerektiğinin altını kalın çizgilerle çizerken, koalisyon döneminde yaşanan büyük krizi, anayasa kitapçığının havalarda uçuştuğu Milli Güvenlik Kurulu toplantısını hatırlatan Davutoğlu, şunları söylüyor:

“Siz Ecevit ile Sezer kavgasına şahit olmuş birisiniz. Bu kavganın Türkiye’de nelere mâl olduğunu biliyorsunuz. Bugün böyle bir kriz ortaya çıkmıyorsa sistem iyi işlediği için değil.

Sayın Cumhurbaşkanı ve benim aramdaki hukuk dolayısıyladır. O yüzden bu sorunu bir an önce çözmemiz gerekiyor.”

Bu sırada Bahçeli, Başbakan’a, “Başkasının sözcüsü” gibi algılandığını söylediğinde, Davutoğlu’nun verdiği yanıt çarpıcı:

“Ak Parti ile ilgili kapatma davası açılma süreci benim için de bir dönüm noktasıydı. Ben o zaman Tayyip beye, ‘ben artık sizinleyim’ dedim. Ve o günden sonra da bu sürece devam ediyoruz.

Bugün eğer bir istikrarsızlık oluşmuyorsa, geçmişteki bu hukukumuza dayanıyor.

Biz yola çıktığımız yoldaşımızı yarı yolda bırakmayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Katar’dan dönerken aynı şeyi tersinden söylemişti.

“Çift başlılığı ortadan kaldırmak lazım.

Aksi takdirde birbirinizi ne kadar sevseniz de, geçmişte ne kadar beraber olsanız da zaman zaman sıkıntılar söz konusu olabilir” demişti.”

Etiketler:
Share
369 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bir çuval para ile bir ekmek?

    22 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa” ve eş anlamlısı “Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede” Herkes kendisini buyurucu durumda görürse, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar? Kişi, üzerine düşen işten kaçmayıp onu yapmalıdır. Herkes işini bir kenara bırakıp keyfini düşünürse işler ortada kalır, bir sonuç alınamadığı gibi iş düzeni de bozulur, karışıklık çıkar, tatsızlık başlar. Herkes masabaşı iş yapmak isterse tarımı kim yapacak, üretimde kim bulunacak? Kaynak: http://ozellestirme.net/wp-content/uploads/2013/07/isci-memur-...
  • Niçin Yeşilçam ismi?

    21 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      1.Giriş Yeşilçam, İstanbul'un Beyoğlu semtinin Taksim'e yakın bir kısmında yer alan bir sokak.1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri bu sokakta bulunduğu için Türk sinemasının kısaca Yeşilçam olarak anılmasını sağlamıştır. Sihirli Perde olarak da tanımlanan sinema Türk insanının hayatına ilk kez 14 Kasım 1914’te girmiş. 1914 senesi, Yeşilçam’ın doğuş yılı olarak düşünülür; çünkü ilk film olan “Himmet Ağa’nın İzdivacı” bu yıl içinde çekilmiştir. I. Dünya Savaşı yüzünden filmin oyuncuları askere alınır, bu yüzden film ...
  • Mal bulmuş Mağribi gibi (sanki çok iyi bir şey bulmuş gibi)

    16 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

    Açgözlü, sonradan görme insanları betimlemek için kullanılan bir deyimdir. Mal bulmuş mağribi gibi deyimi medyada daha çok tartışmalarda fikri saldırının nitelendirilmesi için kullanılmaktadır; “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak” ve “mal bulmuş Mağribi gibi atlamak”. Bir kimseye saldırmak için sebep bulamayan ama karşı tarafın ufak bir hatası olunca saldıranların durumu “mal bulmuş Mağribi gibi saldırmak”  şeklinde ifade ediliyor. Bir tartışmada savunacak bir söz bulamayan kimseler  eline küçük bir delil geçince çok büyük delil gibi sarılma ...
  • Bir anonim şirkette Hakkı’ya verilen olumsuz emirler

    12 Mayıs 2019 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      *genel kurula katılma hakkı*genel kurulda konuşma hakkı*öneride bulunma hakkı*bedelsiz payları edinme hakkı*tesislerden yararlanma hakkı Hakkı ismindeki bir anonim şirket ortağı buradaki hak kavramını Hakkı olarak algılarsa genel kurula katılmayacak, genel kurulda konuşmayacak, öneride bulunmayacak, bedelsiz payları edinmeyecek, ve tesislerden yararlanmayacaktır. Şimdi okur yazar olduğuma bakmayın. İlkokul üçüncü sınıfa kadar ben de Türkçe’mizin azizliğine uğradığım için doğru düzgün okumayı bilmezdim. Sınıf arkadaşlarım bülbül gibi okurken b...