logo

Davutoğlu Aday Öğretmenlere Konuştu


Selim Çiftçi
selimciftci@08olay.com

Davutoğlu’nun açıklamalarından satır başları

* İlkokul, ortaokul ve lisede görev yapan arkadaşlarımız çok asli bir görev inşa ediyorlar. İlkokul öğretmenim Fitnat Hoca asla aklımdan gitmez. Müzeyyen Hoca’m o zaman sınıfta kümeler vardı ve biz sunumlar yapardık

* Ben her konu için bir müsamere yazdım ve Müzeyyen Hocam Demokrasi konulu müsamerede Başbakan’ı sen oynayacaksın demişti.

* Hayatımda ilk kez o gün Başbakanlık görevimi yaptım. Sınıfta sandalyenin üzerine çıkarak ilk nutkumu verdim tabiri caizse.

* Muhtemelen Müzeyyen Hocam çok dua etti o sırada ki ben buraya gelebildim. Hiçbir zaman irtibatımızı kaybetmedik. Çevredeki bütün muhtarları dolaşarak Müzeyyen Hocam’ın yeni evini buldum.

* Her bayram torunlarımla bile ziyaretine giderdim. Müzeyyen Hocam’ın son anına kadar başucunda “Bana bir şey olursa oğlum Ahmet’i arayın” yazıyordu.

* Bu benim meziyetim değil. Bir ilkokul öğretmeninin öğrencinin hayatında nasıl iz bırakacağını anlatmak için söylüyorum.

* Bir öğrenciye ders vereceğim benden ayrılacak diye bakmayın. O sevgi varsa içinizde gerçek öğretmensinizdir. Yoksa eğer akıllı tahtalar, tabletler her şeyi getirebilirsiniz, olmaz.

* Derslerinizi hangi şartlarda nasıl yapacağınızla ilgili başka şeyler söyleyebilirim. Ders söz konusu olduğunda aklınızda başka hiçbir şey olmamalı.

* İki kahraman öğretmenden bahsetmek istiyorum. Biri Cengiz Sur, öğrencilerini sırtında okula taşıyan bir öğretmen. İkincisi Silopi’de Tugay Komutanı’nın eşinin öğretmen olduğunu öğrendim. Hanım öğretmenimiz
operasyonlar devam ederken okula gidip silah sesleri altında Silopi’de öğrenci yetiştiriyor. O çocuklar bir anne görmüşçesine Hoca Hanım’a sarıldılar.

* O da çocukların başını okşadı. İşte özlediğimiz öğretmen bu! Her şartta ders yapacak. Ne şiddet, ne barikat hiçbir şey öğretmenin ders yapmasına engel olmayacak. Buradan Doğu’da görev yapan öğretmenlerimize selam ediyor, onların alınlarından öpüyorum.

* Öğretmenlik dersle sınırlı değil. Öğrenci sizi hep yanında hissetmeli. Her an size ulaşabilir ve sizin ona ulaşabileceğiniz düşüncesinde olmalı. Malezya’da öğretim görevlisi olduğum yıllar. Öğrencilerim geldi 50 öğrenciyi tek tek yerleştirdik ve derse başladık. Hepsini tanırım. Bunlardan birinden bahsedeceğim 93 yılıydı. Bosna’dan acı haberler geliyordu. Bana söylerlerdi arkadaşlar ben öğrencilere haber verirdim. Bir öğrencim Ethem, hep bana kız kardeşini anlatırdı. Ethem’in kız kardeşi balkonda vurularak şehit olmuştu. Arkadaşları söyleyememişler. Ethem’i çağırdım dedim ki, seni eve iftara götüreceğim. İftarı yaptık söyleyemiyorum. Hala o hüznü hatırlarım. Hadi dedim teravihe gidelim. Teravihi kıldık yine söyleyemedim. En sonunda Ethem dedi ki, “Aileme bir şey mi oldu?” Sabaha kadar beraber ağladık. Şimdi bunu yaşadıktan sonra, ders dışında öğrenciyle ilgilendikten sonra öğrenci sizi unutmaz. Ben bunu Müzeyyen Hocam’dan öğrendim. Öyle bir ilişki kurun ki, ilişkiniz dersle sınırlı olmasın hayatı kuşatsın. İlişkinizin sürekliliği olsun.

* Öğrenciler size emanet edilmiş varlıklardır

* “Hiçbir zaman geçici bir ilişki, hele hele bir maaş ilişkisi gibi değerlendirmeyin. Öğretmen-öğrenci ilişkisinin coğrafi, etnik, dini bir sınırı olmaz arkadaşlar. Öğretmen öğrencisine bu nazarla bakarsa mesleğine en büyük ihaneti yapmış olur.

* Malezya’da 86 ülkeden öğrenciye hocalık yaptım. Maldivler’e gidiyoruz arkadaşlar dedi ki heralde Maldivler’de öğrenciniz yoktur. Dedim ki, ” 2 öğrencim var bilmiyorum beni bulabilirler mi? ” Uçağın merdivenlerinden
inmeye başladım biri koşarak bana doğru gelmeye başladı, Tarık Hüseyin. Meğer öğrencim, bizim Tarık, Maldivler Dışişleri protokolünde görevliymiş.

* Öğrencilerinize bilgiden önce bilinç vermelisiniz

* Bilgi aktarımı mekanik değil organik olmalıdır. Matematiği sevdirin. Matematiğe sayıların ötesinde anlam yükleyemezseniz Matematik Öğretmenliği yapamazsınız. Bilgiden bilince geçiyor. Bilinç içselleştirilmiş bilgidir. Tarihi içselleştirmeden anlatamazsınız. Öğrenciler Karlofça Antlaşması’nın maddelerini niye öğreniyoruz diye sorarlar. Tarihin içinde gerçekten bir özne olduğunu öğrenciye hissettirmezseniz tarih dersini öğretemezsiniz.

Hoşça ve dostça kalın

Etiketler:
Share
381 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Darbecilere Darbe Yapan Milletimizle Gurur Duyuyoruz

    19 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Yüksel Kantar

    15 Temmuz 2016 Tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerimize sızmış hain bir grup Marmaris’te tatil yapan Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemek istemiş, Fatih Sultan Mehmet Köprüsünü trafiğe kaparmış, seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiş, TBMM’ni bombalamış, Genelkurmay Başkanlığı’nı, Ankara’da bulunan Özel Harekat Polis Merkezi’ni bombalayarak yerle bir etmiş, kısacası Milletimize Darbe yaparak ülkemizi istikrarsızlaştırmaya ve kaosa yönelik işgal girişiminde bulunmuştur. Ancak Aziz ve Necip Milletimiziz, bu hain grubun teşebbüsünü, C...
  • Sosyal Medyada Duyduğumuz Her Bilgiyi Hemen Paylaşmamak Gerek

    17 Temmuz 2018 Köşe Yazıları, Tolga Gül

    Sosyal medya doğru kullanıldığı zaman çok yararlı bir iletişim aracıdır ancak yanlış kullanılır ise de inanılmaz büyük zararlar veren bir iletişim aracı haline döner. Zaman zaman sosyal medyanın zararlı etkilerine şahitlikte yapıyoruz. Bu yazıyı yazmaya sabah saatlerinde sosyal medyada dolanan bir haberin doğrulanamamasından sonra karar verdim. Öncelikle konuyu bir sizinle paylaşayım. AK Parti’den 24-25 ve 26. Dönem milletvekilliği görevinde bulunan Dr. İsrafil Kışla’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığı görevine atandığına da...
  • Dört tarz-ı İslam

    10 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      İslam elbette tek bir dindir. Fakat kabiliyetlerin farklı olmasından dolayı bu tek din farklı tarzlarda algılanmıştır. Devlet İslam’ı: Baskıcı özellikler taşır. Ebu Hanife ve Ahmet bin Hanbel Devlet İslam'ının baskıları sonucu şehit edilmişlerdir. Halk İslam’ı: Daha serbest, kolay ama hurafeler barındırabilen bir İslam tarzıdır. Tasavvuf İslam’ı: Daha dindar bireyler yetiştirir, ama taassuba düşülerek saplantılar içine girebilen bir İslam tarzıdır. Kitabi İslam: Kılı kırk yaran, düşünsel yönü ağır basan İslam’dır. Temsilci...
  • Şeriat nedir?

    08 Temmuz 2018 Erhan Kırmızı, Köşe Yazıları

      En çok tartışılan kavramlardan biri de “şeriat.” Bu konuda birçok kişinin kafası bir hayli karışık. Anlamını bilen de konuşuyor, bilmeyen de. Kaynak: https://twitter.com/hashtag/herkesi%CC%87cinadelet Birisiyle karşılaşıyorsunuz. Namaz kıldığından, oruç tuttuğundan söz ediyor. Sohbetiniz sürüyor ve sonunda, şeriatın en önemli iki emrini yerine getiren bu adamın, şeriata karşı olduğunu görüyor ve hayret ediyorsunuz. Bir başkasıyla görüşüyorsunuz. Şeriatı hararetle savunuyor. İç alemine, ibadet dünyasına iniyorsunuz, İslam’...